Bilen sorar..

Katılım
26 Nis 2007
#1
Bu bölümde bilgilerimizi ölçelim, bilmediklerimizi öğrenelim.. Sorulan soruya bir diğeri cevap versin ve kendi sorusunu sorarak bilgi alışverişimizi devam ettirsin.. Edebiyat, kültür-sanat, sinema, psikoloji, sosyoloji, felsefe
, müzik, spor vs. vs. her konudan sorularımız olsun.. Bu mekanda başladığımıza göre ilk sorumuz edebiyattan olsun, kolay olsun


Edebiyatımızda ilk psikolojik roman hangisidir, kime aittir?
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#2
Ynt: Bilen sorar..

Ah o başımın tatlı belası EYLÜL... Tahlil bir yana, 4 yıl boyunca bu romanda incelemediğim unsur kalmadı. Romandaki zevk ve eğlence unsurları mı dersiniz, kılık kıyafetler mi dersiniz, yemek kültürü mü dersiniz, ne derseniz deyin... Her cümlesini ilmik ilmik zihnime dokuduğum sayılı romanlardan biridir Eylül... Mehmet RAUF'a aittir ve orjinal (sadeleştirilmemiş) şeklinin okunması tavsiye edilir.
Öte yandan 12 aydan biri olan Eylül'e değinmeden de geçemeyeceğim. Son baharın en güzel manzaralarının bu ayda yaşanıyor olması bir yana dünyaya gözlerimi açtığım ay olması hasebiyle oldukça değerlidir. ;)

Gelelim benim soruma:
Bilindiği üzere edebiyatımızda XIII. yüzyıldan itibaren tasavvufi unsurlar ön plâna çıkmış ve şairler bu doğrultuda eserler vermeye başlamışlardır. Mevlâna'nın da bizlere eserleriyle eşsiz güzellikler sunduğu, bu yüzyılda ve daha sonraki yüzyıllarda mevlevî şairlerin sayısı bir hayli artmıştır. Sizce neden mevlevî şairlerin sayısı diğerlerine oranla daha fazladır? (zor olmamıştır umarım)
 
Katılım
26 Nis 2007
#3
Ynt: Bilen sorar..

İlk önceeeee...

Gününü söylemedin napalım


Sonraaaa..
Şöyle başlayayım: Yok canım zor olur mu çok kolay, bebek işi
Ya hu bu soruya bi makale falan yazılır.. Şöyle olabilir mi: Mevlana diğer tasavvufçulara göre daha batınidir.. Onun eserleri ve görüşleri diğer zahiri düşüncelere göre çok daha geniştir.. Bu nedenle her kesimden insan mevleviliğe bağlanabilir, mevlevi düşünceyi savunur ve mevlevi düşünceyi yansıtan eserler kaleme alır.. Şiir de en güzel yollardan bir tanesidir.. Mevlana'nın hoşgörüye dayanan anlayışının sonucu olarak mevlevi şairlerin sayısının artması da gayet doğaldır, diyebilir miyiz? Bu sorunun kim beşyüz milyar isterde çıktığını düşünemiyorum
, fazla alıştırmışlar sizi yoruma


Doğruysa soru sorayım yanlışsa bu arada kaynamasın..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#4
Ynt: Bilen sorar..

Tebrik ederim efendim cevabımı aşağı yukarı aldım sayılır. Makale yazmaya lüzum kalmadı işte. Ama birkaç ekleme daha yapayım da cevap tam olsun. Öncelikle Mevlâna bir şair olduğu için, şiir “sünnet-i seniyye-i Mevlevîye” olarak kabul edilir. Mevlevî tarikatlarında Mesnevî okumanın ve okutmanın bir gelenek olması, Mesnevî’nin manzum bir eser olması gibi hususlar da Mevlevîleri şiiri anlamaya ve şair olmaya yöneltmiştir. Bu sebeple Mevlevihaneler şairlerle dolup taşmıştır. Ama bu yoğunluğun asıl sebebi olarak Mevlâna’nın herkesi kucaklayan hoşgörü ve sevgi ikliminin oluşturduğu çekim halkasını ilk sıraya koymak daha doğru olacaktır.

Artık diğer soruya geçebilirsiniz.

Bu arada ben bu mesajı ikinci defa yazıyorum çünkü mesajı yazdıktan sonra göndere bastığımda siteden düştüğümü ve yazdıklarımın yok olduğunu görüyorum. Aynı şey bugün iki defa oldu üçüncü de pes edip hiçbir şey yazamayacak hale gelebilirim.
 
Katılım
26 Nis 2007
#5
Ynt: Bilen sorar..

Giriş yaparken "sürekli bağlı kal"a tıklarsan sorun kalmıyor.. Yoksa bir saat sonra otomatik olarak çıkış yapıyor.. Ben de çok yaşadım aynı sorunu.. Ben kolay bir soruyla devam edeyim yine:

Aborjinler kimlere denir?
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#6
Ynt: Bilen sorar..

Evet aslında bu ayrıntıyı biliyorum ama her giriş yaptığımda o butona tıklamak aklıma gelmiyor maalesef. Bu arada pasta için teşekkürler. Silinen mesajımda dile getirmiştim, ikincisinde unutmuşum. Hangi gün olduğu çok önemli değil bütün EYLÜL benim ...

Aborjin Avustralya kıtası yerlilerine verilen admış. Bir arama yaptım ve bir sürü şey buldum hepsini alıntılamaya gerek olmadığı için, en iyisi kolaycılığa kaçıp sağlam bir link vermek:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Aborjinler


*Osmanlı Devleti'nin ilk halifesi kimdir ve hangi savaştan sonra halife olmuştur?
 
Katılım
26 Nis 2007
#7
Ynt: Bilen sorar..

Üstad google'a başvurmadan kendi bilgilerimle ne kadar cevap verebilirim bakayım..
1517 Mısır'ın Fethi.. Yavuz Sultan Selim.. Fethediyor ve halifelik Osmanlı'ya geçiyor.. Tabi kendisi ilk halife..

Upanişadlar nedir? (Nerden aklıma geliyosa bunlar)
 
Katılım
19 Ağu 2007
#8
Ynt: Bilen sorar..

ferahsan' Alıntı:
Upanişadlar nedir? (Nerden aklıma geliyosa bunlar)
Upanişadlar, Hindu inanışındaki daha çok felsefi ve mistik yapıdaki kutsal kitaplarmış. Vikipedi amcamız ööle diyooo.Devamını aynen alıntılıyorum:

Şruti kategorisinde yer alırlar. Literal olarak "yanıbaşına oturmak" anlamına gelir. Bu metinler geçmişte Hindu rişilerinin ("peygamberlerin") öğrencilerine öğrettiği gizli bilgilerdi, Vedalar'ın sonu (Vedanta) ve tamamlayıcısı olarak görülürler.

Yeterli mi??

Peki Kusva ne ya da kimdir??
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#9
Ynt: Bilen sorar..

Kusva beyaz bir devedir. Medine'de onun çöktügü yere (Ebu Eyyub El Ensari'nin arazisi) Peygamberimizin evi yapılmıştır, ki bu ev aynı zamanda tarihteki ilk camiidir. Bu devenin daha öncelerde çökme huyunun olmadığı da rivayet edilir.

- Darüleytam nedir?
 
Katılım
19 Ağu 2007
#10
Ynt: Bilen sorar..


- Darüleytam nedir?


1914’te, yetim ve öksüz kalan çocukları korumak amacıyla açılan yurtlar.

Aklıma bi şey gelmiyo ki :)

Norveç'in başkentini sorayım bari ;)
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#11
Ynt: Bilen sorar..

Norveç'in başkenti Oslo'ymuş. :)

Sidre-i müntehâ nedir peki?
 
Katılım
19 Ağu 2007
#12
Ynt: Bilen sorar..

Tam benlik bi soru ;) teşekkürler dil-şâd

Dil-şâd' Alıntı:
Sidre-i müntehâ nedir peki?
Sidre-i münteha Efendimizin miraç gecesi ulaştığı son nokta. münteha zaten ulaşılabilecek en son nokta demek.. -Benim de en sevdiğim isimlerdendir bu arada- hatta Cebrail (a.s) oraya ulaştıklarında Resulullaha: Buradn sonra bir adım daha atarsam yanarım.. demiştir.,

çok uzatmayayım. yine sormam gerekiyo di mi :)

Basit makamlardan 5 tanesini isteyeceğim mümkünse....(musıki makamları).. ya da nasih nedir?
İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz, kopya çekmek serbest ;) ;D ;D
 
Katılım
8 Ağu 2007
#13
Ynt: Bilen sorar..

Hicaz Makamı , rast , nihavent , suzinak , mahur , saba , hicazkar , uşşak , hüseyni ana makamlardır . Ama bu kadar değil . Unuttuklarımda var :)

Nasih ilmi hakkında pek şey bilmiyorum . Oyüzden yorum yapmayayım .

Peygamber efendimizin Taif'te sığındığı ev kimindi ? Ve orada kim müslüman oldu ?
 
Katılım
19 Ağu 2007
#14
Ynt: Bilen sorar..

Taif'te Efendimiz Rabîaoğullarından -ismini bilmiyorum- bir kimsenin evine sığındı. Orada kendisine üzüm ikram eden köle Addas müslüman oldu. diye biliyorum inşaallah doğrudur.


Peki hayşum nedir?
 
Katılım
26 Nis 2007
#15
Ynt: Bilen sorar..

Hayşum.. Bir mahreç yeri sanırım (geniz boşluğu)..

Aklıma bişey takıldı benim; mahur ve nihavent basit makammıydı ya hu? 13 taneydi ama bakalım kaçı kalmış akılda; Hicaz, Uşşak, Rast, Buselik, Çargah, Zilgüleli Hicaz, Hicaz Hümayun, Suzinak, Neva, Karcigar, Hüseyni, Hicazkâr.. Eeeeee biri neydi bunların ???

Şİmdi nasih sorusuna gelelim; Bunu da aklımdan yazacağım.. Şimdi nasih nesheden ise mensuh da neshedilmiş demektir.. Bunlar tefsir usulünde iki kavram.. Ayetler için kullanılıyor; yani bir ayetin inmesiyle daha önce inmiş olan bir ayetin hükmü kalkıyor.. Bu durumda önce inen ve hükmü kaldırılmış olan ayete mensuh, hükmü kaldırana da nasih deniliyor.. Örneğin, malumdur ki içki aşamalar halinde yasaklanmıştır.. Önceleri içkinin zararının faydasından çok olduğunu söyleyen ayet, içkiliyken namaza yaklaşmayın diyen ayetin inmesiyle nesholunmuştur.. Bu ayet ise içki, kumar, fal okları şeytanın pislikleridir diyen ayet-i kerimenin inmesiyle nesholunmuştur.. İşte tefsirde bu ayetler nasih ve mensuh olarak isimlendirilmiş ve incelemeye tabi olunmuştur.. Şimdi benim bu yazdıklarımda hatalar olabilir. Umarım ayetleri, sıralarını ya da manalarını karıştırmamışımdır.. Ayet numaralarını bilmediğim için veremedim, açıkçası bakmak hususunda da tembellik ettim.. Şu an yorgunum biraz, mazur görün.. Neyse çok uzattım, yorgun olmasam ne kadar sürecekti acaba :) Gelelim benim soruma:

Medinetü'l-Fazıla kimin eseridir? Neden bahseder?
 
Katılım
19 Ağu 2007
#16
Ynt: Bilen sorar..

ferahsan' Alıntı:
Aklıma bişey takıldı benim; mahur ve nihavent basit makammıydı ya hu? 13 taneydi ama bakalım kaçı kalmış akılda; Hicaz, Uşşak, Rast, Buselik, Çargah, Zilgüleli Hicaz, Hicaz Hümayun, Suzinak, Neva, Karcigar, Hüseyni, Hicazkâr.. Eeeeee biri neydi bunların ???

Sanırım kürdî kardeş.. Benim musiki sınavımda da en son bir makam kalmıştı. Kürdî.. Ve yine ben söylemiştim. Oradan hatırlıyorum :)
 
Katılım
19 Ağu 2007
#17
Ynt: Bilen sorar..

Gelelim sorunun cevabına. Medinetü'l Fazıla (erdemler şehri) Farabî'nin eseri..(Yani ne zaman felsefeyle uzaktan yakından ilgisi olan bir soru soracaksınız diye bekliyordum açıkçası :) ) İçeriğine gelince pek fazla bilgim yok ama sanırım bir şehrin mutlu olabilmesi için ferdin mutluluğunun gereğinden, fert şehir etkileşiminden bahsediyor. Yanlışlarımı düzeltip eksiklerimi tamamlarsanız memnun olurum ;)


Peki (madem kitaplardan açıldı konu öyle devam edelim) Keşşaf hakkında neler biliyoruz acaba?
 
Katılım
8 Ağu 2007
#18
Ynt: Bilen sorar..

Keşfeden yada izci anlamına gelir .

Bir milyara kadar kaç senede sayarsınız ?
 
Katılım
26 Nis 2007
#19
Ynt: Bilen sorar..

gece yürüyüşü' Alıntı:
Peki (madem kitaplardan açıldı konu öyle devam edelim) Keşşaf hakkında neler biliyoruz acaba?
Ben bu soruya cevap vereyim eksik kalmasın; Keşşaf Zemahşeri'nin tefsirinin adıdır ve Mutezilî tefsirin en önemli eseridir.. Şu an daha fazla bilgi veremeyeceğim bu hususta.. Siz de hep tefsirden gidiyorsunuz bakıyorum da ;) Neyse diğer soruyu cevaplamak isteyen bir arkadaş varsa onun sorusuyla devam ederiz.. Umarım kimse saymaya kalkmaz, bilgi alışverişimiz aksamasın değil mi :)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap