Divan Şiirinde İlm-i Kıyafet

Mina

...
Katılım
5 Ağu 2018
“İdüb âyine-i zât’a dikkat
Göresin nice acâbi suret”

demiş Sünbülzâde Vehbi. İlm-i kıyafet,insanın el,ayak,ağız,burun gibi organlarına bakarak daha doğrusu suretine bakarak sîretini (huy ve karakterini) öğrenme ilmidir. Bu bilgilerin olduğu eserlere “kıyafetname”denirdi. Her şeyin en doğrusunu bilen Tabiki Allah’tır. Kısaca okuduklarımı paylaşacagım
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Kaameti her kimin ki ola uzun
Olur ol sâfikalb ü sadederun”


(Kimin boyu uzun olursa,o kimse temiz kalpli ve içi sade olur)
estagfurullah. o sizin temiz kalpliliğiniz muhterem şair efendi. kişi olduğu gibi görür.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ağzımıza balı çaldı bıraktın @Mina .sonra ne dediler.
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Bazi Uzunlar için gecerli olmayan tesbittir.isteyene özelden isim atarim;)
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Erzurumlu İbrahim Hakki'nın Marifetnamesinin bir bölümü ilm-i kıyafete ayrılmıştır.Türk edebiyatında ilk müstakil kıyafetname Bedri Dilşad'in Sultan Murad'a yazdığı Muradname'dir.Ele alınan bu tür eserlerin zamanın padişah ve devlet yöneticilerine bir nevi klavuz özelliği gösterdiği söylenebilir.
Bir işe namzet olanların nasıl biri olduğuna kıyafetnamelerdeki bilgilerden hareketle varılır.

Dış görünüşün iç dünyayı yansıttığı inancı divan edebiyatında kıyafetname denilen eserlerin hazırlanmasına vesile olmuştur.
Bir hükmün herkes için geçerliliği , kalıplaşmış olmasının sebebi tecrübe ile sabitlenmiş olduğundan olsa gerektir.Kiyafetnameler "Eski Türk edebiyatının halktan kopuk olduğu" tezini az da olsa hafifletiyor bence.

Aslında insanlar hakkında çok kolay bir şekilde hüküm verebiliyoruz.Peygamber Efendimizin (sav) "Açıp da kalbine mı baktın ?" uyarısına aldırmaksızın.