Aşk Böyle anlatılır...

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#41
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

nevakar' Alıntı:
Sitenin genel olarak zevk anlayışı klasik edebiyata yoğunlaşmış.
Sayın hocam gemi rota dümen üçlüsü :) Dümende klasik edebiyat âşığı olunca ve yeni diye tabir bulunan edebiyyatla fazla haşır neşir olmayınca azalar da bu yoldan gidiyor zannımca.Ama bu demek değil ki onlarda yeni diye tabir bulunan edebiyat zevki yok.İşte size burada iş düşüyor, siz bir uzman olarak elinizdeki bu hamuru kendi zevklerinizle şekillendirebilir ve dahi fırına koyabilirsiniz.Sanmayın ki azalar sadece eski edebiyat meftunudur.Ben dahil tüm azalar güzelin yanındadır.Sizin de meşveret azalarına yapacağınız en büyük iyilik edebiyyatın sadece klasik edebiyattan ibaret olmadığını, başka güzellikler de olduğunu anlatmaktır.Zira burada klasik edebiyatçılar ağırlıkta yeniye hacet yok derseniz kolaycılığa kaçarsınız.Bu da alanınızın fıtratına uygun düşmez vesselam.
 
Katılım
20 Nis 2008
#42
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Üstüme gelme arkadaşım. hayret bişey ya :)

Zanedersem bu Fuzilinin suçu aşkı ve ilahi aşk kavramını okadar kestirme anlatmışki olacağı bu.

Kestirmeden kasıt , O ona aşık oldu , oda ona aşık oldu baktıkı kavuşmak yalan hoop Allahı buldu.meğer anladıkı komple aşk O imiş.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#43
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Mahşer' Alıntı:
Üstüme gelme arkadaşım. hayret bişey ya

Zanedersem bu Fuzilinin suçu aşkı ve ilahi aşk kavramını okadar kestirme anlatmışki olacağı bu.

Kestirmeden kasıt , O ona aşık oldu , oda ona aşık oldu baktıkı kavuşmak yalan hoop Allahı buldu.meğer anladıkı komple aşk O imiş.
Ah sınav maratonunda olmayacağım, ben senin üzerine gelmesini bilirim de, elimi kolum bağlanıyor... :)

Muhterem aslolan girift bir mefhumu sade bir dille anlatmaktır, girift bir mefhumu girift bir lisanla anlatırsan sonuç= 0 olur. Ayrıca kalbe hitab etmeyen cümlelerin "son kullanma süreleri" oldukça sınırlıdır.Fakat kalbe hitab eden cümleler, asırlar geçse dahi unutulmaz.Sen felsefe akla hitab etmeli dersin ben derim ki felsefe gönüle hitab etmeli, sen dersin ki aklım aklım aklım, ben derim ki aklım gönlümdedir.

Fuzûlî dediğimiz zât-ı muhterem aklını gönül potasında eritmeyi başarabilmiş ölümsüzlerdendir.Akıl gönül potasında erişmişse şayet senin" kestirme " diye tabir ettiğin ürünler çıkar ortaya.

Ayrıca ifade etmeliyim ki Fuzûlî şiirleri bir baklava dilimi gibidir.Baklavanın orta dilimine ulaşmak her baba yiğidin harcı değildir.Bizim " sehl-i mümteni " olarak adlandırdığımız bir şekilde şiirlerini kaleme alan Fuzûlî taklit ile başlayan bu edebiyatı takdir edilecek bir noktaya çıkarmıştır.Mes'ele orada sadece aşk, ilahi aşk değil.Mes'ele orada kainatı anlamaktır/anlatmaktır. Bahsettiğimiz kişi âlim bir kişi idi, pozitif ya da sair ilim dallarında ahkam kesecek derecede bilgi sahibi bir insandı.Sanmayalım ki bu sadeliğe bu kestirmeliğe kolay ulaştı. Bir kere onları tam olarak anlayabilmek için o devire kanatlanmak gerek evvela.

Söz uçar ve yazı kalır muhterem kardeşim, yazılan her cümle bizim olmaktan çıkmıştır, artık her cümle avamındır.İşte bundan dolayı yazılanlara dikkat etmek gerek.Yazının uzunluğu önemli değil, söylediklerinin tesir derecesi önemlidir.Hatta söylenen bile bazan arka planda kalır bu tesir derecesini düşünecek olursak.Bundan dolayıdır ki Yahya Kemal bir şiirine uygun bir kelimeyi bulabilmek için aylarca beklemiştir...

muhabbetle efendim...
 
Katılım
20 Nis 2008
#44
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Aristoya benzetmemdeki kasıt Türk edebiyatının Mihenk taşı oluşu ve bir çığır açmışlığı ile alakalı idi , yoksa dünya görüşlerinin benzerliği değil.
Elbette ki Aristo Fuzulinin yanında mermer gibi kırılır.
Fuzili Bir kabın kalıbını alır sığar va bazen taşar, kalıbıda anlatır kabıda.

Türk edebiyatını Fuziliden önce Fuziliden sonra diye ayırmak haklı bir ayrım olabilir mi?
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#45
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Mahşer' Alıntı:
Türk edebiyatını Fuziliden önce Fuziliden sonra diye ayırmak haklı bir ayrım olabilir mi?
Zaten 16.yy'da Fuzûlî ile klasik edebiyat "zirve" noktasına ulaşmıştır.Dolayısı ile bahsettiğin gibi bir ayrım yapılabilir, ama bu demek değildir ki Fuzûlî'nin öncesine bir kalem çekilsin.Zira Fuzûli'nin kendinden önceki şairlerin şiirlerinden beslendiği bunlardan yola çıkarak özgünlüğe ulaştığı tartışılamaz.


Bir de ekleyeyim, siz Türk edebiyatını sadece divan edebiyatıyla sınırlarsanız hata edersiniz, çünki biliyorsunuz ki Türk edebiyatı Göktürk Yazıtlarının öncesine, sözlü edebiyat ürünlerine kadar dayanır.Bu bağlamda ele alırsak Fuzûlî Türk edebiyatı için bir mihenk taşı değildir, ama divan edebiyatı için bir mihenk taşıdır.
 
Katılım
13 Nis 2008
#46
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

nevakar' Alıntı:
An Düşmesi

büyük yavanlığın zaman
kazandığı susuz gezegenlerin
arazisi! tarifsiz lanetlenişlerin
kuvvetli masumiyetiyle alay
eden merhale! talan
edilmiş yalnızlıkların tersyüz
çevrilerek bekletilmesiyle anlamlanmış
sahte mukaddes, sahte susayış, sahte
sabrediş izi!
toprak ve tüllerin kralı! zehrin bilgisi!
sen rüzgara uzat kalbinin mimarını ve
çöz suyu deryadan, kat mermere,

acıt yeryüzünü!

Bu şiir uç bir örnek olabilir ama "bugün el üstünde tutulan şairler"katagorisine giren bir şair sanırım. Şiirdeki imgeleri ele alırsak, bu imgelerin benim ruhuma bir şiir zevki verdiği söylenemez.Bu tarz postmodern diyebileceğim imgeleri anlayıp onlardan hoşlanan bir sanatsever kitle vardır muhakkak. Ama bana hitap etmediği kesin. Ben suyu deryadan çözüp mermere katamıyorum bir türlü. Katsam da bu söylemden zevk almıyorum. Sitenin genel olarak zevk anlayışı klasik edebiyata yoğunlaşmış.
Yeni edebiyat ifadesi çağımımızın edebiyat anlayışını yansıtmıyor tabi. Mesela benim tezim Sait Faik'le ilgiliydi. Sait Faik artık ne kadar yeniyse...Çağdaş ya da günümüz edebiyatı olarak ayrı bir dönemin ele alınması daha doğru olur sanırım.
Sayın yöneticimiz, kendimden alıntı yapmak zorunda kaldım.Siz bu yorumu görmediniz sanırım. Bu şirin imgeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
 

seb-engiz

- *Tiryandafil -
Katılım
13 Mar 2008
#47
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Mahşer' Alıntı:
Kestirmeden kasıt , O ona aşık oldu , oda ona aşık oldu baktıkı kavuşmak yalan hoop Allahı buldu.meğer anladıkı komple aşk O imiş.
Sizinki daha bir kestirme olmuş...Fuzuli'yi iki satırda özetlemişsiniz...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#48
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

nevakar' Alıntı:
An Düşmesi

büyük yavanlığın zaman
kazandığı susuz gezegenlerin
arazisi! tarifsiz lanetlenişlerin
kuvvetli masumiyetiyle alay
eden merhale! talan
edilmiş yalnızlıkların tersyüz
çevrilerek bekletilmesiyle anlamlanmış
sahte mukaddes, sahte susayış, sahte
sabrediş izi!
toprak ve tüllerin kralı! zehrin bilgisi!
sen rüzgara uzat kalbinin mimarını ve
çöz suyu deryadan, kat mermere,

acıt yeryüzünü!
hangi şiiri desem sevgili nevakar, ben ortada şiir göremiyorum...

soru:nedir yahu bu şiir ?

Hamid cevaplar: Şiir bir hakikat-i müthişenin tazyiki altında hiçbir şey söyleyememektir !
 
Katılım
13 Nis 2008
#49
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Şairin adını yazmayayım. Adamın gereksiz reklamı olmasın.
 
Katılım
13 Nis 2008
#50
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Aşk, sadece uyurken onu düşün(e)memektir.
 

AHSEN

hüzündür elimdeki sarı yaprak...
Katılım
5 Nis 2008
#51
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

aşk yaşanıldıkça güzeldir...
ve daima sende kaldıkça...
 
Katılım
13 Nis 2008
#52
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Bazen çıkıp gitmesi, izini kaybettirmesi daha hayırlıdır aşkın...Yürek dinlenir belki bir müddet ....
 

AHSEN

hüzündür elimdeki sarı yaprak...
Katılım
5 Nis 2008
#53
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

çekıp gıtmek
yada terkedılmek
aşk için hayırlı degıl
daha cok yürek yangını...
 
Katılım
13 Nis 2008
#55
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Adıyorum aşka geri kalanımı
Suya söyledim gitti en son yalanımı(Alıntı)
 
Katılım
19 May 2008
#56
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Ömrümün gülü sevgili!
Seninle bir okun iki ucu kadar mesafediyiz..
Bir ucunda sen bir ucunda ben..
Biraz uzağına gitsem ömrüm heba olur..
Dayanamayıp biraz yakınına geliversem..
Ruhum oracıkta teslim olur..

(alıntı)
 

zulmet

Gözyaşlarımla Siliyorum Şimdi, Ruhumun Kirlerini..
Katılım
25 May 2008
#57
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Aşkın bir bataklık ve ben ona düştüm..
Elimin biri dışarda tut artık şunu!!

Aşkın bir rulet ve elimde altı patlar smith wetson..
Seviyor sevmiyor oynuyorum!!
 
Katılım
13 Nis 2008
#58
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Aşk gibi kale, aşk gibi kılıç, aşk gibi kalkan olmaz kardeşim.Bu siper içinde benim kendimi müdafa etmeme hiç de lüzum yok. (Samiha Ayverdi-Batmayan Gün)
 
Katılım
19 May 2008
#59
Ynt: Aşk Böyle anlatılır...

Aşkın Dili Kuş Dili Gibidir, Ona Süleyman Gerek.
Aşkın Sabrı Sonsuzluktur, Ona Yus'uf Gerek.
Aşkın Esintisi Tufan Gibidir, Ona İsrafil Gerek.
Aşkın Yolu Dağ, Kır Ve Çöldür, Ona Kerem, Ferhat ve Mecnun gerek.
Bendeki Aşkın Tarifi Yok Sevgili, Onu Anlatabilmek İçin Yaşamak Ve Yaşatmak Gerek.
(alıntı)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap