eğitim sistemi ...

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Ynt: eğitim sistemi ...

dershanelerin kapatılması adil mi pekiyi? yahut dershane dediğimiz şey adil mi desem?
 

UluğBey

türbedar
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: eğitim sistemi ...

Dersaneler kesinlikle kapatılmalı. Türk Eğitim Sisteminin en büyük çarpıklıklarından biri dersanelerdir. Mevzu bahis olan Türk gençleri ise ve bu kurumlar bu gençlere zarar veriyorlarsa ıslah edilmesi,ıslah edilemiyorsa-ki edilemiyor- bir an önce def(n) edilmesi gerekir diye düşünüyorum.
 
Katılım
1 Ara 2014
Ynt: eğitim sistemi ...

eğer dersaneler kapatılırsa şuanki eğtim sisteminin iyileştirilmesi gerekiyor. eğtim sisteminde köklü bir değişim olmadan dersaneler kapatılamaz bence. eminim ki birçok kişi dersaneler sayesinde eğitim sisteminin müfredatını öğrenmiştir.
:)
 

adlena

 
Katılım
6 Ara 2014
Ynt: eğitim sistemi ...

dersaneler kapandi mesele cözülmuştur artık.
 
Son düzenleme:

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Ögretmenler yeni nesil sizlerin eseri mi acaba! Bu nasil bi cöplüktür ya
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Yeni nesil genel olarak çok büyük bir boşluğun içinde ve bu boşluk da gün geçtikçe genişliyor. Arada nadiren de olsa görünen umut veren öğrenciler yok değil fakat sayıları o kadar azaldı ki nesilleri tükenmek üzere. Bu durumda evet öğrenciler öğretmenlerin eserleri ve öğretmenler olarak özeleştiri yapmak boynumuzun borcudur. Liyakat sahibi olmayan, mesai bitsin de hemen çıkayım, ohh bugün tatil , çok şükür bugün az dersim var gibi cümleler diline pelesenk olan, anlatmadığı dersten sınav yapan , sevmediği branşın öğretmeni olmanın acısını öğrencilerden çıkaran, öğrencilere fiziksel olmasa da (bazen o da oluyor) psikolojik şiddetin âlâsını uygulayan ve daha sayamayacağım bunlara benzer o kadar çok öğret(e-mey)en var ki bir neslin katili onlardır.
Olayın başka bir yönü de var tabii ki : Kim ne derse desin ilk öğretmen anne-baba ilk eğitim kurumu da ailedir. Günümüzde ailesiyle kalitelisini geçtim günlük olarak hâl hatır sorulan,aynı sofrada yemek yenilen,aile bireylerinin birbirine dürüst olduğu, güzel ve saygılı cümleler kurulan, internet bağımlılığı olmayan, stres topu patlamaya hazır bomba durumunda olmayan ve daha sayamayacağım bunlara benzer o kadar fazla vasıf(sızlık)ta aile var ki malesef bu ailenin oluşturduğu boşluğu öğretmen olsun okul olsun arkadaş olsun hiçbir kişi veya kurum dolduramıyor ve sonuç olarak; içi boş , egonun tavan yaptığı,sinirli, saygısız vs özelliklerde çocuklar yetiş(emi)yor.Aynı ya da benzer özelliklerdeki öğretmenlere de deniyor ki: "Alın bu çocuğa saygıyı,sevgiyi,dürüstlüğü bunların yanında pozitif bilimleri vs her şeyi öğretin."
Burada daha birçok paragraf açılabilir neslin bozuk olmasında o kadar çok etken var ki aile , öğretmenler bunlardan sadece ikisi.
Bir öğretmen olarak üzülerek belirtiyorum:Aslında farklı şartlarda daha iyi ortamlarda daha bilinçli ailelerle,daha liyakatli öğretmenlerle eğitim-öğretim verilse ülkeyi şâha kaldıracak potansiyeli olan o kadar çok genç var ki malesef bu gençler açık cezaevi gibi okulların sıralarında, liyakatsiz öğretmenlerin ellerinde oflaya puflaya gün öldürüyor oradan eve gidip hal hatır sorup çocuğunu dinlemeye vakti olmayan(!) ailelerin içinde isyankâr,atarlı,giderli hale geliyorlar.Bu nesil sadece öğretmenlerin değil milletin her bireyinin,her meslek grubundan vatandaşın eseridir.
Yazılacak söylenecek daha çok şey var bu konuda. Ben nâçizâne şöyle düşünüyorum: Klasik olacak ama bence eğitim sistem(sizliği)mizin asıl büyük sebebi derin devlet dedikleri olayla da çok fazla alakalı. Sadece bugün değil uzun yıllardır bozuk bir sistemin içindeyiz ülke olarak bu sistemi yöneten ve böyle olmasını isteyen başka birileri var. Bir ülkenin eğitim sistemi düzelirse,gelişirse o ülkenin her şeyi iyileşir, düzelir. Belki iki yüz yıldır bu sistem gelişmesin,insanlar düşünmesin diye uğraşılıyor. Ben bunu daha ilkokul 5.sınıftayken kendi okulumuzdaki Sosyal Bilgiler,Fen Bilgisi kitaplarından görüp fark ettim o zamanlarda tabi sadece şaşırıyordum nasıl böyle şeyler yazılabilir aslında böyle değil bunlar diye düşünüyordum.Yillar sonra daha büyük fark edişler oldu. Öğrenmek mutsuzluk ve umutsuzluk getiriyor bazen.
Afrika ve Arap ülkelerindeki eğitimi de görmüş biri olarak şu tespiti yapabilirim: Bizim eğitim sistemi onların bir seviye üzeri sadece Avrupa ve Amerika sisteminin de seviye seviye altı durumda.
Çok güzel projeler çıkartan, çok idealist düşünceleri olan,bilim ve sanat potansiyeli yüksek o kadar çok öğrenci var ki bu öğrencilerin yüzdeki yetmiş sekseni beyin göçü ile daha gelişmiş ülkelere gidiyor. Evet Türk aklı müthiş mucizelere gebe ve ortaya çok güzel şeyler çıkıyor fakat toplumda ve ülkede ne kadar kıymeti biliniyor, fırsat veriliyor, ödenek ya da burs sağlanıyor ortada. Bu konu daha böyle uzar gider.
 

UluğBey

türbedar
Katılım
27 Ara 2005
öğretmenler değil sadece memlekette her 10 kişiden belki 8 i sevmediği işi yapıyor.ya da severek başladığı işi artık sevmez hale geliyor.eğitim belki içinde olduğumuz için bizim çok dikkatimizi çekiyor.benzer ifadeleri her sektörde duyabiliyorum.liyakatin tesis edilmemesi,kurunun yanında yaşın da yanması çalışanın işinin çalışmanın maaşının artması gibi onlarca sebep sayılabilir öğretmenin motivasyonunu bozan.

ekonomi yine önemli bir kriter.hayat telaşına düşmüş geçim kaygısı yaşayan öğretmen birey kendini ne kadar gerçekleştirebilir?
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Ekonomik sebepler veya başka sebepler her ne olursa olsun sorumluluk alabilme cesaretini gösteren herkesin kendi motivasyonunu maddî durumlardan ziyade manevî dinamiklerle sağlayıp bir şekilde elinden gelenin en iyisini yapması boynunun borcudur,sorumluluğunu aldığı öğrencilerin insanların hakkıdır,diye düşünüyorum.

Mesleklerin şartlarına göre bunu uygulayabilmek zorlaşır tabii ki.
Günümüzde insanlar yaşam standartlarını belirlemekte malesef çok bilinçsiz. Bitmek bilmez bir doyumsuzluk var,israf var,rahata düşkünlük var. Bu tür ailelerde yaşayan çocuklar da öyle görüp öyle yetişiyor. Hayat pahalılığı var evet bunu inkar edemeyiz her şey ateş pahası. Asgari ücret alanlar hayatta kalmaya çalışıyor ama bir öğretmen maaşı ya da memur maaşı diyelim ya da bunların ayarında,üstünde meslek gruplarının maaş durumu normal standartta yaşamaya uygun diye düşünüyorum. Tatile gidemedim,yeni kıyafet alamadım, dışarıda yemek yiyemedim, ailemin isteklerini gerçekleştiremedim(maddî), falanca kişi ev aldı ben alamadım,arabam yok ya da arabayı yenileyemedim vs dertlerden dolayı motivasyonu sağlayamıyorsa bir kişi o zaman olan şartlarda israfa kaçmadan standartlarını ihtiyacına göre tekrar gözden geçirmeli. Bir gecede ya da bir dakikada insanın hayatı öyle bir değişiyor ki dünyada (hatta Türkiye'de daha büyük olasılık) insan yirminci kattan düşmüş gibi oluveriyor.Bunun yerine hayat standartlarını en normal düzeyde tertip etmek lazım. Bu normal düzey anlayışı göreceli bir kavram tabi.
Kısacası, son zamanlarda o kadar israf var ki ,o kadar başkalarının hayatına özenme ve kendini yarıştırma var ki malesef durum bu olunca herkesin odağı değişiyor ve asıl işini düşünemez oluyor sadece para ve stres odaklı bakıyor işine.Sanırım bu şekilde bakarsak motivasyonu sağlamak imkansız gibi görünüyor.
 
Son düzenleme:

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Sezai karakoç'un şiiriyle başlamak lazım konuya
"Annemin bana öğrettiği ilk kelime Allah"diyerek başlar ve şöyle devam eder "Annem bana gülü şöyle öğretti / Gül , O'nun o sonsuz iyilik güneşinin teriydi/Annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus/Ağaçlar ağlardı,gök koyulaşırdı,güneş ve ay mahpus..."
Anne olmanın manasını çözmesi gerekiyor hanımların
Sonra kitabın manası ,okuma nedir manası,neden okumalıyım sorusunun cevabı,en önemli sual ise "ne" okumalıyım.bunlara doğru cevabı buldumuzda.senin benim doğru değil kimin katında değerli doğru ise onu yani dosdoğruyu! Bu yukaridakilerı aştığımız zaman.geliyoruz dersin manasına ,"ders halkası","okuma meclisi" yani okumak bir metni iyice öğrenip anlamak yahut ezberlemek için tekrarlamak. Bunu öğretmen bilmiyor ki ne verecek talebeye yani talib olana onun yerine öğrenci dedik ,öğretmen ne öğrenci lafın berisi manaya geri dönmeden çok zor yol alırız.
 
Son düzenleme:

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Bu imamlarla ögretmenler 10k da alsa yine dert yanacak ben asgari ücret bile alamiyorum ülkenin yarisiyla birlikte ayiptir ya. Hem sonra önceden daha az maas aliyordu egitimciler ama egitim de daha iydi .millet vekilleride ayni seyi söylüyor daha iyi hizmet icin daha cok maas. Ülkenin hali de ortada Bi aglamayan biz variz galiba aclik siniri altinda yasayanlar.yoksa yasayamanyanlar mi demeliydim. Egitim sart .issizlere selam olsun
 

UluğBey

türbedar
Katılım
27 Ara 2005
Ekonomik şartlar derken kastedilen şey sadece öğretmenin maaşı değil.Ülkenin ekonomik durumu.Normalde farklı alanlara yeteneği, ilgisi olan birey tamamen ekonomik gerekçelerle öğretmenliği seçmek zorunda olabilir.1 milyonluk camiada eğer 2.seçeneği olsa en az 500 bin kişi farklı mesleği seçerdi. Toplum olarak öğretmenlere çok fazla misyon yüklenmesine rağmen bu mesleğe saygı gösteren ne yazık ki az.Her 10 kişiden en az 7 tanesi öğretmenliği tanımlarken "tatil"ile tanımlar.

Öğretmenin hayat kurtardığı, fedakarlık yapması gerektiği çok tekrar edilen bir gerçek.Kendi çalıştığım okuldan biliyorum,bizde iş yapmayan daha değerli.Eğer bir şeyler üretmek, öğrencilere daha fazla şey vermeye çalışmak istiyorsan sürekli sistem seni kendisine benzetmeye çalışıyor ve yıldırıyor.Bir noktadan sonra diğerlerine benzemeye başlıyorsun. Bu yaşam sana normal gelmeye başlıyor.Okul idarelerine bakıyorsun, genelde pantolonunu bağlayamayanlar seni yönetiyor, sana ahkam kesiyor.Velilere bakıyorsun kendi çocukları umurlarında değil.Meslek lisesinde öğretmenim.Okul mevcudu neredeyse 400 ama veli toplantısına gelen 30-40 kişi zar zor.Çocuk kimlerle geziyor neler yapıyor kendi anne babası bile umursamıyor.Öğretmene bu kadar misyonu yükleyen toplum ona saygı göstermeye gelince kendini geri plana itiyor.

EnesBey gibi arkadaşlar öğretmenler 10 bin bile alsa dert yanacak diyor ve kendi durumundan bahsediyor.öğretmen doktor mühendis olmak kimsenin tekelinde değil.bu maaşlar çok dikkatinizi çekiyorsa siz de imam ya da öğretmen olabilirsiniz sizi tutan yok.Asgari ücretin ve diğer meslek sahiplerinin durumu ayrı bir tartışma konusu. Allah Yardımcısı olsun asgari ücretli ve işsiz olanlara.

Hem memlekette 2 dakikalık bir muayene yaparak 300-500 TL talep eden sayısız doktor var.Ya da 1 saatlik ameliyattan binlerce lira talep eden.Toplum bundan muzdarip değil ama. Ki ben muzdarip değilim. Helali hoş olsun.Varsa yoksa bir öğretmen düşmanlığı.Burda mevzu bahis olan rakamlar değil.Herkes görevini iyi yapmalı.Evde anne işte baba okulda öğretmen hastanede doktor.Konunun ilk görselinde verildiği gibi filden dala tırmanmasını beklersen başarı elde edemezsin.Toplumun öğretmeni eskiden olduğu gibi daha üst bir konuma yerleştirmesi gerekir. Öğretmenin de bunu haketmesi gerekir tabii ki. Kime sorsak en değerli varlığını cevap bellidir: çocuklarım der. En değerli varlığını emanet ettiği kişinin ne halde olduğuna pek önem vermez. Kendi çocuğuna hiç vakit ayırmayan eğitmeyen Veli bunu öğretmenden bekler. Eğitim ailede başlıyor. Çocuğun ilk öğretmeni anne babadır. Hiç kimse sizin çocuğunuza sizden fazla değer vermez ve düşünmez bunu bilmek lazım.

Toplum olarak öğretmeni koyduğumuz yeri sorgulamamız gerekiyor bence.

ben mesela öğretmenliği öyle yana yakıla seçmedim elimden geldiğince görevimi yapmaya çalışıyorum.hayalim bilgisayar mühendisliği gibi teknik konularda çalışmaktı ama yanlış tercihler yönlendirmeler sonucu böyle oldu.şimdi istesem de bu yolu değiştiremiyorum.belki mühendis olarak farklı şeyler üretebilirdim bilemiyorum.

eğitimi ve öğretmeni tamamen siyasetten izole edip bir sistem kurmak lazım