Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” olarak adlandırılan şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yönelim başlar.

Bu dönemin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1- Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çama.arı aralıksız olarak sürmüştür.

2- Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.

3- Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.

4- Şiir, roman, hikaye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur.

5- Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı) yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla “yerli” ve “halka doğru” ; veya Batı’nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.

Yine bu dönemde (1928) ortaya çıkan “Yedi Meşaleciler”, “Beş Hececiler” gerçeklere dayanmayan “memleket edebiyatı” anlayışına sahip olmakla suçlamışlardır. Amaçları “canlı, samimim ve gerçekçi olmak” şeklinde açıklamışlardır. “Yedi Meşaleciler” adını almalarının nedeni ise “Yedi Meşale” adlı derginin etrafında toplanmış olmaları ve bu adla ortak bir yapıt yayınlamalarıdır. Bu sanatçılar şunlardır:

MUAMMER LÜFTİ BAHŞİ

VASVİ MAHİR KOCATÜRK

ZİYA OSMAN SABA

SABRİ ESAT SİYAVUŞGİL

CEVDET KUDRET SOLOK

YAŞAR NABİ NAYIR

KENAN HULUSİ KORAY

1940 SONRASI EDEBİYATI
 
Katılım
25 Şub 2009
İkinci Dünya Savaşı sonrasında “insan”, “yaşam” ve “dünya” arasında güvenilir olmayı gerektirir; yeni ortaya çıkan dünya görüşleri; sanat anlayışımızda köklü değişikliklere yol açar.

Hikaye, roman ve tiyatro eserlerinde “yurt” ve “köy” sorunlarına yönelim başladı.

1940 yılında Orhan Veli Kanık, Melik Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu, “Garip” adlı bir şiir kitabı yayınlayarak yeni bir hareketi başlattılar. Buna “I. YENİ ŞİİR HAREKETİ” adı verildi. Amaçları, şiirde iç ahengi yakalamaktır. Dış ahenk ögesi olan ölçü ve uyağa önem vermezler. Söz sanatların şiir için zararlı bulmuşlar ve şiirin kaynağının bilinçaltı olması gerektiğini savunmuşlardır. “Şiir halka seslenmelidir” anlayışıyla günlük hayatta olan her şeyi şiire konu olarak almışlardır.

Daha sonraları ortaya çıkan ve “İKİNCİ YENİLER” adı verilen şairler ise “şiir için sanat ” anlayışına dayanan, sürrealizmden daha aşırı bir soyutlama anlayışını sürdürmüşlerdir. Bu sanatçılardan bazıları şunlardır: İlhan Berk, Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan.

1940’tan Sonraki Türk Edebiyatında Roman ve Hikayede Sosyal (toplumsal)Gerçekçiler:

Bu akım ; bir meseleyi, bir derdi ortaya koyarak, topluma faydalı olmak istiyordu. İlk ürünleri, Anadolu köy romancılığıdır. Konuları: işçi-ırgat hayatı,sınıf çatışmaları,grev-lokavt gibi durumlar, toprak-su kavgaları...

Önemli Temsilcileri:

Kemal Tahir: Konularını cezaevi yaşantılarından , Kurtuluş Savaşı’ndan, eşkıya menkıbelerinden aldı. Gerçek bir Anadolu romanı oluşturdu.

Eserleri: Roman:Yorgun Savaşçı,Devlet Ana ...

Orhan Kemal: Hayatına girmiş yüzlerce kişinin kader ve direnişlerini yazdı. Sürükleyicilik,tabiilik, gerçeklik eserlerinin özelliğidir.

Eserleri :Roman: Murtaza, Hanımın Çiftliği...Tiyatro:72.Koğuş...

Yaşar Kemal: Genellikle Çukurova insanının hayat savaşlarını şiirli bir dille yazdı. Tezli romanı savunur. Folklor unsurları ve güçlü doğa tasvirleri görülür.

Eserleri: Roman:İnce Memet, Yer Demir Gök Bakır, Teneke...

Fakir Baykurt: İçinde doğup yetiştiği köylülerin hayatını yazmıştır.

Eserleri: Roman: Yılanların Öcü, Tırpan, Kara Ahmet Destanı...Hikaye: Can Parası.

5) Bağımsız Yazarlar:

Halikarnas Balıkçısı (Cevdet Şakir Kabaağaçlı): Konularını daima Ege ve Akdeniz kıyılarından çıkardı.; balıkçıları, sünger avcilarını...işledi.

Eserleri: Hikaye: Merhaba Akdeniz...Roman :Deniz Gurbetçileri..

Haldun Taner: Gücünü gözlem, mizah ve yergiden alan hikayeleriyle tanındı. Epik tiyatro türünde eserler verdi.

Eserleri: Hikaye: Şişhane’ye Yağmur yağıyordu, On İkiye Bir Var...Tiyatro:Keşanlı Ali Destanı, Sersem Kocanın Kurnaz Kocası...

Tarık Buğra: Tek adamın dengesiz, bazen alaycı, bazen acılı tedirginliğini ele alır.

Eserleri:Roman:Küçük Ağa , İbişin Rüyası...

Diğer Bağımsız Yazarlar:

Samet Ağaoğlu, Oktay Akbal, Selim İleri , Cengiz Dağcı, Füruzan, Orhan Pamuk.

6)Tiyatro:

Vedat Nedim Tör (kör), Turgut Özakman (duvarların ötesi, Sarı Pınar), Güngör Dilmen (Midas’ın Kulakları ) , Sermet Çağan (Ayak Bacak Fabrikası) , Cevat Fehmi Başkut (Paydos, Buzlar Çözülmeden, Harputta Bir Amerikalı)

Deneme ve Eleştiri:

Nurullah Ataç : Deneme, eleştiri yazdı. Çeviriler yaptı. Türkçe’nin özleşmesi için yılmadan savaştı. Yeni bir dil ve anlatım biçimi yarattı.

Eserleri:Günlerin Getirdiği, Okuruma Mektuplar...

Suut Kemal Yetkin: Edebiyatın çeşitli konularında özlü ve açık bir anlatımla yazdı.

Eserleri:Denemeler, Edebiyat Konuşmaları..
 
Katılım
25 Şub 2009
Ynt: Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı

1940 YILINA KADAR TÜRK EDEBİYATI ATATÜRK DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI (1923-1938)



Bu dönem, ülkemizde tüm kurumlarda köklü değişikliklerin olduğu, ulusalcı, uygarlıkçı bir dönemdir.

* Teokratik devlet biçiminden, demokratik devlet biçimine yöneliş, laiklik, hukuk alanındaki değişiklikler, Latin alfabesine geçiş, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumunun kurulması, kalkınma ve eğitim seferberliği. ülkenin değişmekte olan yüzünü göstermektedir. Bu durum edebiyatta da yüzünü göstermiş, bir doku değişikliğine yol açmıştır.

* Dilin özleşmesi hızlanmıştır. TDK’nın kurulmasıyla bilimsel nitelik kazanmıştır.

* Cumhuriyet Dönemine kadar yazar ve şairlerimiz büyük kentlerde yaşayan varlıklı kişilerdi. Bu dönemde özellikle de Köy Enstitülerinin kurulmasıyla toplumun her kesiminden yazarlar yetişmeye başladı. Böylece köylüyü ve halkı anlatan; halka yönelmiş bir edebiyat oluşturulmuştur. MEMLEKET EDEBIYATI geleneği oluşmuştur.

* Gerçekçi ve gözlemci anlatım dikkati çeker. Duygusal yapaylıktan uzak, süs ve özentiden uzaklaşılır. Gerçekler çıplak bir dille çarpıtılmadan anlatmıştır.

* Tiyatro alanında önemli gelişmeler olmuştur.

* Dönemin ilk belirgin örneklerini Yakup Kadri Karaosmanoğlu vermiştir: Yaban(toplumdaki aksaklıkları işleyen eleştirel tavır), Kiralık Konak(üç ayrı kuşağı anlatmıştır), Hüküm Gecesi, Bir Sürgün, Nur Baba

* Açlık ve savaşlardan sonra toplum Reşat Nuri'nin duygusal aşk romanı Çalıkuşu ile sarsıldı. Kendisine yeni hedefler belirledi.

* Peyami Safa psikolojik çözümleme yolu ile Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Bir Tereddüdün Romanı, Matmazel Noralya'nın Koltuğu adlı eserleriyle karşımıza çıkar. Fatih Harbiye Romanında ise Doğu-Batı çelişkisi anlatılır.

* Mithat Cemal Kuntay "Üç Istanbul" ile tarihsel roman örneğini vermiştir.

* Gerçekçilik, 1930'da Sabahattin Ali ile Türkiye' ye yerleşti. (Kuyucaklı Yusuf)

* S.Ali aile, kişi, olay, tarih, çevre, sorun, düşünce ve duyguları ekonomik altyapıya ve onun biçimlendirici etkisine bağlayarak öyküyü ve romanı olgunlaştırmıştır.

* Tanzimat’tan sonra ortaya çıkan alafrangalığa özenen gençlik ile eski nesil çatışmaları eserlerde konu oldu. Eski değerlerle- batılı anlayış çatıştı.

* Halk kültürüne önem verildi. Folklor çalışmalarına hız verildi.

Memleketci siirin öncüleri:

§ Ömer Bedreddin Uşaklı

§ Ahmet Kutsi Tecer

§ Ali Mümtaz Arolat

Vatanın kutsallığı- kahramanlık temalarını işleven şairler: ·

§ Necmettin Halil Onan

§ Halit Fahri Ozansoy

§ Behçet Kemal Çağlar

§ Orhan Şaik Gökyay

Diğer önemli Sairler:

§ Necip Fazıl Kısakürek

§ Ziya Osman Saba

§ Ahmet Hamdi Tanpınar

§ Nazım Hikmet

1940 ŞİİRİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ:

Ø Genellikle dörtlük nazım birimi kullanılmıştır.

Ø Kafiye örgüsünde çapraz ve sarma kafiyelerde kullanıldı.

Ø Hece ölçüsü kullanıldı. Bunun yanında serbest nazım iyice benimsenmiştir.

Ø Serbest nazım giderek artan şekilde kullanıldı.

Ø Şiirler sade, anlaşılır, açık bir dille yazıldı.
 
Katılım
25 Şub 2009
Ynt: Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı

BEŞ HECECİLER

Temsilcileri:

• Faruk Nafiz Çamlıbel
• Yusuf Ziya Ortaç
• Orhan Seyfi Orhon
• Halit Fahri Ozansoy
• Enis Behiç Koryürek

“Aruz sizin olsun hece bizimdir
Halkın söylediği Türkçe Bizimdir
Leyl sizin, şeb sizin, hece bizimdir.
Değildir bir mana üç ada muhtaç.

ZİYA GÖKALP
* Ziya Gökalp’in yukarıdaki sanat adlı şiirini kendilerine ilke benimsenmiş görünürler.
* Birinci Dünya Savaşı yıllarında devrin yöneticileri tarafından ulusal coşkuyu yaratacak şiirler yazmaları için teşvik edilmiştir.
* Mili edebiyat ilkesine bağlıdır.
* Anadolu halkının hayatını, sanat anlayışını, kültürünü eserlerinde tema olarak seçtiler.
* Kahramanlık şiirleri yazdılar.
* Halk şiirinin nazım biçimlerini benimsediler.
* Yalın, sade, süssüz bir anlatımı benimsediler. Halk dilini yönelişleri yer yer basmakalıp söyleyişlere yol açtı.
* Halkın beğenilerini ve kültürünü eserlerinde tema olarak seçtiler.
* Divan edebiyatı anlayışının kırılmasına yol açtılar.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni



YEDİ MEŞALECİLER

Temsilcileri:


- Sabri Esat Siyavuşgil
- Ziya Osman Saba
- Yaşar Nabi Nayır
- Muammer Lütfü
- Vasfi Mahir Kocatürk
- Cevdet Kudret
- Kenan Hulisi Koray

* Milli edebiyat şairlerinin, özellikle de Beş Hececilerin gerçekçilik ve içtencilikten uzak şiirine tepki olarak, şiirde içtenliği savunan yedi genç şairin oluşturduğu topluluğa “Yedi Meşaleciler” denir.
* Canlılık, samimiyet ve daima yenilik… gibi ilkelerle yola çıktılar.
* 1928 yılında çıkardıkları Yedi Meşale dergisinde şiirlerini ve şiir üstüne düşüncelerini yayımlamışlardır.
* Hece ölçüsünü kullandılar.
* Batı edebiyatını özellikle Fransız edebiyatını kendilerine örnek alıp izleyeceklerini söylemelerine rağmen Beş Hececilerin izinden gitmişlerdir.
* Fransız sembolistlerden etkilendiler.



HİSARCILAR

• Mehmet Çınarlı
• İlhan Geçer
• Munis Faik Ozansoy
• Yahya Benekay
• Gültekin Samanoğlu
• Talat Sait Halman

* 1940 sonrasında GARİP şiirine ilk tepki 1950 yılında çıkmaya başlayan HİSAR dergisi etrafında toplanan bir grup şair tarafından ortaya konmuştur.
* Onlara göre başka ulusları taklit ederek ulusal bir sanat oluşturulamaz.
* Yeni bir sanat oluşturmak için mutlaka eskisini reddetmek gerekmez.
* Yenilik eskisinin içinden doğmalıdır.
* Sanat ideolojinin baskısı altında olmamalı, belli bir dünya görüşünün propagandasını yapmamalıdır.
* Şiirde öztürkçeci ve tasfiyeci olmamalıdır.
* Hisar şairlerini memleketçi şiirin takipçisi görebiliriz. Geleneği reddeden Garip Akımına ve ideolojik şiire yönelen Nazım Hikmet’e karşı çıkmışlardır.



MAVİCİLER ( 1952- 1956 )

Temsilcileri:

• Attila İLHAN
• Özdemir Nutku
• Yılmaz Gruda
• Ahmet Oktay
• Demirtaş Ceyhun
• Demir Özlü
• Ece Ayhan
• Tahsin Yücel

* 1952- 1956 YILLARI ARASINDA ÜNLÜ ŞAİR Attila İlhan’ın önderliğinde toplumcu gerçekçi sanatçıların MAVİ adlı dergide yazmaya başlamalarıyla oluşan bir edebiyat akımıdır.
* Garipçilerin sanat anlayışına karşı çıktılar.
* Bu hareketi destekleyen şairlere MAVİCİLER denmiştir.



GARİP AKIMI ( 1. YENİ EDEBİYATI)

Temsilcileri:

• Orhan Veli Kanık
• Melih Cevdet Anday
• Oktay Rifat Horozcu

Garipçiler, şiirlerini; Garip adlı kitapta yayımlamışlardır. Bu kitabın önsözünde şiir hakkındaki düşüncelerini yayımlamışlardır. Böylece şiire yeni bir bakış açısı getirmişler ve şiirin etrafındaki duvarları yıkmıştır.


Garip Akımının şiir anlayışı:
* Ölçüyü ve uyağı önemsemeden serbestçe yazmak,
* Şairanelikten uzak durmak, süslü sanatlı söyleyişleri benimsememek,
* Şiiri gerçek yaşama, sokağa çıkarmak,
* Yapmacıksız bir söyleyişle günlük yaşamın içinde halktan insanları yakalamak,
* Her sıradan insanları ve en basit konuları şiire konu edinebilmek,
* Halk deyişlerinden yararlanıp, halkın dilini kullanmak,
* Toplumda görülen aksaklıkları, yer yer toplumsal yergilere başvurmak



İKİNCİ YENİ AKIMI: 1950-1955

• Cemal Süreyya
• İlhan Berk
• Edip Cansever
• Ece Ayhan
• Turgut Uyar
• Sezai Karakoç
• Ülkü Tamer

* Yeni’ye tepki olarak ortaya çıkmışlardır.
* İnsanın bilinçaltına inerler,
* Doğayı, insanı ve gözlemlediklerini kendilerine özgü bir anlayışla verirler.
* GARİPÇİLERDEN OkTAY RİFAT ve MELİH CEVDET de daha sonra II. Yeni’ye katılmışlardır.
İlkeleri:
* Şiirde öykücü anlatım yolu terk edilmelidir,
* Anlatım kapalı ve soyut olmalıdır,
* Söyleyiş anlamdan daha önemlidir,
* Şiir konuşma dilinden uzak, özgün, mantık dokusundan arındırılmış olmalıdır,
* Şiir toplumsal sorunlara çözüm bulma aracı olmalıdır.
* Şiirin amacı toplumu eğitmek değildir,
* Şiirde ahenk; ölçü ve uyak ile değil musiki ve anlatım zenginliğiyle sağlanmalıdır.