Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Katılım
26 Nis 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

UluğBey' Alıntı:
Şairin o âhû diyerek herhangi bir ahuyu kastetmediğini anlıyoruz, netekim böyle dediği için sevgiliyi göz önüne alıyoruz.

Rakib ise ahuyu avlayan avcıdır.Vahşi hayvana benzetilmiştir.Âşık tek başına iken rakibler sevgiliye yaklaşır ve sevgiliye âşığı kötülerler.Sevgilinin âşık hakkında yanlış düşünmesine sebeb olurlar.

Âşığın şikayeti söz konusudur.Sevgili rakibler arasında kalmıştır.

Ekser kelimesinin kullanılması bu durumun devamlı olduğunu gösterir.Şairimizin asıl söylemek istediği şey ise sevgilinin rakibler arasında kaldığıdır.

Avlanma mevsimi yazdır, sevgili de daha çok yazın gezer.
Ben dedim aşk var diye ;)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri


Ya hocam sen demedin mi aşk katma buna diye:)herşeyi aşkla görme diye gene yanlış mı anladım ben ....

Yüreğine sağlık belki bir gün başarırım ?
 
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

:) Ben aşkı tasavvufi aşk olarak demiştim, aşk her zaman vardır gazellerde.

Gazel'in tanımını unuttun mu?

Kelime olarak kadınlarla aşıkane sohbet etmek, konuşmak anlamına gelir. Terim olarak aşk, şarap, tabiat ve kadın konularını işleyen şiirlere denir.

Aşk zaten gazellerde her daim olmuştur(ama bu aşk bazan ilahi aşk olur, bazan sevgiliye aşk olur bazan padişaha yani hükümdara ait olur)Bundan dolayı da öyle dememin sebeb-i hikmeti senin bu durumu zaten bildiğini varsayarak beyiti tasavvufi olarak yorumlamana engel olmaktı.Netekim geçmiş şerh deneyimlerinden biliyorum, beyitleri tasavvuf ekseninde yorumlamaya meyillisin...

Sana önerim şerh kısmına takılmaman pek, nesir haline çevirmek çok önemli.İlk aşama o, beyiti düz cümle olarak yazabilmeyi öğrenmen lazım şerhi sanatları daha sonra.Hatta buradan biraz beyitleri nesir haline çevirme alıştırması yapalım ama şerhe girmiyelim.
Panik yok, olacak, zamanla.


Aşağıdaki beyitleri düz cümle haline getirin.(Sadece düz cümle)

1

Çāk görüp göğsümü kılma ilācım tabip

Zāyi olur merhemin bende biter yāre yok

(fuzûlî)

2

Künc-i mihnette rakiba bizi tenha sanma

Yar ger sende yatursa elemi bizde yatur

(ruhî)

3
Ey hoş ol mest-i muhabbet kim humār-ı aşktan

Bir kadeh meyle değişmiş küfrü de îmānı da

(şeyh galib)




Not:Herkes yazabilir, sadece evla için vermiyorum yani, yazmak isteyen yazsın, sonra en doğrusunu seçeriz...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Çāk görüp göğsümü kılma ilācım tabip

Zāyi olur merhemin bende biter yāre yok

(fuzûlî)

Çāk:Yarık ,çatlak ,yırtmaç

tabib: Doktor, hekim.

zayi:ziyan
yare:yara

nesiri:

yüreğimin yaralarına ilaç sürme ey tabib; ziyan olur ilaçın benim yaralarım bitmez

ne dersin hocam..?en düzgün cümle bu oldu!
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Künc-i mihnette rakiba bizi tenha sanma

Yar ger sende yatursa elemi bizde yatur

(ruhî)

nesiri:

künc-i mihen:sıkıntı ızdırap köşesi
rakiba :rakip
ger:şayet ,eğer
elem:acı ,der ,keder

;

Ey rakip sıkıntım olsa da bizi ıssız sanma,sevgili sende yatsa da üzüntüsü bizde yatar.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Ey hoş ol mest-i muhabbet kim humār-ı aşktan

Bir kadeh meyle değişmiş küfrü de îmānı da

(şeyh galib)

nesiri:
mest: Sarhoş. Aklı başında olmayan. Kendinden geçercesine haz duymak mânasında mest olmak" şeklinde
humar :sarhoşluk veren
mey:şarap içki
Küfr:Allah’a(c.c) inanmamak, dinsizlik

nesiri:
İlahi aşktan kim olmaz ki mest.bir kadeh şarapla değişir küfründe imanın da

?nasıl
 
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Eksiklerini söyleyeyim;

1.beyit

Bir kere hitabet niteliğinde olan sözler başa yazılmalıdır.Misal Muhterem ağabeyim Levent, evvela selam eder... gibi .Burada da hitabı başa almalıyız, zira şair tabibe sesleniyor, eğer senin dediğin gibi olursa sanki tabible karşı karşıya oturmuş konuşuyolarmış gibi olur.

Ey tabip ! dedik tabibe seslendik, tabip döndü yüzünü bize bakıyor(bakıyor farzettik) Klasik düz cümle nasıl olur? Özne nesne ve yüklem.Şimdi 1.mısradan hareketle gidelim. Çâk yani yaralı görüp, neyi yaralı görüp göğsümü yaralı görüp, ne olacak göğsünü yaralı gördüğünde, tabip ilaç vermek için harekete geçecek ve şair bunun faydasız olduğunu söylemek istiyor ,yani nasıl toplarız cümleyi

Ey tabip ! Göğsümü yaralı görüp (bana) ilaç verme ( yapma),

dedik 1.mısrayı düzelttik, gelelim 2. mısraya

merhemin zayi olması, biten yara (iyileşen yara ) cümleleri var. Nasıl toplarız ?


Ey tabip ! Göğsümü yaralı görüp (bana) ilaç verme ( yapma),zira bende bitecek(iyileşecek) bir yara yoktur, senin merhemin zayi olur.( benim yaralarımı iyileştirmek için uğraşma, merhemin ziyan olur, zira benim yaramı sen iyileştiremezsin.)

şeklinde neticelendirebiliriz.


2.beyitte hitabı başa almışsın güzel;

Ey rakib ! sıkıntım olsa da demişsin düşük kalmış cümle yukarıdaki beyiite adam tümleci vermiş neden koymuyorsun ki ?
nerede bizi yalnız sanma ---- künc-i mihnette yani ızdırap köşesinde, toparlarsak;

ey tabip ! ızdırap köşesinde bizi yalnız sanma;sevgili senin yanında ise de sevgilinin acısı bizde yatar.


gelelim 3.beyite, yine bir sesleniş var şair birilerine seslenmiş, kime seslenmiş bakalım:

ey mest-i muhabbet e seslenmiş çevirirsek;

Ey sevgi sarhoşu ! dedik seslendik sesleneceğimiz kişiye, ve ona diyor ki şair humar-ı aşktan hoş ol yani;

(humar:Sarhoşluk veren ve haram olan içkiden sonra gelen baş ağrısı.)

aşkın baş ağrısından hoşnut ol !

toparlarsak

Ey sevgi sarhoşu, aşkın baş ağrısından hoşnut ol ! dedik ve 1.mısramızı doğru olarak çevirdik.

Gelelim 2.mısraya;

Bir kadeh şarapla küfrü de imanı da değişmiş demiş.Kimin değişmiş bir kadeh şarapla imanı küfrü? Tabii ki sevgi şarhoşu olanın.Şarap içiyor haram helal helal haram gibi gözüküyor.

Netice olarak

Ey sevgi sarhoşu , aşkın baş ağrısından hoşnut ol !(O sevgi sarhoşunun) Bir kadeh şarapla küfrü de imanı da değişmiştir.


şeklinde tam tekmil bir nesre çeviri yapabiliriz.

biraz karışık oldu sanırım, ama yavaş yavaş okursan anlarsın, zira konuşuyormuş gibi anlatmaya çalıştım ;)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Eyvallah hocam;

1.kelimeleri doğru anlamları ile alacaksın
(yani cümle içinde geçen anlamı ile)
2.cümleyi sıralı cümle yapacaksın
3.beyitleri iyice anlamaya çalışacaksın

en iyi nesir 2.beyit ozaman diğerlerinde gene yaklaşmışım bu güzel...demek çalışma az gelmekte daha dikkatli olacakmışım.
 
Katılım
27 Ara 2005
Edebi Sanatlar

İtiraf etmeliyim ki divan şiirinin sanat bulma kısımlarını pek sevmiyorum.Ki ondandır ki şerhlerimde sanatları çoğu zaman gözden kaçırıyorum.Ama sanatların ne olduğunu bilmek beyitlerin anlamlarını çözme konusunda bizim rehgüzarımız olacaktır.Geçenlerde bir arkadaş "divan sözlüğü" gibi bir başlıkta bunları vereceğini ifade etmişti.Sevinmiştim ve demiştim ki yazdıkların bizim internette bulduğumuz salt dökümanlardan olmasın açıklayıcı ve örnek verir nitelikte olsun.Ama bir şey çıkmadı, arkadaşımız sanırım zaman bulamadı.İş başa düştü yani. :(

Herkesin divan şiirini sevmek zorunda olmadığını biliyorum ama içimizde onları anlamak isteyen kardeşlerimiz bulunuyor ve anlatımları denize atılan bir şişe gibi bırakmak istiyorum, belki birilerinin can simidi olur bir yerlerde...

Besmele çekip başlayayım ben konuya artık nerelerde durur ne şekilde devam eder bilmiyorum.Zaman buldukça güncellerim artık . Bu fasılda aktarılanlar kopyala-yapıştır olmadığından, konuları kendi potamda eriterek verdiğimden yavaş ilerleyebilir.Şimdiden ilan olunur.


Edebi Sanatlar deyu bir başlık atın defterinize...

(Burada yer alan anlatımlarda Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi sayın Prof.Dr.Sabahat Deniz'in lisans döneminde gittiği yol izlenecektir, anlatımların bazı bölümlerinde sözü ona bırakacağım gıyabi olarak tabii ki... )


Edebi sanat sözü süsler ve söze güzellik katar, bunun yanı sıra söze sağlamlık katarak duyguyu düşünceyi eritip kaynaştırarak pekiştiren vasıtadır.

Efendim bizim edebi sanatlar deyu tekerrür ettiğimiz ifade 3 e ayrılır.Bunlar ise

1-Mecazlar
2-Anlamla ilgili sanatlar
3-Sözle ilgili sanatlar

dır.


Peki nedir bu mecazlar, bizim mecaz olarak telakki ettiğimiz sanatlar nelerdir ?

el-cevap: teşbih, istiare,mecaz-ı mürsel,kinaye, ta'riz,teşhis ve intak.

Anlamla ilgili olan sanatlar biraz daha çok olduğundan birkaçının ismini vereyor ve ilerleyen demlerde vakit oldukça kendilerine sıra geldikçe terennüm edeceğimizi ilave etmek isteyorum.

Anlamla ilgili sanatlar; îlhâm,tevriye,istihdam,mugalata-i mâneviye,tenasüp,leffü neşr,tecâhül-i ârif,hüsn-i tahlil,sihr-i helâl,irşâd,mübalağa,tezad,istidrak,tekrîr,nîda,istifham,rücû',tefrik,telmih,irsâl-i mesel,iktibas ....


Söz ile ilgili olan sanatlar ise


cinas, kalb, iştikak, akis,iâde,tarsi',muamma, lûgaz,leb-değmez,mühmel,mücevher,akrostiş


Bu şekilde not aldıktan sonra defterinize( yazarak çalışmak her daim iyidir ) imdü Teşbih deyu bir başlık atabilirsiniz.

(bir ara verelim)
 
Katılım
27 Ara 2005
ders iki: teşbih(1)

ders 2

teşbih



Sözü daha etkili kılmak için aralarında çeşitli yönlerden benzerlik bakımından güçlü olanın güçsüz durumda olanı nitelikçe daha üstün olanına benzetme sanatıdır.


misal: genç kızın yüreği dağ gibi yüceydi.

kızın yüreği dağa benzetilmiş, teşbih.

benzetme öğeleri

1-benzeyen : 2 unsur arasındaki güçsüz olan.
2-benzetilen:kendisine benzetilmiş olan
3-benzetme yönü:iki unusurun birbirine ne kadar benzetildiği
4-benzetme edatı: gibi,tek,sanki,meğer,güya,gûne,misillî,niteki,nitekim,misal...

Benzetme öğrelerinin birinin ya da birkaçının kullanılma esasına göre 4 tür benzetme var:

1-Teşbih-i mufassal: Benzetme öğelerinin tümü olacak.
2-teşbih-i muhtasar:benzetme yönü olmayacak
3-teşbih-i müekked:benzetme edatı olmayacak
4-teşbih-i beliğ:edat ve yön olmayacak.

gelelim örneklere:

bezm-i dünyanın Hayali çekti seyrinden ayâğ
oldu dürd-i mey gibi mey-hânede ehl-i nişest

nesire çevireyim önce

hayali dünya meclisinden artık ayağını çekmiştir, o şapap tortusu gibi meyhanede oturan kişilerdendir.(tıpkı şarabın tortusu gibi o da meyhanenin ehl-i nişest i olmuştur( nişest:eek:turan, ehl:ehil,--- ehl-i nişest: oturan kimseler)

teşbih nerede ?


benzetilen: hayali yani şair.
benzeyen: otutanlar yani ehl-i nişest
benzetme yönü:dürd-i mey yani şarap tortusu.
benzetme edatı:gibi

görüldüğü gibi benzetmenin 4 öğesi de kullanılmış yani teşbih-i mufassal türünden bir benzetme yapılmış, ayrıntılı benzetme yani.


Şunu da siz bulun:

Tûtî gibi hoş nükteler öğretti dehânın
Bâki gibi üstad-ı suhân-pervere cânâ

bâki.

osmanlıca sözlüğünüz yoksa http://www.osmanlicaturkce.com sitesini kullanabilirsiniz.
 

HCRTRMN

 
Katılım
11 Eki 2006
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Bu beyitte iki tane mi teşbih var?
 
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Yukarıda 4 tür benzetme verdim.Bu beyitte onlardan biri var.Benim yaptığım gibi benzetmenin öğelerini şiirde arayarak hangi tür benzetme kullanıldığına ulaşabilirsiniz.Evvela nesire çevirin ama.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Tûtî gibi hoş nükteler öğretti dehanın
Bâki gibi üstad-ı suhân-pervere cânâ

bâki.

Tûtî:Dudu kuşu ,duyduğu sözü ezberleyen
Nükte: İnce mânalı söz, idraki ve anlaşılması nezâket ve zarifliğe dayanan nazik husus. İbarenin asıl mânasından başka olan nazik ve lâtif mânâ, dikkatle anlaşılabilen ince mânâ.
Deha: Çok akıllılık. Zekiliğin ve anlayışlılığın son derecesi. İleri görüşlülük, geniş ve çok güzel fikir sâhibi olmak.
üstad: (Üstaz) İlim veya san'atta üstün olan kimse. Usta, san'atkâr. Muallim, profesör. Bilgide veya san'atta veya amelde meharetli zât.
suhan: söz
perver: (Pervar) f. "Besleyen, yetiştiren, velinimet, koruyan" mânâsında birleşik kelimeler yapılır
Nesiri:
dehanın manalarını papağan gibi tekrar ederek öğrendim,ustadın sözleri yetiştirdi baki gibi bir can…
Benzetilen: papağan
Benzeyen : şair
Benzetme yönü: ezberlemesi öğrenmesi
Edatı:gibi

he işte asıl mesele(sanki diğerlerini başarmışım gibi)
bu da Teşbih-i mufassal çünkü bir tutmuştur şair kendini ve yön vermiştir…

(ilerleme var mı hocam?)
 

sayih

 
Katılım
29 Ağu 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Hocam Allah razı olsun adım adım cidden ders veriyorsunuz.Edebiyat hakikaten bir derya imiş.Derslere şimdilik katılamasamada ara ara gözüm gönlüm buralarda.
 
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Ben doğru şekilde beyiti nesire çevirip beyitte yer alan teşbih sanatına yer vereyim, ardından da dersimize devam edelim.

Nesre çevirideki hatanın sebeb-i hikmeti maalesef yine asıl olan bir kelimeyi görememen.Bu beyitte göremediğin kelime ise : dehan

Zaten deha olarak çevirdiğin zaman beyiti taşlar oturmuyor yerine, bir şey anlamıyorsun, ki beyitin müşairi Bâki olduğunu göz önüne alacak olursak kulağa hoş gelen bir şeylerin anlatılması gerektiğini kavrayabiliriz aslında. Bundan önceki çalışmalarımızda bir beyitin nasıl nesre çevrileceği hakkında ipuçları vermiştim.Evvela beyiti okuyup sözlükten bilmediğimiz kelimelerin anlamlarına bakıp kağıda dökmeden şair ne demek istemiş sorusunun cevabını aramamız gerekmekte. Şunu da bilmeliyiz ki divan şairi hele bu Bâki gibi bir şairse beyitte alakasız hiçbir kelime kullanmaz.
Dikkat ederseniz beyitteki kelimelerin anlamları birbirlerini çağrıştırır.Bakalım isterseniz :

Tûtî – papağan
Nükte- ince mana
Dehan- ağız
Suhan-söz

Buradaki kelimelerin hepsi birbiriyle alakalıdır. Söz ağızdan çıkar, papağanın terennüm ettikleri yahut papağana öğretilenler bayağı şeyler değildir, nükteli şeylerdir.

Konumuz nesre çeviri olmadığı için beyiti nesire çeviriyor ve asıl konumuz olan sanatlara dönmek istiyorum. Netekim nesre çevirilerin nasıl yapılacağı hususu sözümona pratiğe ve düşünmeye dayanıyor.Yapılan doğru çevirileri inceleyerek nasıl bir çeviri yapılması gerektiğine kanaat getirebilirsiniz.

Ne demiştik önceki derslerde, nîda sanatı var ise şayet, yani şair birilerine sesleniyorsa, bu nida nesrimizin en başında yer alacak. Burada hangisi ? cânâ yani ey sevgili.

Ey sevgili !

Dedik ve girişimizi yaptık. Şimdi yükleme bakalım, yüklem ne ? öğretti , ne öğretti ? hoş nükteler öğretti, kim öğretti dehanın yani ağzın, nasıl öğretti, tuti gibi yani papağan gibi., kime öğretti baki gibi bir üstad-ı suhan pervere öğretti.

Yukarıda yüklemleri nesneleri bulduk, şimdi iş bunları düzenli bir cümle haline getirmekte.haydin getirelim düzenli bir cümle:

Ey sevgili! (Senin) ağzın Bâki gibi bir söz üstadına papağan gibi hoş(ince, zarif) nükteler öğretmiştir.

Şimdi oldu işte !

dehanın manalarını papağan gibi tekrar ederek öğrendim,ustadın sözleri yetiştirdi baki gibi bir can?
Şeklinde bir çeviri düşük olacaktır, çün ki okuyucu nesre çeviriyi ilk okuduğunda anlamalıdır.Açık ve anlaşılır olmalıdır çeviri.Şimdi senin çevirinde, zaten baştan hata vardı deha şeklinde bir kelime icad edilmesinden dolayı ama onu göz ardı edib diğer kısımlara bakalım.Dehanın manaları ? Dehayı zeka alırsan “zekanın manaları” diye bir tabir anlaşılmaz olur.Zekanın manalarını papağan gibi tekrar ederek öğrendim, ?( öğrenen kim ?, nasıl öğrenmiş bu kişi, ne şekilde öğrenmiş? Cevap var mı ? Yok ) virgülden sonraki kısım ise zaten nokta ile bitmemiş, ? ile bitmiş. Bir soru sormuyor şair beyitte.Üstadın sözleri yetiştirdi demişsin, üstad kim ola ki ? Üstad bâkinin taa kendisidir.Ki bâki de mütevazi biri değildir.Yeteneğinin farkındadır.Kendini methetmekten kendine üstad demekten sakınmaz.Zaten üstattır o. Baki gibi bir can yetiştirdi ? Kim yetiştirdi, bâki gibi bir can da anlamsız oluyor.

Şimdi gelelim beyitteki teşbih mes’elesine:

Dehan: Benzeyendir, (sevgilinin ağzı papağanın ağzına benzetiliyor, dikkatini çekerim)
Papağan: Benzetilen
Gibi:Benzetme edatı
Hoş nükteler: Benzetme yönü

Yani beyitimizde teşbih-i mufassal yer alıyor.

bu da Teşbih-i mufassal çünkü bir tutmuştur şair kendini ve yön vermiştir
demişsin ya bunu da anlamadım ben, anlatım bozukluğu var bu cümlede, kim kime yön veriyor, cümleler düşük olunca çözmekte zorlanıyorum demek istediğini.Her türlü yorumlanabilir çünkü.Nesre çevirilerde okuyucuya iş bırakma, yani okuyucu tamam yorumlasın çeviriyi ama çevirinin eksik yerlerini tamamlamasın, çeviri tam olsun, çevirinin ihtiva ettiği anlamlar üzerinde düşünsün.

Bu zamanla olacak.Evvela dikkat etmen gereken husus; beyitte yer alan kelimeleri doğru olarak tespit edebilmektir. Tamam deha olarak düşün bir yerde çünki dehan hiç duymadığın bir kelime olabilir ama anlamın düşüklüğünü sezdiğin anda, ki seziliyor, acaba bir kelimeyi yanlış seçmiş olabilir miyim diye düşün, alternatifleri sırala.Yani şöyle bir tavırda bulunabilirdin:

Şayet oradaki kelimeyi “deha” olarak alırsam, nesre çevirisi şu şekildedir:

Kelimeyi “dehan”olarak alırsam nesre çevirisini şu şekildedir:


Gül hasretinle yollara dutsun kulağını
Nergis gibi kıyâmete dek çeksin intizâr


Yukarıdaki beyti yukarıda belirttiğim hususları göz önüne alarak nesre çeviriniz ve beyitte yer alan teşbih türünü yazınız.


Tafsilatlı bir açıklama oldu, sıradaki dersimizin konusu ise “İstiâre” dir.

İmdi defterlerinize “İstiâre” deyu bir başlık atın ve bir daha dersi bekleyin.Zira bu akşamlık 2 word sayfası uzunluğundaki bu ders kâfidir.

Not: Derslerde anlamadığınız noktaları sorabilirsiniz.Buradaki dersler sitemizdeki tüm üyelere ve bu dersi takib eden tüm ziyaretçilerimize yöneliktir.Bundan dolayı verilmiş olan ödev niteliğindeki çalışmalar dersi takib etmek isteyen herkese yöneliktir ve herkes tarafından cevaplanabilir.Netekim bir ödevi birkaç kişinin yapmasında sakınca yoktur, aksine faidelidir, mukayeseler yapılarak –varsa- hatalar tespit edilebilir.Derslerin işleyişi ve devamlılığı tâlib olan dostların konuya iştirâk etmeleriyle sınırlıdır.

Selam hürmet ve dua ile…

M.Kaya
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

hocam gene sıfır aldım:)

Allah sana sabır versin ne diyim anlatamasam da sanatı bilmek bana umut verdi...
gene başa döndük kelime anlamlarını iyi bulmak gerek ve doğru kelime ile seçmek en büyük hatam burda
benim vazgeçmeye niyetim yok dua ediyorum Mevlam sabrını daim eder de
bende er geç öğrenirim İnşallah...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Gül hasretinle yollara dutsun kulağını
Nergis gibi kıyâmete dek çeksin intizâr


intizar: gözlemek ümit ederek beklemek
nergis: (Nerges - Nercis) İri papatya biçiminde ortası yeşil veya sarı, yaprakları gri ve sarı bir çiçek. Suyu, uyuşturucudur. Mahmur bakışı andırır.

(Allah yardımcım olsun bu sefer başarırım inşallah)…ilk önce belirtmek isterim ki hissetiyim burada durulması gereken sırlı kelime nergistir… Anladığımı yapacağım yoksa öteki türlü çok hata(yani kalıplara takılı kaldığım da) yapıyorum. Öğrendiğim kadarı ile nergisle gülün arasında amansız bir aşk varmış ve nergis göze benzetilirmiş.

Nesri:
Ey sevgili; gül hasretinle yollara sözlerine kulağını kabartmış, âşıkların nergis gibi kıyamet zamanına denk mahmur bakacaklardır.

(Ey sevgili; gül hasretinle sözlerini kulağım da, nergisin çilesini çekerek sana kavuşacağım günü beklerim)

gül :Benzeyen
nergis :benzetilen
gibi:benzeme edatı
intizar:benzetme yönü
buradaki benzetme sanatı her bir derste öğrendiğimiz ayrıntılı benzetme vardır bu beyitimiz de teşbih-i mufassal dır
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Hocam Mevla razı olsun
notları tane tane deftere geçiriyorum inş
daha öğreneceğim okadar çok şey var ki...
 
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

(sanırım) ders 4

Kusura kalmayın, dersi biraz aksattım.Zaman sorunundan dolayı buraya hak ettiği zamanı veremiyorum.

Evvela bir önceki derste verdiğim beyite bakalım kısaca.Evla’nın hazırladığı beyite…
Ey sevgili; gül hasretinle yollara sözlerine kulağını kabartmış, âşıkların nergis gibi kıyamet zamanına denk mahmur bakacaklardır
Şeklinde bir çeviri gelmiş, öncelikle önceki çevirilerine bakarak kayda alınacak derecede bir ilerleme gösterdiğini belirteyim. Çünkü düzgün bir cümle, her şey yerli yerinde.Eksik olan şey ise nesre çevirirken biraz fazla yorum yapılmış olması.Biz bu kısmı şerh kısmında ele alsak daha hoş olur.Bir de şair burada evet sevgiliye sesleniyor ama bunu vermemiş beyitte.Bariz bir sesleniş yok beyitte.Ondan dolayı parantez içi versek daha iyi olur. Bir önceki beyitte şair ”cânâ” sözcüğüyle sevgiliye seslendiğini bariz bir şekilde söylemişti. Yani beyiti :
(ey sevgili ! ) gül hasretinle kulağını yollara tutsun (ve) Nergis gibi kıyamete kadar yolunu gözlesin.

şeklinde çevirebiliriz. Ve dahi devam kısmında nergisin divan şiirinde bakış olarak işlendiği bunun mahmur bir bakış olduğunu belirtebiliriz. Nesre çeviri birebir çeviridir, eğer ekleme yapacaksak parantez içinde ekleme yapmalıyız.Şerhe daha sonraki derslerde geçeceğiz, edebi sanatlar dersleri bitince.( İnşallah)

Sanat kısmı da tamamen doğru, tebrikler. Helal ! 


İyi yoldasın, darısı diğer arkadaşların başına.

Gelelim bugünkü konumuz olan “istiare” ye.

İstiare

İstiare bir şeyi kendi adının dışında çeşitli yönlerden benzediği başka bir şeyin adıyla anmaktır.

Kendisine benzetilen verilmemişse : kapalı istiare

Kendisine benzetilen verilmişse: açık istiare

Şimdi bir örnek vererek taşları yerine oturtalım:

Bir hilâl uğruna yâ rab ne güneşler batıyor !

Burada şair güneşler kelimesiyle aslında şehitleri vermek istemiştir. Yani güneşler benzetilendir. Burada şair sadece kendisine benzetileni verdiği için “açık istiare” kullanılmıştır.

Heva arâ’is-i gülzâra oldu çehre güşâ
Bahar gülşene giydirdi hulle-i hodrâ


(hulle-i hordâ: yeşil elbise)

Beyitin 1.mısrasında hava damata benzetilmiş ama kendisine benzetilen damat verilmemiş, yani kapalı istiare, arâ’is yani gelinler kendisine benzetilen öğedir, kendisine benzetilen öğe olan gelin verilmiş yani açık istiare.

2.mısra da 2 tane kapalı istiare var. 1.si bahar. Bahar kendisine benzetilen öğedir, gelin giydiren kişiye benzetilmiştir.Fakat kendisine benzetilen öğe verilmiştir( yani bahar) 2. si ise gülşendir, gülşen de geline benzetilmiş.Fakat gelin giydiren kişi ve gelin verilmemiş, sadece kendisine benzetilen öğeler verilmiş.Yani kapalı istiare var.

Şunu da siz yapınız:

Dinle yolcu bu ses onun sesidir.
Sinsi adımlarla akşam yürüyor. (Necmettin Halil Onan )

Soru : Beyitteki istiare sanatını gösteriniz.

Not: Sıradaki sanatımızın adı "Mecâz-ı Mürsel" dir, derse hazırlıklı gelmeniz konuları anlamanız bakımından oldukça faideli olacaktır efenim.

Selâmetle.

MK
 
Katılım
26 Nis 2007
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Dinle yolcu bu ses onun sesidir.
Sinsi adımlarla akşam yürüyor. (Necmettin Halil Onan )
İnsana ait olan sinsilik, yürüme ve ses çıkarma özelliği akşama verilmiş.. Benzetilen verildiği için açık istiare.. Doğru mu :-\