Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

Katılım
18 Mar 2009
#1
Evet,hep istemişimdir bir radyo programı yapmayı.Hemde şöyle mis gibi Osmanlı kokan bir program.Stüdyomuzda bir ben ve bir konuk ve geri planda derinden gelen,yakıcı tesiriyle aşıkları binbir ateşin kucağına atan kadim ney sesi.Ve kulağı bükülmüş tanbur,derisi gerilmiş kudüm,iplere gerilmiş kanun ve bir gazelhan.Gazelhan ile bu saydığım musıki aletleri arasında olan eşsiz ahenk ve ortamda oluşan o ulvi hava.Aruzla kardeş notalar ve gazelhanın Davudi sesi…Kapatın gözlerinizi,terapi saatiniz başlamakta..Bülbül, aşiyandan aleme seslenmekte.En acı ve yakıcı nağmelerini Gül’e sarf etmekte.Bizim gülümüz dinleyenimiz,bizim aşiyanımız divanımız,bizim gazelhanımız herkes.Bülbülü kafesten firar ettirme vakti gelmiştir artık…Salıverin can kulağınızı, bülbül gazel okumakta divana bir bakınki güller açmakta…

Allah daim etsin inşallah…
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#2
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

Sayın bülbül :) bu akşamın gazelhanı olma cüretini göstererek bir cürette daha bulunup Dede'min divanından dün gece gözüme ilişen beyti çözme ya da ona dolanma çabasına girişelim istiyorum. Dede'mi üzmüşler mi de söylemiştir bu beyti yoksa terk ettiği başka bir şey midir... dolanalım bakalım sevgilinin ser-ı kuyunda..

Gönül ders-i gamın çokdan unutdu hâtırın hoş tut
O mürgü başka bir sayyâd tutdu hâtırın hoş tut

Galib Dede


velev ki.. bilirsin ben okumayayım sen seda buyur.. bir Yahya Kemal şiiri katlettiğimi hatırlıyorum hem de İstanbul'u Feth Eden Yeniçeri'yi binpişman ederek elimdeki kağıdda onu okumaya çalışırken.. :)

Dedem ne demek istedin? den evvel ne dedin diye beytimize düzcenap bir nazar kılalım evvel...

tt: Ey S/sevgili ! Gönül, gam dersini çoktan unuttu hatrını hoş tut; o kuşu başka bir avcı tuttu hatırın hoş tut.

Hatırın hoş tut dedim, içini rahat tut, aklına kötü şey getirme vs demedim zinhar belkim hatır kelimesi başka bir lafza daha tekabül etmesin?

Seslenilen S/sevgilinin kimliğini öğrenebilmek için mazmunlara gizlenen mana incisine gavvaslık edelim mi?

Gam nedir.. mürg nedir.. sayyad nedir.. hatır nedir.. gamdan ders nasıl tutulur ??

kelamınızı alalım bülbül bey devam buyuralım ahir :)
 
Katılım
18 Mar 2009
#3
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

Gam,aşığı aşık sevgiliyide sevgili yapan, divan şiiirinin kaynağı olan bir menbaadır..Gam ile aşıklar var olur,gam bin yıllık Mecusi ateşi gibidr.Ancak bir doğum ile sönmüştür o ateş.Efendiler efendisinin(s.a.v) doğumu ile.Çünkü mecnun hükmündeki aşık olan dünya sevgilisine kavuşmuştur.Gam vuslat ile bitmiştir ancak bu bitiş kesin bir bitiş değildir.Çünkü şimdi kavuştuktan sonraki ayrılma ihtimali gamı vardır.

Gam, aşıkları feleğin çemberinden geçirir ve onları olgunluğa eriştirir.Gam,aşığın en değerli ve en kadim dostudur.Kadimdir, çünkü elest bezminden beri var olan ayrılık hala sürmektedir.Bir ney misali neyistandan uzakta ve bir misk misali Hoten’den uzaktadır.Bunun verdiği azap ile gam yağında kavrulur aşık.

Gam,bir zamandan sonra aşıkla beraber anılır olur.Leyla,Azra,Aslı,Kerem ve de Gül yerini gama bırakır artık.Aşık alışır buna, aşinası olur bu kadim dostun.Gam,ok olur,kılıç olur,diken olur,çöl olur,bi-sütun olur…Gam,sevgilinin bir bakışıyla filizlenir.Gevher-i ahterin erimesine vesile olan bakış gibi…

Mürg vardır birde, bizim acizliğimizi ve sınırlı oluşumuzu temsil eder.Aslında ne kadarda haps olduğumuzu bize hatırlatır murg.Tasavvufun benlik krizinin ortasındaki unsurdur.O kuş, serbest kaldı mı artık aşık için açılmayacak kapı girilmeyek makam yoktur.Bu kuş can kuşudur.Kafesi ise etten,kemikten ve damardan oluşur.Yürüyen bir hapishane içinde benlik gardiyanı altında acizliğin ve sınırlı olmanın sembolüdür.Nice düşmanı vardır onun.Mar vardır mesela yani yılan.Şahbaz vardır yani doğan,şahin.Bunlar birer semboldur.Kesretin sembolüdür tüm bunlar.Can kuşunu tuzağa düşürmek için avlarını sonsuz bir sabır ile beklerler.Bize düşen ise, can kuşunu kafesten çıkarıp yani benlikten kurtarıp, özgür bırakarak semada kanat çırpmasını sağlamaktır…

Peki Hatır ve Sayyad nedir hocam?
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#4
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

Sayyad'dan dem vuracak olur isek:
imdi, avcı mealindeki sayyad divan şiirinde sevgilidir ki aşık da av olsun. saç kementi ile bağlanılan aşıka gamze okları isabet eder can kuşunu öldürür..
eğer sayyadımız beşer, sevgilimiz küçük s ile yazılıyor ise..
senin bana çektirdiklerini unuttum, gönül kuşum başka bir avcııya av oldu.. deniyor başka bir sayyadın mürgü tutması ile.

lâkin, av demek olan sayd tasavvufta, kulu Allah'a çeken cezbe ve hicran makamı olarak geçmekte ise.. sayyad da kulu cezbeye çeken ile fiilin faili olmaz mı?
hem içsel hem dışsal.. hem düşünsel hem fiilsel.. Allah'dan başkasına meyletmeme hali olan hicran, tanımı ile görüyoruz ki sevgili der iken Sayyad'ımız büyük harfle yazılacak zinhar beşer değil !
cezbe ise Allah'ın kulunu kendi hazretine çekmesidir
sufilerce kelam eylenir ki cezbe; kulun beşeri özelliklerinden çekilip ilahi özellikler kazanarak, vahdet tecellilerini müşahede etmesidir. ettirilmesi elbet !

gönül mürgümüz, sen perdesinden geçti de "O" noktasına ulaşmakta.. O'nun bana verdiği sen dersinde yazdığım gam derslerinden sınandım geçtim ! O da artık bana sen üzerinden görünmekten geçti.. gönül kabımı senle doldurdu ki dar bir şeydi, sen ona girdin bollaştırdın O'nun genişliğinde bir yere zemin hazırlasdım. zira o kadar dar bir alan idi ki, O direk gönlüme girmeye kalksa, gönlüm patlar idi... sen bu durumda bir vesile kılınarak beni O'na hazırladın..

gelelim hatıra...

akla gelen, hatırlanan şey olmakla beraber. Kaşani'ce, kulun katkısı olmadan gelen, hitabdan kalbe doğan şeye hatır denir. !
biz de tam bunu konuşuyorduk hoşgeldiniz.. gamı veren ilhamı da vermiş bakınız..

Hatır literatürde 4 kısımdır
1. Hâtır-ı Rahmânî: Sâlikin kalbinde, cemâl-i vahdetin tecellisi ile, tam bir sükûnet halinin meydana gelmesine denir. Muhabbetullahı da ifade eder
2. Hâtır-ı Melekî: Ahiret sevgisi ve ruhani kuvvetlerin gelmesiyle, tâate yönelmenin ortaya çıkması manasındadır
3.Hâtır-ı Nefsanî: Nefis ve dünya sevgisinin, ruhani kuvvetlere üstün gelmesidir
4.Hâtır-ı Şeytânî: Nefse sevgi beslemek yüzünden, kötülük işlemek arzusu için kullanılır.

hatrın da hatrını bırakmadan ona da değindikten sonra
toparlayabiliriz ki;

bana gelen dertler ile bir Dert Veren olduğunu gördüm, anlayışım ziyadeleşti. acı, sadece üzmez kişiyi, büyütür, öğretir, düşündürür.. merhamet sahibi eder. insan eder ! kul eder !!

çekildi perde ve aşikar oldu hakikat
ey garib-i hilkat aç gözünü ve bak

sabreyle ki bu dertler bir sebebe düçar
ey garib-i hilkat şükreyle ki var

NuNî (:)

mim
 
Katılım
18 Mar 2009
#5
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

Gamdan ders almak.Gamın tedrisatından geçmek.Gamın önünde diz çöküp,baş çatıp rahle önünde bir ileri bir geri ezber yapmak.Gam,ezeli ve kadim bir muallimdir.Aşığa aşıklığı ta’lim ettirir.Aşıklık nasıl olur ki?Aşıklık gama tahammül etmekle olur.Gama tahammül edeceksin çünkü senin felsefen şudur;Sevgiliden gelen herşey güzeldir ve ben onu eksiksiz kabul ederim.Boşuna söylememişler:Kahrunda hoş lütfunda…Kahrınla öğrendik sabrı,lütfunla öğrendik şükrü…Bize senden başka muallim sana bizden başka talebe yoktur.Talebeyiz bizler,gamın,kederin ve gussanın en acemi talebesiyiz.Doğruyu, yanlış yaparak öğrenen ve yanlışı felekten bir darbe yiyerek idrak eden talebeleriz…

Gam talim ettirenin mektebinde,mürekkep kandır,gözyaşıdır.Kağıt ise ruy-ı zemindir,kalem ise vücud-ı aşıktır.Ders ise tahammül ve sabırdır…Hüsn-i hatime ise Aşk’tır…
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#6
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

pek hüsn bir kelam oldu..
kul da böylece niye ben niye benim başıma geliyor ! deyişlerinden kurtuluyor olsa gerek bu tefekkür-i vesile ile.. Rab ne güzelsin derman arasak derdimize derdi bize derman kılıyorsun... sabır merhemi ile.
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#7
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

ben bu gazelimizin hepsini bir okumak isterim..

Gönül ders-i gamın çokdan unutdu hâtırın hoş tut
O mürgü başka bir sayyâd tutdu hâtırın hoş tut

Seninle ey sitem-hû germ-i ülfet olmayız artık
Soğuk sözler beni cândan soğutdu hâtırın hoş tut

Gözümden çıkdı hûn-âb-ı sirişk akıtdığım demler
Havâ-yı tünd-i gam kanım kurutdu hâtırın hoş tut

Anıp ey şîr-mestim gül hemân hâl-i dil-i zâra
Şeker-handın çün ol çok zehr yutdu hâtırın hoş tut

Perîşân etme zülfün senden özge bir siyeh-îmân
Uyardı çeşmimi bahtım uyutdu hâtırın hoş tut

Bulup âyînesin tûtî-i tab'ı Gâlibin söyler
Gönül ders-i gamın çokdan unutdu hâtırın hoş tut

...
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#8
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

hacehan saat 2 civarına sözleşek de bi program edek mi senlen ?? ecük kafamız dağalsın.. he ??
 
Katılım
18 Mar 2009
#9
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

Yaw sen bir gitde abdest al,hemen ne öyle feryad u figan etmişin bi sürü.Bırak şimdi bu kafaylan iskender taklidi yapamam :)
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#10
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

benim evde kafa bi milyon da ondan mütevellid esasen. pembe tokalı yandan gülen sırıtan smiley :)
 
Katılım
18 Mar 2009
#11
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

NuN' Alıntı:
benim evde kafa bi milyon da ondan mütevellid esasen. pembe tokalı yandan gülen sırıtan smiley :)
Hımm...tamam anlaşıldı.
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#12
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

aşiyan bülbülsüz kaldı zinhâr.. yek başa da ötülmüyor be kardeşim..
 
Katılım
12 Şub 2009
#13
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

Konuyu en iyi anlatan beyiti Sultan 2. Selim yazmış olsa gerek:

Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-ı firâkız
Âteş kesilir geçse sabâ gülşenimizden


Şu beyitin ihtişâmı, ancak Edirne'nin Selimiye'sinde olabilir.
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#14
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

muhrik.. ateş.. dem.. gülzar.. gülşen.. nasıl bir renk uyumu; kana boyanmış, ateşe bürünmüş de kıpkırmızı olmuş her yan... Şeyh Galib, vaktinde bu beyiti çerçeveletip duvara asmış olmalı :)
 
Katılım
12 Şub 2009
#15
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

NuN' Alıntı:
muhrik.. ateş.. dem.. gülzar.. gülşen.. nasıl bir renk uyumu; kana boyanmış, ateşe bürünmüş de kıpkırmızı olmuş her yan... Şeyh Galib, vaktinde bu beyiti çerçeveletip duvara asmış olmalı :)
Birçok sanatı ihtivâ eden bir beyit.Resim sanatı.Bir ressam böyle canlı bir tablo yapabilir mi?Mûsıkî.Öyle bir beste ki her türlü makâmın dizi husûsiyetlerini duyar gibi oluyorum...
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#16
Ynt: Aşiyandan Bülbül Nağmeleri

dedeefendi' Alıntı:
Birçok sanatı ihtivâ eden bir beyit.Resim sanatı.Bir ressam böyle canlı bir tablo yapabilir mi?Mûsıkî.Öyle bir beste ki her türlü makâmın dizi husûsiyetlerini duyar gibi oluyorum...
kelimelerle yapılan bir tablo bu beyit katılıyorum.

özellikle 1.mısradaki tamlamalar ve terkib müzikalite katmış beyite, söyleniş çok hoş olmuş. aruzuna göre beyit okuyabilmeyi çok isterdim bir gün o da olur inşaallah. o zaman bu beyit daha da keyifli olurdu.
 

Giriş yap