Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

dilmurg

Gün akşamlıdur devletlum; dün doğduk, bugün ölürüz
Katılım
15 Mar 2007
#81
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

UluğBey' Alıntı:
evet evla doğru ama sen biraz fazla uç düşünmüşsün, yani beyitin anlamı konusunda, "kişinin kendisi sunması" durumu değilde bildiğimiz şarap sunulması durumu var.Yani Nef'i bir câm sun yani kadeh sun demekle şarabı kastediyor.

tebrikler çekirge ;)
Ama kadeh de ilahi aşk olduğuna göre, burada aşk sun demeye gelmiş olmaz mı? Câm yani aşk...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#82
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

dilmurg' Alıntı:
Ama kadeh de ilahi aşk olduğuna göre, burada aşk sun demeye gelmiş olmaz mı? Câm yani aşk...
Muhterem hocam, hatırlatırım beyitin şairi Nef'i'dir.Nef'i'nin mutasavvıf bir şair olmadığını, şiirlerinde tasavvufi ıstılahların pek kullanmadığını hatırlatmak isterim.

Yani vakıa her sakallıya dede diyemeyeceğimiz.Fakat olayı Nef'i'den soyutlar ve divan şiiri penceresinden, tasavvuf penceresinden bakarsak ancak bahsettiğiniz anlamı ihtiva eder.Netekim burada şairinden hareketle değerlendiriyorum ben, böyle bir durum yok diye düşünüyorum...
 

dilmurg

Gün akşamlıdur devletlum; dün doğduk, bugün ölürüz
Katılım
15 Mar 2007
#83
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Ne beyân-ı hâle cür'et ne figâna takatim var.
Ne recâ-yı vasla gayret, ne firâka kudretim var.

Benim beyitten ilk anladığım şu:

Ne hâlimi/durumumu açıklamaya/anlatmaya/beyan etmeye gücüm yeter(cür'et etmek) ne de feryada edecek gücüm var...( Ne anlatabilirim hâlimi ne de feryad edebilirim-daha yalın bir ifade)

Ne kavuşma ümidi için bir gayretim(çabam), ne de ayrılığa dayanmaya(firâk:ayrılık; çoğulu: Firkât) kudretim/gücüm var...

Buradaki hâle kelimesinin aslı hâl olup yönelme ekini almıştır ve kanaatimce ay hâlesi ile bir ilgisi olmasa gerektir.

Gayret kelimesi kıskançlık anlamında da kullanılır...

Şairin hiçbir şey yapmaya takati yetmiyor...

Şimdilik görünen o...Üzerinde düşünmek lazım...
 

dilmurg

Gün akşamlıdur devletlum; dün doğduk, bugün ölürüz
Katılım
15 Mar 2007
#84
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Galiba bu beyit çok önceden-önceki sayfalarda- çözümlenmiş..Yanlışlıkla son sayfada imiş gibi gördüm..
 

dilmurg

Gün akşamlıdur devletlum; dün doğduk, bugün ölürüz
Katılım
15 Mar 2007
#85
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

UluğBey' Alıntı:
Muhterem hocam, hatırlatırım beyitin şairi Nef'i'dir.Nef'i'nin mutasavvıf bir şair olmadığını, şiirlerinde tasavvufi ıstılahların pek kullanmadığını hatırlatmak isterim.

Yani vakıa her sakallıya dede diyemeyeceğimiz.Fakat olayı Nef'i'den soyutlar ve divan şiiri penceresinden, tasavvuf penceresinden bakarsak ancak bahsettiğiniz anlamı ihtiva eder.Netekim burada şairinden hareketle değerlendiriyorum ben, böyle bir durum yok diye düşünüyorum...

Hem belki Nefi bunu yazarken aşkı düşünerek yazmıştr değil mi? ;D Neden olmasın...Hem böyle keskin bir çizgi gibi ayıramayız...

Konuyla ilgisi yok ama ben dinî-lâdinî ayrımını da çok doğru bulmuyorum...

Osmanlı bizim gibi-bizim derken tek dünyalı insanları kastediyorum- parçalı bir kafa yapısına sahip değildi...

Din derken neyi kastediyoruz. Bence beşeri aşk da dinî bir konudur. Ayrılık da, gurbet de...Her şey...

Din hayat tarzı demekse eğer, böyle bir ayrıma gidemeyiz...

Aslında bu bir makale konusu olabilir...

Türkiye'de Divan edebiyatı neden hor görülür acaba? Bunu tartışabiliriz mesela...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#86
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

dilmurg' Alıntı:
Hem belki Nefi bunu yazarken aşkı düşünerek yazmıştr değil mi? ;D Neden olmasın...Hem böyle keskin bir çizgi gibi ayıramayız...

Konuyla ilgisi yok ama ben dinî-lâdinî ayrımını da çok doğru bulmuyorum...

Osmanlı bizim gibi-bizim derken tek dünyalı insanları kastediyorum- parçalı bir kafa yapısına sahip değildi...

Din derken neyi kastediyoruz. Bence beşeri aşk da dinî bir konudur. Ayrılık da, gurbet de...Her şey...

Din hayat tarzı demekse eğer, böyle bir ayrıma gidemeyiz...

Aslında bu bir makale konusu olabilir...

Türkiye'de Divan edebiyatı neden hor görülür acaba? Bunu tartışabiliriz mesela...
Nef'i'nin tam olarak kastettiğini bir yana bırakalım, hiçbir şiir ya da şiir parçası tam olarak çözümlenemez, anlaşılamaz.Şairinin onu hangi duygularla hangi durumda yazdığını bilmediğimizden elbette yüzde yüz isabet sağlamayayız.Fakat şairin mizacı, edebi kişiliği ve dahi elimizde bulunan eserlerinden hareketle bir değerlendirme elbette yapabiliriz.Bunlardan yola çıkarak Nef'i'nin mutasavvıf bir şair olmadığını ve şiirlerinde bunları pek kullanmadığını söyleyebiliriz.Mısralarda "aşk" yer almıyor diye bir tespitte bulunmadım dikkatinizi çektiyse, -bence- ilahi aşk yok dedim, gerekçesini de sundum efendim.

Dini veyahut lâdini bir edebiyat söz konusu muydu Osmanlı Edebiyatında ?

el-cevap: elbette sözkonusuydu.Fakat siz kendi inançlarınızdan hareketle kainatta yer alan bütün mefhumları din ile ilişkilendirip, lâdini bir şey yoktur yahu derseniz başka.Fakat mes'eleye objektif olarak bakacak olursak, medrese tedrisatından geçmiş "efendi" diye tabir bulunan şairlerin yazdıklarıyla "çelebi" lerin yazdıkları bir değildir.Aynı şekilde bir tekkeye müdahil olan şairin yazdıklarıyla müdahil olmayanın yazdıkları, yazdıklarının muhtevası elbette bir olmayacaktır.

Şiirlerinde kendi görüşlerini anlatmayı şiar edinen Sümbül Sinan'a dönecek olursak muhterem bir tarikat şeyhi gibi davranmış ve yazdıklarında kendi tarikatının görüşlerini yansıtmıştır.Zıt örnek olarak Nedim'i örnek vermek istiyorum.Bilindiği gibi kendisi Lale devri şairlerinden olup, zevk ü sefa meclislerinin ünlü şairlerindendir.Nedim'in şiirlerinde yer alan şarabı ben nasıl ilahi aşk ile ilişkilendiririm anlamıyorum.

Din hayat tarzı demekse böyle bir ayrıma gidemeyiz demiş sevgili hocam, evvela tartışmak gerekir, din bir hayat tarzı mıdır ? Dini hassasiyetleri olmayan, veyahut dinsiz olan kişilerin yazdıkları ya da konuştukları hangi sınıfa dahil edilmelidir ? Aynı sınıfa mı?Dervişin fikri neyse zikri de odur düsturundan hareketle neden böyle bir ayrıma gitmeyelim ki ?
 

dilmurg

Gün akşamlıdur devletlum; dün doğduk, bugün ölürüz
Katılım
15 Mar 2007
#87
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Evet, din hayat tarzı demek...Dünyada yaşanan şeye din denir. Bu manada düşünürsek eğer, dinsiz kimse yok diyebiliriz...

Dinsiz derken, herhangi bir yaşam tarzına sahip olmayan kimseyi kastediyorum...Ateist olduğunu söyleyen kimsenin de bir dini vardır. Onun dini de inanmamak üzerine kuruludur. Ürettiklerini/üreteceklerini de bunun üzerine üretir.

İşte Kur'an'da "sizin dininiz size, benim dinim bana derken" kastedilen de bu değil midir? Kâfirlerin bile bir dini var, bir yaşam tarzı var...

Ali Şeriati bunu Dine Karşı Din olarak realize etmişti...

Yani algı meselesi...
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#88
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Öncelikle nazik karşılamanız için gerçekten çok teşekkür ederim.Çünki yazdıklarımın dikkate alınmadığını düşünmeye başlamıştım.Divan edebiyatı üzerine yazdıklarım onun ihtişamı yanında solda sıfır kalır ama amacımız onun hâlâ eski önemini koruduğunu göstermek olduğu için bir nebze de olsa mutluyuz..Söylemek istediğim yazdıklarımı beğenmeniz ve teşvik etmeniz beni onurlandırdı.Divan edebiyatında ilgimizi çeken o kadar çok şey var ki bunlardan birini daha paylaşmak istiyorum izninizle.
Divan edebiyatını bu kadar değerli kılan belkide âşığın aşktaki edebiydi.Şair aşkı da,onun taşınmaz cefâsını da iliklerinden edeb çerçevesinde damıtmadı mı?Hem de bu öyle bir edeb ki aşık sevgiliye kavuşmayı aklına bile getirmezdi.Onun amacı yandığı aşk ateşinde pişerek bir gömlek daha yükselmekti.Onun beşeri aşkı; yine beşeri unutması için bir nevi merdiven görevini üstlenmişti. Unutacaksa niye âşık oldu diye bir soru sormuyoruz çünki biz biliyoruz ki beşer onlar için ilahiye ulaşmada bir adım olmaktan öteye gidemedi.Pervanenin mumun etrafında dönerken ateşine takılıp karabiber misali mumun dibine düşüşü gibi;âşık da sevgili için ağlarken bir de bakmıştır ki Rabbinin aşkıyla döne döne gönlü kapanmıştır fani olana.ne demiş üstad;
Pâyin sadâsı gelse de sen hiç gelmesen
Men dinlesem kıyamete dek vuslat istemem.
Aslında bu beyit söylemek istediklerimin özeti mahiyetinde.Şair hasta yatağında küçük günahlarını dökmededir. Ömrünün son deminde sevgilinin odasına doğru yönelen ayak seslerini duymuştur. Sevgili uzanıverse kapıya,âşık bir ömre değdiğini düşündüğü sevgiliyi görüverecek, özleyişler üzerine kurduğu büyü bozuluverecekti.Şairin yüzlerce yıl ömrü olsa o bu ânda takılı kalmak isterdi,vuslat değil bu ândı onun düşlerinde zincirlenen.Nasıl istesin ki vuslatı şair.Sevgilinin özlemi olmasa ne anlamı kalırdı aşkın?Kaleminin ucundan hangi muhteşem beyitlerini damlatabilirdi? Acı çekmezse âşık nasıl yaklaşırdı rabbine?Nasıl âşık denirdi ona?Nasıl derece derece yükselirdi aşıklık menzilinde?Şair bilirdi ki sevgili kendisine bir kapı aralığı kadar yakın da olsa onun ayak sesleriyle uykuya dalmak; onu görmekten daha temizdi,daha yakışık olandı,daha aşıkçasınaydı.
İşte bizler bu edeb,bu bir gömlek yükselme,bu acıyla yoğruluşu tercih etme adına divan şiirinin sevdalıları değil miyiz.Allah'a emanet...
(bu şiirin sahibini bilmeyerek ona en büyük haksızlığı yapıyorum.bu haksızlığı yapmamı istemeyenler ve şairini bilenler beni bundan mahrum bırakmasınlar lütfen.Özellikle sayın yöneticimiz:)
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#89
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Muhterem biz edebiyatçıların ve (özellikle eski) edebiyat sevdalılarının önemsenip önemsenmeme gibi bir sorunu olmamalı bu platformda.Netekim buraya atılan her yazı her yorum denize atılan bir şişedeki yazı,yorum gibidir, bugün olmazsa bir zaman gelecek okunacak değerlendirilecektir bunlar.Bir yazınızdan bir yorumunuzdan etkilenerek 1 canı kendi kültürü anlamına gelen edebiyatına ısındırırsanız esas bu durum sizi ziyadesiyle onurlandıracaktır.Varsın sizin haberiniz olmasın ne çıkar.Lütfen bilgilerini esirgeme insanlardan senin şahsında tüm arkadaşlardan ricam bu.Aklına takılan olduğunda da rahatça yaz ki hep beraber düşünelim doğruya ulaşamasak bile doğruya ulaşma yolunda olalım.Şayet bir diriliş istiyorsak bu sükût ile olmayacak, konuşarak yazarak ve dahi düşünerek olacak vesselam...

el-cevap

Verdiğiniz mısralar İskender Pala'nın Kitab-ı Aşk'ında yer alıyordu yanlış hatırlamıyorsam, İskender Hoca açıklamıştı kitabın bir yerinde bunu.Yanlış bilgi vermemek için netten kısaca baktım kime ait diye karşıma şu  çıktı, doğru olduğunu düşünüyorum :

Rabia Hatun tarihçi ismail hami danişmend'in eşi nazan hanım'dır. rabia hatun imzasıyla şiirler yazmış ve bu şiirler aile dergisinde yayımlanmış, ilgi görmüş; "seçkin bir divan şairinin yeni bulunmuş şiirleri sanılmış"tır. ismail hami danişmend, bu şiirlerin eşi nazan hanım'a ait olduğunu 17-24 eylül 1948 tarihlerinde yayımlanan akşam gazetesinde açıklamıştır. şiirleri, 1961 yılında "rabia hatun'un şiirleri" olarak bir kitapta toplanmıştır. bazi kaynaklarda bu siirler (bkz: ismail hami danismend)'in siirleri olarak gecer..

pâyın sadâsı gelse de sen hiç gelmesen,
ben beklerim kıyamete dek vuslat istemem.
bulsam izinle semtini, ol semte ermesem,
aşsam zamanı hasretin encâmı gelmeden.
İsmi Nazan olan ama Rabia Hatun mahlasıyla şiirler kaleme alan yüreği güzel bir insan yani...

Selametle.
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#90
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Galiba yanlış ifade ettim kendimi hocam.Bundan önce üye olduğum sitede üyeler sadece yazmak derdindeydi.Kimse birbirinin yazdıklarını okumaya değer görmüyordu.Yazılanlar siyaset, sahtekarlık ve inançsızlık kokunca siteden ayrıldım.Çok şükür aradığım siteyi buldum ben ama ilk etapta burda da yazmaya okumaktan daha fazla önem verildiğini sandım.Ya da şöyle diyelim dikkate alınmamaktan kastım cevap beklemek değil;sadece yazılanların okunmasıydı.. Birbirimize cevap vermesek bile yazdıklarımızın amacına uygun düştüğünü görmek dediğiniz gibi birilerinin yararlandığını hissetmekti amacım.Ama daha çok yeni olduğum için acele etmemem gerektiğini anladım.Belirttiğiniz gibi şiiri kitab-ı aşk tan aldım fakat şairini yazmayı unutmuşum..İlginiz için teşekkürler.Bu arada osmanlıca vizemden 45 aldığımı öğrendim bugün.Böyle giderse kalma ihtimalim yüksek olduğı için kendimi yetiştirebileceğim Osmanlıca kaynaklar önerebilir misiniz bana?
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#91
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

   Ecrin burada zamanını geçirdikçe ve divan ahalisini ve dahi divanı tanıdıkça farkı göreceksin....


----


Keşke kaçıncı sınıf olduğunu da söyleseydin ona göre kaynak tavsiye edebilirdim sana.Ben muhtemel olanlara göre birkaç şey diyeyim:

Muhtemelen 2-3 sınıfsın ya da 4...

Şayet 2.sınıfsan bu dönem muhtemelen kalıpları vb görüyorsunuzdur ism-i failler vb.Bunları öğrenmenin çaresi çokca metin okumaktır.Okuyamadığın kelimeleri ise Şemseddin Sami'nin Kamus-i Türki'sinden tarayarak anlamıyla öğrenmen gerekiyor.Kamus kullanmayı bilmiyorsan ki biliyorsundur, senin başucuda olacaktır hep.

Osmanlı Türkçesi'ni ileri seviyede öğrenmek istiyorsanız temelini sağlam atmış olmanız gerekmekte.Netekim en basit kurallar en zor metinde işinize yarayabilir.Ayrıca kelime haznenizi geliştirmeye bakmanız imdadınıza yetişecektir.Kelimenin kök harflerini doğru olarak bulman zaten seni kelimeyi doğru okumaya ve metini anlamana yardım edecektir.

İlk etapta Ömer Seyfettin hikayelerinin Osmanlı Türkçesi ile yazılmışlarını okuman faideli olacaktır.Kendi bilgisarımda olsaydım 5-6 hikayeyi verirdim buradan sana ama değilim malesef. Ama kaynak konusunda sıkıntı çekeceğini düşünmüyorum, belli ki talim-i edebiyyat ile meşgulsün ve hocaların eserleri senin sayılır.Eğer Osmanlıca giriş aşamasındaysan bilinmedik eserlerle uğraşma fazla,hataları çok olur...

Osmanlı Türkçe'si kolaydır aslında, maharet bu hani çeşitli sanatlarla yazılmış olanları okumakta.Çeşitli hatt sanatlarıyla yani...

Kelime haznenin geniş olması ayrıca metinlerdeki olası imla hatalarından dolayı okuyamadığın kelimelerin azalmasına da yol açacak.Netekim Fuzûlî diyor ya :

Kalem olsun eli ol kâtib-i bed-tahrîrüñ
Ki fesâd-ı rakamı sûrumuzu şûr eyler
Gâh bir harf sukûtiyle kılar nâdiri nâr
Gâh bir nokta kusûriyle gözi kûr (kör) eyler



işte özellikle yazma eserlerde karşımıza çıkan bu sorunu yukarıda dediğim yolla aşabiliriz.

Verdiğim mısralar çok manidardır, mısraların Osmanlıca yazılışını düşünürsek Fuzûlî nin ne dediğini daha iyi anlayabiliriz.

kısaca vereyim ben :

şayet siz göz kelimesindeki noktayı koymazsanız gözü kör edeceksiniz( kelimenin osmanlıca yazılışını düşünün) ve Nadir kelimesindeki 3.harf olan dal harfini (d'yi) atlarsanız kelime nâr haline dönüşür ve adı Nadir olan vatandaşı ateşe atmış yakmış olursunuz...

(كوز)
ü
(كور) 

---------

(نادر)
i
(نار)

-----

Selametle.
 

seb-engiz

- *Tiryandafil -
Katılım
13 Mar 2008
#92
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

UluğBey' Alıntı:
Keşke kaçıncı sınıf olduğunu da söyleseydin ona göre kaynak tavsiye edebilirdim sana.Ben muhtemel olanlara göre birkaç şey diyeyim:

Muhtemelen 2-3 sınıfsın ya da 4...
Hocam tutturamamışsınız, 1. sınıf...
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#93
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Hocam Şeb-engiz'in de dediği gibi daha 1.sınıfım:)(yarım yamalak gönderdiğim yazıdan da kendimi ele veriyorum zaten :))Beni rahatsız eden sınav notumun düşük olması değil,dediğiniz gibi temeli sağlam atamadığımdan duyduğum kaygı..Kaynak konusunda malesef sıkıntı yaşıyorum. Ankara'da bulunan sahaflarda osmanlıca metin bulmak zor.Olanlar da kitapların nadir bulunmasından son derece yararlanmaktalar malesef.Öğrenci harçlığıyla çok fazla alamıyoruz.Hocalarımızın verdiği kaynaklar da şu anda bize çok ağır geliyo çünki yazma eserler var ellerinde.Hikayeleri müsait olduğunuz bi zamanda ulaştırmanız benim için gerçekten çok makbule geçecek.
Not:Buradaki fark sizlerin de yakın ilgisi ve üyelerin kalitesi,yazılanların samimiyetiyle kendini göstermek için zamana gerek duymayacak kadar bariz!Ne diyelim Allah sizden razı olsun :)
Yürekten teşekkür ve minnetle..Aeo
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#94
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Ecrin kardeşimiz daha yolun başında demek. İlk sınavdan düşük almışsın ama üzülme. Osmanlıca bol bol pratik gerektiren bir ders. Şahsi gayret kesinlikle ön koşul.  Sık sık okuma yapıp harflere ve kelimelere iyice aşina olman gerek. Sana Ahmet Zeki İzgöer'in "Osmanlıca Hikayeler" adlı kitabını tavsiye ediyorum, zira günlük pratiğe uygun bir kitap. Dili ağır olmadığı için kitabı kolayca okuyabilir ve hızını artırabilirsin. Sonra da dili daha ağır olan eserlere geçerek kendini  bu alanda geliştirebilirsin. Kamus konusunda da UluğBey'le hemfikirim. Osmanlıca öğrenmeye çalışan bir edebiyat öğrencisinin el kitabı olması gereken bir eser, yanından hiç ayırmamalısın. Allah kolaylık versin derslerinde... Selametle...
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#95
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

İlginiz için teşekkür ederim..daha yolun başındayım ve adımlarım sağlam olsun istiyorum. Önerdiğiniz kitabı bulabilir miyim herhangi bir kitapçıda?
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#96
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Rica ederim. Ahmet Zeki İzgöer'in kitabı Cantaş yayınlarından çıkmış. Künyesini doğru bir şekilde verdiğin takdirde herhangi bir kitabevine sipariş verebilirsin. Sana önerebileceğim başka kitaplar da var fakat evimden ve kaynaklarımdan uzak olmam hasebiyle sağlıklı bilgi veremiyorum.
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#97
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Başka kaynaklarla da bilgilendirmeniz benim için çok makbule geçer.Ben beklerim :)Tekrar teşekkür ederim.(Yazdıklarınız bilgi düzeyinizi yeterince ele veriyo.Siteye yeni üye oldum ama takip etmeye çalışıyorum yazdıklarınızı..Sizin ve Uluğbey yöneticimizin özellikle..eğer Osmanlıca bilginiz de bu şekildeyse özel ders isteyebilirim sizden :)AEO
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#98
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Estağfurullah. UluğBey'i bilmem de benim bildiklerim incir çekirdeğini dahi aç bırakır. Fakat kaynak yardımı konusunda elimden geleni yapacağımdan emin olabilirsin. Şartlar uygun olsaydı (zevkle) özel ders de verirdim tabi. Yalnız bu sana biraz pahalıya patlardı ;)

Latife bir yana bu konuda böylesine istekli olman gerçekten çok güzel. Özellikle bu dersi sadece okulu bitirmek maksadıyla geçmeye çalışanlardan olmaman takdire şayan. Bu  ülke, öz kültürüne ve onun inceliklerine kucak açacak beyinlere susamış vaziyette.  Ne diyeyim bu anlamdaki aşkın ve şevkin  daim olur inşallah. 
 
Katılım
13 Nis 2008
#99
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Merhaba Ecrin, ben de üni. 1'de Osmanlıca öğrenme konusunda oldukça endişeliydim. Sınıfımızda İmam Hatip mezunu arkadaşlarımız vardı. Harflere aşina oldukları için ilk etapta daha rahat okuyorlardı.Ancak azim ve gayretle bu işin mantığını kavramaya çalıştım ve bir iki ay sonra pek çok ayrıntıyı daha iyi kavrar oldum.Yüksek Lisans derslerinde Bize Prof Dr. Kazım Yetiş'in -kitabın adını yanlış hatırlamıyorsam- Seçme Metinler adında bir kitabını okutmuşlardı. Hatta dersleri bu kitaptan takip ediyorduk.Metinler yeni edebiyat metni ama pratik kazandırmak için güzel bir kitap.
Yeni edebiyat metinleriyle pratik yapmak, eseki edebiyata iyi bir zemin oluşturur diye düşünüyorum. Piyasada maalesef Osmanlıca metin kitapları çok az.Bahsettiğim kitabı lisans eğitimi gören yeğenime osmanlıcasını geliştirmesi için hediye ettim. Çok memnun kaldı. Kendisi Eski Türk edebiyatı alanında çalışma yapmak istiyor.yüksek lisans sınavına hazırlanıyor.

Başarılar seninle olsun...
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

İlgin için içten teşekkürler..Bana da kitap hediye etmek isteyenlere açığım :)Hem yeni üye olmam hem de doğum günümün yaklaşması itibariyle her türlü kitap kabulümdür :) Osmanlıcamı geliştirebilmem adına önerebileceğin başka kitaplar ya da adresler var mı?(kolay ulaşabileceğim)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 1)

Giriş yap