Dostluk Ölür mü?

Katılım
28 Ara 2007
#42
Ynt: Dostluk Ölür mü?

Zaten dünyada bir tane dostun vardır. Dostlar ölmez
 
Katılım
31 Ara 2007
#44
Ynt: Dostluk Ölür mü?


Dostluk konusunda düşündüğüm zaman, hep şu noktayı gözönünde tutmalı diye düşünürüm: Acaba dostluğu arattıran sebep güçsüzlük veya ihtiyaç mıdır? Acaba karşılıklı yardımlaşmaya girişirken insanların amacı tek başlarına pek başaramayacakları şeyi bir başkasının yardımıyla elde etmek, sırası gelince karşılığını yapmak mıdır? Yoksa bu yardımlaşma dostluğun özelliğidir de, dostluğun daha derin, daha asil, sırf doğanın (tabiatın) yarattığı başka bir neden mi vardır? Dostluğa adını veren sevgi, insanların yakınlık duygularıyla birbirine bağlanmasında başlıca nedendir. Çünkü çıkarlar çok kez kendine dost süsü veren ve durum gerektirdiği için saygı, ilgi gösteren insanlardan bile elde edilebilir, oysaki dostlukta hiçbir şey yalan ve yapmacık değildir, her şey gerçektir ve içten gelir. Bu yüzden, sanırım, dostluğu gereksinme (ihtiyaç) değil, doğa yaratır. Dostluğun doğuşunda, ondan ne çıkarlar elde edileceği düşüncesinden çok, ruhların sevgi ve bağlanması var...

Birçokları kendilerinin yapamayacakları şeyleri dostlarında aramaktan -haydi sıkılmıyorlar demeyeyim de- hataya düşüyorlar diyeyim. Dostlarına vermedikleri şeyleri onlardan istiyorlar. Halbuki önce iyi insan olmak, sonra kendine benzeyeni aramak doğru olur. Deminden beri söylediğim sürekli bir dostluk ancak şu kimseler arasında sağlamca kurulur: Yakınlık duygularıyla birbirine bağlanmış insanlar önce başkalarının esiri olduğu ihtirasları yenecekler, sonra doğruluk ve adaleti sevecekler, birbirleri için herşeyi yapacaklar, ama birbirlerinden şerefli ve doğru olmayan hiçbir şeyi istemeyecekler, aralarında yalnız sevgi ve beğenme değil, saygı da bulunacak. Çünkü dostluktan saygıyı kaldıran onun en büyük süsünü kaldırmış olur. Bunu sananlar, tehlikeli şekilde yanılırlar. Doğa, dostluğu erdemin yardımcısı olsun diye vermiştir, hataların yardakçısı olsun diye değil, onun amacı şudur: erdem tek başına en yüksek katına erişemediğine göre, ortaya başkasıyla birleşip ortak olarak erişsin. Bu türlü bir birlik bazı insanlar arasında, var olmuş veya olacak ise, bu, onları katıksız iyiliğe götürecek en iyi ve en mutlu birlik sayılmalı. İşte, bence, insanların peşinde koşmaya değer sandıkları her şeyi, şerefi, ünü, ruhun sükunet ve sevincini içine alan birlik, bu birliktir. Bütün bunlar var olunca, hayat mutluluk doludur.

Cicero

.........................................

Dostluk ölmez, ölecek kadar ucuz olan şeyin adı dostluk değildir zaten...
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#45
Ynt: Dostluk Ölür mü?

dost insanın ikinci kendisi gibidir...
Ve ölmezler
 

mustafabalci_07

"Sabır" eey gönlüm...
Katılım
28 Kas 2007
#47
Ynt: Dostluk Ölür mü?

dostlugu sadece dostlar oldurur baska sekilde gercek dostluk olmez.
allah hepimize dostlugumuzu oldurmeyecek dostlar bulmayi nasip eylesin...
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#48
Ynt: Dostluk Ölür mü?

amin... Rabbim hz Ebubekir ra gibi bizlere de bir yar-ı gar (mahara arkadaşı) nasip etsin.Evvela biz doğru dost olmalıyız ki doğru dostu bulalım
 

dilmurg

Gün akşamlıdur devletlum; dün doğduk, bugün ölürüz
Katılım
15 Mar 2007
#49
Ynt: Dostluk Ölür mü?

Her sırrı dostunuza anlatmayınız; olur ki bir gün düşmanınız olur vb. söylemler dostluğun ölebileceğine işarettir.

Her şey öyle değil mi? Dostluk da birçok değer gibi emek ister. Emek verilmeyen her şey ölür.

Öyle ya iman bile artar ve eksilirken( duygu bakımından) dostluk neden ölmesin?

Susuz çiçek kurur. Dostluk da çiçek gibidir. Susuz bırakan onu öldürür. Bazen dalını da kırabilir. Bazen kökten koparır.
 

AHSEN

hüzündür elimdeki sarı yaprak...
Katılım
5 Nis 2008
#51
Ynt: Dostluk Ölür mü?


insanın kendınden başka dostu varmıdır acep?
 
Katılım
13 Nis 2008
#53
Ynt: Dostluk Ölür mü?

Umutsuz olmayın, Bu dünya dostsuz yaşanır mı?
Dostun olmedığı bir dünyada kendimle de dost kalmak istemem. [br]Gönderilme zamanı: 27 Nis 08, 20:02:40 Umutsuz olmayın, Bu dünya dostsuz yaşanır mı?
Dostun olmadığı bir dünyada kendimle de dost kalmak istemem.
 
Katılım
27 Mar 2006
#54
Ynt: Dostluk Ölür mü?

Eğer ölen biişi varsa o dostluk değildir. Yarım yamalak yaşanmış bir arkadaşlıktır ve süresini tamamlayıp ölmüştür... Allah taksiratını affetsin.. ;)
 
Katılım
29 Nis 2008
#55
Ynt: Dostluk Ölür mü?

dosluk asla olmez ama gercek dosluk olursa cıkar karsılıgı kurulan dosluklar asla gercek dosluk olmaz ve eninde sonunda biter
 
Katılım
13 Nis 2008
#56
Ynt: Dostluk Ölür mü?

Dostluk ölmez. Öldü sanılır ama ufak bir kıvılcımda küllerinden yeniden doğar. Tıpkı kaknus kuşu gibi.
 

nahide

Uzak dur benden lain dünya!
Katılım
21 Nis 2008
#58
Ynt: Dostluk Ölür mü?

hakiki dost insanların her türlü çilesini hak rızası için çekip de onlar için secdelere kapanarak gözyaşı dökmüş kimsedir. öyleleri bilir ki insanoğlu nankör ve acizdir tek beklentileri ise insanlar ile Hakk'ı tanıştırmaktır. yani kendi menfeati değil de bizim menfeatimize göre hareket ederler.işte hakiki dost Rabbbi'ne dost olabilmiş kimsedir. biz öyle kimselerin dünya yaşamına zarar versek bile onlar insanları kaybetmek istemezler.
 
Katılım
27 Eki 2007
#59
dost dediğin nasıl birşey olmalı ki?????

İşte biz böyle dostuz...

Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.
Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla
dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün
evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu,
kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç
düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir .Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum, çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya; Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi.
Nişanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı) Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz...
 
Katılım
13 Nis 2008
#60
Ynt: Dostluk Ölür mü?

Dost, dostuna karşı tavrını çok sık değiştirmeyendir. Şaşırtmayandır. Kendinden emin olunandır. Dost kesinlikle kıskanmayandır bir de...İnsanın başarısından rahatsız olmayandır. Bir dostun sizi içten içe kıskandığını bilmek nasıl acı veriyor bilemezsiniz? Böyle yapma, be sana aynısını yapmazdım diye söylemek istiyorsunuz ama vazgeçiyorsunuz. Onun dost olup olmadığını sorgulamaya başlıyor sunuz?İçiniz içinizi yiyor. Dostunuzu kaybetme aşamasındasınız?
Dost kıskanır mı hiç?
Başınıza gelen güzel bir şeyden rahatsız olur mu?
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap