acaba ne olacak? (oyun)

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#1
biraz hareket ama edebiyat kokan bir hareket olsun...

bir olay hikayesi yazacağız, ben birkaç satır yazıp acaba şimdi ne olacak sorusunu akla getirecek bir şekilde satırları bırakacağım, bir sonraki arkadaş yukarıdaki yazıyla bütünlük arzedecek şekilde bu soruyla alakalı olarak ya açıklama yapacak ya da bu sorudan hareketle bizi başka bir noktaya yönlendirecek birkaç satır ile. bakalım nasıl bir şey çıkacak... ( giriş olacağı için biraz uzun olacak, fakat herkes bukadar uzun yazmak zorunda değil)

herkes katılır umarım

hürmetler



zemheri yine alabildiğine savuruyor ortalığı, sokaklarda kimsecikler yok... hiç bu kadar soğuk olmamıştı bu ay,kazma kürek yaktırıcak safhaya erişecekti neredeyse bu kış.insanlar tabiatın bu acımasızlığına karşı pencerelerinden bakakalıyorlardı sadece,bir de şu çıtır çıtır çıtırdayan sobaları olmasa... işte yine böyle bir günde yuvarlak kiremitli sobasının yanına oturan Mehmet sobanın üzerinde fokurdayan çaydanlığın sesinde adeta kendinden geçmiş, farklı bir alemden gelen nağmeleri dinliyor gibiydi. birden irkildi, kapı çalıyordu...
 
Katılım
26 Kas 2008
#2
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

...Ayağa kalktı kimmiş acaba beni bu alemden uyandıran densiz! dedi içinden
kapıya yöneldi_kim o diye seslendi...
mehmet benim zeynep...
mehmet kulaklarına inanamamişti,Aman Allahım Zeynep gelmiş onca yolu benim için gelmiş...
kapıyı kocaman bir gülümseme ile açtı.
Zeynep dedi ağlamaklı bir sesle hoşgeldin...
zeynepe sarılırken gözlerinden hala yaşlar akmaktaydı ama biliyorduki bunlar sevinç gözyaşlarıydı...
 
Katılım
31 Ocak 2009
#3
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

Zeynep öylece duruyordu,öyle bir bakıyordu ki,adeta gözlerinin içi bile donmuştu.Elinin tersiyle gözyaşını silerken,bir yandan da kapıyı kapattı.Oda birden ısındı sanki.Mehmet koşarak bir battaniye getirdi,Zeynep'in omuzlarına örttü..'Zeynep,Zeynebim' dedi içinden..Oda da iki heykel vardı o an..
 
Katılım
26 Kas 2008
#4
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

Zeynepin soğuk içine işlemişti sanki...
Mehmete bakıyordu
buz gibi...
mehmet ise sobanın sıcaklıgıyle al al olmuş yanakları sımsiyah zeytin gözlerinde bakışları gibiydi yüreği sıcacık...
zeynepin elinden tutup onu sobanın arkasındakı koltuğuna oturttu.fokurdayan çaydanlıktan birer çay doldurdu....
ve
_zeynep dedi.
 
Katılım
31 Ocak 2009
#5
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

Zeynep'in gözleri çaydanlıktan çıkan buhara takılıp kalmıştı.Ne garip şekiller çıkarıyordu.Çocukluğundan beri bu buharla kaçardı evden,kibritçi kız misali.Şimdi oradaydı herşeyi,oracıkta, çocukluğu,gençliği,evi...Ne tanıdık gelmişti birden,içini bir garip huzur kapladı.Bunca keşmekeşin içinde bir ışık...Elindeki bardağı öyle bir tutuyordu ki,bırakırsa sanki bardak değil kendisi düşecekti.Ne zaman sonra duydu..
-zeynep,
-zeynep...
 
Katılım
26 Kas 2008
#6
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

Elleri omuzundaydı usulca dokunmuştu zeynepine...
derin derin
Bir ah çekmişti mehmet içinden şuan sana sımsıkı sarılabılseydım,bir duyabılseydın kalbımın atışını seni ne çok sevdiğimi haykıra bilseydım o yosun yeşili gözlerine...


_zeynep çayın bitmiş ? istermısın doldurayım...
Bardağına sımsıkı sarılan zeynep gülen gözlerle mehmete baktı
yüzünde tatlı bir tebessüm vardı...
 
Katılım
31 Ocak 2009
#7
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

Mehmet'in gözlerine bakınca anladı,nereye geldiğini,nerede olduğunu.Nasıl yapabilmişti,nasıl cesaret edebilmişti ,kendisine inanamıyordu.Burdaydı işte!
-Varsa...
Mehmet,çayı dolduruken onu izledi.Ne huzur veriyor insana...Ona dair duyduğu en kuvvetli his;huzur..
-Sağol Mehmet
dedi Zeynep.
-Nasıl karar verebildin gelmeye,artık ümidim kalmamıştı
Mehmet'in sesinde kırgınlık vardı.
-Ben de bilmiyorum.Yapamam diyordum,hala inanamıyorum.Hiçkimsenin haberi yok.Benim de yoktu aslında...
-Nasıl bulabildin burayı?
 
Katılım
26 Kas 2008
#8
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

_en son yazdıgın mektupta zarfın üzerınde yazılıydı adresın
Mehmet bir tebessumle başını önüne eğdi _evet doğru dedi sesizce
_istanbuldan çıkıp anadolunun ucra bir köşesınde senı bulmak hiç kolay olmadı dedi zeynep gülerek

sahi mehmet niçin gelmişti o çok sevdiği istanbulu ve zeynepını bırakıp onu buralara sürekleyen ne olmuştu...
 
Katılım
26 Kas 2008
#9
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

Ani bir karardı bu gidiş ...

nasıl bırakabılmıştı onu nasıl vazgeçmişti.
o anı düşündü yenıden o zamanda buldu kendını,
buram buram istanbul kokan zeynep'e takılı kaldı gözleri...
 
Katılım
26 Kas 2008
#10
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

bir ah çekti ansızın...
gözleri doldu içi sizliyordu hatırladıkça kanıyordu yüreği
demekki hala unutamamıştı ,zeynepe takılı kalan gözlerıyle dökülü veriyordu kelimeler ardı sıra ağzından;
-unutamadım zeynep unutamıyorum dedi yanagından süzülen yaşlara aldırmadan...
 
Katılım
26 Kas 2008
#11
bir roman yazsak...

bedeni buz kesilmişti mehmetin gözlerinde küskünkük ve kızgınlık vardı...
simdi heseplaşma vakti dedi zeynep sessizce
ama
bunu göze alıp gelmişti.bu hesaplaşmaya hazırdı

mehmetin kızgınlıkla bakan gözlerine büyük bir özlemle bakıyordu
özür dilerim sana haketmediğin üzüntüler yaşattım dedi...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#12
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

zeyneb birden ne olduğunu şaşırdı. mehmetin yaradana sığınıp okkalı tokatını yiyende ağzı gözü yamulmuştu zira. azı dişleri eline gelen zeyneb ünlü kung-fu ustası chan yan fut'dan meşk eylediği öldürücü tesire sahib fujiyama hareketini yapmak üzere peştamalını beline sardı ve mehmetin tam çenesine ayak tarak kemiklerini geçirdi. lakin ince ve rakik zeynebciğin tarak kemikleri çattadanak incinmesin mi? mehmet, içinden "bu zavallı kıza zulmetmek reva değil" deyu söylenirken, dışından da arkasına bakmadan dilinde "işte gidiyorum çeşm-i siyahım" türküsü ile uzak, çok uzaktaki yad ellerin yoluna revan olur.

ince ve rakik zeyneb mehmedin canını yakamadığına mı yoksa kendi canının yandığına mı üzülüyordu bilemiyoruz, tam o esnada doktor murtaza civanzade, köşeden gömleğinin yakası kolalı, setresi uzun, bıyıklar badem, fesi ise sallanayımda görün madem dercesine eğri, iskarpinleri cilalı bir vaziyette olay mahalline vasıl olmasın mı? zeyneb ile doktor murtaza civanzade bir an bakıştıktan sonra:

-merhaba peştamalli hanımefendi
-merhaba beyzadem
-hayırdır. at mı tepti?
-hayır ben tepmeye çalıştım ama yemedi
-eee. bilmeden teperseniz böyle olur
-hiç sormayın. aceb sizden rica etsem bana bir doktor bulsanız. canım fena yanıyor
-iyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş
- yani doktorun gelmesini mi bekleyelim
-kuzum sizin ayağınızla teperken başınızıda mı kullanmaya çalıştınız
-hayır. ne münasebet?!
-bendeniz doktor murtaza civanzade
-ah! şimdi anladım. sakatlığıma veriniz
-mühim değil. lakin sizi tedavi etmek için muayenehaneme kadar taşımam iktiza edecek. müsaade eder misiniz?
-elbette lakin evvelen siz bana, size doktor civanım demem için müsaade ediniz lutfen
-ne demek? dilerseniz civanım murtaza bile diyebilirsiniz
-civanım murtaza
-buyurun
-yok. müsaade ettiniz ya! söylenince kulağa nasıl geliyor diye denemek istedim
-nasıl geliyormuş?
-iyi geliyormuş
-evet. ben sizin yerden kalkmanıza yardım edeyim
-müteşekkirim.
.
.
.
..............
 

edebisof

EDEBİSOF
Katılım
9 Nis 2011
#13
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

(nacizane)
- çok üzülerek söylüyorum ama zeynep hanım siz çok hastasınız
-hadi be yemin et belimin ağrısından ölüyom dedim ya
-öle değil yüzünüzden belli oluyor baksanıza aynaya siz kötü bir hastalığa yakalanmışsınız
-civan mısın murtaza mısın bilmiyorum ama sen kesin doktor değilsin nerden anladın benim hasta olduğumu suratımda mı yazıyor?
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#14
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

(adlena pas atar Dilhun konuyu bağlar diye düşündüm şu an )
 
Katılım
6 Ara 2014
#15
Ynt: acaba ne olacak? (oyun)

zeyneb ile doktor murtaza civanzadenin koyu muhabbetleri şu minval üzerine devam eder...

--Zeynep hanım en başından sulallerime kısa ve net cevaplar vererek hastalığınızı tesbit etmeye çalışacağım.
+Sabahtan beri belim ağrıyor diyorum sen hala tesbit mi diyorsun doktor.?
--Öncelikle şunu bil ki burda soruları ben sorarım .
+Aman efendim karakol mu burası?
--soruları ben sorarım dedim kadın efendi
+ kadın efendi de neymiş öyle tayini çıkan bayan kadı gibi ?
--hanımefendi demek istedim.
+beni mi kastettin acaba ?
--hayır angela merkeli kastettim
+o da kim ola ?
--hanım efendi hanım bayan rica ediyorum bir soru daha sormayın da işimi yapayım.
+duyanda elini kolunu bağladık sanacak doktor.iyi madem sor ne soracaksan.
--neyiniz var?
+hasta mısın be adam
--Allahını seversen sorma artık.
+Ne o doktor neyiniz var ?
--Neyim olacak başımın belası var .
+Peki anne ya da babanızda da var mıydı?
--Anamı babamı karıştırma kadın!
+İylikte yaramıyor sana
--Bakın zeynep hanım gittikçe geriliyorum daha da germeyin beni.
+Ben seni ne gericem be adam sen zaten davul derisine dönmüşsün .
--zeyneep hanııııııııımmm.
+ne vaaaarrr ?
--neyiniz var?
+diplomayı kuponla mı verdiler sana ?
--hayır iki sarı kapak götürdüm.
+iyi madem tesbit et şu hastalığı da çilem bitsin artık.
--öyle hemen bitmez önce tesbit sonra teşhis sonra tedavi sonra tak..
+tamam yeter ya sonra sonra ..sonu gelmicek bunun anlaşılan.
--getirelim o zaman.
+buyrun
--neyiniz var ?
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#16
Doktor murtaza civanzade ile zeynep konuşurken Odaya İri yarı bedeni iyice semirmiş karnında dünyanın yarısını taşıyan beyaz önlüğü ile neden bu işi seçtim çok pişmanım ifadesi pratisyen doktor girer.doktor murtaza civanzade
--bayan hanım zeynep şikayetlerinizi söyleyecekmisiniz?
+doktor murtaza civanzade beyefendiciğim .Mehmet'in tekmelerinden sonra kolum ve bacağım hissetmez oldu ,belimin ağrısından haberdarsınız.Mehmet doğum günüm ile başımı derde koydu.sizden ricam bir an önce iyileştirin
--zeynep yedin yattın yedin yattın şimdi iyileşmek istiyorsun.kuzum siz iyiler sınıfindan düşüp xmilyonlarc oldunuz.mide operasyonu şart.
++doktorum civanım siz yağlarımı da alır mısınız.
--ne demek eritiriz.
Zeynep birden doğduğuna pişman pratisyen yardımcı doktora rahatsız olmuyorsunuz dimi? Dedi
Pratisyen hekim kafasını kaldırıp
...
 
Katılım
26 Nis 2007
#17
-Yok.. yani.. rahatsız olmak değil de.. yani ben alışkınım Murtaza'nın bu alaycı imalarına ama ilk defa bir hastanın meraklı yahut endişeli gözlerle tepkimi gözlemlemek yerine bu tantanaya iştirak ettiğini görüyorum. Şaşkınım biraz.
-Kusura bakmayın Mithat Bey, biraz sınırları zorladık sanırım.
Mithat bu cümle üzerine iyice afallayarak başını eğdi ve aksinden emin olduğu halde önlüğünün üzerinde isminin yazıp yazmadığını kontrol etti.
-"İsmimi biliyorsunuz?" dedi bir kaşını 3 saniye içerisinde hafifçe kaldırıp indirdiği, sık kullanılanlarında ekli mimiği hayatına geçirerek.
-Murtaza sizden çok bahsetti. Aranızdaki muhabbeti anlatırken, her gün tekrar eden bu oyununuzdan da biraz söz etmeyi ihmal etmedi. Biraz derken, hastalar odayı terkettikten sonra nasıl eğlendiğinizi, hepsini biliyorum. Yakalandınız doktor bey! dedi gülümseyerek ve ekledi: Zeynep ben, Murtaza'nın eski bir arkadaşıyım.
Mithat Zeynep'in uzattığı eli karşılıksız bırakmazken:
-Ah dedi. Şu meşhur Zeynep!
Zeynep'in gözlerindeki İstanbul, Murtaza Civanzade'nin mahcup yüzüne yönelirken Mithat konuşmaya devam etti:
-Bu kez oyuna gelen biz olduk desenize! Ancak şikayetçi değilim. Vallahi ben de hayatından zerre zevk almayan şişman doktor rolünden fena sıkılmıştım. Ne iyi ettiniz de geldiniz? Peki hangi rüzgar attı sizi buraya?
...
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap