Biraz da Fıkra...

Katılım
11 Eki 2006
#61
Ynt: Biraz da Fıkra...

Imam Hatip Lisesinde teftis yapan bir mufettis sinifa girer..Ders Kur'an-i Kerim'dir.
Bir ogrenciyi
kaldirarak ismini sorar. Ogrenci:"Fatih" diye cevap
verir..Mufettis : "Peki oyleyse yavrum Fatiha suresini
oku bakalim.."..cocuk sureyi okur. Sira baska bir ogrenciye gelmistir. Mufettis yine
sorar.."Ismin ne
cocugum?"..cocuk cevap verir: "Yasin ama arkadaslar
kisaca Kevser derler "



Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."



"Zengin bir arap kalp ameliyetı geçirecekmiş.Doktorlar ne olur ne olmaz diyerek kan depolamak istemişler.Ancak arabın kanı çok ender bulunan bir kan olduğundan ve vaktinde az olmasıdan dolayı sadece bir yahudinin kanını bulabilmişler ve yahudi kanı vermeyi kabul etmiş.Zengin arap yahudinin kanı sayesinde hayata dönmüş.Ameliyattan sonra zengin arap,yahudiye son model spor araba ile 100 altın göndermiş.Zaman geçmiş ve zengin arabın rahatsızlığı aniden başlamış,yine ameliyat gerekiyor.Hemen yine tedbir için yahudi aranmış ve kan istenmiş,Yahudi de armağanları düşünerek ve sevinerek hemn hastaneye koşmuş.Ameliyat yahudinin kanı sayesinde başarı ile geçmiş.Yahudi beklemeye başlamış.Ancak bu sefer sadece bir teşekkür notu ve hurma gelmiş.Sinirlenen yahudi zengin araba telefon açarak neden bu kadar cimri davrandığını sorduğunda arap: - eee artık damarlarımda yahudi kanı dolaşıyor demiş...




Temel ile Fadime bosanmaya karar verirler.Ancak çocuklari yari yariya paylasmaya imkan yoktur.Yedi çocuğu ikiye bölemezler. Temel:pi tane taha yapalim, sekiz içiye bölünür,ozaman sorun kalmaz,der.
Fıkra bunun neresinde mi?Dokuz ay sonra Fadime ikiz doğurur



Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istediğini ve
tanıştırmak istediğini söyler.
Ama, sadece eğlence olsun diye eve 3 kız getireceğini ve annesinin evleneceği
kızı tahmin etmesini ister.

Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir. Otururlar, bir süre sohbet ederler.
Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar
Tahmin ettin mi"diye.
Anne duraksamadan cevap verir:
"Ortadaki kizil saçlı."
Oğlan hayretle annesine sorar:
"Inanilmaz, nasil bildin?"
Anne cevap verir:
"Bir tek ondan hoşlanmadım.."
 
Katılım
11 Eki 2006
#62
Ynt: Biraz da Fıkra...

---------------------- Hazine --------------------

temel bir gün hazine bulur ve hazineyi evine götürmek ister fakat hazine oldukca aðýrdýr bundan dolayý ertesi gün bir eþþekle almak için hazineyi gömer

ve üstünede "TEMEL BURAYA HAZiNE GÖMMEDi " diye bir tabela koyar

ertesi gün hazineyi almak için geldiginde ne görsün;

"DURSUN BURDAN HAZiNEYi ALMADI"




Üniversitede okuyan bir ögrenci yil sonu sinavlarina girmis ve arkadasina:
Ben memleketime gidiyorum, sinavlar belli olduktan sonra bana sonuçlari
bildir, ancak telefona ben çikarsam bana söylersin.
Telefona annem çikarsa zayifim olmaz da eger bir tane olursa Ebubekir'in selâmi var, dersin.
Iki zayif imkansiz da eger olursa Ebubekir'in Ömer'in selâmi var, dersin.
Üç zayif hiç olmaz da eger olursa Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in selâmi var dersin.
Dört zayif imkansiz da eger olursa, Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in, Ali'nin selâmi var dersin, seklinde konusup memleketine gelir.
Bir zaman sonra sinavlar belli olur, arkadasi sinav sonuçlarini bildirmek için telefona sarilir, telefona ögrencinin annesi çikar.

-"Teyze, oglunuza söyleyin Ümmet-i Muhammed'in selâmı var"


Deve ve Annesi

yavru deve annesine sormuş...
-anne bizim neden hörgüçlerimiz var ?
-yavrum onların içine su depolarız uzun çöl yolculuklarımızda su ihtiyacımızı oradan karşılarız.
-hımmm
-peki kirpiklerimiz neden bu kadar uzun ?
-çöldeki kum fırtınalarından etkilenmeden yolculuk edebilmek için,
-hımmm
-peki ayaklarımız neden bu kadar büyük ?
-çölde kumların içine gömülmeden rahatça yürüyebilmek için
-hımmm peki bu hayvanat bahçesinde ne işimiz var



Küçük bir kız öğretmeni ile balinalar hakkında konuşuyordu.

Öğretmen bir balinanın insanı yutmasının fiziksel olarak imkansız olduğunu söyledi, çünkü balinaların boğazı çok küçüktü.

Küçük kız Jonah'ı (Yunus peygamber) bir balinanın yuttuğunu söyledi, sinirlenen öğretmen balinanın insanı yutamayacağını tekrarladı, bu imkansızdı.

Küçük kız şöyle dedi, "Cennete gittiğim zaman Jonah'a soracağım"

Öğretmen "Ya Jonah cehenneme gittiyse?" diye yanıtladı.

Küçük kız " O zaman sen sorarsın"
 
Katılım
19 Ağu 2007
#63
Ynt: Biraz da Fıkra...

Ölüm döşeğindeki adam karısına, kendisi ölünce bir başkasıyla evlenmesini vasiyet ediyordu. Sonunda bunu hanımına kabul ettirdi. sonra da dedi ki:

-demek ben öldükten sonra evleneceksin ha!!

-evet

-benim evimde o adamla beraber mi oturacaksın?

-evet?

-demek benim kıyafetlerimi o giyecek!!

-hayır.

-Niye ki?!

-Çünkü senden daha uzun!!?
 
Katılım
27 Mar 2006
#65
Ynt: Biraz da Fıkra...

Evli gibi davranmak
<
----------
> Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu
> kaybeden bir isadami ve
> sekreteri arabalarini terketmek zorunda
> kalirlar ve uzun bir
> yürüyüsten sonra üsümüs ve islanmis
> durumdayken bir kulübe bulurlar.
> Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir
> sürü battaniye
> bulunmaktadir...
> Geceyi geçirmeye hazirlanirlar ve isadami
> bir centilmen
> olarak, yatagi sekreterine verir...
> ''Ben yerde uyku tulumunda uyurum' der.
> Sekreter yataga
> yatar, adam uyku tulumunun içine girerek
> fermuari çeker. Bir süre
> sonra, tam da uyumak üzereyken sekreterinin
> sesini duyar; ''Efendim,
> ben çok üsüyorum.'
> Adam fermuari açar, uyku tulumundan çikar,
> bir battaniye
> alip kadinin üzerine örter, tekrar uyku
> tulumuna girer, yine tam
> uyumak üzereyken sekreterinin sesini duyar;
>
> ''Efendim, ben hala çok üsüyorum.'
> Adam yine fermuari indirir, tulumdan çikar,
> bir battaniye
> daha alip kadinin üstüne örter, uyku
> tulumuna girerek fermuari çeker.
> Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar; ''Ben
> yine çoooook
> üsüyorum'.
> Adam yattigi yerden; ''Bir fikrim var.' der,
> ''Burasi issiz
> bir yer. Neler oldugunu kimse göremez ,
> istersen evliymisiz gibi
> davranabiliriz.'
> Genç kadin kikirdar; ''Tamaaam, bana göre
> hava hos.'
> Adam yattigi yerden avazi çiktigi kadar
> bagirir;
>
> ''''ÖYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI
> KENDIN AL!!!!!'' :D :D
 
Katılım
8 May 2007
#67
Ynt: Biraz da Fıkra...

Bir GS'li, bir Fener´li ve BJK´li Arabistan'da yasak olmasina ragmen bir otelde içki içerken yakalanirlar... Mahkemeye çikarilirlar...

Karar IDAM...

Itiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasina çevrilir. Ama o gün, bayrama denk geldigi icin Prens Hazretleri cezayi kaldirip hepsine 20 kirbaç ceza verir.

Bizimkileri sempatik buldugu için de bir kiyak daha yapip herkese cezasini hafifletmek için bir istek hakki tanir.

BJK'li: "Sirtima bir yastik baglayin" der. 10 kirbaçtan sonra yastik paramparça olur ve pek fayda etmez.

Uyanik Fenerbahçe' li bunu görünce: "Sirtima iki yastik baglayin" der. Ama iki yastik bile 10 kirbaca
dayanmaz.

Sira Galatasaray' liya gelince Prens Hazretleri: "Bak ben de Galatasaray' liyim!!! Sana ceza vermek istemezdim ama ne yaparsin kurallar böyle..Bu yüzden sana iki istek hakki veriyorum"

"Peki" der Galatasaray' li:"O zaman bana 80 kirbaç vurulsun". Herkes saskina döner.

Prens Hazretleri: "Peki ikinci istegin nedir?" diye sorar...

Galatasaray'li pis pis siritarak:
"FENERBAHÇE´liyi sirtima baglayin" :D
 
Katılım
19 Ağu 2007
#68
Ynt: Biraz da Fıkra...

Mühendis Cenenneme Giderse

Bir mühendis ölmüş ve büyük bir yalnışlık sonucunda cehenneme atılmış. Cehennemin konforundan hoşnut kalmayan mühendis bir takım
iyileştirmeler yapmaya başlamış. Kısa bir süre sonra cehennem, klimalı odaları, otomatik tuvaletleri, asansörleri, içecek otomatları ve diğer lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline gelmiş. Bu arada mühendisin de iyice tanınıp sevildiğini söylemeye gerek yok.
Derken, günün birinde Cennet Meleği, şeytanı aramış:
-"Selam, cehennemde işler nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?"
Şeytan, memnun mesut gülümsemiş:
-"Ohoo.. Biz burada çok iyiyiz. Bir mühendis düştü buraya ki sorma gitsin. İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim orayı. Bir görsen, tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var."
Melek şaşırır:
-"Nee! Mühendis mi dedin? O adamin burada olmasi lazimdi. Çabuk onu buraya gönderin!"
Seytan: "Mümkünü yok! Kadromda bir mühendisin olmasindan çok memnunum ve onu burada tutacagim!" diye çıkışmış.
Cennet Melegi sinirle bağırmış:
"Onu çabuk buraya gönder, yoksa seni dava ederim!"
Şeytan katıla katıla gülerken şunları söylemiş:
"Yok yaa! Nasıl yapacaksın bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!"...


Kimse alınmasın ama.. Ne de olsa fıkra bunun adı di mi? :D
 
Katılım
8 May 2007
#69
Ynt: Biraz da Fıkra...

Üniversitede okuyan bir ogrenci yil sonu sinavlarina girmis ve arkadasina:

- Ben memleketime gidiyorum,sinavlar belli olduktan sonra bana sonuclari bildir, ancak telefona ben cikarsam bana soylersin.Telefona annem cikarsa zayifim olmaz ama eger bir tane olursa Ebu Bekir'in selami var, dersin. Iki zayif, imkansiz da ,eger olursa Ebu Bekir'in Omer'in selami var dersin. Uc zayif olursa Ebu Bekir'in, Omer'in, Osman'in selami var dersin. Dort zayif imkansiz da eger olursa, Ebu Bekir'in, Omer'in, Osman'in, Ali'nin selami var dersin, seklinde konusup memleketine gelir.

Bir zaman sonra sinavlar belli olur, arkadasi sinav sonuclarini bildirmek icin telefona sarilir, telefona ogrencinin annesi cikar.

- Teyze, oğluna soyle Ummet-i Muhammed'in selami var...



Zengin olan görgüsüz birisi şöforune sorar:Eşekle şöfor arasında ne fark vardır?


Şöfor bir süre düşündükten sonra mahcup bir şekilde:bilemedim patron... deyince, patron cevap olarak : eşeğe çüş diyince, şöfore ise dur diyince durur demiş.


Bunun üzerine şöfor çok sinirlenmiş, ama karşıdaki patron olduğu için bir şey söyleyememiş.


Belli bir süre sonra şöfor patrona:


Bir soru da ben sorabilimiyim patron? demiş.


Patron da sor bakalım deyince şöfor sorar:


Peki patron, eşekle patron arasında ne fark vardır?


Patron bir süre sonra:


Bulamadım şöfor, sen söyle bakalım deyince fırsatı yakalayan şöfor cevabı yapıştırır:


Vallahi patron bende bulamadım...


--------------------------------------------------------------------------------

Yeni asker olan Temel'e komutanı sormuş:

- "Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?"

Temel heyecanla cevap verir:

- "Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım."

Komutan tekrar sormuş.

- "Peki, karşıdan geliyorsa?"

- "Karşıya ateş açarım, komutanım."

- "Arkadan geliyorsa?" deyince komutan,

Temel dayanamamış:

- "Komutanım, bu ordunun benden başka askeri yok mu?"
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#70
Ynt: Biraz da Fıkra...

Nasıl fikir ama!

Karadeniz'de bir kasabada çukur varmış. Önünü görmeyen bu çukura düşer,yaralanırmış.
Kasabanın ileri gelenleri toplanıp çözüm bulmaya çalışmış.

İlki demiş ki:"Bence çukurun yanında bir ambulans bekletelim. Böylece düşenler hemen
hastaneye yetiştirilebilir."

ikincisi itiraz etmiş;"Ambulansla hastaneye varıcaya kadar adam ölür yahu!bence bu çukurun
yanına bir hastane kuralım."

üçüncü ileri gelen kişi Temel de dayanamamış;"Yahu siz ne diyorsunuz?Orada çukur var diye
yanına hastane yapılır mı hiç?Bence bu çukuru hemen kapatalım.
Hastanenin yanına yeni bir çukur açabiliriz.Nasıl fikir ama?"
 

AHSEN

hüzündür elimdeki sarı yaprak...
Katılım
5 Nis 2008
#71
tazecik bir fıkra...

65 yaşındakı teyzem bu gün anlattı ve bende burda böyle bir konu görünce :D taze fıkramı sizlerle paylaşmak istedim ;)



BİR KLASIK LAZ FIKRASİDUR

Dursun bir köşede oturmuş ağlarken ,Temeli görür
-ulu temel niçün ağlayisun der.
-biliymisun dursun kedim öldi ona ağlayrum.
-ula deme nasi öldi
_kedimi yıkaydum
-yıkarken mi öldirdun hayvanı
_yoook yıkarken değil sıkarken öldi :D
 
Katılım
12 Nis 2008
#72
2 Adet Fıkra :)

us fizikciler yerin 100 metre altinda bakir tel bulduklarini,
bunun ise atalarinin bundan 1000 yil öncesinde telefon sebekelerinin
oldugunu kanitladigini duyurdular.

bu olaydan 1 hafta sonra amerikan gazetelerinde ilginç bir manset.
amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 2000 yil öncesine ait
fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, amerikan toplumunun
ruslardan 1000 yil öncesinde gelismis digital haberlesme sistemleri
oldugunu söylediler.

