Cem Yılmaz Küçükken

Katılım
18 Mar 2009
#1
> 'Ben Küçükken Çok Salaktim; edip akbayram'in ismini edi zannederdim.
> yani o, benim için 'edi pakbayram'di.
>
> ablama, 'nasil olup da koca bir günü canin sikilmadan evde oturarak
> geçiriyorsun?' demistim. 'büyüyünce insanin cani sokakta oynamak
> istemez ki' cevabini vermisti. uzunca bir süre büyüyüp büyümedigimi
> anlamak için kendime, 'canin sokakta oynamayi istiyor mu?' diye
> sormustum.
>
> >
> dedemle parka gittigimiz bir gün trt'ciler çekim için oradaydi.
> beni oynarken çektiler. yayin günü bizim aile jeneriginde gözüktügüm
> çocuk programini izlemek için televizyon basina geçti. kendimi ekranda
> görünce, 'beni niye parkta unuttunuuuz?' diye gözyaslarina bogulmustum.
>
> geri vites' kavramim yoktu. soför, kolunu koltuga atip arkaya
> dogru bakinca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
>
> benden büyük kuzenlerim dondurmacilarin dondurma külahlarinin sivri
> kismiyla kulaklarini karistirdigini söylemisti. inanmistim. hâlâ da
> külahlarin sivri kisimlarini yemem. çöpe atarim.
>
> büyükannem bir gün ölürse sevdigim dizilerin olmadigi bir gün ölsün
> istiyordum.
>
> abimle karaoglancilik oynardik. o karaoglan olurdu, beni de bizans
> askeri yapardi. sonra evire çevire döverdi. çok mühim bir sey
> yaptigimi sandigim için canim yansa bile hiç sesimi çikarmazdim.
>
> bulmacalardaki, 'annenin erkek kardesi' kismina dayimin bes harfli
> ismini sigdirmaya çalisirdim.
>
> anaokulunda patates baskisi yapmayi ögrenmistik. o kadar hosuma
> gitmisti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmistim. ancak
> sanat
> merakim annemin yeni aldigi beyaz etege patatesi yapistirmamla son
> bulmustu. Hem gönlünü almak hem de el koydugu patateslerime ka vusmak
> için
> dahiyane bir
> fikirle ögretmenimin yanina gittim. 'annem' yazisini patatese oydurttum.
> sevinçle eve gelerek soyundum. renkli boyalara batirdigim patatesi
> vücudumun
> her tarafina bastim. sonra da annemin karsisina geçtim. beni o halde
> görünce aglamaya baslamisti.
>
> madonna ile maradona'yi kardes zannederdim. kendi kendime,
> 'bunlarin babasi ne sansli be. bir çocugu futbolun krali, öbürü
> müzigin kraliçesi' derdim.
>
> birinden özür diledigim zaman Allah'in bana bir özür verecegini
> sanirdim. sakat olacagimi düsünüp hemen 'diledigim özürü' geri
> alirdim.
>
> kurban bayrami'nda toplanan derilerden uçak yapildigini sanirdim.
> uçaklarin dis yüzeyinin bu derilerle kaplandigi için türk hava
> kurumu'nun
> topladigini düsünüyordum. uçak kaçirma filmlerinde silahla ates
> edildiginde ya da bomba patladiginda, 'ayyy! deri delindi!' derdim.
>
> annem banyodan çiktiktan sonra babamin söyledigi, 'sihhatler olsun'
> lafini 'saatler olsun' diye anlardim. bunun da, 'banyoda amma çok
> kaldin' gibi bir sey demek oldugunu sanip babamin anneme kizdigini
> düsünürdüm. annemin buna karsin niye sadece, 'sagol' dedigini merak
> ederdim. 'ne kibar kadin, babam kizsa da hiç muhatap olmuyor'
> diyerek anneme hayran, babama kil olurdum.
>
> Babaannemin maceraları :
>
> Video kasetlerin revaçta olduğu dönemde ailecek Rocky 4'ü
> seyrediyorduk. Stallone'nin Rus boksörü yendiğini gören babaannem,
> 'Bizim çocuk yensin diye Yasin adamıştım. Gidip okuyayım bari' demişti!
>
> Amcam 1984 yılında Almanya'dan kutu kola getirmişti. O zamanlar
> Türkiye'de kutu kola henüz yoktu. Babannem biz içtikten sonra
> kutuları atmayıp bulaşıklarla beraber yıkamış, ardından da bardakların
> arasınakoymuştu!
>
> İzmir'de abimlerdeyken televizyonda Ajda Pekkan'ı seyreden, birkaç
> gün sonra İstanbul'a döndüğünde televizyonda yine Ajda
> Pekkan'a rastlayan babaannemin yorumu: 'Buraya da mı geldi bu zilli!
> Nereyegitsem peşimde!'
>
> Babaannem ev kalabalık da olsa hep televizyonlu odada namaz kılar.
> Alışmış olsa gerek, sesten hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza
> durmuşken
> biz televizyon izliyorduk.
> Kanalları gezerken birden babaannemin ahenkli sesi dua ile karışık bir
> şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı:
> 'Velem yuleeedd. Kanalı değiştirmeeee! Velemyekunlehu. Ajans
> başlayacaaak.
> Kufuven ahad!'
>
> MTV'de yabancı klip seyrettiğim zaman babaannem, 'Oğlum anana mı
> sövüyorlar babana mı belli değil. Sen bana İnanç Dünyası'nı aç
> da seyredeyim' derdi!
>
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#2
Ynt: Cem Yılmaz Küçükken

:D :D
eheh sağolasın
 

Hikmet

Terliklerimle...
Katılım
16 Eyl 2009
#4
Ynt: Cem Yılmaz Küçükken

Bunların hepsini gerçekten yaşayıp yaşamadığı konusunda şüpheliyim. Zira komedyenler insanları güldüreceğiz diye mübalağa yapabiliyorlar. İşin hakkını vermek kısmına gelince, Cem Yılmaz bunu en iyi yapandır.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap