Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

#1
Bu konu başlığı altından divan şiiri üzerinde fikirler, düşünceler verilecektir. Divan şiiri hakkında aklınıza takılanları, düşündüklerinizi ya da ben de bir şey eklemek istiyorum dediklerinizi bu başlık altından sorabilir, soru işaretlerinizden kurtulabilirsiniz. Şahsım adına elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım, sorulara ve düşüncelere herkes cevap verebilir, incir çekirdeğini doldurmayacak kadar bile olsa söylemek istediklerinizi söyleyebilirsiniz.Düşündüklerinizi ifade etmeniz benim için çok önemli .

Not: Burada tarafımdan takınılan üslub herkese hitap etmesi için mümkün olduğunca sade, anlaşılır , somutlaştırılmış yani basit olacaktır. Akademik anlamda klasik edebiyat dersi alan arkadaşlardan konuya katılmalarını, yorumda bulunmalarını bildiklerini insanlara aktarmalarını tavsiye ediyorum.




(Konu buraya metin şerhi başlığından taşınmıştır)

Beyiti yazanın hayat felsefesi şiirlerine akseder.Örneğin tasavvufi şiirler yazdığını bildiğimiz bir şairin şiirlerine bir de tasavvufi açıdan yanaşabiliriz.Çünkü divan şiirinde birçok kelime birçok şeyi çağrıştırabilir.Eğer divan şiiriyle haşır neşir olmaksa amacın ve akademik olarak ders almamışsan elinde

İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü olması çok faydalı olur.Nitekim bakman gereken noktaları bir bir gösterecektir.
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#2
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler

iskender paladan cok etkilendiğim ve tam imge hayranı olduğum için divan edebiyatında anlatımaltın daki anlatım ilgimi çok çekti ... bu yüzden diğer dediğin kitaplarıda alıcam su kasidesi okumam bugün iskender palanın bana rahmetin rengini buldurdu divan edebiyatı asıl naatlarla ve aşk bezeli oldğu için mistzmle ilgilenen için görme bir nevi bence divan edebiyatı burda büyütec görevi alıyor bana hissettirdiği budur ...
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#3
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler

anlatımdaki anlatımı derken derin anlam söylenin altında bir söylem olması ...
bu beyitler tat bırakan değil alan ve verendir araştırmalarımdan bu cıktı...
 
#4
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler

http://www.edebiyatturkiye.com/forum/index.php/topic,2523.0.html

bu başlıktan konu bu özel başlığa taşınmıştır.

HCRTRMN kelime anlamını sormadım ki, edebiyatçı kimliğinle pencereden bak dedim sadece.Şimdi gelelim değerlendirme kısmına:

hangi yanımız(da) olduğunu bilememek

Klasik edebiyat penceresinden bakmaya çalışacak olursak bu düşünceye, bir kriz hali tasavvurunun olduğunu söyleyebiliriz.Şiire genel itirabiyle bakacak olursak, şiirin öyle yorumlanmaya müsait olan ya da "vay be" diyeceğimiz bir şeyi ifade etmediğini ama bunlara rağmen bir farklılık yarattığını söyleyebilirim.Âşıklık zannımca karmaşalar içinde kargaşalarla boğuşmaktır.İşin aslı yukarıda kasıtlı olarak yazdığım sorunun yansımasını klasik edebiyatta görmek pek de mümkün değildir. Çünkü klasik şiirde şiir kahramanları arasında âşık vardır, sevgili vardır veyahut methiye ya da hicv edilen kişiler vardır.Sevgili bir araçtır klasik şiirde, aşk ise bir amaçtır.Şâir hiçbir zaman sevgili konusunda tereddüte düşmez, onu metheder durur.Kaşına, gözüne, gamzesine methiyeler dizer.Hatta yanaklarındaki ayva tüylerinden bahsederken kendimizi bir çemenzarda hissederiz. Dolayısıyla yukarıda alıntıladığım soru, son zamanların yaygın olan ifadelerinden.Sevip sevmediğini bilememek, akılla mantığı birbirine karıştırmak, bu iki unsurun çelişmesi, farklı yönlere gitmesi neticesinde böyle bir buhran haline çıkabiliriz.Divan şiirinde böyle bir şey yoktur pek.Ya âşık Leyla gibi tek birine âşıktır ya da birçok güzele âşıktır.Vuslat görünen amaç olsa da yegane amaç olmadığından dolayı göze çarpan her güzele âşık kolaylıkla şiir yazabilir.Bu cümlenin ya da sorunun divan şiirindeki karşılığını aslında biraz da sitem de aramak demek.Nitekim hangi yanında olduğunu bilememekle kişi kendine sitem ediyor, daha kendini anlamamışken sevgiliye nasıl sahip olacağı konsunda ihtilafa düşüyor ya da akılın ve gönlünün gittiği yollar ayrılıyor.Günümüzde duyarız ya " ben mantık evliliği yaptım kardeşim" diye cümleler.İşte böyle bir olay.

:)

Hcr in kısaca ifade ettiklerini bir de bu pencereden bakarak verdim vesselam...
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#5
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler

ozaman
divan edebiyatı burda yol oluyor ve kişiye ait düşüncelerse bu yolda yürüyenin
gördüklerini aktarmasımı ?
peki etkilenme aşk burda gene o zaman aynı yolda yürüyen alim kalemleri oluyor peki sadece divan edebiyatında yazanla sufiyi nasıl ayırıcaz yani hangisi daha önce gelir?
 
#6
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler

evla' Alıntı:
iskender paladan cok etkilendiğim ve tam imge hayranı olduğum için divan edebiyatında anlatımaltın daki anlatım ilgimi çok çekti .
İskender Pala divan şiirini günümüz gençliğine tanıtan adamdır.Bu bakımdan katkısı edebiyatımıza tartışılamaz.Bahsi geçen kaynak sizin şiirleri anlamanızda bir yol haritası vazifesini görecektir.Nitekim bahsi geçen kaynakta eserin muharriri İskender Pala birçok divanı tarayarak elde ettiği ıstılahları( ıstılah= bir kelimeyi bilinen manası dışında değişik anlamlar yükleyerek kullanmak veyahut birkelimenin ilk akla gelen anlamları dışında anlamlarla kullanmak) ifade ederek bize klavuzluk etmesidir.Örneğin ilerde öyle beyitlerle karşılacaksınız ki kelimelerin 1.anlamıyla şiiri yorumladığınızda A kapısına giderken kelimelerin 2.anlamlarına başvurunca B kapısına çıkabileceksiniz.Bu eser sizin hangi kapıların olduğunu göstermesi bakımından önem taşıyor.

evla' Alıntı:
su kasidesi okumam bugün iskender palanın bana rahmetin rengini buldurdu divan edebiyatı asıl naatlarla ve aşk bezeli oldğu için mistzmle ilgilenen için görme bir nevi bence divan edebiyatı burda büyütec görevi alıyor bana hissettirdiği budur ...
İsmini zikrettiğin kaside Fuzuli nin abidelerinden bir tanesidir.Hakkına kitaplar yazılmıştır.Buram buram tasavvuf kokar.Benim kişisel önerim tasavvuf kokan şiirlere şimdilik yaklaşmamanız.Nitekim tasavvuf şiirde 2. ya da 3. planda karşımıza çıkar genellikle.İlk anlamı çözmeden arka anlama gitmeye çalışmamız hoş olmaz.BUnun için önce rindane aşıkane beyitleri çözmeye anlamaya çalışmalıyız.

Divan edebiyatını evet bir büyüteç olarak tasavvur edebiliriz.Bahsettiğiniz mefhumlar divan edebiyatıyla birleşince anlam kazanmış ve insanlara anlam kazandırmıştır.

evla' Alıntı:
bu beyitler tat bırakan değil alan ve verendir araştırmalarımdan bu cıktı...
Efendim divan şiiri görünenin arkasındaki arama sanatıdır.Sağ kulağını sol elinle göstermenin adıdır.Şair hiçbir kelimeyi boşuna kullanmamıştır.Beyitlerle uğraşmak size nedenlerle başbaşa kalmanıza sebeb olacaktır.Aynı anlama gelen iki kelimelerden neden ilkini kullandığını düşünmeniz sizi doğru yola götürecektir vesselam
 
#7
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler

evla' Alıntı:
divan edebiyatı burda yol oluyor ve kişiye ait düşüncelerse bu yolda yürüyenin
gördüklerini aktarmasımı ?
Divan edebiyatını kısmen bir yola benzetebiliriz.Şöyle düşünelim yol örneğinden hareketle.

Ucu sevgiliye çıkan bir yolumuz var.Sevgilimize erişmek için birçok yol var.Kimisi zorlu kimisi kolay.Divan şiirinde âşık yola çıkmayı arzulayan yolcudur.Yolun sonuna erişip erişmemesi onu pek ırgalamaz.Şimdi divan şiirimiz bir yolsa yolda karşımıza çıkan şeyler her âşıkta farklı izlenimler oluşturmalı.Ve bazı şeyler olmalı ki her şair ondan aynı şeyi anlamalı.Somutlaştırayım efendim, divan şiirinde zülüf yani saç kesrettir, yani vahdeti yani birliği örten yani sevgiliyi âşıktan sakındıran nesnedir.Âşık ona kin duyar ve şiirlerinde kesretten yakınır.Dedik ya yukarı da efendim her âşığın gördükleri farklı olacak bazı noktalarda.Zaten böyle olmazsa bütün şiirler birbirinin aynısı olur.Düşünün kullanılacak malzeme aynu( domates, biber, soğan vb) ama âşığın yeteneği bunları diğerlerinden farklı bir şekilde insanlara sunmaktır.Bunu yaparken domatesi domateslikten çıkaramaz.Zülüfü gidip başka türlü sunamaz.Bir atasözü var, " Kırk yıllık Kâni olur mu Yâni ?" ( bu atasözünün hikayesi ve anlamı için lütfen İ.Pala'nın 2 dirhem 1 çekirdek adlı eserine başvurun) tıpkı bunun gibi biz belli başlı şeyleri değiştiremeyiz.Ama uç şiirler de var hani, anlamları zorlayarak bu ıstılahları zorlayarak çıkarılan şiirler ama bunlar azınlıkta.

evla' Alıntı:
peki sadece divan edebiyatında yazanla sufiyi nasıl ayırıcaz yani hangisi daha önce gelir?
Sufi ye teorik olarak şöyle bir tanım getirilmiş : Nefsini tamamen köreltmiş, insandan meleğe doğru ilerlemiş bilge insan.( Kaynak:Antoloji )

Şimdi âşıklıkla sufilik arasında ince bir çizgi var.Şairim benim eğer vahdete ulaşmak amacındaysa kesretten( çokluktan) vahdete(birliğe) gidiyorsa ve bu sufidir.Örneğin Mecnun ilk demlerde bir şâirdir, son demlerde bir sufidir.Yani şöyle bir çıkarımda bulunabiliriz efendim, mutasavvıfane şiirler yazan şairler akıllarının bir köşesinde "sufi"liği arzulayabilirler.
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#8
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

burası öğrenme platformu gibi oldu(güzel oldu şöyle bir önerim var uygun görülürse) ahmet paşadan fuzuliye kadar tek tek öz bilgileri ile işleyebilirmiyiz takıldığımız yerlerde sorularımızı paylaşırız...14 yy.başlayan bu edebiyat neden 19 yy ilerlemesi durdu
aşk'tan bu kadar uzaklaştıkmı diye bilirmiyiz yoksa serbest ölçüler daha baskın mı cıktı?
 
#9
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

evla' Alıntı:
burası öğrenme platformu gibi oldu(güzel oldu şöyle bir önerim var uygun görülürse) ahmet paşadan fuzuliye kadar tek tek öz bilgileri ile işleyebilirmiyiz takıldığımız yerlerde sorularımızı paylaşırız...14 yy.başlayan bu edebiyat neden 19 yy ilerlemesi durdu
aşk'tan bu kadar uzaklaştıkmı diye bilirmiyiz yoksa serbest ölçüler daha baskın mı cıktı?
Şimdi konu başlıkları halinde işlemek aslında akıllıca.Ama bunun için özellikle benim bir zaman bolluğuna ihtiyacım var.Zaten doğumu ölümü gibi teorik şeyler pek gerekli değil.Akademik bilgiler kaynaklarda zaten yer alıyor.Şiirler üzerinde düşünerek ilerlemek daha iyi olacaktır.Sonuçta divan şiiri uzmanı yetiştirmek değil amacımız, divan şiirine şöylesine bakabilen ne dediklerini anlayabilen bireyler olmak.Ama bayramdan sonra şu grev biterse ve bu bölüme 1-2 saatimi ayıracak bir program yapabilirsem bahsettiğin gibi kişiler ve kişilerin bilinmesi gereken özellikleri ve örnek şiirleri gibi bir sıralama halinde bir işleyiş yapabiliriz.Ama çoklu bir katılım olmalı.Herkes anlamadığını sormalı, fikirlerini aktarmalı.

19.yy da neden divan şiirinin ilerlemesi durdu ?

Güzel bir soru.Her güzel şeyin başlangıç,ilerleme ve nihayetinde bir sonu olabileceği gibi divan şiirinin de bir sonu oldu.Bunun sebeplerini Osmanlı nın yıkılış sebepleriyle tam olarak ilişkilendirmesekte benzetebiliriz.Nitekim şairlere verilen destek, maaş Osmanlı'nın son demlerinde zayıflamış, şairler sadece sanatıyla meşgul oluyordu, geçim kaygıları yoktu.Vezire ya da bir devlet büyüğüne şiir yazıp geçimini sağlayabiliyordu.Osmanlı'nın zayıflaması neticesinde devlet erkanının gözünü batıya dikmesi ve her şeyde geri kaldığımıza inanması, tabiri caizse kendilerinden iğrenmesi divan şiirinden soğumaya yol açtı. Biz aşk ile hayaller ile uğraşırken batılı roman yazıyordu, realiteden bahsediyordu, hürriyet diyordu.Aydın kesimimiz bunları gördükçe divan şiirinin eksikliğinden dem vurmaya başlamışlardı.Diyorlardı ki topyekün bir yenilik şart, şiirde sanatta bilimde batıyı örnek almalıyız.Osmanlı'nın kokuşmuş her şeyini bir kenara atıp yeni dünyalara yol almalıyız diyorlardı.Tanzimatçılar gazetelerinde muharrirler eserlerinde durmadan yeni bir arayış içinde olduklarını söylüyorlar, divan şiirinin altını oymak için ellerinden geleni yapıyorlardı.İlk yıkılış divan şiirinin konularında olmuştu.Önceden aşıkane rindane bir anlayışla yazılan şiirlerde artık vatan millet konuları işlenir olmuştu.Ama ilk demlerde aruz a sıkı sıkıya bağlılık vardı.Dilde sadeleşme gerekli diyorlardı tanzimatçılar.Divan şiirinin o terkipler dolu dünyasından kurtulmalıyız diyorlardı.Noktalama işaretlerini Şinasi getirmişti bize.Artık her şey tertip içinde olmalıydı çünkü.Bu çağda bu şiir, edebiyat anlayışı bizi karşılamıyor ! diyorlardı. Batıya giden aydın adayları geldiklerinde aydın oluyorlar, orada etkilendiklerini bize yani avama öğretiyorlardı.Divan şiirini yıkmaları kolay olmadı, bir su misali oydular altını.Ama yerine sundukları divan şiirinden kalan boşluğu bir türlü doldurmuyordu.Farkında değillerdi.O günlerde başlayan bu yenilik hareketleri günümüze kadar sürüp gelmiş, şimdi şiirde ölçüsüzlük marifet telakki sayılmıştır.

Aşktan uzaklaştık mı bu göreceli bir kavram.Ama şunu söyleyebilirim, hayal dünyalarımız, dünyaya bakış açımız, dünyadan anladıklarımız o kadar farklı ki o insanlardan.İnsan onların yazıklarına bakınca nerede yaşadığını tabiatı farkediyor.
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#10
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

modernizm etkilenmesi bu konuda yarım yamalak bilgim var...
tamam ozaman mevlana da başlasak istek üzere mevlana özel ilgi alanımdır çünkü ilk beyitler kendi kaleme aldığı bilinir ve inancının da nasıl derin olduğu... he sayın yöneticim
 
#11
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

evla' Alıntı:
modernizm etkilenmesi bu konuda yarım yamalak bilgim var...
Bildiklerini aktarman faydalı olacaktır bence, çünkü konu genele hitap ediyor, konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan arkadaşlar da olabilir.

evla' Alıntı:
ozaman mevlana da başlasak istek üzere mevlana özel ilgi alanımdır çünkü ilk beyitler kendi kaleme aldığı bilinir ve inancının da nasıl derin olduğu.
Mevlana hakkında bir başlık açılabilir ve onun derinliğine inmeye çalışabiliriz, becerebilirsek.Ama bence bu başlık divan şiirine ait olsun.Mevlana 'nın özel ilgi alanın olması hoş bu bize Mevlana hakkında söyleyeceklerinin olduğunu gösterir.Onları bir başlık altından aktarabilirsen bizlere fevkalade olur.Ama konumuzla Mevlana arasında -varsa- bir ilişki kurarak gidebiliriz de.Ama bence bu durum şiirler üzerinde veyahut kişiler üzerinde yapılmalı.Divan şiirini anlamaksa amacımız kolaydan zora gitmek olmalı amaç.Ama yine de sen bilirsin.Madem Mevlana özel ilgi alanın, örneğin incelediğin beyitlerde varsa mevlevi unsurlara dikkat edebilir bir de o açıdan bakabilirsin beyitlere.

Vesselâm.
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#12
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

UluğBey' Alıntı:
Bildiklerini aktarman faydalı olacaktır bence, çünkü konu genele hitap ediyor, konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan arkadaşlar da olabilir.
(eksik ya da yanlış bilgi varsa düzeltilsin lütfen)
Divan edebiyatın en büyük anlaşılmama nedeni saray dili denilen (o zamanlar) aslında ekli bir dil kullanıldığı için Arapça ve Farsça dil kullanılırdı bu da halk tarafından pek anlaşılmazdı. Halktan uzaklaşıp mevki sahiplerine geceler düzenlenirmiş…
Çünkü divan edebiyatında metin dışı öğe geçerli şair ya da yazan ne kadar coşkuyla da yazsa tek bir kalıpta kalırdı. Ne kadar divan edebiyatın burada düşmanı oluyor aruz vezni ile kısa bir uyanmada yaşasa da (burada tarihin önemi oluyor çünkü o yıllarda savaşlar inkılâplar ve devrimler gerçekleşmekteydi) modern şiire maruz kalmış tır. Bir de şu unsur vardır ki
Kişilerin şarap a düşmesi afyon çekmesi bu gölge düşürüyordu hatta şu vardı ki koluna padişaha söz verenler içmemek için şarabı enjekte ettiği denmekte…
Divan edebiyatında tek benlik vardı zamanın da etkileriyle ve taklitçilik le suçlanıyordu aslında taklitçilik değil örnek alma vardı
Burada ben Ahmet Hamdi Tanpınarın yorumu çok beğendim şöyle diyor
‘’ Divan edebiyatında, “şairin hayat şartlarıyla olduğu kadar, içtimaî nizamla da alâkalı bir sistemi[n] ortaya ko[nduğunu]” söyler (5). Tanpınar'ın "saray istiaresi" olarak adlandırdığı bu "sistem", merkezinde hükümdarın, Tanrı'nın ya da sevgilinin olduğu, iç içe geçmiş daireler şeklinde resimlenebilecek bir sistemdir. Bu sistem, Osmanlı toplumunun bütünlüğünün ve Walter Andrews gibi söylersek, "birleştirici gücünün" göstergesidir. Çünkü bu model, hükümdardan esnafa ve köylüye kadar toplumun bütün kesimlerini kapsayan bir modeldir. ‘’
aslında divan edebiyatı övgü şiirleriydi …öz düşüncem ise divan edebiyatının en büyük düşmanı burada zaman olmuştu tarihte yaşanan olaylar…

Not:mesneviyide en kısa zamanda açıcam bugün vaktim cok dar...ama ilk onsekiz beyitine hayranımdır
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#13
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri



Bugün hep aklımda bu vardı

Fuzuli 2007 de yaşasaydı nasıl bir beyit yazardı hocam?

Ne derdi aşk için yaradanın yoluna layık olmak için acaba ?
 
#14
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

evla' Alıntı:
Bugün hep aklımda bu vardı

Fuzuli 2007 de yaşasaydı nasıl bir beyit yazardı hocam?

Ne derdi aşk için yaradanın yoluna layık olmak için acaba ?
Fuzuli 2007 de yaşayabilir miydi? Yaşasaydı adı Fuzuli olur muydu?Çağımızın şartları Fuzuli yetişmesi için mümkün müdür? Bir düşün bunlar üzerinde.Ben zaman bulur bulmaz sorularına kendimce yanıt vereceğim.Ama dediğim soruları bir düşün.
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#15
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

düşünmem mi düşündüm
yani fuzuli yetişebilirmi bu dönemde bana zor geldi hocam cevreme baktım kire
yaşananlara yaşatılanlara
biz nehre bakıpta yarışabilirmiyiz onun gibi güle gidebilmek için? he hocam
 
#16
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Evla bir de şu açıdan bak.Eskiden her şiir yazana şair denilmiyordu.Herkes şiir yazmaya cür'et edemiyordu.Doğru dürüst yazamayanlar topraklara gömüldü gitti.Ama yeni bir şeyler ortaya koyanlar, çığır açanlar şimdi hala hatırımızda.Belki 300 sene sonra çağımızdan kalan bir büyük şair olacak.Çok fazla yazı ve şiir yazan olduğu için nitelikli olanlar niteliksiz olanların içinde kaybolup gidiyor.Düşün bizim gibi mütevazi bir sitenin dahi "kendi kaleminizden" bölümü en çok kullanılan bölümler arasında.Fuzuli fuzuli olmadan önce hep okudu hep okudu yetiştirdi kendini, envai türde ilime sahipti hem öyle kulaktan dolma bilgiler değil, destekli bilgilerdi bunlar.Nitekim bir şiirinde

İlimsiz şiir temeli yok duvar gibidir

diyordu.Şimdi kalemini alan herkes yazar, şair.Hakiki anlamda okuyuculara o kadar muhtacız ki.Ben bardağın dolu tarafını görmek istiyorum.Bir gün bir yerlerde inşallah Fuzuli kadar olmasa da onun yarısı kadar birileri çıkacak çıkmalı! Bak en yakın örneği sizler divan şiirine sıkı sıkıya sarılmış durumdasınız.Umarım bu durum devam eder.Bir hazine var orada.

Fuzuli gibi şiir yazmak zordur.Fuzuli yetişebilir mi bu dönemde demek çok uç olur.Bakın etrafınıza fuzuli gibi bir aşkı yaşayacak yaşadıklarını bu kadar güzel kaleme alabilecek bunun adeta felsefesini yapabilecek ve neticede gerçek ulaşabilecek kaç kişi var.Yok mu? Şaşırmayın buna.Devir değişti, artık aşk kavramının içi boşaldı.Şimdi herkes geçim kaygısında.Hem söyleyeyim Fuzuli bu devirde yaşasaydı şiir felan yazamazdı doğru dürüst.Etrafında bu derece kötü insanlar varken, tv denen aptallaştırma makinaları varken, mazlumun değil zalimin tarafının tutulduğunu görüyorken yazabilir miydi Fuzuli?

O gibi olmasa da bugün onun izinden gidenler var elhamdülillah.Üniversitede hocam vardı.Seferî mahlasıyla divan şiirleri yazardı, gıpta ederdim ona.Eminim her taraflarda vardır öyle kimseler.Önce anlayalım onları ya da anlamaya çalışalım.Kim bilir belki birkaç beyitte olsa bir şeyler de biz yazarız ahde vefa babında vesselam.

Çıkmam lazım.Uzun bir konu.Zaman sorununu ve bağlantı sorununu halledince yeni sorularla yeni düşüncelerle devam edelim inşaallah.Ayrıca lütfen okuyan herkes yazsın birkaç satır.Zira burayı mahsun görmek, kenarda kalmış görmek inanın yazma şevkimi, yazma arzumu kırıyor.Ne de olsa kimse okumuyor takip etmiyor diyorum.Kal'e alında sorular sorulur, sorulmuş sorulara yanıt verilir, düşünceler ifade edilir diyorum.Ama...

Neyse Selametle efendim.
 

Aysen

Divan Üyesi
#17
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

UluğBey' Alıntı:
.Ayrıca lütfen okuyan herkes yazsın birkaç satır.Zira burayı mahsun görmek, kenarda kalmış görmek inanın yazma şevkimi, yazma arzumu kırıyor.Ne de olsa kimse okumuyor takip etmiyor diyorum.Kal'e alında sorular sorulur, sorulmuş sorulara yanıt verilir, düşünceler ifade edilir diyorum.Ama...

Neyse Selametle efendim.
Kesinlikle okunuyor kendi adima sevfkiniz kirilmasin lutfen. Garabete dusmek endisesiyle "soru sormak ve dusuncelerimi ifade etmekten acizim" bu nedenle okumak daha iyi diye dusunuyorum...Evla ve size sonsuz tesekkurler...
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#18
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Hocam hoca denhaninin hakkında çok kısa bilgiler var acaba beyitlerinden örnek verirmisin? hep bir kaç gazel elimde örnek çıkıyor birde bu gazelden başlayalım mı açıklama yapmaya

GAZEL

Acep bu derdümün dermânı yok mu
Yâ bu sabr itmegün oranı yok mu

Yanaram mumlayın başdan ayaga
Nedür bu yanmagun pâyânı yok mu

Güler düşmen benüm agladuguma
Aceb şol kâfirün imânı yok mu

Delipdür cigerümü gamzen oku
Ara yürekde gör peykânı yok mu

Su gibi kanumu topraga kardun
Ne sanursın garîbün kanı yok mu

Cemal-hüsnüne mağrûr olursun
Kemâl-i hüsnünün noksânı yok mu

Begüm Dehhânî’ye ölmezden öndin
Topuna irmegün imkânı yok mu

NOT:denhanı kelimesini nakışçı olarak kullanırmış peki bu tüm beyit yazanlar için geçerlimidir kendi anlamlarını yüklemeleri bu bir nevi kelime üretme yapıyorlardı anlamınamı geliyor?
 
#19
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Hoca Dehhani hakkında söylenmesi gereken en önemli şey divan edebiyatında lâdini şiirler yazan ilk şairler arasında olmasıdır.

Dehhani'nin gazellerinden örnekler istemişsin, işin aslı ulaşabildiğimiz kaynaklar sınırlı.Ben de internette tarama yaparak ulaşıyorum gazellere.Harici olarak ulaşmak istiyorsan bu kişiye kütüphanelere ya da kaynak kitaplara başvurman yerinde olacaktır.Arşivimde olan notların içinde ( fotokipler felan) belki olabilir.Tek tek incelemem gerekir o da zor gibi.Eğer dediğim gibi illa Dehhani'nin şiirlerine ulaşmak istiyorsan şu kaynaklardan

Onu Fuat Köprülü keşfetti (Hayat dergisi, 2 Aralık 1926; 15 Kasım 1928). Sonra Mecdut Mansuroğlu 5 gazelini İstanbul dergisinde (1 Temmuz 1945, Sayı 19), ardından 1 kaside ve dokuz gazelini Dehhani ve Manzumeleri (1947) adlı kitapta yayımladı. Ancak Hikmet İlaydın bu dokuz gazelden birinin Resmi'ye, ikisinin de Kemal Paşazade'ye (1468-1534) ait olduğunu ortaya çıkardı (Ömer Asım Aksoy Armağanı, "Dehhani'nin Şiirleri", TDK, Ankara 1978)
inceleyebilirsin. Şahsi kanaatim buna gerek yok. Zaten bilinen gazellerini anlamak onun şiir anlayışını ya da hayat görüşünü ortaya çıkarmak için yeterli.Zaten şu anda nette yer alan gazelleri onun şiir anlayışını yansıtıyor.


Tüm gazeli açıklamaya gerek yok.Zaten beyitlerde öyle derin bir anlam yok.Din dışı gazeller yazması belki de beyitlerinde derinlere inmememiz gerektiğini fısıldıyor bizlere.

Benim gazelde genel olarak gördüğüm şey Dehhani'nin bir divan şairinden çok halk şairini andırması.Nitekim gazetle fazla yabancı kelime kullanılmamış, anlatılmak istenen dolambaçlı yollardan değil de direk söylenmiş.

Eğer özel olarak anlayamadığın bir beyit varsa dehhani nin ya da bu gazelinde şurda ne olaki dediğin yerin varsa sorabilirsin.Fikir yürütürüz.Şiir hiçbir zaman tam olarak açıklanamaz.Hep bir tarafı boş kalır.Şiir açıklaması sizin hayal dünyanızla sınırlıdır.Ondan dolayı korkmayın yorumlamaya.Ve şair şu kelimeyi şurada boşuna mı kulanmış, vezin gereği mi kullanmış ya da anlam ilgisiyle mi kullanmış bunlara bakmaya çalışın.Ve merdivenleri basamak basamak çıkmalısınız.ELbet anlamadağınız yerler olacak.Ben 4 sene eğitimini gördüm bazen benim de anlamayadığım yerler oluyor.Doğal bu da.Netekim onlar bu şiirleri bambaşka bir kültürle yazıyorlardı vesselam.



Ne beyân-ı hâle cür'et ne figâna takatim var.
Ne recâ-yı vasla gayret, ne firâka kudretim var.

Beyitinin çözümlemesini "evla" dan bekliyoruz.
 

evla

KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
#20
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Beyit (ç)özümleme ders 1

Ne beyân-ı hâle cür'et ne figâna takatim var.
Ne recâ-yı vasla gayret, ne firâka kudretim var.

Kelime anlamları
* beyân __ açıklayıp bildirmek
* hâle __ ay çehresinde görülen parlak daire
* cür'et __ ataklık kendini bilmezlik
* figân __çığlık inilti
* takat __ güç kuvvet
* recâ __ ümit
* vasl ___ kavuşma
* gayret __çaba, çalışma
• firâk __fırkalar, partiler, bölükler
* kudret__güç

Çıkarılan anlamlar
1.
’’ne anlatmaya gücüm ne de cesaretim var. Kavuşamazsam yolunda bölünür giderim ‘’

2- nuruna ulaşamazsam yolunda bölünüp gideyim ne sesim çıkar ne de isyanım olur..

3.*’’Kendimi bilmeden attığım çığlık ay çehresinde ki parlaklığa ulaştıramaz beni. Bölünmelerle gücüm kalmıyor.’’

Ya da
4*’’gayretlerim manasız çığlım aya bile ulaşamazken ümidim tükeniyor kendimi bilemiyorum artık’’

Kesinlikle benim anladığım gibi olmadığı birinci koşul çünkü hiçbir divan sahibi bu kadar dar düşüneceğini sanmıyorum ama beyitte hissettiğim ay burada ışık efendimiz oluyor ve ona giden bir yol var ama yol kelimesi beyitte geçmiyor:) yazan kişinin varmak istediği bir yer ve oda Efendimizin Nuru (bildiğim kadarıyla ay Efendimiz le bir tutulmaktadır. Bur da mecazi aşk var ve ulaşılmak istenen sevgili ve gücünün kalmadığını anlatıyor onsuzluk tan ötürü…


Not:beyitleri görüp anlamlarını okunması çok güzel oluyor ama beyitle baş başa kaldığın da sabah olmuyor:)çok başarılı bir acıklama değil hatalardan af olunam:)