Cemil Meriç

Katılım
27 Mar 2006
#1
Ne garip bir oyuncak şu insan! Yürür, konuşur ve acı çeker. 70 kilodur. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez. Bir nevi ıstırap makinesi. İplerini başkaları çeker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir bilinmez. Sınırsız olan hayalleri ve acı kabiliyeti. Etten bir kafes ve aciz içinde kıvranan bir ruh. Vücut araba, akıl arabacı. Ama gözleri bağlı arabacının, arabaya hükmeden, atlar... Buda haklı: Varolmak için yok olmak lazım, parça bütüne kavuşacak ki hasret dinsin. Bütün musiki, bütün şiir, bütün aşk, bu bir çuval kemik, bu asi ten, bu aptalca endişeler ne olacak? Ne olacağını bilen var mı? Kader hep oynayamayacağı roller yükler insana ve ıslıklar. Alkış sahtekârların...

(Jurnalden) Cemil MERİÇ
 
Katılım
27 Mar 2006
#3
Ynt: Cemil Meriç



mehmet baki' Alıntı:
kardelen merhaba;

bu cümlenin mahsus koyu yazılmasının bir hikmeti olmalı zahir? aceb ne ola?
Merhaba hocam;


Bir üstadın sözünü başka bir üstadın sözüyle açıklamaya çalışayım,

Ben ki, toz kanatlı bir kelebeğim,

Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,


Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim,

Dev sancılarımın budur kaynağı!

Bazen, "hayat, ben artık pes ediyorum hangi yönden eserse essin rüzgar" diyesim geliyor...
 
Katılım
3 Ağu 2008
#4
Ynt: Cemil Meriç

kardelen' Alıntı:
Bazen, "hayat, ben artık pes ediyorum hangi yönden eserse essin rüzgar" diyesim geliyor...

pes etmek?

anacağımdan duyduğum bir sözü söylemek isterim: "Allah var darlık yok!" bir de başka bir sözü hep tekrar eder: "kul darlanmadan hızır yetişmezmiş!"

ve ayrıca necib bey'in çilesi iman ile neticelenmiş:

"diz çök ey zorlu nefs önümde diz çök
heybem hayat dolu, deste ve yumak
sen bütün dalların birleştiği kök
biricik meselem sonsuza varmak"

Allah kuluna kadıramayacağı yükü vurmaz.

pes etmek yok.

hürmetler...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#5
Ynt: Cemil Meriç


Cemil Meriç...

Adı anıldığında durup da düşünülmesi gereken mütefekkir.4 yaşında okuma yazmayı öğrenen yaşıtları dışarıda oyun oynarken kitaplarıyla hem-dem olan fikir işçisi. Gözlerini kaybetmeyi göze alarak okumayla düşünmeyle geçen bir ömür. Öyle mükemmel bir şahsiyet ki en mükemmel eserlerini gözlerine perde inince verebilmeyi başarabilmiş, gah fil dişi kuleden toplumu seyderen bir lider gâh bize bizim hikâyemizi anlatan bizden biri ! Tüm zorluklara rağmen yaşamayı ve üretmeyi kendine düstur edinmiş denize bıraktığı ağzı tıpalı şişenin içine yazdıkları bugün dahi ulaşması gereken noktaya ulaşmamıştır. mevla nasib etsin !

üstadın gözlerinin feri gitmeye yüz tuttuğu demlerde sandalyesini masanın üzerine koyarak ışığa yaklaşarak okurmuş okuyacaklarını. aklından bile geçirmemiş okumayı bırakmayı. ışığı aşağı indirmeme sebebi ise o kabloyu uzatacak parasının dahi olmamasıdır ve bir hatırasında Elazığ'da günlerce aç gezdikten sonra karnını doyurmak için hırsızlık yaptığından bahseder seneler sonra o lokantaya borcunu ödemek için gittiğinde oranın yerinde yeller esmektedir, onun mahsunluğuyla ayrılır oradan...

kolay değil dostlar Meriç olmak ! Hatta onu anlamak dahi kolay değil... Onun düşündüklerini anlamak konusunda o kadar küçüğüm ki...

mekanın cennet olsun ...
 
Katılım
20 Haz 2018
#6
Ynt: Cemil Meriç

Türkiye de "aydın , müfekkir , münekkid , mütercim ,münzevî " vasiflarina haiz ender kişilerden. Kudemâ nın ifadesiyle " Nev ' i şahsına münhasır biri. Hülasa -yı ömrünü öğrenmek ve öğretmek olarak tarif etsek sanırım yanılmış olmayız.Cemil Meriç 'in yazılarında kendisini bizlere tanıtan cümlelere denk geliriz İşte onu tanımlayan cümleler :

"Kimim ben ? Kendini Türk irfanina adamış bir kültür işçisi"
"Başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır " diye tanımlayan fikir adamı.

Bize emredilen "oku " emrine gözlerini feda eden güzel insan.

"Cemil Meriç gece gündüz okurdu. Bu yüzden gözlerinin gücünü her gün biraz daha yitirdi. Ne var ki, o buna hiç aldırmaz, odasında masasının üstüne sandalye koyar, kendi de sandalyeye çıkarak kitabını ampüle 30 santim uzaklıkta tutardı. Bunu, elektirik ampülünü aşağıya kadar uzatacak kordona verecek parası olmadığı için yapardı. bunca parasız oluşunun sebebi ise, eline geçen paranın tamamını kitaba yatırmış olmasıydı. kendisine birşey sorduğunuzda, size verdiği karşılığın filanca yazarın filanca kitabının filanca sayfasında olduğunu belirtirdi."
(Alıntıdır)
Yoksulluk kitaplardan yoksun kılmadi onu.Yasadigi çağa garip düştüğünden olsa gerek münzevî duruşu , "kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim" itirâfı.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap