Dertleşmek

Katılım
20 Eyl 2008
#1
Herkes herşeyi herkese anlatıyor. Herkes dinliyormuş gibi yapıyor ama kimse kimseyi dinlemiyor. Dertleşmek insanların bıkıp usanmadığı faydasız bir monoloğa dönüştü. Biri birisine "Başım ağrıyor." dese
diğeri "Geçmiş olsun." demek yerine daha büyük bir hastalık ve üzüntü rolüyle "Aman sorma benimki de çatlıyor." diye karşılık veriyor. İnsanlar karşılıklı başağrılarını anlatıyorlar, ama birbirlerini dinlemiyorlar.
Başağrıları çoğalıyor....
Alıntı
 
Katılım
24 Haz 2006
#3
Ynt: Dertleşmek

insan çoğu zaman sadece anlatmak, anlattıklarını birinin dinlediğini görmek ister. ne yazık ki dinleyebilen kişi sayısı çok az. ama dinlemek de kolay değildir. başarabilene ne mutlu...
 
Katılım
13 Nis 2008
#4
Ynt: Dertleşmek

Dertleşemeyince kendi içine siniyor insan. Başını da kuma saklıyor. Ama nafile! Dertleşebilmek lazım. Dost lazım ama dost gibi dost...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#5
Ynt: Dertleşmek

İnsan dost'u ender bulur,öyle herkesle dertleşeceğini sanmıyorum.Belki sobet edersin ama nasılsın ,iyi misin den öteye git(e)mez...Hani nerede dost bakınca gözüne yüreğini görecek yok öyle bir durum .Dertleşeceğin insan ya bir ,kısmetliysen iki diğer kalan ile sadece sohbet edebilirsin onun için de derin bir ünsiyet gerekir!
Zaten herkes ile dertleşilmez inanmıyorum :)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#7
Ynt: Dertleşmek

Ne yazık ki eylül inan(na)mıyoruz ne zaman ki ''insan'' olmanın farkına varırız belki o zaman kendi acılarımızı unutur ve diğerlerinin acıları anlayabiliriz belki o zaman ...

umudumuz var o da fakirin umududur.Ahir zaman demek böyle bir şeymiş? Efendimiz (s.a.s)Ashabım gökyüzünde ki yıldızlara benzer der .Onlar gibi olamayız velakin ışıldaya bildiğimiz zaman belki derdimiz ortak olacak.Çünki kişiselleştiğimiz sürece yolda yürüyen ellerin de besledikleri tasmalı köpeklerinden başka ve ya alış veriş torbalarımızdan başka hiç bir şeyimiz olmayacak...
ne acı ,ne yazık...
 

seb-engiz

- *Tiryandafil -
Katılım
13 Mar 2008
#8
Ynt: Dertleşmek

evla' Alıntı:
İnsan dost'u ender bulur,öyle herkesle dertleşeceğini sanmıyorum.Belki sobet edersin ama nasılsın ,iyi misin den öteye git(e)mez...Hani nerede dost bakınca gözüne yüreğini görecek yok öyle bir durum .Dertleşeceğin insan ya bir ,kısmetliysen iki diğer kalan ile sadece sohbet edebilirsin onun için de derin bir ünsiyet gerekir!
Zaten herkes ile dertleşilmez inanmıyorum :)
Hani böyle dolmuş (herkes tuhaf karşılar bu kelimeyi, Ankara'ya özgü sanırım.İstanbulcası minibüs :)) duraklarında, hastahanede hasta kuyruklarında bekleyen teyzeler vardır.Gelininin çocuğunun olmamasından başlayıp, kızının kocasıyla olan sorunlarına kadar her bir derd(!)ini paylaşır.Siz de dinliyormuş gibi görünüp kafa sallarsınız. Bu hanım teyzeler gördükleri herkesle dertleşebiliyor ;D Hem de azcıcık bir zaman içinde... :)
 
Katılım
13 Nis 2008
#9
Ynt: Dertleşmek

Bu, dertleşmek değil kendi kendine konuşup rahatlamak...Bir yöntem tabi. :)
 
Katılım
19 Ağu 2007
#10
Ynt: Dertleşmek

"Dertleşmek.."

Türkçe dersi göreli yıllar oldu. ama sanırım bu fiil işteş bir fiil. yani aynı eylemi iki kişinin yaptığı fiil.
Dertleşmek ne demek o vakit..
Aynı derdle dertlenecek ıkı ınsanın derdını paylaşması.
Aynı derdı paylaşacak ınsan bulmak kolay mı? elbette değıl.
Pekı ınsanın derdıyle dertlenecek olanlar sadece dostları/dostu mudur?
Bir ınsanın en fazla bır kaç dostu olabılecegını ıddıa eden hocamın teorısını kabul edecek olursak o vakıt derdın ıcınde bogulmaz mıyız?
Ya da kagıtlara derdı dokmek, cıceklerle konuşmak ınsanın ıcındekı derdı hafıfletır mı?
Yoksa ılla kı ınsan cınsınden bır mahluk mudur dert ortagı edılecek varlık?

"Komşusu açken tok yatan bızden degıldır" dıyen bır peygamberın ummeyız. O kı, kendı ummetınden olmayı, komsusunun mıdesının boşluguyla dertlenmeye baglamış. Müslüman olmak müslüman kardeşının derdıyle dertlenmek demekse, dertleşecek ınsan bulamamak dunyada müslüman kalmadığının göstergesi midir?

...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#11
Ynt: Dertleşmek

gece yürüyüşü' Alıntı:
Bir ınsanın en fazla bır kaç dostu olabılecegını ıddıa eden hocamın teorısını kabul edecek olursak o vakıt derdın ıcınde bogulmaz mıyız?
Vurgun yemedik mi ?

gece yürüyüşü' Alıntı:
Ya da kagıtlara derdı dokmek, cıceklerle konuşmak ınsanın ıcındekı derdı hafıfletır mı?
Yoksa ılla kı ınsan cınsınden bır mahluk mudur dert ortagı edılecek varlık?
Ay dedeyi tavsiye ederim :) ne söylersen söyle kimseye söylemez!

gece yürüyüşü' Alıntı:
"Komşusu açken tok yatan bızden degıldır" dıyen bır peygamberın ummeyız. O kı, kendı ummetınden olmayı, komsusunun mıdesının boşluguyla dertlenmeye baglamış. Müslüman olmak müslüman kardeşının derdıyle dertlenmek demekse, dertleşecek ınsan bulamamak dunyada müslüman kalmadığının göstergesi midir?
İşte derdimiz bu olur o zaman dert edinmiş oluruz,diğer yaşadıklarımızı dert mi ? :) Dert sanır olduk
Allah dert edinmeyi öğretsin bize ya da dert nedir onu öğrenmek nasip olsun kendi acılarımızdan geçtiğimiz zaman .El-halek Müslüman vardır velakin müslüman gibi yaşamasını unuttuk :( unutturulmak isteniyor ..Bir gafleti yırtıp atabilsek
cem-i cümle Nasip olur İnşallah.
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#12
Ynt: Dertleşmek

Bir ınsanın en fazla bır kaç dostu olabılecegını ıddıa eden
Herkes dostun olamaz eğer öyle olsaydı dostunun senin yanında ne ayrıcalığı kalırdı.Hayatımızın değişik devrelerinde farklı farklı insan tanırız bazısı öyle aşina gelir ki işte bu deriz.birisi için hissettiğimiz şeyleri diğeri için hissedemeyiz.dost özel olandır,onda kendini bulduğundur.
insan herkesle dertleşemez.Bazen benim tabirimle sözün hicret etmesi gerekir.HAni bazı şeyler dile dökülünce daha büyük dert olur ya öyle.Rüya için iyi tabir edenden başkasına anlatmayın denilir bu da bir bakıma öyle yanlış insan yanlış işlere sevkedebilir.birde şu var derdini yalnızca RAhman'a dökmek gerek en büyük kıymet işte orada.
 
Katılım
20 Eyl 2008
#13
Ynt: Dertleşmek

terk-i diyar' Alıntı:
Herkes dostun olamaz eğer öyle olsaydı dostunun senin yanında ne ayrıcalığı kalırdı. dost özel olandır,onda kendini bulduğundur.


gece yürüyüşü' Alıntı:
Pekı ınsanın derdıyle dertlenecek olanlar sadece dostları/dostu mudur?
Bir ınsanın en fazla bır kaç dostu olabılecegını ıddıa eden hocamın teorısını kabul edecek olursak o vakıt derdın ıcınde bogulmaz mıyız?



Genç adamın biri,
Dermiş babasına hergün;
"Benim de dostlarım var,sendeki dost gibi."
Baba, itiraz eder,
"Olmaz öyle çok dost, hakikisi"
"Belki bir, belki iki,"
"Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki..."
Devam eder durur konuşma...
Aralarında başlar bir tartışma,
Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya...
Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala.
Baba der ki oğluna,
"Haydi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna."
Çuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki öldürmüşler de bir adamı,
Koymuşlar çuvala,
Dıştan böyle sanılmakta.
Delikanlı sırtlar çuvalı,
Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı.
O dost, bakar ki çuvala hem de kanlı,
Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
Almaz içeri arkadaşını,
Böyece tek tek dolaşır delikanlı,
Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare hepsinde de sonuç aynıdır. Evlat geriye döner.
Ama içten yıkılır...
Babasına dönerek; "Haklıymışsın baba." der.
"Dost yokmuş bu dünyada ne sana ne de bana."
Baba "Hayır evlat." der. "Benim bir dostum var bildiğim."
"Haydi çuvalı al da bir kere de git ona."
Genç adm çuvalı sırtlar tekrar.
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
O dost delikanlıyı alır hemen içeri.
Geçerler arka bahçeye,
Bir çukur kazarlar birlikte,
Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
Üzerine de serpiştirirler toprak.
Belli olmasın diye dikerler sarımsak...
Genç adam gelir babasına;
"Baba, işte dost buymuş." diye konuşunca,
Babası "Daha erken, o belli olmaz daha."
"Sen yarın git ona, çıkart bir kavga,"
"Atacaksın iki tokat hiç çekinmeden ona,"
"İşte o zaman anlaşılacak dostun hakikisi."
"Sonra gel olanları anlat bana..."
Genç adam aynen yapar babasının dediğini,
Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
Babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
Der ki tokadı yiyen DOST;
"Git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada!"

HZ. Mevlana'nın Mesnevisinden alıntıdır.


Böyle dostlar edinmemiz dileğiyle....




Gerçek dost kimdir? Var mı gerçek dostlarınız? Varsa kaç tane?
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#15
Ynt: Dertleşmek

Etkileyici bir hikaye gerçekten ve güvenirliği 'yüzde yüz' denilebilecek bir test. İçimde bu tür deneyler yapma isteği uyanmadı desem yalan olur :)
Teşekkürler eylül...
 
Katılım
20 Eyl 2008
#16
Ynt: Dertleşmek

mehmet baki' Alıntı:
muhteşem! insanın tüylerini diken diken edecek kadar muhteşem!


Dil-şâd' Alıntı:
Etkileyici bir hikaye gerçekten ve güvenirliği 'yüzde yüz' denilebilecek bir test. İçimde bu tür deneyler yapma isteği uyanmadı desem yalan olur :)


Hikayeyi ilk okuduğumda ben de hem etkilendim hem de dostlarımı deneme ihtiyacı hissettim. Demek ki
hikâyenin algılanışı ve tesiri bir çok kişide aynı. :)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#17
Ynt: Dertleşmek

Bu hikayeyi bir büyüğüm anlatmıştı yaşımız o zaman 17 ve candostumla 3.senemiz hala yanımda çok şükür Rabbime ve bu testi bir kaç kere yapmak zorunda kaldık bazen hayat çok zorlar insanı ve ağır sınavlardan geçirir...Anlatıyorum ki illa da kan lazım değildir dost'u sınamak için bir gün dağda yürüyüşe çıktık azgın bir çoban köpeği havlayıp bizi kovalamaya başladı candostum panik halin de koşmaya başladı bir iki adım koştu ileri ansızın durdu geri dönüp kolumdan tutup çekiştirmeye başladı hadi dedi koş :) gülmekten yerlere yatıyorum canı mı yoksa ben mi bir an düşündü ve geri geldi panik halin de rengi kaçmış biliyorum ki köpek kaçmaya başladığınız da sizi kovalar ve çoban köpeği ise yere oturmanız gerekir :) ki size zarar vermesin-çok öfkeliyse yere uzanmanızı tavsiye ederim-tabi ben yere oturduğum ve candostum başımda beklediği için köpek bakıp gitti :) candostum ise bizi öldürecek kalk diyorum sana diye bağırıyor :)
ve hayatın sıkıntıları azgınlıkla bizi kovalarken yanınız da birinin olması çok güzel :) illa da kan lazım değil :) ve sanırım çok kısmetli insanım kan çuvalını bahçesine gömecek iki dostum var ...(Allah bozmasın amin)
 
Katılım
15 Kas 2008
#18
Ynt: Dertleşmek

derdi sevemeyen dertleşmeyi de sevemez..dertleşmeyi sevemeyen zaten paylaşmayı kabulenemez..böyle bir çıkmaz sokakta yaşayanla kim dost olur ki?
dost olmak isteyen dostyürekler meydanında kuracak olduğu gibi kabul etme çadırını ve bekleyecek ilk selam vereni ya da alanı ki meydanlar şenlensin..yürekler titrewsin..gönüller coşsun dostlukl adına..güzelliklerin paylaşımı adına..!
kısaca dertleşmeye sevmeyen dost aramıyor..dolaysiyle de dost olamıyor demektir..! ruhuna el fatiha böyle insan kılıklı varlıkların..insan gibi yaşıyorum diye böbürlenerek gezenlerin zavallılığı adına..!
derdi yaradan derrmanı da yaradan olanların dostluklarının tadı bambaşka..!
sevgilerimle
 
Katılım
8 Tem 2008
#20
Ynt: Dertleşmek

Yalan dünyanın misafirleriyiz.Dost bu dünyada olduğu gibi ebedi hayattada gerekli...Allah yar ve yardımcımız olsun.



dert sevilmez genel olarak ama rabbimiz veriyor neylerse güzel eyler demekki verdiği derttede vardır bir hayır
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap