Ayna

Katılım
18 Mar 2009
#1
İki Ayna Arasındaki Sonsuz Görüntüler


Bundan yaklaşık bir sene evvel az sayıda arkadaşımızla beraber Osmanlıca dersine girmiştik.Hocamıza bir soru yöneltilmişti:’Hocam aynanın divan şiirindeki manası nedir?’Bu soru sonrası hocamız bize aynanın yapılışından,değerinden bahsetmişti.Sonrada bir rumuzlar dünyası olan divan şiirndeki gizlenmiş manevi manasından bahsetti.Aynanın bu kadar çok karşıma çıkacağını hiç aklıma getirmemiştim.Şiirle yola çıkmak istemedim hiçbir zaman.Çünkü mahlas beyitlerine gelince nasılda gurura kapıldıklarını görmüştüm.Ama nefsime söz geçiremedim…mahlas beyitlerini görmezden gelmeye çalıştım..üstelik mahlas beyitlerini sınavlarda sormayarak bana yardımcı oluyordu hocalarım..onlar böyle düşünmesede ben böle adlediyordum.
Sonra zaman geçtikçe aynayla aynı göreve sahip yeni şeyler keşfettim.Ayna dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen şey aynanın karşısında olan nesneyi olduğu gibi lanse etmesi geliyor değil mi?Ben bunu düşündüm.Sonra madem ki bu dünya Allah’ın isimlerinin ve sıfatlarının aksettiği bir yerdir öyleyse onun bütün isimleri ve sıfatları bu dünyaya eksiksiz bir şekilde yansımıştır.Öyle değil mi ? mantıken insanın bunu reddetmesi olanaksızdır..Bu dünyaya yansımıştır evet.Bu dünyanın içinde insan,hayvan,bitki ve cansız maddeler vardır..Şüphesiz en iyi şekilde bu sıfatları ve isimleri taşıyan insandır…madem bir ayna mahiyetinde olan bu alem her şeyi eksiksiz yansıtan bu yansımadan hoşlanan bir Allah vardır,öyleyse neden insanların bazıları bu eksiksiz yansımayı göremezde hala onu tesbih etmede geri kalır tüm yaradılanlar canlı cansızlar onu tesbih ederken?Acaba ayna görevi gören insan eski bir ayna gibi pas mı tutmuştur da bu yüzden bu yansımaları dışarıya aksettiremez…Tabiatda bulunan canlı cansız varlıklar bu görevi hiç aksatmadan binlerce yıldır yapmaktayken her şey kendisi için yaradılan bu insan neden bu görevi eksik yapar veya hiç yapmaz?Hani dedik ya tabiatda bulunan canlı cansız varlıklar bu görevi yapar diye..İşte buna en iyi örnek Üstadında dediği gibi baharın gelmesi ve gitmesidir…Baharın her gelişinde sayısız bitki ve canlı halk eden bir HALIK vardır.Baharın her gidişinde sayısız yaratılan bir baharlık ömürleri olan canlıların hayatlarının sonu vardır.Zatında hiçbir zaman yokluk olmayan bir Zat sizce onları yok mu eder?Ölüm dahi bir Halk’tır buyuruyor Üstad..Çünkü onlar gidecek ki yerine yenileri gelecek..Çiçek gittiğinde arının daha ne işi vardır..Arı gibi sayısız canlının ölümü onlar için bir selamet kapısı değil midir?işte gördük tabiatdaki bu devranı…Ben bunu bir aynanın aks ettirme özelliğini kaybetmemesi için saykal denen madde ile tedavi edilmesine benzetirim..Peki ya paslanan gönülleri,paslanan idrakleri.paslanan gözlerin saykalı ne olacaktır?Paslanan diyorum zira paslanmak sonradan meydana gelen bir hadisedir…Çünkü Allah(C.C) kötü yaratmaz.
Bu sorunun cevabı son derece açıktır…Alemin yaratılma sebebi aşktır derler.Ben gizli bir hazineydim ,bilinmeyi istedim ve mahlukatı yarattım.Bu ayetin tefisrinde müfessirler genelde bilinmeyi istedim ve SEVDİM diye şerh eylerler…Sevdim lafzını büyük harflerle yazdım zira öneminin bilinmesi gerek.Kur’an’da aşk lafzı geçmez.Ama sevmek lafzı geçer.İşte alemlerin yaratılma sebebi bilinmeyi sevmektir.Yani alemlerin yaratılmasının sebebi sevgi yani bir nevi aşk olarak nitelendirilir.Burada sebeb olarak aşkı ele alırız.Oysa maddi dünyada aşk bir sonuçtur.Birine ilgi duyarsınız ondan hoşlanırsınız sonuç olarak ona aşık olursunuz.Demek ki manevi alemde sebeb olan şeyler maddi alemde sonuç olabiliyor.Bunu şöyle anlarsak daha iyi olur.Üstad, kainat aleminin en iyi semeresi yani meysevi olark Hz.Muhammed’i (s.a.v)gösterir ki bu herkesce malumdur.Bir işin meyvesi onun sonucudur..Oysa kudsi hadis bize:’Sen olmasaydın! sen olmasaydın! felekleri yaratmazdım.’der.Bu hadis bize az önce sonuç olarak ele aldığımızı şimdi sebeb olarak ele almamızı öğütler.İşte maddi alemin sonucu olan aslında bu maddi alemin sebebidir.Dünyadaki en iyi en büyük ayna sizce hangisidir?Buna İskenderin aynası cevabını verecek olanlarımız olacaktır.Oysa ki dünyaya gelmiş geçmiş en büyük ayna asr-ı saadet devrinin gülü olan Hz.Muhammed’dir(s.a.v)Allah’ın isim ve sıfatlarını en iyi şekilde yansıtan ondan başkası değildir.Çünkü en büyük aşık odur.Allah(C.C) ona ‘Habibim’ diye seslenmiştir.
Sorumuzun cevabı şüphesiz ki aşktır.Aşk tecelligah-ı ilahi olan gönül aynasının saykalıdır.Aşk paslnamış idrakleri canlandıran bir ab-ı hayattır.Aşk ki kör gözleri iyi eden ilahi bir sürmedir.Ham olanı pişiren sonrada onu yakan aşktır.Bir ayna misalidir insan.Nasılki ayna yapılırken önce hamdır sonra ateşle dağlanır iyice yanıncada parlatılır yani pişirilir işte öyledir aşığın hali.Hani saykal demiştik ya.işte saykal bir tozdur.topraktan yapılmış bir tozdur.sürmede bir tozdur nihayetinde.Sürmenin bir diğer adı kuhl’dur.Onu sürenin adıda Kehhal’dir.Kehhal eskiden göz doktoru görevini yaparmış.Manevi anlamda bizim kalp gözümüzü açacak olan Kehhaller yani tabibler arar insan.O tabiblerin ilacı aşktan başka bir şey olmasa gerek.O tabibler bazen peygamberler olmuş,bazen alimler bazende evliyalar olmuştur.
İnsan mademki bir ayna mahiyetinde ve Rabbın ismlerini,sıfatlarını taşımakta, öyleyse bu aynanın yönü bu sıfatların ve isimlerin sahibi olan Yaradan’a dönüktür.Peki ya yönünün O’na dönük olması gerekirken onun isim ve sıfatlarına layık olamayan insanın yönü nereye dönüktür?Hz.Mevlana insanları bir ormana benzetir.Bu ormanın içinde çeşitli hayvanlar vardır.Aklı fikri uyanıklıkğa çalışanların yönü tilkiye,başkasının üstünden geçinenlerin yönü akbabaya,sırtlana.gururla yürüyenlerin yönü aslana,başkalarını taklit edenlerin yönü maymuna,papağana mı dönüktür?Bu ormanda tabiî kide iyi huylu olanlarda vardır.Onların yönüde masum olan ceylana dönüktür.Ceylana dönüktür tabiîkide.Çünkü o vatan-ı asli olan cennette Rahmet hazinelerinden yararlanmış ve o yediklerinden karnında misk olmuşmamış mıdır?Oradan kalan tek hatıra o misktir.İnsana oradan kalanda yalnızca aşktır.
Arkadaş arkadaşın aynasıdır diye bir atasözümüz vardır.Veya bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim tarzında atasözlerimiz bulunmaktadır.EVET,KİŞİ ÖYLE ARKADAŞLARA SAHİP OLMALI Kİ ONLARIN ORTASINDAYKEN GÖRÜNTÜSÜ SONSUZ OLSUN….Rabbim ahiret arkadaşlığını bizlere nasib etsin..


