bacı-kardeş

Katılım
3 Ağu 2008
#21
Ynt: bacı-kardeş

bu meselenin bir ciheti benim "ne" dediğime bakar. yani:

kadın-erkek münasebetinin bacı-kardeş şeklinde olmayacağını/olamayacağını ifade etmek; bu münasebeti yalınız ten uyumunun yahut kökeninde cinsi temasın bulunduğu dar bir alana mı hapsetmek demektir? böyle bir şey söyleyen mi oldu? yahut "erkek-kadın münasebetinde erkeğin nazar-ı itabare aldığı yegane husus, kadının tenasül vasıtası olmaklığıdır" diyen mi oldu?

bir başka husus benim "nasıl" dediğimdir. yani:

kadın ile erkek arasında bacı-kardeş münasebetinin olmayacağını/olamayacağını ifade etmek, tarafların birbirini, birbirinin bacısı ve kardeşi "gibi" görmesine mani midir? "gibi olmak" ile "olmak" farklı iki manaya gelir. bir erkek bir kadını, bir kadın bir erkeği elbette "kardeş gibi" görebilir amma bu görüş kadının ve erkeğin arasında "kardeşlik" kurmak için kafi midir? kardeşlik dediğimiz müessesenin şartlarından olan belli hususların taraflar arasında vücud bulması kardeş oldukları manasına mı gelir? böyle bir düşünce "tersinden haddi zorlamaktır!" evet! iddia ediyorum ve üst perdeden diyorum ki: eğer bir kadın yahut bir erkek muhatabının kadınlığını ve erkekliğini "unutarak" diyorsa ki: "felanca benim kardeşimdir yahut kardeşim gibidir!" hata ediyordur! zira çizilen had der ki: kadın kadındır; erkek erkek! asrımızda bu had alenen aşılıyor ve neticesi lebaleb istihcan oluyorken; maalesef müslümanlar arasında ise dikkatsizlik neticesinde harama giriliyor. hele akraba-ı taallukat arasında...

mevzu uzun... badehu devam edeceğim inşallah.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#23
Ynt: bacı-kardeş

mehmet baki' Alıntı:
kadın erkek münasebetinde mahrem olmayanların arasında "bacı-kardeş"lik sizce mümkün müdür?
Birileri tecrübe etmiş ve de durum sabitlenmiş: Ateşle barut yan yana durmaz!
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#24
Ynt: bacı-kardeş

Dil-şâd' Alıntı:
Birileri tecrübe etmiş ve de durum sabitlenmiş: Ateşle barut yan yana durmaz!
Böyle denilirse hiç hoş olmaz!
Bu kelimeyi kullanınca Bir kendinizi de tömet altında bırakırsınız. İkincisi kadın her yanında duran erkeğin üstüne mi atlıyor.Ya da erkek kadının üstüne mi atlıyor.Konu burada cima değil konu burada kadın ve erkeğin kardeş olup olmayacağıdır.Cinslerin farkları bence orta da olan ve konuşulması gereken.
Kadın ve erkek kardeş olması için ne olması gerekir.Yapılan bir şey daha var kardeş olabilmek için araya süt kardeşliğini koyan insanlarda var.Peki asıl konumuz ne bizim İslam kardeşliğimi yoksa toplumun şu halde bulunduğu nefs kardeşliğimi.Bence buna da karar verilmesi gerekiyor.
 
Katılım
26 Kas 2008
#25
Ynt: bacı-kardeş

yahu etmeyın ya ???

ateş_barut he :)

doğrudur bu söz ama bir yerde doğrudur ve bu konuda kullanılması gereken bır söz değildir.
yahu soruyorum size iş yerınde cevrenızde akrabada vs ...
abi veya bacı dedıgınız kımsenız yok mu bır başınızamı yaşıyorsunuz...
sizin yaşantınız ailenızden mı ibaret :)
abi dediğim insanı öz abim gibi görmem söz konusu değil.elbet ama o nazarla bakılıyorsa davranışlarda o yöndedır.sınırları vardır bu abi kardeş ılışkısının
öz abime sarıldıgım gıbı sarılmam
öz abimle konuştugum mevzuları konuşamam elbet...

ama adı abidir ve yahut kardeştır onun
yada en fazla tek sevdiğindir bir erkek bundan başka neyın olabilir ki?

bu konuda söyleyebıleceğim son söz

bekar erkek ve bekar kadınların abı kardeş durumu bırazdaha dikkat gerektirıyor.cizgilerını daha kalın çizmek lazımdır belki...


ama benım ağabey dediğim de var kardeş dediğimde! benım nazarımda bu böyle ise değişebilmesıne ıhtımal bıle vermıyorum

selametle...
 
Katılım
3 Ağu 2008
#26
Ynt: bacı-kardeş

esselam;

garib bir şekilde şeytanın sadece müslüman olmayanlarla uğraştığı zannolunur. hal bu ki bir insan islamdan uzak yaşarken şeytan sadece soldan yanaşır. aynı insan islama girdiğinde şeytandan kurtulmuş mu olur? hayır, aksine şeytanın uğraşacağı saha daha da genişlemiş olur. sağdan yanaşmak... yani dini vecibe yahut din ile ayar vermeye çalıştığı hareketlerine şeytanın musallat olması. bu babda bir nükte:

bir büyüğe sormuşlar "hocam biz ne zaman namaz kılmak için niyet etsek şeytan musallat oluyor ve vesvese ile bizi yolumuzdan döndürmeye çabalıyor. ama bakıyoruz biz camie giderken meyhaneye gidenlerle hiç uğraşmıyor..." büyük cevab vermiş: "evladım eğer meyhaneye gidene vesvese verse idi şeytan, meyhaneye gidenlerin hepsi camie giderdi" evet, şeytan müslümana soldan yanaşırken helal dairesini hafife aldırmaya çalışmaktan tutun, inkara kadar bir sürü yol kullanır. sağdan yanaşırken ise dini yaşayıştan ötürü nefse pay çıkartmaktan tutun, müslümanın kendince helal ve haram dairesi çizmesine sebeb olacak kadar yollar kullanır. zira hüküm açık: "şüphesiz ki o sizin apaçık düşmanınızdır!"

baştaki hususa dönersek. vesvese korkulması lazım gelen bir şey değildir. zira vesvese imanın varlığına delildir. velev ki vesvese ile amel edilmeye... işte kadın ve erkek birbirleri ile münasebetinde muhatabının kaburgası altında bir şeytanın -tıpkı iman gibi- olduğunu unutmadığı müddetçe mesele yok... bu öyle ince bir çizgidir ki üzerinde yürümek canbazlık ister. dolayısiyle kadın erkek münasebetinde şeytanın gireceği açık kapı bırakılmadığı müddetçe münasebet kurmakta bir beis yok. bu husus her meseleye teşmil kılınabilir elbette. lakin asrımızda kadın ve erkek münasebeti -hatta her nevi münasebet- gayr-i islami bir zihniyetin elinden çıktığı ve o zihniyete göre "kurgulandığı" için müslümanlara düşen her meselede olduğu gibi bu meselede de azami dikkat ve temkini elden bırakmamaktır.

bizim memleketimizde "yengelik" müessesesi vardır. yenge sadece kardeşimizin, amcamızın, dayımızın,amca oğlumuzun, dayı oğlumuzun hanımına verilen bir sıfat değidir. icabında pazarcının annemize dediği, icabında ahbabımızın hanımına dediğimiz, icabında yardım ettiğimiz bir hanıma seslenişimizdir. kavi bir müessesedir yengelik. yenge denildiği an, kişi karşısındaki hanıma -zımnen- mahrem nazarı ile bakmış olur ve böylece muhatabının cinsiyetinin bir nevi yokluğa büründüğü sahaya adım atar. yengelik, hem şeytanı susturmak için bulunmuş türk milletine ait müthiş bir müessesedir hem erkek kadın münasebetinde daha esnek davranabilmeyi beraberinde getirmiştir. hareket alanını genişletmiştir... rahatlık getirmiştir...

müslüman havf ve reca arasındadır. yani ümid ve korku... yüksek gerilim hattında canbazlık yapmak gibi bir vaziyet... kim diyebilir ki o vaziyette insan korkmaz? kim diyebilir ki o vaziyette insan ümid etmez? kadın ve erkek münasebeti en tehlikeli sahalardan biridir. hele lugatinde "yengelik" olan bir cemiyette daha da tehlikelidir. zira yengelik rahatlığı beraberinde getirip bu tehlikeli sahaya sokarak şeytanın hareket sahasını "genişletebilir". iş bu sebebden diyorum ki kadın-erkek münasebetinde azami dikkat edilmelidir. farkında olmadan yapılacak olan en ufak bir ihsas yahut ima bile şeytanın girebileceği kapı demektir. evet bacı-kardeş diyelim - ki bütün bunları söyleyen ben dahi kullanıyorum "bacı" ve "yenge" tabirini- ama bacı-kardeş derken tavır ve hareketlerimizde azami dikkati elden bırakmayalım. zira havf ve reca arasında kula düşen her an ayağının kayabileceğini düşünürken buna mukabil ayağının hiç kaymayacağını düşünmeden yoluna devam etmesidir.

hal-i hazırdaki cemiyetimizde yengelik müessesesi sıhhatini muhafaza ediyor mu?

bu da başka sefere.... tabi mevzua müdahil olunursa memnun olurum zira dedim ya: ilk bakışta tamamen kaidelere matuf görünüyorsa da mevzu indi ve enfusi olduğu için hata ihtimali de vardır...hem de çoktur.

baki selamlar...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#27
Ynt: bacı-kardeş


Hocam sizin verdiğiniz örnek din ile haşır neşir olamayanların sözüdür.Şeytanın soldan yaklaştığını ki din ile bir yaşam kuramayanların şeytanın nereden geldiklerinden bile haberi yoktur.Sadece bir şeytan var işte onlara göre.Ama bizler az çok biliriz ki hepimizin kucağında bir şeytan oturur.Uzun zamandır “yalnızım” kelimesine takmış bir durumdayım.Sağ ve sol da birer melek kucakda bir şeytan hadi bakalım yalnız ol şimdi..neyse geçelim.

Türk milleti akıllı bir kavimdir bakınız sizinde dediğiniz gibi “yenge” ” bacı” “gardaş” hatta sonradan kardeş edilenlere de “bacılık” denir.Hatta ve hatta bizim oralarda şu cümle kurulur “anamın karnından çıkaydı bu kadar sevmezdim” denir ya da “öz kardeşimden çok severim “denir.Bu kendi canının hiçe sayması değil karşısında ki kişinin değerini artırmak için söylenen sözlerdir.Bunlar karşında ki hanıma hem hareket özgürlüğü kazandırıyor sizin dediğiniz gibi hem de muhatabının rahatlamasını her iki cins arasında diyalog kurmasını sağlıyor.Bizler nasıl bir “din” bağı ile bağlanmış olsa da Türk milleti sıcak insanlardır.Muhatabına değer verir.Konu komşumuz vardır.Akraba talukatımız vardır.Ve çocukken bizlere ilk söylenen laf “ Sizler kardeşsinizdir” bizlerde “kardeş” zihniyeti ile büyürüz.Bacı kardeş den ne anladığınızı bilemiyorum ama bacı kardeş demek –koruma ,gözetme,halinden haberdar olmak demektir-Örnek vermek istiyorum bizim kültürümüzde “mahallenin kızı” veya “mahallenin çocuğu” tabiri kullanılır.Şimdi bunları yitirmeye yüz tutsak da hala bir yerlerde iç içe yaşayan insanlar vardır.Yazılı olmayan kurallarımız vardır.Ve ister isteyelim isterseniz ret edelim kuralları ama bir şekilde kabullenir ve uyarız.Yalınız kadın erkek ilişkisinde değil.Anne-evlat ,baba-kız,bacı-kardeş,hem cins insanlar arasında ve tüm toplum arasında bir hudut bir yazılmamış düzenler vardır.Bunu ecdadımız çok sağlam temeller üzerine kurmuştur.Burada mesele kadın erkek veya hem cinsler arasında sınırın ve haddinin bilmenin esası dayanıyor.Yoksa bir insan “anam” dediği insana da yanlış düşünceler kapılabilir.Kardeş olmak demek öz kardeşinin yanında oturduğun gibi kardeşliğinin yanında da rahat oturacaksın demek değil.Vesselam insan hem kendini hem de muhatabını çok iyi bilmeye çalışmalıdır.Yoksa bugünümüzde herkese kardeş denmez!Bacı kardeş ikilisinin ne demek olduğunu iyi özümsemek gerekiyor sanırım.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#28
Ynt: bacı-kardeş

evla' Alıntı:
kadın her yanında duran erkeğin üstüne mi atlıyor.Ya da erkek kadının üstüne mi atlıyor.
Sitedeki bunca zamanlık hukukumuzu göz önünde bulundurduğunuzda, bu cümleyi böyle çirkin manaları düşünerek kullanmayacağımı biliyor olmanız gerekirdi. Oysa mevzu “Sakla samanı gelir zamanı” şeklindeki atasözümüzdeki mananın sadece saman saklamak anlamına gelmemesi kadar basitti. Efendimizin çok net bir ikazıyla yardımcı olayım:

“Yabancı bir kadınla bir erkek iki ikiye, baş başa kalırlarsa üçüncüleri şeytandır!”

Ha bu illa böyle mi olur hiç mi istisna yoktur derseniz, elbette vardır derim. Ama istisnalar çoğu zaman müstesnadır, bunu da aklımdan çıkarmam. Farkındaysanız birinci tekil şahıs kullandım zira bunlar kendi kanaatimdir. Sizin görüşlerinize de saygı duyarım ayrıca.

Bunlar sadece konunun farklı boyutlarına da yer vermiş olmak adına burada yer aldı. Söylenmesi gereken asıl şeyleri Mehmet baki hakkıyla ifade etmiş zaten. Benim adıma eklenecek fazla bir şey de kalmamış. Teşekkür ederim…
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#29
Ynt: bacı-kardeş

Kimseyi karşı cehpeye alarak konuşmamışdım veyahut yazmamıştım.Kim burada yorum yaptıysa herkesin yorumun da kendine göre veyahut doğruya göre haklılık payı var idi.Kusurumuz olundu ise afoluna
Efendimizin o Hadis-i şerifini bilmiyordum Allah razı olsun bu konuya bir daha yorum yapmam ...
Selametle.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap