altunköprü katliamı

Katılım
17 Haz 2008
ALTUNKÖPRÜ KATLİAMI

Kerkük ile Erbil arasında kalan Türkmen kasabası Altunköprü, Birinci Körfez krizinde yaşanan olaylar üzerine meydana gelen otorite boşluğu yüzünden, gerçekten büyük bir faciaya sahne olmuştu. Bütün Türkmenleri yasa boğan bu faciadan önce, bölgede yaşanan olaylar şöyle gelişmiştir:
ABD'nin öncülüğünde müttefiklerin Irak'a yaptıkları saldırılar sonucu, Irak ordusunun yer yer dağılarak çözülmesi üzerine, ülkenin bazı bölgelerinde boşluklar meydana gelmişti. Böylece Saddam'a bağlı askerî güçlerin çoğu, Başkent Bağdat'ta toplanmışlardı. Ülkede anarşi başlamış, kuzeyde Kürtler, güneyde de Şiiler ayaklanmıştı. Başıboşluk ve arbede meydana gelmiş, güvenlik ve asayişten eser kalmamıştı. Her tarafta çarpışmaların sürmesi ve özellikle müttefiklerin saldırılarını Bağdat üzerine yoğunlaştırmalarından ötürü, Bağdat yönetimi, bütün güçlerini başkente çekmeğe başlamıştı. Bağdat'ta Saddam yönetiminin düşme tehlikesinin artması üzerine, Kerkük bölgesindeki askeri ve sivil otoriteyi temsil eden güçler de Bağdat'a çekilmişlerdi.
1991 yılı Martının ortalarına doğru durum son derece kritikti ve ayaklanmaların sınırları giderek genişliyordu. 18 Mart 1991 günü Kerkük, peşmergelerin işgaline uğradı. Hükümet güçleri şehri boşaltmışlardı. Peşmergelerin karşısında duracak asker ve polis gücü yoktu. Hiçbir engelle karşılaşmayan peşmerge ayaklanması işgale dönüştü. Böylece Kerkük'te, bir hafta süreyle yağma, kundaklama, yangın ve saldırılar yaşandı. Şehri alt üst eden peşmergeler önce Kerkük Nüfus Dairesi ile Tapu Dairesi'ni ve diğer resmî binaları ateşe verdi. Birçok sahipsiz ev, bina ve işyeri yağmalanarak talan edildi.
Yaşanan arbededen sonra Bağdat yönetimine bağlı ordu birlikleri, Türkmen beldeleri olan Tuzurmathı, Tavuk ve Tazehurmatı'yı top ateşine tutarak, Kerkük'e doğru yaklaştılar. Tank ve zırhlı birlikler ile ordu, yolu üstündeki her yerleşim birimini ateş yağmuruna tutarak yaklaşıyordu. Bu yüzden Tuzhurmatı ve Tazehurmatı'da bir çok Türkmen canını kaybetmiş ve yüzlerce kişi yaralanmıştı. Peşmergeler, bunun üzerine 26 Mart 1991 tarihinde, şehri terkederek kaçmağa başladılar. Bu arada yaklaşan ordu birliklerinin açtığı top ateşleri yüzünden, şehir halkı büyük panik yaşamış ve bazı Türkmen ailelerinin kuzeye Altunköprü ve Erbil'e kaçışmağa başladıkları görülmüştür. 27 Mart tarihinde ordu birlikleri Kerkük'ü abluka altına alarak ağır top atışları ve hava desteği ile şehre girdiler.

ALTUNKÖPRÜ'YE BASKIN

Halkı Kerkük'ten sonra da kovalamağa devam eden askerî birlikler, Altunköprü'ye doğru yola devam ettiler. Böylece Altunköprü'de yaşayan ve buraya sığınan Türkmen kökenli sivil halkın hayatı da tehlike altına girmişti. Altunköprü kasabasını ele geçiren Irak ordusu, kaçan peşmergelere ulaşamayınca, bu sefer burada yaşayan Türkmenler ile Tazehurmatı ve Kerkük'ten kaçan Türkmen gençlerini, gece vakti evlerinden toplamağa başladılar. Saddam yönetimi, Körfez Savaşı sırasında ayaklanan Kürtlere duyduğu öfkenin acısını, Altunköprü'de yaşayan Türkmenlerden çıkarmağa çalışmıştır.
Altunköprü'ye giren birlikler, dışarıda gördükleri herkese ateş açtıktan sonra evleri basmağa başlamışlardır. Bu arada evlerde çocuk, genç, yaşlı ne kadar erkek varsa toplamışlardır. Hiçbir şeyden haberi olmadan toplanan bu kişiler Ramazan ayı olmasından dolayı henüz oruçlarını açmamışlardı. Aralarında 8-10 yaşlarında çocukların da bulunduğu yüze yakın Türkmen alınıp götürülmüştü. Bir çoğu ömrünün baharını henüz yaşamamış gencecik yaşlarda, bir kısmı üniversitede okuyan öğrenci olarak, Altunköprü'deki akrabalarının yanına misafirliğe gelen kişilerdi. Suçlarının ne olduğunu, kendileri dahi bilmiyordu.
Toplanan bu kişilerin nereye götürüldükleri bilinmiyordu. Yakınları her tarafı arayıp sormuş olmalarına rağmen, toplatılanların akıbeti hakkında bilgi sahibi olamamışlardı. Ramazan bitmiş, bayram olmuştu. Gidenlerden haber yoktu. Bayramdan 15 gün sonra Dibis kazasına yakın Kayabaşı olarak anılan yerde açılan bir çukurun içinde üst üste yığılmış cesetler bulundu. Cesetler, koyun güden çobanlar tarafından tesadüfen bulunmuştu. Şehit aileleri bölgeye varınca korkunç manzarayla karşılaştılar.
Bunu haber alan ve kayıplarını arayan herkes, çukurun bulunduğu yere koşmuştu. Kokuşmuş olan cesetler tanınmaz hâle gelmişti. Bulunan cesetler elbiselerinden teşhis edilmişlerdi ve hepsi Altunköprü'den toplananlardı. Hepsi kurşuna dizildikten sonra açılan çukura atılmışlardı. Burada bulunan şehitlerin cesetleri alınarak, askerin kontrolü altında Altunköprü'nün Selahî semtinde toprağa verilmiştir. Hâkim tepede yer alan Altunköprü Şehitliği artık, Bağdat rejiminin insanlık ayıbı olarak, Türkmen toplumuna yapılan zulmü dile getiren bir anıtı simgeliyor.
28 Mart 1991 tarihinde Altunköprü'de yaşanan Türkmen soykırımı, tarih takvimlerine düşen kara bir lekedir. Yüze yakın Türkmen gencinin kuşuna dizildiği bu faciada, henüz küçük yaşlarda bulunan ve ne olduğunu anlamayan Türkmen çocukları da can vermiştir. Baba ile çocuklarının bir arada kurşuna dizilmeleri, tarihte benzeri görülmemiş vahşet sahnelerini dile getirir. Şehit edilenler arasında, kasabanın Türkmen albinosu olan Haşim ve Kasım Mehmet Tevfik adlı iki kardeşin yer alması, acımasızlığın derecesini gösteren tüyler ürpertici bir örnektir. Önündeki bir metrelik mesafeyi göremeyen özürlü insanlara kıymayı mazur gösteren hiçbir gerekçe olamaz.
Şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor ve onları rahmetle anıyoruz.

Prof. Dr. Suphi Saatçi
 
Katılım
17 Haz 2008
Ynt: altunköprü katliamı

altınköprü katliamı: ümmet kazığı... kürd ve arab ... tepişti, olan masum türkmenlere oldu. halepçe varken, 90 yıldır 20'den fazla altunköprü benzeri katliam ve sayısız suikast görmüş türkmenleri neylesin bizim ....! hazreti kürd şeyh saidler, apolar varken, nejdet koçakları kim hatırlasın. vah garip milletim vah... bizi idare eden ....lar, türkmeneli'nde kürdistan bayrağıyla dolaşıyor, türkmenlere uğramadan dönüyorlar. bunun adı da stratejik derinlik oluyor. başta liderim nejdet koçak olmak üzere, tüm türkmeneli şehidlerini rahmetle anıyorum. yolunuz, yolumdur. Allah bizlere de sizin gibi tertemiz ölümler nasip eylesin.


''arkadaşlar, ağaç budandıkça yeşerir. sizden ricam davayı bırakmayın ve sürdürmeye devam edin. ben şu anda her zamankinden daha huzurluyum. Allah’ımın huzuruna gönül rahatlığıyla çıkıyorum. bayrağı size teslim ediyorum. bu bayrağı şerefle taşıyacağınızdan eminim. doğruluktan ve Allah’ın yolunda asla şaşmayın. Allah’a emanet olunuz.'' şehid lider nejdet koçak
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Ynt: altunköprü katliamı

türkistan,

ikinci mesajındaki bir kısım ibareleri sansürledim. her türlü fikrini dile getirmekte hürsün (bunu dillendirmem dahi abes aslında) lakin hakaret, küfür olmamak şartiyle.

öfkeni kaybetme ama dizginlemeye çalış canım kardeşim. inan ki böylece hedefini ıskalamamış olacaksın.
 
Katılım
17 Haz 2008
Ynt: altunköprü katliamı

:) kerkük türküleri gibi kelepçeliyim.

esat kabaklı'dan boraltan köprüsü'nü dinliyorum şimdi. bu da başka bir soysuzun yaptığı türk katliamı desem, yine hakaret etmiş olurum. :) eyvallah sabri abi, kimseye bahsetmem bu nasır davasından. ben arkadan cızzz :)
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Ynt: altunköprü katliamı

Türkistan' Alıntı:
:) kerkük türküleri gibi kelepçeliyim.
o ki bu satırları yazıyorsun demek ki değilsin.

bu arada esat kabaklıdan dedem korkut'u da dinle. güzeldir. :)
 
Katılım
17 Haz 2008

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: altunköprü katliamı

Sen bilirsin türkistan Arakanlı Müslümanların hali nicedir.Bir mehmet şevki eygi hoca ele aldı bu konuyu.düşüncen nedir bu konu da ?
 
Katılım
17 Haz 2008
Ynt: altunköprü katliamı

saygıdeğer ablacığım; myanmar'da zulüm gören müslümanlar olduklarını okuyor, duyuyorum ama; fazla bilgim yok. eşi malezyalı bir abimden patani müslümanları hakkında bayağı bir şeyler öğrenmiştim. arakanları da anlatacak biri lazım galiba. kör gözümüz memleketin tecavüzcülerinden başkasını görmediğinden, haberimiz yok sağımızda, solumuzda neler olduğundan.