NOT: FİZİKTE İKİ AYNA ARASINDAKİ GÖRÜNTÜ SONSUZDUR…
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#2
Ynt: Ayna

Tabiatda bulunan canlı cansız varlıklar bu görevi hiç aksatmadan binlerce yıldır yapmaktayken her şey kendisi için yaradılan bu insan neden bu görevi eksik yapar veya hiç yapmaz?
Aslı astarı olmayan düşüncelerle doldurulan, dolayısıyla da örselenen zihniyetler bir müddet sonra gözlerini hakikate tamamen kapatırlar. Her şeyi ters görmeye başlarlar tıpkı iç bükey aynalar gibi. Yaradılışındaki gayeyi göremeyen veya unutan insanın bu görevi eksik yapmasına ya da hiç yapmamasına şaşırmamak gerek.

Güzel bir yazıydı, teşekkürler. hoşgeldiniz...
 
Katılım
27 Eki 2007
#3
Ynt: Ayna

itinayla ahret arkadaşları aranıyor!!!!
adaylar isim yazsın inşallah
pejmürde ye selam yola devam
 
Katılım
18 Mar 2009
#4
Ynt: Ayna

Allah razı olsun yadırganacağımı düşünmüştüm.Demekki küstah-vari konuşmamışım.Sakınırım bundan sakındırın beni bundan hoşbulduk..
 
Katılım
27 Eki 2007
#5
Ynt: Ayna

yanlış yapanı affetmezük kılıcımızla eğriyi düzeltiriz
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#7
Ynt: Ayna

tefekküre şayan bir imge üzerine takdire şayan bir yazı.olanca alınganlığımla üzerime alınıyorum sana bu duayı ederken:
Allah (c.c.) insanı yaşadığı gibi öldürür, öldüğü gibi diriltirmiş; cismen ve fikren yanyanalığımızın her nefesimizde biz ölürken ölmesi değil sürmesi dileğiyle. Kişi sevdiği ile bir dirilirmiş; tüm sevdiklerimizle bir, bir yolda olup bir dirilme dileğiyle.. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in sancağı altında dirilelim ve birbirimize O'na komşu olalım inşaallah
eyvallah
 
Katılım
18 Mar 2009
#8
Ynt: Ayna

Her ne kadar mürekkep kara yüzlü kağıttta iki yüzlü olsada hakikatlaer bu çirkinliklerin içinde bile kedini hissettriyorsa bunca toz,pas aynalar içinde hakiki dost olanlarda vardır elbette...Eyvallah....
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap