Çelişkiler silsilesi

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#1
Bendeler yüreği kadar ezikti yüreğim, kabuslar gizli kaçak vapurlarımda gezinirdi.
Farkındalıklarım bilinseydi daha kolay sindirirdim belki yaşamayı.
Ve sırlarımı zapt etme çilesine katlanmak zorunda olmazdım, hele ki susmalarda hiç boğulmazdım.
Sahi nasıl bir susuştu o öyle illallah dedirtti tutulamayan çenelere.
Tâ okyanuslara sirayet etmişti yankıları, dağları, kayaları yerinden oynatmıştı.
Gitmek… diyordu.
Bilsem bekler miydim en son biletin de satılmasını.
Alıp bendeliğimi turnalar eşliğinde hurmalar kavmine göçmek vardı ya, olmadı…
Gözlerdeki buğu istila edercesine çökmüştü tüm çıkışlara.
Gel seninle yeni bir oyun oynayalım diyordu alışık olmadığım bir edayla.
Oyunun adı “oyundan caymacılık.” İlk pes eden kazanır.
Sanırım benimle oyun oynuyordu, bendeliğim alay edilmeye gelemezdi.
Aldırmadım…
Akıllara zarar bir tepkisiz kalamamacılıktan aldırmamaya mı terfi ediyordum?
Ki geç bile kalmıştım…
Durumun vahametini hadise altında ezildikten sonra anlamak iyi olmadı tabi.
Vesvesecilere kulak asmamak gerekti.
Redde müstahaktı en başından aslında ama ah o cüz’i irade, ne iradesi, tam bir iradesizlik…
Her neyse, komşu vahadan oksijen transferi yapılmasını bekleme zamanı geldi yine.
Zira bu toz bulutunun kalbime çökmesine tahammül edemiyorum.
Belki sonra devam ederim…
 
Katılım
26 Nis 2007
#2
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Bilsem bekler miydim en son biletin de satılmasını..
Gönlünü başka diyara emanet edemezmiş insan,
Belki kurtarma palavrasıyla son bir firara salıverirdim benliğimi..
Hava bugün fırtınalı; herkes sukunet ile hemhal ama küçük bir çocuğun rüzgara emanet ettiği bir çığlık var işitilmeyen.. Kördürler, sağırdırlar..
Küçük bir oyun, siyah kuşağa varacak bir ustalıkla oynanan, körebe misali..
Işığımı size emanet edemem, gidip gönlümü kurtarmam gerek..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#3
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Küçük bir oyun, siyah kuşağa varacak bir ustalıkla oynanan, körebe misali…
Nasıl zimmetlendi bu körebelik üzerime bilmiyorum.
En iyisi bu sayfayı da yırtıp atmaktı ama böyle giderse sayfa kalmayacak bu defterde.
İki ortalı ömür defterini bu hale getirebilmeyi de başarabildim ya başka sözüm yok kendime.
Telafisizlikleri yaylım ateşine tutmalı belki de, bugün kendimle uğraşamayacağım.
Varsın görmezliğime, duymazlığıma ve istemezliğime kalsın meydan…
 
Katılım
26 Nis 2007
#4
Ynt: Çelişkiler silsilesi

İki ortalı ömür defterini bu hale getirebilmeyi de başarabildim ya başka sözüm yok kendime.
Şeytani bir dürtünün etkisiyle farkında olmadan sayıklıyorum bazen farkındayım;
Benim elime verilenin kareli olması benim suçum muydu? Oysa lüksüm yok..
Hayatın taslağını uçlu kalemin yasak olduğu yıllarda avuçlarımda sımsıkı tuttuğum tahtanın suretini bastıra bastıra kağıda ezberletmeye çalıştığım vakitler arasında savurmuştum..
Belki de bu savurganlık yüzünden yoksun kaldım suçunu hayata atabileceğim basamaklarla tanışmaktan..
Güçlü atılan adımların telafilerinin uzun zaman önce benim kör sandığım şahin bakışlı bir kurşuna kurban gittiğini bilemezdim evet.. Ne farkeder?
Nihayetinde bir uçurtmanın ipi kadar değer taşıyor keşkeler..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#5
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Nihayetinde bir uçurtmanın ipi kadar değer taşıyor keşkeler…
Gereklilik kipinin hikayesini ve rivayetini kullanmaktan korkmak değil de neydi bu.
Kahretsinlere rağmen tırmanmaya çalış hadi bu son basamak telkinleri de cabası.
Adım gibi bildiğim gerçeklerden saptıramazdı beni zaman, hani ne oldu şimdi?
Terazinin yoksul kefesi biraz torpilli oldu bu defa hepsi bu, birilerinin sahtekarlıkları satılığa çıkarmasını beklemeli şimdi. İyi bir pazarlığa oturmalı ve hiç iz bırakmamalı.
 
Katılım
26 Nis 2007
#6
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Birilerinin sahtekarlıkları satılığa çıkarmasını beklemeli şimdi.
Hep o birilerine endeksleyerek isabet ettirmiştik ıskalama seyanslarını.
Bu defa pazarlık yok, istasyonla özdeşleşen benim..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#7
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Bu defa pazarlık yok...
Dehlizler arasında sıkışıp kalmayı tercih etmiştim bir kere, ne haddime kaderle pazarlık.
Vicdanıma uymayan yasak bahçenin yasak meyvalarıyla hem dem olmuştum çoktan.
Ama yanardağın kanayan gözyaşları beni ısıtmıyordu bile, bu an benim miladım olmalıydı...
 
Katılım
26 Nis 2007
#8
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Bu an benim miladım olmalıydı..
Ama tevbenin en acı yanı üzerine çağdaş kalemler çekip modern perdelerle örtbas edilemeyişiydi.
İtinayla ruha işlenmiş günahları sil baştan dokumak mı? Kim demiş lütuflar sancısızdır her daim diye!
Yalnız kendi oyuncağım hâline getirmeye göz yumduğum zamanı, bahtiyar bir cehaletle emanet ediyorum hakkım olmadan, küstahlıkla..
Arı gözüyle bir kır çiçeği misali, beni bekleyen bir altıgene özümü borçluyum..
Öyleyse "Ve beşşiri'l-mü'minin.."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#9
Ynt: Çelişkiler silsilesi

İtinayla ruha işlenmiş günahları sil baştan dokumak mı?
Hayatı kaynatmaya çalışmanın neresini yeniden dokuyabilirim ki?
Küçük ama etkili ilmikler...Unutulmazlarıma biçtiğim pahalar kadar etkili...
"Hangi diyarın tozunu getirdi bu defa rüzgar" diyememek kadar küçük...
Boşuna çırpınma iyisi mi sen. Bu ufacık yıllığa sığdıramazsın bu kadar solgunluğu...
Hele de o kırık çıkıkları ayıklamadan asla...
 
Katılım
26 Nis 2007
#10
Ynt: Çelişkiler silsilesi

"Hangi diyarın tozunu getirdi bu defa rüzgar" diyememek..
Rüzgarın hep aynı yönden estiğini akıldan çıkarmadıkça ne farkeder anıları dolaştırıp getirdiği mekanlar..
Hem çok zaman geçmedi mi uğultusunu mekanik melodilere feda edeli?
Ben zihnimin fonundaki şarkıya takılıp kaldığımda da sesleniyordu rüzgar başka makamlarda..
Bu kadar gürültünün içerisinde hatırladığım tek şey çalı süpürgesine tutturulup olabildiğince uzağa savrulmuş iyi niyet teşebbüsleri..
Benim elemle işim yok ama rüzgar; kaf dağına yüz sürmedikçe o da hicaz yakınacak çaresiz..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#11
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Ben zihnimin fonundaki şarkıya takılıp kaldığımda da sesleniyordu rüzgar başka makamlarda...
Ve o sese kafa tutacak göz yoktu yüreğimde.
Madden ve mânen, tam bir teslim oluştu bu.
Yuvasında sabırsızlanan bir kurşuna bundan güzel davetiye çıkarılamazdı.
Bu yüzden bazen imrenmiyor değildim ona.
Nasıl da kendi parmaklarıyla dokuduğu sevdasını yine kendi parmaklarıyla ilmik ilmik sökebiliyordu.
Neye çalım atmaktı bu? Kadere mi?
İşte ben kaderin tam o sınırındaydım ve korkusuzca mayınlara meydan okumalıydım.
Ama yine, bir adım bile atamadım...
 
Katılım
26 Nis 2007
#12
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Neye çalım atmaktı bu? Meçhule temayül neden?
En ciddi kararlarımı bir çalım bahanesiyle almamış mıydım ben?
Öyleyse bütün güzellikleri sahiplenmek de nerden çıktı?
Ve en derine sindire sindire benimsemek..
Hayal edemeyeceklerini yaşamakmış vakit geçince herşeyin hayal gibi gelmesine sebep.
Taşlar yerine oturuyor yavaş yavaş, bırakın sabitlik uğruna bu yükü taşımaya hazırım ben..
Öbür yandan acula, zaluma, cahula diye haykırılıyor yüreği çökerten bir sadayla..
Kim bilir belki de 30 kilodan 1 gram fazla bavulumla adliye koridorlarında zulmumü aramaktayım sadece..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#13
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Taşlar yerine oturuyor yavaş yavaş...
Kabuğunun çelikten yapıldığına inanmış bir yumurta gibiydin işte...
Ve kendi ellerinle kurduğun tuzağa kendin düştün...
Taşa gerek yoktu kırıklarını yüceltmek için, kendi yaralarını kendin besliyordun.
Şimdi istediğin kadar umut bas o yaralara, nafile...
Ne güvenilirliği kaldı cesaretinin ne de geçerliliği.
 
Katılım
26 Nis 2007
#14
Ynt: Çelişkiler silsilesi

...nafile..
Mazi için anlamlı, geleceğe matuf kılındığında imanla alışveriş içersinde..
Mü'min; havf ve reca arasında.. Ümit ve korku.. Bir de mahabbet..
Gerçekten düşünürse insan, neydi adı belki tefekkür, sözcüklerden kaçarmış.
Susamam; kapıyı açmak senin elindeyse, en azından yoldan çekil kardeşim.
Sanır mısın ki masallar çocukların oyunlarından daha masum?
Bildiğimden mi sanki..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#15
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Bildiğimden mi sanki...
Öldürdüğüm zamanların hesabını nasıl vereceğim kim bilir, kaçadır bir tutam zaman, paha biçilemez mi yoksa ona?
Güneşe ya da yıldızlara sormuyorum cevap verirler diye, susuyorum ve yola doyamayan yolcular gibi yürüyorum sahralarca, kulaklarım sağır her şeye...
Ya cevap verirlerse?
...
Bu defaki sahranın özel bir girişi var ve kapıda asılı bir tabela:" Göz yaşı olmayan giremez." Haliyle hiç oyalanmadım kapıda.
Ve bir anda kendimi uçsuz, bucaksız ve dalgasız bir denizin kıyısında buldum, gözyaşlarıyla besleniyor olmalıydı bu mavilik...
Bir süre burada oyalanmak fena olmazdı ama ya zaman!
Ve hesap, ya değer...
Bildiğimden mi sanki...
öylesine...
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#16
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Saklanmışsın! Sana gelmezmiş bu havalarda ortalarda dolaşmak.
Rüzgarların sancılarını ihbar etmesinden korkuyormuşsun ve bulutların iklimini istilasından...
Hem kendi dünyanda yeterince kalabalıkmışsın, artık başka alemlere tokmuşsun...
Saklanmışsın, ama duydum...
Ağlamışsın...
 
Katılım
18 Mar 2009
#17
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Kısacası hepsini beğendim...Üşendim beğendim butonuna basmaya :)
 
Katılım
26 Nis 2007
#18
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Üşendim beğendim butonuna basmaya.. diye başlayıp birkaç satır yazacaktım ama Dil-şad'ı kızdırmayalım şimdi :)


Rüzgarların sancılarını ihbar etmesinden korkuyormuşsun,
Oysa ben çok sır verdim onlara, dolaştırsınlar diye kulaktan kulağa..
İnsan bazen korkusuzluğun korkusunu yaşar, belki onlardan biri..
Tahtadan kapını olur olmaz tıklayıverir bir kor;
İbrahim soyundan geldiğini unutursun!
Ahh demeli bazen, ahh hep korkusuzluğun korkusunda kalıverseydim.
Şimdi bu acziyet hepsinden çok acıtır benliği..
 
G

gülücüğüm

#19
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Evet bu aralar bazı narsist eğilimlerim olduğu doğru.
Ama bunlar aslında gerçekleri ört-pas etme girişimlerim.
Hem tereyağ, tereyağ gibi kokmuyor diye, ineği otlatan çobanı suçlayamayız.
Kaldı ki nereye gitsem, sesleri değişse de ifadeleri değişmiyor insanların.
Söylenenlerin tümü yalan değildi belki; ama gerçeklerin bir kısmı ifade edildi, kabul edilmeli.
Şimdi deniz üzerinde yapacağın yolculuk sayısı,
Yazdığın ve zoraki oynattığın oyunun bedeli olmaya yetmeyecek.
O damlaların onda birine değeceğini bilsem ortak geleceğin,
Tek kara kalem darbesiyle çizmeye hazırım ettiğim büyük lafların üstünü!
 
Katılım
6 Mar 2008
#20
Ynt: Çelişkiler silsilesi

Tek kara kalem darbesiyle çizmeye hazırım ettiğim büyük lafların üstünü!
Büyüklüktende öte koskocaman işte, bir kahvenin telvesi miydi beni bu hale sokan bilemedim.
Aklımla tuttuğum eli gönlüme de tutturmak istedim duygusuzca, işte öyle süzgece doldurdum bütün sevgileri...
Ben verdikçe onun gittigini anlayamadım işte
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 1)

Giriş yap