Edebiyat Türkiye 9 yaşına girdi...

Katılım
26 Kas 2008
#21
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

hayırlı olsun inşallah.
bana çok şey kattın edebiyat türkiye sana minnettarım...
 
Katılım
16 Eyl 2009
#22
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Maşallah... Hayırlarla nice yıllara inşallah. (Tüm üyelerle birlikte)
 
Katılım
30 Ocak 2010
#23
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Bu kıymetli siteye inşallah halel gelmez.
Uzun yıllar, kıymetli insanların buluşma noktası olur.
Amin...
 
Katılım
27 Ara 2005
#24
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Divan takipçileri ve katılımcıları oldukça azalmış bulunmakta.Edebiyat Türkiye kaderine razı olmak durumunda, nitekim Türkiye'de bu muhtevada başka bir divanı bulunmuyor. Yanlış duymadınız, bu muhtevada yani özellikle divan edebiyanı konusunda müthiş konular verildi burada.Birebir dersler yapıldı.Güzel şeyler konuşuldu yani.Daha konuşulması gereken düşünülmesi gereken o kadar şey var ki... Bu açıdan önemli bir misyonu var idi buranın benim gözümde.Fakat ne yazık ki sitenin çizgisinden hiçbir şekilde sapmaması ve dahi şu kipkirli internet dünyasında temizliğini muhafaza etmeye çalışması ne yazık ki işe yaramadı.Farklı muhtevalarda ve farklı amaçlara hizmet edilseydi kuruluşundan bu yana 5 yıl geçen bir yerde sinekler gezmezdi,çok iyi noktalarda olurdu burası.Ya da içerisinde yüzlerce makalenin, dökümanın yer aldığı bir yer olsaydı, ödev yapacaklar için özellikle önemli bir yer olurdu.Birileri veriyor zaten.Sevmek fedakarlık istermiş, kuru kuru bağlılık:) Rahatsızlığımı ifade etmek için yazıyorum bunları. Daha farklı olmasını arzu ederdim buranın. Ne yapalım beceremedik.Şimdi kalkıp da neden bunları yazıyorsun demeyin. Bu başlık divan ya da site 5.yılına girdiğinde açılan bir başlık imiş. Kim bilir belki son yaş günü olur bu başlık.Zira burayı bu halde görmeyi sevmiyorum.Bundan dolayı yazdım bunu.

Gül ile suyun hikayesini bilirsiniz.Bilmeyenler için iktibas edeyim:


Günün birinde bir gülle su karsilasir ve arkadas olurlar. Ilk önceleri arkadaslik olarak devam eder bu durum. Tabiki zaman lazimdır birbirini tanimak icin. Gel zaman git zaman gül o kadar mutlu olur ki bu arkadasliktan ve birlikteliktenmutluluktan ici icine sigmaz artik ve anlar ki
suya asik olmustur. Hayatinda ilk kez asik olan gül burcu burcu acar ve etrafa kokular sacar. Suya dönüp der ki birgün sevgili su senisevdigim icin böylesine degistim actim ve etrafa kokular sactim yalnizca seni sevdim diye.Öyle zaman gelir ki artik su da icinde güle karsi birseyler hisetmeye baslar. Zanneder ki güle asik oldum. Günler ve aylar birbirini kovalar ve gülü sevdigini zanneden suartik eskisi kadar ilgilenmez gül ile. Gül ise "acaba su beni artik sevmiyor mu" diye düsünmeye baslar.
Cünkü suyun kendisine olan bu ilgisizligi onu üzmeye baslamıstir. Icin icin bu soruyu sorar kendine.Birgün gül suya der ki biliyormusun ben seni cok seviyorum. Su bende seni seviyorum der. Aradan zaman gecer ve gül yine suya seni

seviyorum der. Su siradan bir ifadeyle "ben de" der. ama gül bu sözde sevgiyi hissedemez. Bu siradanlasma gittikce sürer ama gül sabirla hep "seni cok seviyorum " der suya. Ama artik öyle bir duruma gelir ki gül etrafa o güzel kokuyu sacamaz ve burcu burcu acan dalları solmaya yüz tutar. Kendini toparla ve son kez suya "biliyormusun seni hala cok seviyorum" der göz yaslari icerisinde. Su da ona döner ve yine o bildik ironik ve umursamaz edası ile "üff söyledim ya ben de seni seviyorum diye" der.Gün gelir gül yataklara düser. Cok hastalanmistir gülrengi solmus cehresi sararmistir gülün. Yataklardadir artik. Su ise basinda bekler.Gülün yardimci olabilmek icin onu cok seven ve sevdigini her firsatta söyleyen sevgili dostuna. Ama bellidir ki artik gül ölecektir. Ve son kez zorlukla basini döndürerek suya der ki " biliyormusun seni ben gercekten seviyorum ve senin bilemedigin kadar sevdim üstelik"
Cok hüzünlenir su bu durum karsisinda ve son care olarak bir doktor cagirir. Nedir sorun diye doktor'a sorar. Doktor muayene eder gülü.

Muayeneden sonra söyle der :
"Hastanin durumu ümitsiz artik elimizden birsey gelmez"
Su merak eder kendisini bu kadar cok seven gülün ölümüne sebep olan hastalik nedir diye ve sorar doktora
"hastaligi nedir ki sevgili dostumun" diye.
Doktor söyle bir bakar suya ve der ki
"Gülün bir hastaligi yok dostum hic dikkat etmemissin galiba sevgili dostuna bu gül sadece susuz kalmis ölümü onun icin der"
ve anlar ki su artik sevgiliye sadece seni seviyorum demek yetmemektedir. ama artik cok gectir.
kıssadan hisse...


hadi eyvallah :)
 
Katılım
24 Eyl 2007
#25
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

mesaj alınmıştır kaptan ;)
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#26
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Uluğbey' Alıntı:
Edebiyat Türkiye kaderine razı olmak durumunda, Bu başlık divan ya da site 5.yılına girdiğinde açılan bir başlık imiş. Kim bilir belki son yaş günü olur bu başlık.
:=) Duyduk duymadık demeyin, bu bir tehdittir! :)

Dolu küpün sesi çıkmaz, boş fıçı çok langırdarmış. Bu mekan hiç boş olmadı elhamdülillah :)
 
Katılım
26 Kas 2008
#27
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Dilşâd' Alıntı:
Dolu küpün sesi çıkmaz, boş fıçı çok langırdarmış. Bu mekan hiç boş olmadı elhamdülillah :)
 
Katılım
6 Şub 2009
#28
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

ben çok seviyorum bu siteyi çok samimi ve sıcak geliyor..bir çok şey de öğrendim gerçekten..inşallah daha nice yıllar devam eder varlığı..nice senelere inşallah..
 
Katılım
6 Şub 2009
#29
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Geçenlerde başka bir edebiyat sitesine üye olmuştum..selam verdim..selam Allah'ın selamı..akşam baktım kimse karşılık vermemiş..o kadarda çevrimiçi kişi var..gıcık oldum o gün bugündür girmiyorum..:)

Edebiyattürkiye içimi ısıtıyor benimm :)
 
Katılım
30 Ocak 2010
#30
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Edebiyat Türkiye kadar sağlam bir site zor bulunur. Üyeleri böyle kaliteli bir site de zor bulunur, konuları böyle muazzam bir site de.

Dilşâd' Alıntı:
:=) Duyduk duymadık demeyin, bu bir tehdittir! :)
Tehdit unsuru ortadan kalksın. :) Harekette bereket var. :)
 
Katılım
27 Ara 2005
#31
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Gülsema' Alıntı:
Geçenlerde başka bir edebiyat sitesine üye olmuştum..selam verdim..selam Allah'ın selamı..akşam baktım kimse karşılık vermemiş..o kadarda çevrimiçi kişi var..gıcık oldum o gün bugündür girmiyorum..:)

Edebiyattürkiye içimi ısıtıyor benimm :)
demek farklı sitelerde dolaşıyorsun :) demekki yetmemiş burası :)ne kadar ayıp :) Türkiye'de pek çok edebiyat sitesi var. Ama memleketin 1 tanecik divanı var, eğer bu muhtevada bu samimilikte ve kalitede başka bir yer varsa, adres verin oraya gidelim onlar gelmiyorsa, önemli olan bir ve beraber olmak, mekanın önemi yok:) reklam yaptığımı düşünmeyin söylediğimde ciddiyim.ben henüz böyle bir adrese şahit olmadım, varsa ifade edin lütfen, memnun olurum :)

çağrıma yanıt veren dostlarımdan Allah razı olsun.5 kişi kulak vermiş söylediklerime. Gönül ister 2800 küsür azalı bir yerde çağrımıza divanımızda 50 değil 500 kişi kulak versin.Ama işte sebebini bir türlü bulamadığım bir eksiklik var. Burası neden her gün 100-150 edebiyat severin giriş yaptığı(ziyaretçi demiyorum üye diyorum, zira ziyaretçi anlamında sayı zaten bu sayının çok üzerinde,mühim olan bence divana girip bir konuyu okuyup çıkanların çok olması değil, divana giriş yapıp buraya bir kaç katkıda bulunulmasıdır, zira damlaya damlaya göl oluyor, bu derya birkaç kişinin çabasıyla anlatılmaz, bu davadan birkaç kişi ile layıkıyla bahsedilemez) ve bunların başlıklarda kültürüne edebiyatına dair konuları konuştuğu yer olmasın. Hatayı kişi kendinde aramalı ben de arıyorum evvela kendim divan'ul reis olarak ama dostlara ihtiyaç var bir çift gözle görülmüyor bazan eksiklikler olması gerekenler, birçok çift göz lazım birçok çift el lazım.

divana emek veren zaman veren hiç kimsenin-ben de dahil- hiçbir anlamda çıkarı,menfaati yok. dediğim gibi gönül buranın cıvıl cıvıl olmasını istiyor.ne yani milyonların dolaştığı şu net aleminde günde birkaç saatte olsa hakiki anlamda edebiyat konuşacak kültürüne sahip çıkacak 50-100-150 kişi yok mu? varsa neredeler :) nasıl ulaşılacak ki onlara :)

neyse artık gittiği yere kadar. tehdit olarak algılamayın dediklerimi. divan hasta, buranın hasta olduğunu görüyorum. eğer müdahele edilmezse hastalık ilerleyecek belki ölüme sebep olacak diyorum. hastalık büyümeden, çaresiz duruma gelmeden çözüm bulunsun istiyorum.yoksa "yazık oldu süleyman efendiye" der gibi "yazık oldu divana" diyeceğiz hep beraber.meramımı umarım anlatabilmişimdir.

divana yardımcı olmalıyız, nasıl mı? düşünüp bulalım işte, dediğim gibi sorun var mı varsa nerede?neler yapılmalı? eğitim psikolojisi dersi alanlar bilir; bir problemin çözümünde ilk aşama sorunun tespit edilmesidir. çözüm aşamaları daha sonra gelir. taze kan mı lazım? ya da organ nakli mi?

sorun ayrıca burda olanların geri gelmesi vesair değil kanımca, gönül birliği dedik ya insanlar gitmeyi seçmişse yapacak bir şeyimiz yok.çünkü hatır için gelince insanlar çok kırılgan ve verimsiz oluyorlar, insanlar buraya kendileri istediği için gelmeli.ben dahil kimse bulunmaz hint kumaşı değil, koşulsuz sevgi yani.neye mi? tarihine, edebiyatına, değerlerine vs.

taze kanlar gerekli belkide yeni uluğbeyler, dil-şadlar, mehmet bakiler ,yani bence kapsamlı bir şekilde divan ahalisi hakiki anlamda bir meşveret meclisini toplamalı ve ilgili duruma müdahele etmeli. ki bizden kaynaklı bir şey varsa gereğini de yaparız biz.burası herkesin, hiçbir şahsın değil.yeter ki insanlar taşı eline almayı değil elini taşın altına koyabilmeyi becerebilsin...

selamlar
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#32
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

"Gülün bir hastaligi yok dostum hic dikkat etmemissin galiba sevgili dostuna bu gül sadece susuz kalmis ölümü onun icin der"
Haklısın..! Gerçekten sitenin eski canlılığı neşesi yok.Ah nerde eski günler diye yad etmeye kalksak geri gelmez ama divanımız ara sıra böle durgunluklar yaşadı fırtınlar esti peşinden...Herkes hayat meşgalesine düşmüş üye olarak giriş yapmasa bile mutlaka hergün bu divanı kontrol ediyolardır eminim...Burdan kopmak ne mümkün!Tekrar canlandıralım ozamn,ne yapmak gerekse yapalım su tükenmeden verelim "biricik gülümüze"suyu...diğer arkadaşlarda gelsin artık sesleniyorum özledik...geceyürüyüşü,gülücüğüm ferahsan,sayih,kartanesi,mahşer... ve daha niceleri...
 
Katılım
6 Şub 2009
#33
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

yaaa hayıırr asla yetmemezlikten değil..orda geneli çalışan kesimdi sanırım edebiyat öğretmenleri yani ondan...ama gün içerisinde forumda yer alan konuların çoğu edebiyat dışı pek anlayamadım..gün içerinde çevrimiçi üyesi çok ama ...

edebiyattürkiye kadar sıcak olmadıktan sonra benim için önemi yok başka yerlerin.. ;)
 
Katılım
26 Kas 2008
#35
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

aleyküm selam :)



siteye yeni bir merhaba düştü bu selamın bir çoşku ve güzel bir başlangınç olacagı sınyalleri veriyor bana ;)
ayrıca sitemiz bır sükünet içerisinde ama hiç bir zaman yanlız değil bir başına terk edilmedi
bir alışkanlığın yok oluşunun mümkünatı var mıdır güzel bir bağımllık benden çok siteye küsen yoktur herhalde ama ben hiç gitmedim daha dogrusu gidemedim
sitemızın ölmesini yok olmasını istemıyorum şahsı düşüncem ve ricamdır.
selametle...
 
Katılım
20 Eyl 2008
#36
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Uluğbey' Alıntı:
divana yardımcı olmalıyız, nasıl mı? düşünüp bulalım işte, dediğim gibi sorun var mı varsa nerede?neler yapılmalı? eğitim psikolojisi dersi alanlar bilir; bir problemin çözümünde ilk aşama sorunun tespit edilmesidir. çözüm aşamaları daha sonra gelir. taze kan mı lazım? ya da organ nakli mi?
Önlem duygusuyla yazılmış bir yazı:) Gördüğüm kadarıyla sitede sinekler gezmiyor, site sadece biraz hareketini yitirmiş o kadar. Divanın reklamını yapabilirseniz eski canlılığına kavuşabileceği düşüncesindeyim.
 
Katılım
20 Eyl 2008
#37
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

RahgüzaR' Alıntı:
Harekette bereket var. :)
Her harekette bereket olmuyor:) Bazen hareket sonrası fırtınalar kopabiliyor. Kopan fırtınalar sonrası bazı arkadaşlar kabuklarına çekiliveriyor. Sonra köşesine çekilmiş arkadaşları toplayıp biraraya getirmek zor oluyor.

Sevgi, olumsuz davranışlar sonrası tükeniyor. Gitmeniz gerekirse gidiyorsunuz. Bir süre sonra unutma duvarı örerek geri dönüyorsunuz ayrıldığınız yere ama geldiğinizde farkına varıyorsunuz ki bir zamanlar ayrılmak istemediğiniz meclisin hiç lezzeti kalmamış.


Edebiyattürkiyemiz bir yaş daha büyümüş. Nice yıllar burada ağız tadıyla birlikte olabilmek dileğiyle...
 
Katılım
30 Ocak 2010
#38
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

:) Anlattığınız durum sizde hasıl olmuş galiba.

Demek istediğimi izah edeyim az.
Malum, ben daha yeniyim. Eskilerdeki lezzeti ve hazzı yaşayamadım. Fakat bu halimle dahi, sitenin son zamanlarda durakladığını biliyorum. Çünkü fırsatım oldukça eski yazılanları okurum. Gerçekten çok güzel konular konuşulmuş, çok güzel yorumlar yapılmış. Daha az önce; "Dil Üzerine" diye bir başlığı okudum. Ne güzel fikirler çıkmış.
Ama benim kayıtlı olduğum zamanlarda bunlar yoktu, keşke olsa.
Ayrılık, küslük illa ki olur. Ne güzel özlemiş ve geri dönmüşsünüz. İstemez misiniz ki, döndüğünüzde kendinizi eski hazzı doya doya yaşadığınız, kıpır kıpır bir divanda bulasınız. Yeri gelsin, hararetli tartışmalarla ortam gerilsin, muhakkak barışılır. Bu ölü hal daha mı iyi sanki? :)
 
Katılım
20 Eyl 2008
#39
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

Üstteki yazım "Harekette bereket var." cümlesine karşı yapmış olduğum bir yorum sadece. :)

Buraya yazı yazdıysanız yazmış olduğunuz yazının altındaki iletileri takip etmeniz gerekiyor. Takip edemiyorsanız siteye girip yazı yazmanızın hiçbir anlamı kalmıyor.

2009 yılının ekim ayından itibaren haftamın tüm günleri doldu. Haftada bir gün bile tatil günüm yoktu. Önceleri siteye giriş yapmaya çalıştım ama üzerime almış olduğum sorumluluklarım sebebiyle buraya düzenli olarak gelemedim. Bu yüzden uzun bir süre burada olamayacağımı belirterek siteden uzak kaldım. Üç haftadır tatildeyim, biraz dinlenme ihtiyacı duydum. Buraya daha geç gelmeyi düşünüyordum ama insan çabuk etkilenen bir varlık :) Birkaç gün önce siteden bir arkadaşımla konuşunca siteye ziyaretçi olarak giriş yapmaya karar verdim. Burayı ziyaret ederken fikrim değişti ve içeri girdim. :)

Sitede bazı arkadaşlarımız öğrenci. Okul, iş, çeşitli sorumluluklar, meşgaleler....vs sebebiyle arkadaşlarımız siteye gelemeyebiliyorlar. Bu yüzden nadirende olsa site canlılığını yitirebiliyor. Her ne kadar sitemizin hareketinde ara sıra dalgalanmalar olsa da edebiyattürkiye dostları bu siteyi soldurmaz. :) En kısa zamanda toplanıp biraraya geliriz biz. ;)

Siz de aramıza hoşgeldiniz RahgüzaR. Daim olursunuz inşallah. :)
 
Katılım
30 Ocak 2010
#40
Ynt: Edebiyat Türkiye 5 yaşına girdi...

eylül' Alıntı:
Üstteki yazım "Harekette bereket var." cümlesine karşı yapmış olduğum bir yorum sadece. :)
:)
Tabii ki.

eylül' Alıntı:
Her ne kadar sitemizin hareketinde ara sıra dalgalanmalar olsa da edebiyattürkiye dostları bu siteyi soldurmaz. :) En kısa zamanda toplanıp biraraya geliriz biz. ;)
Ne güzel, inşallah... :)

eylül' Alıntı:
Siz de aramıza hoşgeldiniz RahgüzaR. Daim olursunuz inşallah. :)
Hoşbuldum, amin amin, inşallah. :)
 

Giriş yap