bir hafta geçmeden türk gazetelerinde yeni bir manset.
türk bilim adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve
hiçbirsey bulamadiklarini, bunun ise atalarinin 5000 yil öncesinde
mobil telefon ve kablosuz iletisim sistemlerine sahip olduklari
sonucuna vardilar....


hasta galatasaraylı adam ölüm döşeğinde... yanıbaşındaki ogluna "evladım ben artık fenerbahceli olmaya karar verdim" der. babası gibi hasta gs'li olan oglu buna şiddetle karşı çıkar..."nasıl böyle bişi dersin babacığım...sen tüm hayatını galatasaraya adamamış mıydın?" baba cevap verir "dünyadan bir galatasaraylı eksilcegine bi fenerbahceli eksilsin..."
 

AHSEN

hüzündür elimdeki sarı yaprak...
Katılım
5 Nis 2008
#73
YANGIN VAR

Adamın birinin evinde yangın çıkmış. Komşuları yardıma koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş.. İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarıda beklemesini söylemiş. Dalmış tekrar duman ve ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya. Sonra karısını, sonra köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış.


Onu seyreden komşularından biri sormuş:
- "Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?" diye.
- "Kayınvalidem içeride!" demiş adam; "arada bir girip çeviriyorum!":))
 
Katılım
19 Ağu 2007
#74
Ynt: Biraz da Fıkra...





Askerde kamuflaj yarışması var...
Herkes
cuvallara giriyor,, komutan gelip tekme atıyor onlarda hayvan sesleri
çıkarıyorlar komutan onaylıyor...
Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav. Komutan
aferin diyor köpek çuvalı....
İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. Komutan gene
beğeniyor..
Böyle on onbeş çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapıyorlar...

Enson çuvala vuruyor ses yok... Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat,
tahta, tüfek, ses yok...
Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin...
Çuvaldan
kan sızmaya başlıyor..
Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses:

"Patateeeeeees"
 
Katılım
26 Nis 2007
#75
Ynt: Biraz da Fıkra...

FBI, eleman alımı için duyuru yapar. Üç kişi başvurur. FBI binasında
adayların hepsiyle tek tek görüşmeler yapılmaktadır. İlk adam içeri alınır
ve şu sorular sorulur : 'Karını seviyor musun?'

'Evet, efendim.'
'Ülkeni seviyor musun?'
'Evet, efendim.'
'Pekala, biz karını da getirdik. Şu an yan odada.' Ve masanın üzerine bir
tabanca koyar. 'Şimdi odaya gir ve karını öldür!'

Adam silahı alır, yan odaya geçer. 5 dakika hiç ses duyulmaz. Adam tekrar
ilk odaya geri döner. Kravatı gevşemiş, ter içinde kalmıştır.

'Yapamayacağım efendim.'
Ve orayı terk eder. İkinci adam içeri alınır. Aynı sorular, aynı
yanıtlar... Ve ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. Adam da
yapamayacağını söyler ve ayrılır.

Son adam Temel içeri girer. Aynı sorular. Ayni cevaplar. Ona da içeri
girip karısını öldürmesi söylenir.
Temel içeri girer. 5-10 saniye sonra içerden
silah sesleri gelmeye başlar. 'BAM, BAM, BAM, BAM, BAM, BAM!' Derken kısa
bir sessizlik ve ardından gürültülü bir cam kırılması duyulur. Adamlar
içeri girer, Temel biraz terlemiştir. FBI personeli sorar: 'Ne oldu?'

Temel cevaplar : 'Efendum bana verdiğunuz silah kurusıkı çıktı, o yüzden
karıyı camdan aşağıya atmak zorunda kaldım.'
 
Katılım
19 May 2008
#76
Fıkralar....

:)
Adamın biri kafeye gelir ve bir kola içer. Garson hesabı almaya geldiğinde fiyatı sorar. Kola fiyatının 260.000 lira olduğunu öğrenir ve yirmi altı tane on bin liralık demir parayı üstüste dizer. Garson tam parayı alacakken, bir vuruşta hepsini yere saçar. Birşey diyemeyen garson içinden söylene söylene paraları toplamaya başlar. Ertesi gün aynı adam, aynı garsondan bir kola ister. Hesabı öderken aynı şekilde yirmi altı tane on bin liralık demir parayı üstüste dizer. Garson tam parayı alacakken, yüne bir vuruşta hepsini yere saçar. Garson çok sinirlenir fakat birşey diyemez ve paraları toplamaya başlar. Bir sonraki gün aynı adam aynı kafeye tekrar gelir ve yine bir kola içer. Fiyatı sorar garsona. Neler olacağını bilen garson bezgin bir şekilde:
- 260.000 TL. diye cevap verir.
O da ne?.. Adam cebinden bir beşyüz binlik çıkarıp uzatır garsona. Garson büyük bir keyifle yirmi dört tane on binliği üstüste dizer ve tam adam alacakken öncekilerden çok daha kuvvetli bir vuruşla paraları kafenin içine saçar. Adam hiç istifini bozmaz. Cebinden iki tane daha on binlik çıkarıp atar diğer paraların arasına:
- Boşver... Bir kola daha ver bana...
 
Katılım
19 May 2008
#77
Ynt: Fıkralarımız nereye gitmiş?Gidenleri bilmem ama gelenlri memnuniytle kabul ederz

Uçak Yolculuğu
İki matematikçi bir uçak seyahatine başlarlar. Havalandıktan bir saat sonra bir anons duyulur:
- Sayın yolcularımız. Uçağımızın dört motorundan biri arızalanmıştır. Endişe etmeyiniz. Üç motorla uçuşu tamamlayabiliriz. Fakat beş saat sürecek yolculuğumuz yedi saate uzamıştır.
Yola devam ederler. Kısa bir süre sonra yeni bir anons duyulur:
- Sayın yolcularımız. Uçağımızın sağlam olan üç motorundan biri arızalanmıştır. Endişe etmeyiniz. İki motorla uçuşu tamamlayabiliriz. Fakat yolculuğumuz on saate uzamıştır.
Derken az bir vakit sonra üçüncü anons:
- Sayın yolcularımız. Motorlarımızdan biri daha arızalanmıştır. Fakat paniğe kapılmayınız. Tek motorla da uçuşu tamamlayabiliriz. Ancak yolculuğumuz on sekiz saate uzamıştır.
Bu son anons üzerine matematikçilerden biri şöyle der:
- Umarım bu son motor da arızalanmaz. Yoksa sonsuza kadar burada kalacağız. :D
 
Katılım
19 May 2008
#78
Ynt: Fıkralarımız nereye gitmiş?Gidenleri bilmem ama gelenlri memnuniytle kabul ederz

Bir devrin tüm en klas futbolculari cennette toplanmislar. Cennetin bas melegi
de futbola çok merakliymis. Seytani çagirtmis ve :
-Cennetle cehennem arasinda bir maç düzenleyelim ne dersin?
-Bosuna oynamayalim, biz kazaniriz, demis seytan.
-Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde.
Seytan seytanca gülümsemis ve :
-Ama bütün hakemler de bizde.
 

zulmet

Gözyaşlarımla Siliyorum Şimdi, Ruhumun Kirlerini..
Katılım
25 May 2008
#79
Ynt: Fıkralarımız nereye gitmiş?Gidenleri bilmem ama gelenlri memnuniytle kabul ederz

Baba çocuğuna :
- "Oğlum, Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi." demiş.
Çocuk da babasına :
- "Senin yaşındayken de Cumhurbaskanıydı."

:D :D
 
Katılım
19 May 2008
#80
Ynt: Fıkralar....

ADAMI GÖZÜMÜN ÖNÜNE GETİRİRİM
Arkadaşı Karadenizliye sormuş:
-Yalnızken kendi kendine konuşma huyun var mıdır?
-Ben kendi kendime konuşmam, demiş karadenizli.Adamı gözümün önüne getiririm, öyle konuşurum.
:D
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap