Daire

Katılım
18 Mar 2009
#1
…..Maddenin madde olabilmesi için mutlaka bir dairenin hükmü altına girmesi lazım…Üstat Necip Fazıl Kısakürek.

Böyle söylüyordu kendisine hayat alfabesini okumayı öğreten muallimi ile tanışmadan ve tanışdıktan sonraki hayatını anlattığı eserinde.Üstad’a bunları söyleten varlık ve yokluk cenderesinden başka bir şey değildi.Gelgit edasıyla bir taraftan yokluk diğer taraftan varlık birbirine galebe çalmaya çalışan iki güreşciyi andırıyordu.Gelgit hangi zaman zarfında vuku buluyorsa Üstad’ında içinde bulunduğu tefekküri gelgit yine zamanını şaşmamış ve geceleri daha da bir artma göstermiştir.Görevi yarı ölü mahiyetinde olan uyku halindeki insanı kucağında muhafaza etmek olan yatak, bu kez üstünde sürekli kıvranan ve açmaz kuyular içinde Yusuf-vari bir insanı barındırıyordu.Kül tablaları içinde sayısız ölü sigaralar ve bir kelebeğin ömrünü andıran kibrit çöpleri,kendisini ve içinde bulunduğu buhranı kağıda dökerken belkide hırsının yükünü en fazla çekmiş olan kalemler ve kalemlerin altında İsmail-vari beyaz kağıtlar…Kağıtlar bile fikri yoğunluğu son derece yüksek olan bu kelime terkiplerini taşımakta zorlanıyordu…Ömrü hayatında en çok soru işareti ve bitmemiş cümlelerin sahibiydi Üstad, ta ki kurtarıcım dediği Abdülhakim Efendi ile tanışıncaya kadar.Artık cümleleri kesin bir anlam ve iman ile noktalanıyordu.

Kare,dikdörtgen,üçgen ve diğer geometrik şekiller aslında bir dairenin bükülmesi ve eğrilmesi ile vücut buluyor.Üstad’da aynen böyle diyor.Yani önce bir daire vardır sonra oluşan şekiller ise hep ondan vücut bulmuştur.Öyleyse bir şekil madde olmak istiyorsa bir dairenin egemenliği altında olmalı.Varlığına kavuşmak istiyorsa mutlaka bir daireden meydana gelmeli.Madde nedir diye kendimize soralım.Madde:Beş duyu organımızla algılayabildiğimiz her şeydir.Madde demek var olmanın bir göstergesi o zaman.Bir şeyin varlığı onun maddeye bürünmesiyle ispatlanır öyle mi?Mücerredlik ve müşahhaslık konusu ile son derece alakalı bir mevzu maddenin tanımı.Ancak insan öyle bir varlık ki onun varlığını sadece madde ile sınırlandıramayız.Yanına manayıda eklemeliyiz.Hatta mana bir adım önde olmalı ki hayvandan bir farkımız olsun.

Bir daire altında vücut bulmak ve o dairenin merkezinde bizi birbirimize bağlacak değerlere sahip olmak.Bir kubbe altında bir araya gelmiş cemaat,bir çadır altında bir araya gelmiş insanlar,mavi gök altındaki herşey. İşte bunların varlığı şekli bir daireyi andıran mekanlar sayesindedir.Bu mekanlar zahir olan mekanlardır.Birde batın olan ve mana aleminde varlığımızı ispatlayan daireler vardır.İnsan bu daireler içinde elbette sınırlıdır.Ancak bu sınır onun iyiliği ve güzelliği içindir.İki türlü yasak vardır.Birincisi kendi menfaatlerine aykırı olduğu için başkasını sınırlandırmaktır.İkincisi ise birinin iyiliği ve güzelliği için onu kötü olan her şeyden sınırlamaktır.

Maddeyi mananın önüne geçiren ve hatta manayı tümden kaldırmak isteyen komünizmin en önemli özelliklerinden daha doğrusu amaçlarından biriside tüm sınırları ihlal etmek ve tüm dairelerin içinden çıkmaktır.Tüm kuralları,tüm otoriteleri bertaraf etmektir.Ancak madde olabilmek yani var olabilmek için bir daire içinde olmak gerektir.Yoksa varlığınızı sürdüremezsiniz.Komünizmin yayılma politikasına bir bakın.Anarşizm ile yani her türlü kurala baş kaldırı ve güya sürüden ayrılarak özgürlüğe kavuşmak arzusu…Nerde görülmüş şiddet ile huzurun,eşitliğin ve kardeşliğin elde edildiği.Nerde görülmüş var olmak için kendinden farklı düşünen,farklı inanan insanları öldürerek var olmaya çalışmak.Şimdi diyebilirsiniz ki komünizm kendi dairesini inşaa etmek istiyor.Komünistler kendi dairelerinin yarı çapını sonsuz özgürlük diye ifade ederler.Bu daireinin çapı ise iki çarpı sonsuz özgürlüktür.Yani inanılmaz bir sonsuzluk.Ancak bu hiçte böyle değildir.Bazı sınırlar vardır ki onların varlığı ve işleyişi sayesinde insan ile hayvan,hayvan ile madde,madde ile insan arasındaki fark meydana çıkar.Artık bir komünist olduğunuz zaman düşüncenize,inancınıza,edebiyatınıza,mimarinize kısacası her şeyinize pranga takılır. Sanat bir ferdiyetçilik alemidir.Ve her sanatçı kendi üslubu ile bir şeyler yapmaya çalışır.Ancak komünizmde böyle bir lüks yoktur.Tek düzelik ve baskı vardır.Hani nerede özgürlük! Nerede yarı çapı sonsuz özgürlük olan daire ve o dairenin içinde vücut bulan toplum?

Dairesi İslam ve o dairenin içinde vücut bulan Müslüman bir cemaat olmayı Rabbimden niyaz ederim.Çapını ölçmeye gönye bulunmayan,alanını hesaplamaya sayıların ve işlemlerin aciz kaldığı bir daire içinde olmayı Rabbimden niyaz ederim.

Selametle…
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap