Dikkaat !

adlena

 
Katılım
6 Ara 2014
Ve komutan içeri girer ...
Beni rahatta dinleyin.Semender sen ikinci bir emre kadar esas duruşta bekle.
Bu saat itibariyle meşveret ahalisinin askeri kurallarla tanışma vaktinin geldiği kanaatindeyim. .Bilenler bilir askerlikte en mühim mevzu ictima olayıdır.Geç kalanın hele ki gelmeyin vay haline .Yok ben hastaydım ,uyuya kalmşım gazinodaydım saati farketmemişim gibi bahanelerin katiyyen hükümsüz kaldığı aksiyonun adıdır ictima.45 dk yasal süresi olup komutan gelmeden tekmil verilmeden yağmur kar dolu tipi hiç farketmez yerinden ayrılmak söz konusu bile değildir.

Saatler 5. 40 gösterdiğinde nöbetçi çavuşun "koğuşş kaaalkk "sesiyle yankılanır 300 kişilik yatakhane.6 30'a kadar traş olunur yataklar yapılır botlar boyanır kamuflaj giyilip yemekhane önünde ilk ictima alınır.Dirsek temas aralığı hizayaa geeeel komutuyla her takım kendi içindeki dizilme göre sıraya geçip nöbetçi komutanı beklemeye başlar.Bu bekleyiş günün ilk ışıklarıyla ve yemek duasıyla birlikte yerini metal bardaklarla içilen çaya bırakır. Cam bardakta çay içmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu hergün kendi kendinize söylersiniz.sonra 7. 40 da ikinci ictima 14.de 3 . ictima 5 de akşam ictiması 8 de yat ictiması derken askerliğin yarısı bu ictima alanlarında beklemeyle geçer .
Bunları size neden anlatıyorum ? Çünkü ictima'nın ne kadar mühim bir mesele olduğunu, takım ruhunu birlik ve beraberliği en iyi anlatabileceğim örneklerden birisidir bu.

Bu örneklerden yola çıkarak Uluğbey'in de müsadesiyle her akşam saatler sekizi gösterdiğinde ictima saati olup bil cümle ahaliyi eksiksiz olarak meşveret meydanında bekliyorum.Geriye kalanları orada anlatacağım.
Şimdi istirahat vakti semender hariç ,o mıntıka temizliğine marş marş.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Ve komutan içeri girer ...
Beni rahatta dinleyin.Semender sen ikinci bir emre kadar esas duruşta bekle.
Bu saat itibariyle meşveret ahalisinin askeri kurallarla tanışma vaktinin geldiği kanaatindeyim. .Bilenler bilir askerlikte en mühim mevzu ictima olayıdır.Geç kalanın hele ki gelmeyin vay haline .Yok ben hastaydım ,uyuya kalmşım gazinodaydım saati farketmemişim gibi bahanelerin katiyyen hükümsüz kaldığı aksiyonun adıdır ictima.45 dk yasal süresi olup komutan gelmeden tekmil verilmeden yağmur kar dolu tipi hiç farketmez yerinden ayrılmak söz konusu bile değildir.

Saatler 5. 40 gösterdiğinde nöbetçi çavuşun "koğuşş kaaalkk "sesiyle yankılanır 300 kişilik yatakhane.6 30'a kadar traş olunur yataklar yapılır botlar boyanır kamuflaj giyilip yemekhane önünde ilk ictima alınır.Dirsek temas aralığı hizayaa geeeel komutuyla her takım kendi içindeki dizilme göre sıraya geçip nöbetçi komutanı beklemeye başlar.Bu bekleyiş günün ilk ışıklarıyla ve yemek duasıyla birlikte yerini metal bardaklarla içilen çaya bırakır. Cam bardakta çay içmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu hergün kendi kendinize söylersiniz.sonra 7. 40 da ikinci ictima 14.de 3 . ictima 5 de akşam ictiması 8 de yat ictiması derken askerliğin yarısı bu ictima alanlarında beklemeyle geçer .
Bunları size neden anlatıyorum ? Çünkü ictima'nın ne kadar mühim bir mesele olduğunu, takım ruhunu birlik ve beraberliği en iyi anlatabileceğim örneklerden birisidir bu.

Bu örneklerden yola çıkarak Uluğbey'in de müsadesiyle her akşam saatler sekizi gösterdiğinde ictima saati olup bil cümle ahaliyi eksiksiz olarak meşveret meydanında bekliyorum.Geriye kalanları orada anlatacağım.
Şimdi istirahat vakti semender hariç ,o mıntıka temizliğine marş marş.
Emredersiniz komutanım!!!
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Ve komutan içeri girer ...
Beni rahatta dinleyin.Semender sen ikinci bir emre kadar esas duruşta bekle.
Bu saat itibariyle meşveret ahalisinin askeri kurallarla tanışma vaktinin geldiği kanaatindeyim. .Bilenler bilir askerlikte en mühim mevzu ictima olayıdır.Geç kalanın hele ki gelmeyin vay haline .Yok ben hastaydım ,uyuya kalmşım gazinodaydım saati farketmemişim gibi bahanelerin katiyyen hükümsüz kaldığı aksiyonun adıdır ictima.45 dk yasal süresi olup komutan gelmeden tekmil verilmeden yağmur kar dolu tipi hiç farketmez yerinden ayrılmak söz konusu bile değildir.

Saatler 5. 40 gösterdiğinde nöbetçi çavuşun "koğuşş kaaalkk "sesiyle yankılanır 300 kişilik yatakhane.6 30'a kadar traş olunur yataklar yapılır botlar boyanır kamuflaj giyilip yemekhane önünde ilk ictima alınır.Dirsek temas aralığı hizayaa geeeel komutuyla her takım kendi içindeki dizilme göre sıraya geçip nöbetçi komutanı beklemeye başlar.Bu bekleyiş günün ilk ışıklarıyla ve yemek duasıyla birlikte yerini metal bardaklarla içilen çaya bırakır. Cam bardakta çay içmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu hergün kendi kendinize söylersiniz.sonra 7. 40 da ikinci ictima 14.de 3 . ictima 5 de akşam ictiması 8 de yat ictiması derken askerliğin yarısı bu ictima alanlarında beklemeyle geçer .
Bunları size neden anlatıyorum ? Çünkü ictima'nın ne kadar mühim bir mesele olduğunu, takım ruhunu birlik ve beraberliği en iyi anlatabileceğim örneklerden birisidir bu.

Bu örneklerden yola çıkarak Uluğbey'in de müsadesiyle her akşam saatler sekizi gösterdiğinde ictima saati olup bil cümle ahaliyi eksiksiz olarak meşveret meydanında bekliyorum.Geriye kalanları orada anlatacağım.
Şimdi istirahat vakti semender hariç ,o mıntıka temizliğine marş marş.

Emredersiniz komutanım:)

Ne zamandandir bekliyirduk zaten bi balkon konuşması.Bu kadar birikmislik,bu kadar hasret susarak geciştirilemezdi.

Vee hayat müşterektir .Ben severek o mıntıka temizliğinde @Semender leyim:)
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Kar tatili olabilir mi :D
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Tevili edilmeyi bekleyen şiirde şairin dediği gibi:

"...görmüyor alay komutanı tekmil alırken
gömleğine bir damla civanın sızdığını
bir gözyaşı, bir ukde anlamı kazanarak..."
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Benim curuk raporum var.
 

adlena

 
Katılım
6 Ara 2014
Eyvah polisler...Yüz metre ileriden sorumlu sefer kaptanı gibi (uçağın önünde el kol hareketleriyle gel gel diye direktif veren kişi) çağırıyor gönlümün efendisi.Yapacak bir şey yok ! Vardı , fakat zamanında yapılmadığı için şimdi her kontrol noktasında üst tarafı harflerden alt tarafı rakamlardan oluşan o tutanağa güzel imzamı atmalıydım veya bu kısır döngüye bir son verip paşalar gibi askerlik vazifemi ifa etmeliydim.Sonuçta İkisini de yaptım çok şükür.Paşalar gibi makam aracı tahsis edilmemiş olsa da paşa gönlümün ziyadesiyle mesud olduğu bir askerlik dönemi yaşadım.
Peki bu serüven nasıl başladı?

Sülüs kağıdında devlet-i aliye tarafından namı hesabıma yatırıldığı beyan edilen o küçük o mini mini yol harçlığını tahsil etmek üzere Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü'ne bağlı bir şubeye doğru yola çıktım. Aslında sembolik bir mana taşıyan bu ödeme "bu saatten sonra silahlı kuvvetlerin sponsorluğunda seyehat edeceksiniz " demek gibi tatlı bir tembih içeriyordu sanki . Ben de o ince ayrıntıyı emir telakki ettim ve başladım kuyrukta beklemeye.
Hayatım boyunca üç beş defa ziyaret ettiğim bu kurumda kuyrukta bekliyor olmam da benim için ayrı bir nefis terbiyesi olmuştu.
O ara içeriden sesler yükselmeye başlamış, bağrışmalar itişmeler derken ortalık karışmıştı.

Açılın açılın bi müsade edin uzmanım ben deyip tüpsüz daldım aralarına .(Aaah ah nerde şimdi öyle kalabalığa dalmalar filan güzel günlerdi
Abi noluyor yahu nedir bu curcuna diye sual edince kalp atışları çatık kaşlarına sirayet etmiş olan gişe görevlisi memur, işlemini yapmaya çalıştığı yabancı uyruklu kişinin, kendisini anlamadığını,kendisinin de onu anlamadığını ve de kendisine hakaret etmiş olabileceği hissine kapıldığını söyleyince olayın adli bir vakıaya doğru ilerlediğine hatta kan davasına dönüşebileceğine ihtimal eyleyip yüzlerce uzmanlık alanlarımdan biri olan yabancı dillerimden bir dilimi, dilime dolayıp yaklaşık otuz beş saniye süren diplomatik girişimlerim neticesinde iki tarafında memnun kaldığı bir sulh ile olayı tatlıya bağlamıştım. Kalabalığın gözleri üzerimdeyken içlerinden birisi "siz ne iş yapıyorsunuz ? "diye zamanlaması çok kritik bir soru sordu .
Tek cevap tek kelime "Askerim ! " deyince en ön sıraya alınıp askerliğin ilk meyvesini dişimin kovuğuna zula ettim .Çok fiyakalıymış yahu bu askerlik diye tebessüm ederken diğer taraftan da yemek yerken yağlanan parmağını yalayan bir Urfalı iştahıyla parmağımı yalayıp banknotları saymaya koyulmuştum bile

Bir...ki...Üç...
 
Son düzenleme: