Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#1
Efendim İslam tasavvufu dersinde (aşk yukarı aşk aşağı:) vaziyeti ile hemhâl iken,hocamız pervane bülbülden daha aşık,daha doğrusu aşka daha fazla bürünmüş,aşkı daha fazla yaşamış nev'inden bişeyler fısıldadı..Öncelikle bunun nedenini veya öyle olup olmadığını size sormak istedim.Daha sonra hocamın buyurduğu nedeni sizin cevaplarınızdan sonra söyleyeyim..
 
E

Ebrar

#2
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

konu çok hoş gerçekten bunun için size tşk ederimm...aciz halimle bir kaç kelam edersem ancak şunalrı söyleyebilirim...evvela divan şiiri geleneğinde gül kesrettir.çünkü kat kat parça parça yaprakları vardır..tek bir bütün değildir gonca halindeyken bile içinde kesreti saklamıştır..bülbülde kesrete aşıktır bir nevi...sufli bir aşktır onun ki...aşık olunan ne kadar büyük olursa aşk o derece büyük olur öyle değil mi?eğer biz gerçek sevgiliye aşık olursak aşkımız o derce büyük olur...şimdi mum divan şiirinde çok önemli bir unsurdur..lakin mum mürşiddir...irşad edendir yani..gerçek aşıkda böyledir...çevresine ışık saçmak adına zülmet perdesini kaldırmak adına kesret düğümlerini çözmek adına kendini mahv u fena eyler fena ki fenafillahtır...pervane böyle bir sevgiliye aşıktır...aşkının büyük olmasıda kaçınılşmazdır...burada onun aşkının büyüklüğünü ispatlamak için şunu demeliyiz..mumu Allah olarak yani hakiki sevgili olarak düşünelimm...Allah kullarını aydınlatmak adına çok peygamber,evliya,alim,arif,aşık vs.. göndermiştir..ve tüm bu saydıklarımız hep Allah a yani mutlak sevgiliye ulaşmak istemişlerdir...buda kolay değildir tabiki..ona yaklaştıkça yanar aşık..keza pervanede muma yaklaştıkça yanmaya başlar..yanar yanar sonunda fena olur ve en sonunda beka olur baki olur O'nun vucüdünda...ama bu aynış tatlı bir yanıştır..nasılki pişmemiş pirinç tanesi tat vermez..yanmayan aşıkta tat vermez..yandıkça olgunlşaşır yandıkça aşkı büyür....
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#3
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

Güzel kelam etmişsiniz ama ikisinden biridir dememişsiniz.. Sanıyorum bildiklerinizden birer kuble sunmuşsunuz divanımıza,hepsini değil...Soruma tasavvufla yoğurulmuş bir cevapta bulunmuşsunuz..Muhterem söylediklerinizi biraz daha açın ki zatınız vesilesiyle nasiplenelim tasavvufun deruni rüzgarından..
 
E

Ebrar

#4
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

evet bende tekrar okuyunca farkına vardım nihayetini getirmemişim ama oysaki anlaşılcağını sanmıştım.demek istediğim şudur aşık olunan ne kadar büyük olursa aşıkda o derece yücelir.yukarıda izahını vermiştik şimdide söylüyorum ki pervane nin aşkı yücedir...daha büyük aşıktır o.bu tıpkı mecnunun ferhattan üstün ollması gibi.ferhat mecazi aşka düşmüş sevgilsini bi-sütun dağında kaldığı mağaraya resmetmiş bu görünen zahiri olan surete aşık olmuş...ferhatın aşık olduğu bir güzel surettir...mecnuna demişlerdi ya leyla kara kuru bir kızdır diye..verdiği cevabı söylemeye hacet yoktur...onun gözüyle leylaya aks etmiş olan Hak ı görmek gerekki büyük aşık oluna..ferhatın dağı bi-sütundur...oysa mecnuna atılam melamilik taşları bi-sütunu defalrca geçmiştir...belkide ferhat Hayali beyin atasözü olmuş beyitindeki balılklardan biridir...derya içredir amma derya nedir bilmez..
 
Katılım
12 Şub 2009
#5
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

Ben şöyle söyliyeyim: "Bülbül aşkın lafazanlığını yaparken,pervâne hiç ses çıkarmadan sevdiği ateş uğrunda yanar,kül olur." Onun için pervâne bülbülden âşıklık sahasında üstün gelmiştir.

Yıllar önce bir akşam vakti kitap okurken elektrikler sönmüştü.Mum ışığında kitap okumaya devam ediyordum.Birden mumun ışığında bir pervâne peyda oldu ve mumun ateşine kendini attı ve yandı.Bizzat şahit oldum...İşte aşk bu!
 
Katılım
11 Ara 2008
#6
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

Fena olmak aşkın en yüksek derecesidir ki pervane ateşte fani olmuş. Bülbül ise cünun mertebesinin verdiği sarhoşlukla feryat ediyor. Velhasılı
Biri aklını kaybetmiş biri kendini kaybetmiş.
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#7
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

Ey pervane ne kadar da çok hayranın varmış senin:) Bülbül sevgilisine karşıdan bakar onun için sabahtan akşama kadar inler.Aşkını haliyle değil diliyle niyaz eder.Halbuki Mevlana(ks) aşk kal işi değil hal işidir ancak diye öğretmedi mi bize?İşte pervane tam da bu düğümün üstüne işlemiştir aşkını. O sevgilinin ateşinde kendini yok eder.Dilini susturup gönlünü konuşturur.Onu karşısından değil içinden seyreder.Onunla arasına mesafe koymaz onunla bütünleşir.Ona karşıdan bakmaya bile tahammülü yoktur.Pervane için aşk sevgilinin aşkında bir karabiber misali kül olup onun dizinin dibine düşüvermektir.Feryat onun nesine!
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#8
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

Ebrar hocam ''aşık olunan ne kadar büyük olursa aşıkda o derece yücelir'' şeklinde bir cümle kullanmışsınız ama ben bu cümlenizi de açmanızı isterken haddimi aşmış olmam inşallah.
Bizce maharet sevgilinin güzelliğinde veye yüceliğinde değil; aşığın gönlündeki arayışın renginde gizlidir.Yani Mecnun aslında Rabbine aşıktı gönlü onu ararken Leyla onun için bir basamak oldu.Kays'ı mecnun eden Leyla'nın yüceliği değil bizatihi gönlünün yüceliğiydi.Herkes gibi Mecnun da bir ırmak taşıyordu yüreğinde.Ve herkes gibi bir denizle birleştirmeliydi ırmağını.Leyla Deniz'i haber veren çakıl taşlarıydı.Değeri ancak bu kadardı onun!Ferhat'ın bunu yapamamasındaki neden tamamen kendi yüreğiyle ilgiliydi.Irmağını deniz sandığı bir su birikintisiyle birleştirmek istedi ve Deniz'i göremedi..
 
Katılım
27 Eki 2007
#9
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

aşkına bağlılığın,sevgin ne kadar yüksek ise ya da yükselirse aşık da o derece yükselir diye düzeltmek istiyorum
 
Katılım
12 Şub 2009
#10
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

Şeyhülislâm Zekeriyâ-zâde Yahyâ Efendi'ye kulak verelim.O her şeyi söylemiş.Buyurun:


Arz-ı niyâzı bülbül-i zârın figân ile
Pervâne-i belâ-zedenin yâne yânedir...
 
Katılım
12 Şub 2009
#11
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

Niyâzî Mısrî de bizim gibi pervâneden yana:

Bülbüllere sorma yürü var hâlet-i aşkı
Pervâneden al gizlice tenhâ haberin sen
 

kelimelerin_ahengi

İnsan,dilinin altında saklıdır...
Katılım
18 Mar 2009
#12
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?


Söyleyenini hatırlayamadığım şu cümlelerde bir şeyler anlatıyor gibi :

"Ey seher vakti öten bülbül,aşkı pervaneden öğren.Çünkü o yanmışın canı gitti de sesi çıkmadı."
 
Katılım
5 Ara 2008
#13
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?


"Ey seher vakti öten bülbül,aşkı pervaneden öğren.Çünkü o yanmışın canı gitti de sesi çıkmadı."

Çok güzel ya aynı düşünce işığnda FUZULİ' NİN beyiti
Ehli temkinim beni benzetme ey gül bülbüle
Derde yok sabrı anın her lahza bir feryadı var
(ey gül sevgili yol yordam bilen sabırlı bir aşığım ben beni bülbülle ölçme derde sabrı yok onun çünlü her anda binlerce feryadı var)
pervane bu beyitte geçmiyor ama sessizce yanmak daha zor ve acı verici pervane daha aşık
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#14
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

Ateşe pervaneden daha tutkun biri varmış saman sarısı kağıtlarda saklı kalan..Aşkını âleme ilan etmede biraz tereddüt yaşamış ki adını pek duymamışız..Âşığımızın adı ne mi?Biraz merak edin bakalım :)
 

mustafabalci_07

"Sabır" eey gönlüm...
Katılım
28 Kas 2007
#15
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

karsidandakine kendinden biseyler sunmaktir ask
 
Katılım
26 Kas 2008
#16
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

aşk yanmaksa yandı ey pervana...
canana can vermekse canını verdi bülbül...
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#17
Ynt: Bülbül mü Pervaneden,Pervane mi Bülbülden daha Âşık?

ecrin' Alıntı:
Ateşe pervaneden daha tutkun biri varmış saman sarısı kağıtlarda saklı kalan..Aşkını âleme ilan etmede biraz tereddüt yaşamış ki adını pek duymamışız..Âşığımızın adı ne mi?Biraz merak edin bakalım :)
Semenderin sürekli ateş içerisinde yaşadığına ve ateşten çıksa öleceğine inanılır.Semender kendini saklı bir efsanede eritirken pervane efsanesini yakmayıp duyuruvermiş aşkını asırlardan da öteye..Fakat "pervane bile semenderin yanında acemi bir çırak kalır.Pervane,okulda ilk günü yaşayan bir çocuğun telaş ve heyecanıyla mum alevi etrafında uçuşurken;semender,uğraştığı ilmin bütün inceliklerini bilen ve bulunduğuyeri hak eden bir hoca gibi küllerin üzerine kurulmuştur" der Ömür Ceylan.Kimsenin kendisini bilmesine izin vermeyecek kadar asil bir aşık, semenderi de geçmiş bir aşık hâlâ vardır belki ne dersiniz..
Hasret,ateşin diğer adı ve ateş,aşkın yegâne tadıdır aşıklar için.Özlemleriyle baştan ayağa ateş kesilen ve bulundukları her yeri tutuşturan gerçek aşıklar,semenderler gibi yalnız bu alevlerin kucağında sükûnet bulurlar:
Yerin od etmedik kim vardır erbâb-ı muhabbetde
Semenderler gibi uşşâk da sükkân-ı âteşdir
-Şeyhülislâm Yahyâ-
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap