Divan şiiri dersleri

Katılım
3 Ağu 2008
#3
Beyit çözümlemesinden ziyade usul ve kaideleri merak ediyorum. İnternette bolca var ama kanlı canlı insandan tedris etmek daha bereketli olur zannımca. moda tabirle interaktif olsun istiyorum.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#4
Beyit çözümlemesinden ziyade usul ve kaideleri merak ediyorum. İnternette bolca var ama kanlı canlı insandan tedris etmek daha bereketli olur zannımca. moda tabirle interaktif olsun istiyorum.
Divan Edebiyatı "şiir"in ağırlıkta olduğu bir edebiyat. Az da olsa nesir de var. Divan şiirinde usül ve kaide derken benim bildiğim kadarıyla divan şiirinde "usül" diye bir durum yok. Dönemlere göre akımlar mevcut, şairin dünya görüşüyle alakalı olarak. ( Örneğin mahallileşme, sebk-i hindi,hikemi vs ) Kaide olarak da divan şiirinin teknik anlamda omurgası "aruz vezni" . aruz vezni ile en son 10-12 sene evvel alakam oluyordu üniversitede. Yeni mezun arkadaşlar daha hakimdir konuya. Son yıllarda teknik anlamda aruza işim hiç düşmedi. Aruzda onlarca kalıp var, bunları ezberlemek gerekir ve aruzun kusurlarına hakim olmak gerekir. Aruz kusurlarına ne kadar az düşersen şiirde o kadar iyi olursun durumu var. Aruz kusurundan kasıt misal "imale" normalde kısa olan heceyi vezne uydurmak için uzun okumaktır. Fuzuli gibi büyük şairlerin şiirlerinde bu tarz kusurlara az rastlanır.

Rubailerde mesnevilerde kullanılan kalıplar farklıdır. Gazellerde kullanılan kalıplar farklıdır. Bir inşaat nasıl kalıplar ile inşaa edilirse divan şiiri de bu kalıplarla inşaa edilir.

Aruz ile şiirler yazmanın bana göre 2 anahtar noktası var:

1-Sağlam bir kelime dağarcığı ( kelimelerin ilk anlamları yetmiyor diğer anlamlarına da hakim olmak lazım)
2-Aruzun kurallarına hakimiyet


Sağlam kelime dağarcığı beyiti vezne uydurmak için seçtiğin kelimenin vezne uygun olmaması nedeniyle alternatif kelime gerekmesindendir.


"usül ve kaide"den kastınızı @mehmet baki hocam tam açarsanız yukarıda ismini zikrettiğim arkadaşlar da daha net yardımcı olabilir hem size hem de bu konuya merak salan herkese.


ekleme:

divan şiirini anlamak ve o sahada yer almak için "mazmun"lara da hakim olmak gerekir. Ayrıca yine büyük divan şairleri mitoloji de biliyor.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#5
Bu mevzu o kadar ayrıntılı ki aşağıdaki kitapların edinilmesi gerekir. Agah Sırrı Levend in kitabı bilhassa Divan Edebiyatı hakkında kaidelerin bulunduğu eşsiz bir eser. Bu konu buradan ancak soru-cevap ve örneklerin açıklanması usülü ile gidebilir. Zira yukarıda zikredilen " Divan edebiyatın usul ve kaideleri nelerdir?" sorusuna ancak kalın bir kitapla yanıt verilebilir tam anlamıyla. Ansiklopedik divan şiiri sözlüğü bildiğimiz sözlük ama divan şiiri merkezli hazırlanan bir sözlük. Önemli bir konu da mitoloji. Benim de eksik olduğum alan. Keşke okulda divan şiirinde mitolojik unsurlar diye bir ders okutsalardı. Bu konu da bir ders konusu olacak kadar kapsamlı.

Mazmun konusuna da hakim olmak gerek. Zira divan şiirinde eser yazmak için bu kalıplaşmış ifadelere de sadık kalmak gerekiyor.

Yine divan şiiri nedir? Sorusuna da 1-2 cümleyle yanıt verebileceğimiz gibi birkaç kitapla da yanıt verilebilir. Divan Edebiyatı = Divan Şiiri denilse çok fazla hata edilmiş olmaz. İşte bu kapsamlı sorunun cevabı da oldukça tafsilâtıdır. Zaten baki abinin de kitabi bir tanımı kastetmediği ortada.


Yukarıda bir konunun bağlantısını vermiştim baki ağabeyim de beyit açıklama ve şerhini kastetmediğini ifade etmişti. Aslında sorulan sorulara verilecek olan tanımları beyitlerle örneklemek gerekiyor.
Bir de amacı belirmek lazım. Sorulan suallerin amacı nedir ? Divan şairlerini anlamak mi yoksa onlar gibi şiirler yazabilmek mi? Birincisi 1.durak 2.si 2.durak. 1.yı geçmeden 2 ye gidilmiyor


Soruyu soran @mehmet baki olunca sorduğu soru da "okkalı" oluyor yani :)
 

Ekli dosyalar

Son düzenleme:

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#6
Aslında sanat toplum için mi yoksa sanat için mi anlayışının hangisine yakın olduğumuza bile karar vermek gerekir divan şiiri yazmak için. Misal sebk-i hindi akımını benimseyenler öyle uç hayallere yer vermişlerdir ki anlaşılması zordur. Yok artık diyebiliriz.Kelimelerin 5. 6.anlamlarını bilmek bile gerekebilir. Hayaller anlamlar kol gezer. Yok ben mahallileşmeye yakın hissediyorum dersen de ona uygun şairleri takip edebilir insan. İlla ki birine mensup mu olmalı ? Hayır. Ortaya karışık da takılabilir insan :)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#7
Kitap yerine her biriniz bir cümle öğretse bize âbâd oluruz.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#8
Kitap yerine her biriniz bir cümle öğretse bize âbâd oluruz.
Neyi öğrenmek istiyorsunuz ki? Amaç nedir yani? Divan Şiirinde eser yazmanın kurallarını mi? Aruzu mu ? Söz sanatlarını mı? Divan Şiirinde akımları mi? Mazmunları mi? Mitolojik unsurları mi? Konu girift bodoslama atlanacak konu değil ablacım. Sağolsun diğer edebiyatçılardan ses soluk yok :)
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#9
Amaç eğer divan şiirini anlamak ise yapılması gereken temel olarak şunlar:

1-Kelime dağarcığı artırılacak, kelimelerin 2.3.anlamları konusunda da bilgi sahibi olunacak.
2-Mitolojik unsurlar hakkında bilgi sahibi olunacak.
3-Mazmunlar konusuna çalışılacak.

( Bunlar yeterli değil, zira büyük şairlerin şiirlerinde astronomi de yer alıyor, diğer fen bilimleri de yer alıyor. Adam mesela bir şiir yazmış, şiiri anlaman için yıldızların hareketlerini vs bilmen lazım. )

Amaç anlamak ve bununla birlikte divan tarzında şiirler yazmak ise yukarıda söylenen 3 konuya ek olarak

1-Terkipler, kalıplar konusuna çalışılacak. Arapça-Farsça terkipler.
2-Aruz kalıpları ezberlenecek.
3-Aruz kusurları öğrenilecek.
4-Aruzla yazılmış şiirlerin kalıplarını bulma konusunda bolca pratik yapılacak.

Divan şiirinde söz sahibi olan kişiler genelde çok bilgili kişiler. Şiirlerinde her alandan bildiklerini damıtmışlardır.


Şimdi yukarıda saydığım maddelerin öğrenilme metodlarına gelelim.

1-Kelime ezberleme kişinin kendi başına yapacağı bir iş, bol bol sözlük, lügat karıştıracak. Özellikle Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü'nü bolca karıştırıp ezber yapacak. Burada ezberlediklerini günlük hayatta kullanmaya çalışacak. Yani bireysel çalışma.

2-İnternette mitoloji konusunda sayısız bilgi var Yunan Mitolojisi, Türk Mitolojisi bunlar da ilgili kaynaklardan okunarak öğrenilecek bilgiler. Şimdi burada mitoloji dersi vermeye kalkmak çok zor bir konu. Divanın sağlayacağı yarar burda mitolojileri dile getirdikten sonra şiirler üzerinde bunları aramak olabilir.

3-Divanda mazmunlar ile alakalı bir konu vardı. Bu da dipsiz bir kuyu. Misal şiirde eğer servi ağacı geçtiyse sevgilinin boyuyla alakalı bir durum vardır. İşte gül varsa sevgilidir, bülbül aşıktır. Eğer nergis geçiyorsa bu sevgilinin gözünü işaret eder. Yılan sevgilinin saçına işarettir. Bunları da alt alta yazsak bir sürü mazmun çıkabilir. Bunları kağıdı kalemi eline alarak ezberlesek yeterli midir? Hayır. Çünkü bunlar bazen direk olarak söylenmez, divan şiiri okudukça anladıkça alaka kurmaya başlıyor insan. Yani şiir okuma tecrübesi giriyor devreye. Bu da bireysel çaba.

Divan şiirini anlamak için mümkün mertebe nesre yani düz yazıya çevirme pratikleri yapmak lazım.Bu da yeni başlayanlar için karmaşık gelebiliyor. Bunun yolu da usül ve kaideleri öğrenmekten geçmiyor. Tamamen pratiğe ve mantığı anlamakla alakalı bir durum. Divanın burada faydası beyitin nesre çevirisi konusunda danışılacak bir mekan olmasıdır.


Aruzu nasıl öğrenirim ?

Aruz kısaca hecelerin kapalı ve açık olmasına dayanır. Bazı kurallar vardır:
1-Eğer ünlü ile bitiyorsa hece açıktır.
2-Eğer ünsüz ise bitiyorsa hece kapalıdır.
3-Tüm mısra sonları açık bile olsa kapalı kabul edilir.
4-Uzatma işareti varsa hece kapalı sayılır.

Örnek vermek gerekirse ( kapalı heceler - olarak açık heceler . olarak gösterilir. )

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı?
. . - - / .--./.---/.---

Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün


aruzla şiir yazmak için önce aruzla yazılmış şiirlerin veznini doğru olarak bulmak lazım. bu kolay iş midir? el-cevap : hayır.

doğruluğunu kontrol etmeden alıntılayayım mesela kalıpları

Arûz veznindeki tefilelerin (cüzlerin) birbirleriyle olan durumlarına ve tekrarlanma yapısına göre sınıflandırılabilir. Bu durumda aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir :



  • Aynı tefilenin tekrarından oluşan kalıplar
    • mefâilün mefâilün mefâilün mefâilün
    • müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün
    • feûlün feûlün feûlün feûlün
    • müstef'ilâtün müstef'ilâtün
  • Aynı iki tefilenin tekrarından oluşan kalıplar
    • mefâilün feûlün mefâilün feûlün
    • mütefâilün feûlün mütefâilün feûlün
    • fa'lün feûlün fa'lün feûlün
    • mef'ûlü mefâîlün mef'ûlü mefâîlün
    • müfteilün me'failün müfteilün me'failün
    • mef'ûlü fâilatün mef'ûlü fâilatün
    • feilâtü fâilâtün feilâtü fâilâtün
  • Sonu tefilesi değişik tekrarlı kalıplar
    • mefâîlün mefâîlün feûlün
    • feilâtün feilâtün feilün
    • feilâtün feilâtün feilâtün feilün
    • fâilâtün fâilatün fâilün
    • fâilâtün fâilatün fâilatün fâilün
    • müfteilün müfteilün fâilün
    • feûlün feûlün feûlün feûl
  • Karışık kalıplar
    • mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
    • mef'ûlü mefâilün feûlün
    • mef'ûlü fâilâtü mefâilü fâilün
    • mefâilün feilâtün mefâîlün fâilün
    • feilâtün mefâilün feilün


Arûz kalıpları klasik ayrıma göre 5 daire ve 19 bahir'den (bahr) oluşur :


  • Dâire-i Müctelibe
    • Bahr-i Hecez (Hecez Bahri) : mefâilün mefâîlün mefâîlün mefâilün
    • Bahr-i Recez (Recez Bahri) : müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün
    • Bahr-i Remel (Remel Bahri) : fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilâtün
  • Dâire-i Müştebihe
    • Bahr-ı Münserih(Münserih Bahri) : müfteilün fâilün müfteilün fâilün
    • Bahr-i Serî (Serî Bahri) : müfte’ilün müfte’ilün fâ’ilün
    • Bahr-i Muzâri (Muzâri Bahri) : mef'ûlü fâilâtü mefâîlü fâilün
    • Bahr-i Müktedâb (Müktedâb Bahri) : fâ'ilâtü müfte'ilün
    • Bahr-i Müctes (Müctes Bahri) : mefâ'ilün fe'ilâtün mefâ’ilün fe'ilün
    • Bahr-i Hafif (Hafif Bahri) : fâilâtün müstef'ilün fâilâtün
  • Dâire-i Muhtelife
    • Bahr-i Karîb (Karîb Bahri) : mef'ûlü mefâ'îlü fâ'ilün
    • Bahr-i Cedîd (Cedid Bahri) : feilâtün mefâilün feilün
    • Bahr-i Müşâkil (Müşâkile Bahri) : fâ'ilâtü mefaîlü fa’ûlün
    • Bahr-i Tavîl : feûlün mefâîlün feûlün mefâîlün (İran ve Türk edebiyatında kullanılmamıştır)
    • Bahr-i Basît : fâilâtün fâilün fâilâtün fâilün (Türk edebiyatında kullanılmamıştır)
    • Bahr-i Medît : müstef'ilün fâilün müstef'ilün fâilün (İran ve Türk edebiyatında kullanılmamıştır)
  • Dâire-i Müttefika
    • Bahr-ı Mütekârib (Mütekârip Bahri) : feûlün feûlün feûlün feûlün
    • Bahr-i Mütedârik (Mütedarik Bahri) : fâilün fâilün fâilün fâilün
  • Dâire-i Mü'telife
    • Bahr-ı Kâmil (Kâmil Bahri) : mütefâ'ilün mütefâ'ilün mütefâ'ilün mütefâ'ilün
    • Bahr-i Vâfir : müfâaletün müfâaletün müfâaletün (Türk edebiyatında kullanılmamıştır)
Her bahr içinde aynı vezinden türemiş vezinler bulunmaktadır :

  • Bahr-i Hecez (Hecez Bahri)
    • mefâilün mefâîlün mefâîlün mefâilün (sık kullanılır)
    • mefâîlün mefâîlün feûlün (sık kullanılır)
    • mefâîlün feûlün mefâîlün feûlün (seyrek kullanılır)
    • mef'ûlü mefâîlün mef'ûlü mefâîlün (sık kullanılır)
    • mef'ûlü mefâilün feûlün (veya mef'ûlün fâilün feülün) (sık kullanılır)
    • mef'ûlü mefâîlü feûlün
    • mef’ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün (sık kullanılır)
    • mefâîlün mefâîlün (seyrek kullanılır)
    • mef’ûlü mefâîlün (seyrek kullanılır)
  • Bahr-i Recez (Recez Bahri)
    • müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün (sık kullanılır)
    • müfteilün müfteilün müfteilün müfteilün (seyrek kullanılır)
    • müfteilün mefâ'ilün müfte'ilün mefâ'ilün (sık kullanılır)
    • müfteilün müfte'ilün mefâ'ilün
    • müfteilün müfteilün fâilün
    • mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün
    • müfte'ilün müfte'ilün mefâ'ilün müfte'ilün
    • müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün c
    • müstef’ilün müstef’ilün (seyrek kullanılır)
  • Bahr-i Remel (Remel Bahri)
    • fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilâtün (seyrek kullanılır)
    • fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün (sık kullanılır)
    • fâilâtün fâilâtün fâilün (sık kullanılır)
    • feilâtün feilâtün feilâtün feilün (sık kullanılır)
    • feilâtün feilâtün feilün (sık kullanılır)
    • fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
    • fâilâtün fâilâtün fâilün
    • feilâtün feilâtün feilâtün
    • feilâtün feilâtün feilâtün feilâtün (seyrek kullanılır)
    • fâilâtün fâilâtün (seyrek kullanılır)
  • Bahr-ı Münserih(Münserih Bahri)
    • müfteilün fâilün müfteilün fâilün (sık kullanılır)
    • müstefilün feûlün müstefilün feûlün (seyrek kullanılır)
  • Bahr-i Muzâri (Muzâri Bahri)
    • mef'ûlü fâ'ilâtü mefâîlü fâilün (sık kullanılır)
    • mef'ûlü fâ'ilâtün mef'ûlü fâilâtün
    • mûstef'ilün faûlün müstef'ilün faûlün
    • mef'ûlü fâ'ilâtün (seyrek kullanılır)
  • Bahr-i Müctes (Müctes Bahri)
    • mefâilün feilâtün mefâilün feilün (sık kullanılır)
    • mefâilün feilâtün mefâilün feilâtün (seyrek kullanılır)
  • Bahr-i Serî (Serî Bahri)
    • müfteilün müfteilün fâilün (sık kullanılır)
    • mefâ'ilün mefâ'ilün mefâ'ilün mefâ'ilün (seyrek kullanılır)
    • mefâ'ilün mefâ'ilün (seyrek kullanılır)
  • Bahr-i Cedîd (Cedid Bahri - Hafif Bahri)
    • feilâtün mefâilün feilün (feilâtün mefâilün fa'lün, fâilatün mefâilün feilün, fâilatün mefâülün fa'lün) (sık kullanılır)
  • Bahr-ı Mütekârib (Mütekârip Bahri)
    • feûlün feûlün feûlün feûlün (seyrek kullanılır)
    • faûlün faûlün faûlün feûl (sık kullanılır)
    • faûlün faûlün faûlün
    • faûlün faûlün faûl
  • Bahr-ı Kâmil (Kâmil Bahri)
    • mütefâilün mütefâilün mütefâilün mütefâilün (seyrek kullanılır)
    • mütefâilün feûlün mütefâilün feûlün (sık kullanılır)
    • mütefâilün mütefâilün (seyrek kullanılır)
  • Bahr-i Mütedârik (Mütedarik Bahri)
    • fâ'ilün fâ'ilün fâ'ilün fâ'ilün
    • fe'ilün fe'ilün fe'ilün fe'ilün
    • fa'lün fa'lün fe'ilün fe'ilün
Osmanlı Divan edebiyatında hezec bahri, recez bahri, remel bahri, münserih bahri, muzâri bahri, müctes bahri, hafif bahri, serî bahri, mütekârib bahri ve kâmil bahri olmak üzere 10 kalıp kullanılır. Basît , medît, tavîl ve vâfir bahr'ları Arap edebiyatında, cedîd , karîb ve müşâkile bahr'leri İran edebiyatında kullanılmaktadır.

Hecez bahrinden çıkarılan ve Rubai mısralarında kullanılan ve adlarına Rubai Kalıpları (Ahrep ve Ahrem olarak iki çeşit) denilen kalıplar bulunmaktadır. Mef'ûlü ile başlayanlara Ahrep kalıpları, mef'ûlün şeklinde başlayanlarada Ahrem kalıpları denilmektedir :

  • Ahrep Kalıpları
    • mef’ûlü mefâ'ilün mefâ'îlü fe'ül (sık kullanılır)
    • mef’ûlü mefâ'ilün mefâ'ilün fâ' (sık kullanılır)
    • mef’ûlü mefâ'ilün mefâ'îlün fa'
    • mef’ûlü mefâ'îlün mef'ûlü fa'ûl
    • mef’ûlü mefâ'ilü mefâ'îlü fe'ül (sık kullanılır)
    • mef’ûlü mefâ'ilü mefâ'îlü fe'ûl
    • mef’ûlü mefâ'ilü mefa'îlü fail
    • mef’ûlü mefâ'ilü mefâ'îlün fâ (sık kullanılır)
    • mef’ûlü mefâ'ilü mefâ'îlün fa'
    • mef’ûlü mefâilün mef'ûlü fâûl (az kullanılır)
  • Ahrem Kalıpları
    • mef’ûlün fâ'ilün mefâ'îlün fâ' (az kullanılır)
    • mef’ûlün fâ'ilün mefâ'îlün fa'
    • mef’ûlün fâ'ilün mefâ'îlü fâûl (az kullanılır)
    • mef'ûlün fâ'ilün mefâ'îlü fa'ûl
    • mef’ûlün mef'ûlün mef'ûlün fâ'
    • mef’ûlün mef'ûlün mef'ûlün fa'
    • mef’ûlün mef’ûlün mefûlü fa'ûl
    • mef’ûlün mef'ûlün mefûlü fa'il
    • mef'ûlün mef’ûlü mefâ'îlün fâ'
    • mef'ûlün mef'ûlü mefâ'îlün fa'
    • mef'ûlün mef'ûlü mefâ'îlü fa'ûl
    • mef'ûlün mef'ûlü mefâ'îlü fa’il

velhasılı aruzu öğrenmek kolay değil. üniversitede ben zorlanıyordum yalan yok. senelerdir de oturup da şu şiirin kalıbını bulayım diye tasam olmadı, kalıpla şiir yazma derdim olmadığından da unutmayı umursamadım açıkçası.

işte bunların yanında edebi sanatlar konusu var ki başlı başlına başka bir ders konusudur bu.

aruz kusurları nispeten daha kolay.

velhasılı uzattıkça uzuyor. bu işi layıkıyla öğrenmek için

1-kaynak kitaplar lazım.
2-kaynak kitaplar lazım.
3-kaynak kitaplar lazım.

nitekim bu işin dersini verenler de kaynak kitaplardan faydalanıyorlar. kaynak kitaplardan faydalandıkça çok kullanılanlar akılda yer etmeye başlar.

Divan edebiyatı bir uzun yola benzer, bir nefeste gidilmez. Dura dura gitmek gerekir. Uzaktan ışıltılı gelir. Benim de gözüme ışıltılı gelen birçok şey var: resim çizmek, enstrüman çalmak vb. ama tıpkı divan şiirinde söze hakim olmak için gayret ve yetenek gerektiği gibi saydığım sahalarda da gayret ve yetenek gerekiyor. Divanda yer yer videoları var Av.Hayati İnanç Bey'in. Adam da yetenek var gayret var.Allah vergisi. İstedikten sonra neden olmasın. Ama bunun yolu bu kadar geniş bir saha da eline kaynak kitapları almadan mesafe almak değildir. Zira divan sadece yolu gösterir, yola girmek yolda ilerlemek kişiye aittir.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#10
@mehmet baki kendi sorularına cevap bulur.
Kendi adıma temel dersler (işlenen konular hariç)sıra ile gidelebilir.hem meşveret etmiş hem sohbet hasıl olur.
 
Katılım
5 Ağu 2018
#11
Arkadaşlar önümüzdeki haftadan sonra inşallah bu konuya eğilirim kendi adıma...kafam çok yoğun konsantre olamıyorum şuan.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#12
@mehmet baki kendi sorularına cevap bulur.
Kendi adıma temel dersler (işlenen konular hariç)sıra ile gidelebilir.hem meşveret etmiş hem sohbet hasıl olur.
ablacım temel derslerden kasıt nedir? bu sahaya meraklıysan dediğim gibi kaynak kitap edinmen gerekiyor. kaynak internet sitesi demiyorum bak. internette yalan yanlış bir ton bilgi dolu. kitap ile hem-dem olman gerek. üzerinde durup düşünmen altını çizmen gerek. divanın burada sağlayacağı katkı ilgili kaynaklardaki bilgilerin yorumlanması detaylandırılması şeklinde olabilir. Yani bu dersi vermeye talip olanın da düzenli bir şekilde saatlerini ayırarak bu kaynaklardaki bilgileri yazarak ve bunları yorumlayarak anlatması gerekir. Şu an hadi tatil dönemi( seminerler yeni başladı ) yakında okul açılacak şahsım adına şu sıralar divana ayırdığım vaktin belki yarısını bile ayıramayacağım. bu tek başına benim altından kalkabileceğim bir yük değil. yukarıda etiketledim arkadaşları henüz ses etmediler. (@Mina ses verdi şu an ) belki onların bir yol önerisi vardır. Şahsım adına benim önerim kaynak kitaplara müracat ettikten sonra bunlardan anlaşılmayan noktalar üzerinde divanda meşveret ortamı oluşturmaktır. Zira adamın bir ton kaynaktan yararlanarak uzun bir sürede 500 sayfada anlatabildiği bir mevzuyu eksik bırakmadan anlatmak zor iş. Hani sizin şu korku mevzusu var ya. İşte bu konu da korkulacak bir mevzu. Yanlış anlatmak, yanlış yönlendirmek var işin içinde. Dolayısı ile pasif dinleyici olarak çözülecek bir mevzu değil bu.

@mehmet baki ağabeyim sorularına cevap bulabilir, sen de bulabilirsin @evla . mesele bu işe ne kadar zaman ve emek ayıracağında gizli. eğer birisi yazsın kısa kısa ben okuyayım öğreneyim dersen olmaz, zaten eksik olur.

hani burayı böyle aksiklopedik bir şekilde bilgiye boğmak da pek doğru değil. internette bir sürü kaynak var kopyala yapıştır yapılabilir. Ama baki ağabeyin de ifade ettiği gibi kanlı canlı olması isteniyorsa olaya kaynakların girmesi gerekir ve dahi kaynaklardan edinilen anektotlar üzerinden gidilmesi gerekir bence.

selamlar.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#13
Kitapdan vazgeçilsin demiyorum.kaynak kitap tabi ki olsun. Derdim burada ki cevherlerden canlı kitaplardan yararlanmak.yoksa kitap açılır okunur.alınır kurculanır.misal bir konu seçilir o konu üzerinden gidilir.anlatabildim mi?
Sen bilmeyene ne öğrenmek istiyorsun diyorsun.bilmem ne öğretirdin :)
 
Katılım
20 Haz 2018
#14
Divan Şiiri Derslerinden kasıt ne? O kadar geniş bir yelpaze ki.Divan şiiri derya deniz değil okyanus zannimca.Vezin ,edebi sanat , mazmunlar , şerhler hangisine dokunulmali.

Eski Türk Edebiyatı başlığı altında gazel şerhleri , aruz vezni , mazmunlar ile ilgili bir çok başlık acilmis evvelden.Bizlere düşen zikredilen bilgi limanlarını donatmak.Bilgi verecek kadar ehli değilim.Lakin talebeligin arzularına tâlibim...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#16
@evla

1- Metin Şerhi

2- Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

3- Mazmunlar...

4- Divan Şiirinin Çağdaş Türk Şiirindeki İzdüşümleri

5- https://www.edebiyatturkiye.com/divan/nuktedanlik-dersleri-divan-siirinden.2173/

6- Divan Edebiyatında Aşk Anlayışı

7- Sebk-i Hindî ve Yerlileşme Eğilimi

bu başlıkları bir hatmet bakalım.içlerinde senin de eskiden yazmış olduğun iletiler var. Başlıklardaki konuları hatmettikten sonra tam anladıktan sonra düşüncelerini ifade etmek ve sorularını sormak için buraya ya da ilgili başlıklara bekliyoruz :)

ayrıca gönüllü diğer arkadaşlar katılım sağlarsa onları da takip et bakalım.

@mehmet baki ağabeyimin konuda duhul edebilmesi için kaynaklar edinmesi şart. çap meselesi. bende @mehmet baki abime divan edebiyatı dersi verecek çap yoktur :) elbette kendisi muhtelif konularda fikirlerimizi merak ederse konuyu açtığında dilimiz döndüğünce yanıt vermeye çalışırız.

tamam ben yüzmeyi biliyorum. ama okyanusta yüzecek kadar uzman yüzücü değilim.

selamlar !
 
Katılım
20 Haz 2018
#17
Atışma bölümünde @mehmet baki ağabey in incilerini yeni okuyabildim.O beyitlere istinâden kuracağım tek cümle şu :İşin ehli sizsiniz.Ve biz talebelige hazırız.:)
 
Katılım
3 Ağu 2008
#18
Merhaba
talebeniz bir parça

nadan ile sohbet zordur bilene
zira nadan ne gelirse söyler diline.

iikliğindeki gibidir diyelim ve sohbet tarzında ilerleyelim. :) ben cahilane sual edeyim siz sabredip cevab verin.

1- ilk sualim kalıplara misal için yazdığın beyit.

"Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı?
. . - - / .--./.---/.---

Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün"


açıklık ve kapalılık kuralına göre ben anladığımı yazayım.

be-ni can-dan / u-san-dır-dı / ce-fâ-dan yâr / u-san-maz mı?
. . - - / . - - . / . - - - / . - - -

yazdığın kalıp 1 açık 3 kapalı hece üzerine kurulu. "beni candan" ve "usandırdı" kelimeleri nasıl mefâîlün oluyor?

2- aruz ölçüsü bulunurken yahut aruz ile yazarken kelimenin kökeninin tesiri var mı? mesela Ali ismini A ile yazıyoruz ama osmanlıca da Ayn ile yazılıyor. bu tarz yazılışların tesiri nedir?

3- yukarıda yazdığın aruz kalıpları olmazsa olmaz mıdır?

4-
Bâğ-ı dehrin / hem hazânın / hem bahârın / görmüşüz
- . - - / - . - - / - . - - / - - -
Biz neşâtın / da gâmın da / rûzgârın / görmüşüz
- . - - / . - - . / - - - / - - -

bu gazelin ölçüsü "Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" imiş. amma bir türlü tutturamadım. ilk mısraı tamam ama ikinci de pot veriyor nabi mübarek. :) tevbe estağfirullah.

"da gamın da" kısmı fâilâtün nasıl oluyor anlamadım. "rûzgarın" kısmı zaten ölçüye uymuyor. aklıma "rûzgârın" kelimesi "rûzigârın" mı acaba diye geliyor. yahut şu uzatmalar ölçüye tesir mi ediyor? kafamda deli sualler.

sabr edeceksiniz hocalarım artık.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap