Beyit şerhi

Katılım
30 Ocak 2010
Ynt: Beyit şerhi

İki zülfün iki ejder gibi göründüğü için
Orta yerinde lebin mühr-i Süleymân görünür.
Necâtî

Yüzünün iki yanından sarkan kâküllerin yılan gibi göründüğü için, orta yerinde duran dudağın Süleyman'ın mührünü andırır.
Beyti doğru yorumlayabilmek için mühr-i Süleymân'ın eski tasvirlerini araştırdım. Tasvirlerde ortadaki yıldızın iki tarafında, yukarıdan aşağıya doğru sarkan yılana benzer kıvrımlı iki çizgi yer alıyor. Şair sevgilinin saçları arasında dudağının görünüşünü bu manzaraya benzetmiş. Bu teşbihte bir cihet daha var ki, asıl mana orada. Süleyman'ın mührü klasik gelenekte gücün, kudretin ve hükmetmenin sembolüdür. Hem Yahudi, hem İslam geleneğinde çokça kullanılmış, bazı devlet adamları şahsi flamalarına güç göstergesi olarak bu sembolü koymuşlar. Mühr-i Süleymân aynı zamanda tılsımlı olduğuna inanılan, büyü ve sihirde de kullanılan bir sembol. Şair böylece sevgilinin dudağının her kıvrılışını, onun ağzından çıkar her kelimeyi aşığın kalbini ona bağlayan hüküm-ferma bir mühür ve baziret bağlayıcı bir büyü olarak telakki etmiştir. Bu dudaklar aynı zamanda aşığın esaret fermanının tasdik edici mührüdür.
 

adlena

 
Katılım
6 Ara 2014
Ynt: Beyit şerhi

çok güzel açıklamışsınız zevkle okudum ve konuyu takibe aldım devamını bekliyorum.
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Rişte- i ömrüm tükendi gerçi nâzuñdan senüñ
Kılca eylük görmedüm zülf-i dırâzundan senüñ

( Senin nazindan ömür ipim tükendi ama yine de senin uzun zülfünden (saçından) kıl kadar iyilik görmedim.)

İnsanın ömrü ,bir mumun yanarak nihayet dibine kadar erimesi ve içindeki ipin tükenmesi ile sönmesi hâline benzetilir.Riste-i 'ömr tabirini " mum ipine benzeyen ömür " şeklinde manaya uydurabiliriz.Ömrun ipe benzetilmesi ,Yunan mitolojisinde üç kiz kardeşin elinde tutulan ve bunlardan biri tarafından kesildiğinde tükenen hayat - ip ilişkisini hatra getirmektedir.Tükenen ömür ipi ile Zülf- i dırâz ( uzun saç ) arasında tezat vardır.
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Şevk-i ruhsârunla dil zülf-i dü-tâdan korkmaz
Ârzû-yı genc idenler ejdehâdan korkmaz


Ruhsâr:yanak
Genc:hazine
Dü-tâ:iki kat, bükülmüş
Dil:gönül
Zülf: saç

Gönül ,yanağının şevkiyle(arzusuyla) iki büklüm olmuş zülfünden korkmaz çünkü define bulmayı arzulayanlar ejderhadan korkmazlar.

Zülf ,renk itibarıyla geceye şekil bakımından ise yılana ,ejderhaya benzemektedir.Ejderhaların hazine yerlerinde bulunup hazineyi koruduğu bilinir.Yılana benzetilen zülfün bekçilik ettiği define ise sevgilinin yanaklarıdır.Şâir define olarak varsaydığı yanağı bulmak isteyen gönlün ejderhadan korkmadığını belirtiyor.
 
Son düzenleme:

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Bahr-i gamda zevrâk-ı câm-ı şerâbı can umar
Derde düşse âşinâdan âşinâ derman umar

Türkçeden Türkçeye çevirelim(!):
Derde düştüğünde tanıdık tanıdığından yardım beklediği gibi,gönül de gam denizinde şarap kadehinin zevrağını ümit eder.

Bahr deniz demektir.Deniz bolluğun ve çokluğun sembolüdür.Şâirler, bir şeyin fazla olduğu belirtilecekse onu denize teşbih eder.Beyitte çokluğu belirtmek istenen gamdır.Zevrâk,kayık demektir.Gam ve keder sahiplerinin, kendilerini şaraba vurmalarını ifade ederek bir yandan da şarap kadehinin, insanı ,gam (üzüntü, keder) denizinde boğulmaktan kurtaran bir kayık olarak göstermiştir.
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Gelin gelin hele !Bu gece Hayretî'yi ağırlayalım dîvânda.Hani şu Mevlevi şâiri Yusuf Sineçak'ın kardeşi olan nam-ı diğer Mehmed Çelebiyi.Rivayet edilir ki afyon ve esrar gibi alışkanlıkları sebebiyle gözlerini yitirmistir şâir .Hayat böyle ya yitirirken yetirenlerdendir kendisi.Kaybede kaybede kazandık diyorlar ya Hayretî'de işte o kazananlardan.Hayatimizdaki gelişmeleri kaybederek kaydedeceğimize inanıyorum ben de. Ömür divanında gözünün kaybı ,özünün(şiirin) kaydına vesile olmuştur.Hala çıkaramadım diyenlere berceste adını alan şu beytini terennüm edeyim belki hatirlamanıza vesile olur:

"Ne Süleymâna esiriz ne Selim'in kuluyuz
Kimse bilmez bizi bir şah-ı Kerim'in kuluyuz"

Evet "kimiz?" sorusuna cevap teşkil eden bu beytin sahibi Hayretî.

Başka bir beytini dilim döndüğünce tahlil etmek isterim.

"Devr ider dâyim mahalleñ hayl-i ashâb-ı safâ
Olmaz ehl-i halden hâli havâlî-i Harem"

Türkçeden Türkçesi şudur :
Safa ehli olanlar topluluk halinde senin mahalleni dolaşırlar .Kâbe civarı hâl ehli olanlardan boş kalmaz.

Kadim edebiyatta sevgili âşıkların kıblesi konumundadır.Âşık(seven) , mâşuk un (sevilenin) oturduğu evin civarında gezindiğinden ,sevgilinin mahallesi (kuy-ı yâr) ,Kâbe'ye benzetilir. Ashâb-ı safâ ,safa ehli kimseler anlamına gelip ,zevk ,neşe ,eğlenceye düşkün kimseleri akla getirmekle beraber kötülüklerden arınan ,temiz ,saf insanları da çağrıştırıyor.

Kâbe'de hacıların say ibadeti esnasında ikisi arasında gidip geldikleri Safa ve Merve tepeleri vardır.Safa kelimesinin çağrıştırdığı bu anlamı da göz ardı etmeyelim.Kâbe'nin belli bir bölgesinde avlanilmasi ,kan dökülmesi haram olduğundan Kâbe "Harem" ismini de taşır.

Kâbe , Müslümanlar için nasil ki mukaddes bir mekan olma özelliğini taşıyorsa ,sevgilinin mahallesinde dolasanlarin,Kâbe deki insanlara benzetilmesi sevgilinin mahallesinin de mukaddes nazarında görülmesindendir.
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Sûzen-i gamz ile sînem çâkini dikmez mi ki
Ş'ol güzel hayyât kim nâm-ı şerifîdür Recep


Divanlara isimleri ile konu olan şahıslar arasında şehrin esnaf ve sanatkârları önemli bir yer tutmaktadır.Bu beytin muhattabı ,şâire elbise diken "Recep" adlı bir hayyât(terzi) dir.Terziden nâm-ı şerif (şerefli ve mübarek isim ) olarak bahsedilmesi ,Receb 'in aynı zamanda halk arasında üç aylar diye anılan ve dinen mukaddes sayılan aylardan birine ad olmasidir.Gamz,gamze =sevgilinin yan bakışı .Yan bakışı genel olarak ok,hançer gibi yaralayıcı aletlere benzetirler.Şiirde bahsedilen şahıs terzi olduğuna göre ,onu bakışı da sûzen( iğne)olarak tahayyül edilip şu soru yöneltiliyor:"Acaba şu terzi göz ucu ile de olsa bize bakarak paramparça olmuş gönlümüzü dikip onarmaz mi?"
 
Katılım
26 Nis 2007
Şairin bir hatun olduğunu umduğumuz beyit kime ait? Divan şiirinde terzilerle ilgili bir makale vardı, stilistlik her dönemde iş yapıyor demek.
 
Katılım
26 Nis 2007
Şiirin sahibi asıl adı Mehmet olan Meâli.Bahsettiginiz makale İncinur Atik Gürbüz/Osmanlı Şiirinde Terziler olsa gerek.Şöyle bırakayım divana hayrını görsün dostlar:)
Biri bana Mehmet’in Recep’in iğne kirpiklerine neden şiir yazdığını açıklayabilir mi?

Evet bu makale.
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
bak ben de merak ettim simdi ateistler dahil buna bi aciklama bekliyorum
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Cinani'nin ,Cem Sultan'ın ,Bakî'nin ,Meâli'ninve daha bircok şairin şiirinde erkek güzeller göze çarpmaktadır.Gılman adı verdikleri "güzel erkeklere" hubabname ve Şehrengizlerde karşılaşmaktayız.Hatta bununla ilgili bir söylentidir yıllardır devam eder gider.Divan şâirleri eşcinsel midir ? sorusu.

İsmet Zeki Eyüboğlu'nun "Divan Şiirinde Sapık Sevgi"adlı bir kitabı vardı bununla ilgili yanılmıyorsam eğer.

"Gazellerim de bazen seni Lebnâ diye anarım
Bazen Leyla bazen Sadi derim sana
Bunu da kimse farketmesin diye yaparım
Yoksa benim için ha Leyla ha Lebnâ."

Ragıp İsfahanî'nin olduğunu düşündüğüm bu dörtlükle de belirtmek isterim ki maksut bir lakin rivayet muhtelif:)
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Töbe töbe.. bi carsamba anzisin carpila biliriz benden demesi
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Cinani'nin ,Cem Sultan'ın ,Bakî'nin ,Meâli'ninve daha bircok şairin şiirinde erkek güzeller göze çarpmaktadır.Gılman adı verdikleri "güzel erkeklere" hubabname ve Şehrengizlerde karşılaşmaktayız.Hatta bununla ilgili bir söylentidir yıllardır devam eder gider.Divan şâirleri eşcinsel midir ? sorusu.

İsmet Zeki Eyüboğlu'nun "Divan Şiirinde Sapık Sevgi"adlı bir kitabı vardı bununla ilgili yanılmıyorsam eğer.

"Gazellerim de bazen seni Lebnâ diye anarım
Bazen Leyla bazen Sadi derim sana
Bunu da kimse farketmesin diye yaparım
Yoksa benim için ha Leyla ha Lebnâ."

Ragıp İsfahanî'nin olduğunu düşündüğüm bu dörtlükle de belirtmek isterim ki maksut bir lakin rivayet muhtelif:)

Muhterem @ferahsan neyi begenmediler acep?