Anladım ki Bir Çaresiz Aşktır Bu!...

Katılım
13 Nis 2008
#1
Anladım ki bir çaresiz aşktır bu

Öyle bir ilişkiye tutulmuşum ki,
Ne sevebiliyor, ne terk edebiliyorum.
Körkütük bağlanmışım aslında,
En güzel anılarım, acı tatlı hatıralarım;
İç çekmelerimin sebebi yazılarımın ilhamı,
Sohbetlerimin konusu oldun.
Göz yaşlarımda, bilinç altımda,
Hatta kahkahalarımda oldun.
Korkunca saklandığım bir sığınak,
Coşunca öptüğüm bir bayrak oldun.
Sana olan bu sevdam çıkarsız, karşılıksız ve nihayetsizdi;
Lakin gün geldi anladım.
İçimde bir şeylerin kanadığını.
Sevdamın hançerinin sessizce battığını.
Orhan Veli'nin dediği gibi;
(Uyuşamayız sevgilim, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi.
Senin yiyeceğin kalaylı kapta,
Benimki aslan ağzında.
Sen aşk rüyası görürsün ben kemik.)
Aşkımın gözü kör değil artık,
Yanlışımı görüp düzeltmek istedim.
Bastırılmış itirazlar yükseldi bilinç altından.
Böyle sürmeyeceğini düşündüm değişsin istedim.
Sevgisizliğime yordun sen bunu. İhanet saydın.
Ya böyle sev ya terk et diye şikayet bile ettin.
Bir zamanlar bir gülüşünün alacakaranlığı ısıttığı o rüya,
Bir kabusa dönüştü birden.
Konuşturmadın, suçladın, yargıladın, mahkum ettin.
Kapımın önünden geçerken bile, bakmadın yüzüme.
'Hepsi seni sevdiğim için ' demek istedim dinlemedin bile.
Lakin bende insanım böyle de sevemezdim.
İhanetten kırıldı kalbim ve kalemim, artık yazamıyorum.
Madem ki ben bu kadar tutkunken, Sen başkalarını seçtin,
Mademki hiç bir şeyi paylaşmadık seninle,
Lanet ettim bu karşılıksız aşka, unutmayı denedim seni
Ne var ki unutamadım, uzaktan uzağa izledim olup biteni.
Deli kanlılar, eli kanlılar, sırtına binenler sarmış çevreni.
Bana ne kendi seçimi diye düşünmeye çalıştım bir süre.
Yapamadım. Radyoda ansızın çalan bir şarkı,
Onun suçu değil bu o benim suçum diyordu.
Ya kapı aralığından süzülüp gelen o koku;
Hatırlattı seni bana yeniden.
Her şeye rağmen 'seni hala seviyorum' diye bağırmak geçti içimden. Ama bağıramadım.
Anladım ki bir çaresiz aşktır bu, ne seninle olur, ne sensiz.
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu,
Hem ne olacak sonunda kuşkusu.
Böyle sevemiyorum, ama; Terk de edemiyorum.
Bildiğim tek şey var Sürünüp gidiyorum.

Mustafa Hatipoğlu
 
Katılım
13 Nis 2008
#2
Ynt: Anladım ki Bir Çaresiz Aşktır Bu!...

SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

Binmediğim hiç bir otobüs
Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
Gittikçe azalıyor hayat
Neyi erken yaşadıysam
Hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar
Yolların çıkmıyor aşkıma
Unuttuğun yağmurların adı saklımda
Seni içimden terk ediyorum

Susmaktan yoruldum
Kuşlar ve şarkılar,
bu şehri terk edeli
Efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı,
yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

Ne unutacak kadar nefret ettin
Ne hatırlayacak kadar sevdin
Yıkık bir duvar kadar bile
Pişman değilsin biliyorum
Beni hep bulmamak için aradın
Yanıldığımdın
Yangınımdın
Yangındın

Sensizliğe yenilmek
Sana yenilmekten zor olsada
Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum

Şimdi
İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık
Tamamlayamadık bizi
Elinden tutamadık yanlızlığımın
Saçlarımıda uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı
Al! geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
Sana bensizliği terkediyorum

"Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuhaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda.
"Ya öldür beni"dedim
Ya da ğit benden.
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim.
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yarini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi
Benden
İçimden
Terkediyorum.

KAHRAMAN TAZEOĞLU


--------------------------------------------------------------------------------
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap