en sevdiğim şiirler

Katılım
26 Kas 2008
Ynt: en sevdiğim şiirler

eylül' Alıntı:
Arkadaşlar bu cümle dikkatimi çekti. Ne ifade ettiğini anlayabilmek için küçük bir araştırma yaptım.
Öğrendiğim bilgiyi sizlerle de paylaşmak istedim. Erkekler, salgıladıkları hormonlar sebebiyle terlediklerinde peynir ya da greyfurt gibi, bayanlarsa salgıladıkları hormonlar sebebiyle terlediklerinde soğan gibi kokarlarmış. Anladım ki Yılmaz Erdoğan'ın babasının kokusunu otlu peynir kokusuna benzetmesinin sebebi buymuş. :)
aaa çok ilginç ya teşekkürler paylaştığın için
bu durumda erkekler bırazdaha şanşlı görünüyor ;)
 
Katılım
20 Eyl 2008
Ynt: en sevdiğim şiirler

_MeFtUn_' Alıntı:
aaa çok ilginç ya teşekkürler pallaştığın için
bu durumda erkekler bırazdaha şanşlı görünüyor ;)
Bu bilgi sonrası erkeklerin fikirleri neler olur bilemem ama bayanların düşünceleri hemen hemen sizinki gibi. Bana sorarsanız ne peynir ne greyfurt ne de soğan kokusu. Zaten hiç terlemiyorum. Artık suya ve sabuna olan aşırı düşkünlüğümü daha çok seviyorum. :)
 
Katılım
26 Kas 2008
Ynt: en sevdiğim şiirler

NE İÇİNDEYİM ZAMANIN

Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmış akışında,
Bir garip rüya rengiyle
Uyumuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sukutu öğüten
Uçsuz, bucaksız değirmen;
Içim muradıma ermiş
Abasız, postsuz bir derviş;

Koku bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim

AHMET HAMDİ TANPINAR
 
Katılım
17 Haz 2008
Ynt: en sevdiğim şiirler

derinsu' Alıntı:
kardeşim türkistan armağan olsun

EYLÜLLERE İNAT
dağları delen mecnun gibi
aşık olan çatal gibi yürekliydik
vatan kokulu millet sevdalı bir nesildik
eylüllere inat gül kokuyuduk
güllerim soldu kan koktuk
son mermim kaldı canım yanıyor
kalbim kanıyor ve mermi alnımda patladı
satılmışlığın verdiği mefhum
caddeler kaldırımlar sanki üzerime geliyor
bir kuzu bir duracık bir esendal
bir sehpa bir darağacı
ve şehidin son sözü
kelime tevhid


vatan saolsun
allah razı olsun abi...

bugün esendağ ve duracık'ın hikayelerini, mektuplarını defalarca okudum. allah'ım bu nasıl bir imandır?
o günlerin çatışmalarını değil ama samimiyetini mumla arıyoruz.


http://www.youtube.com/watch?v=rVgGT7JL_c0
 
Katılım
29 Ağu 2007
Ynt: en sevdiğim şiirler

Canım İstanbul

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canim;
Vatanim da vatanim...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?
Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul’da bul!
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tambur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir katibi mi...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler!
Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler...
Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sümbül kokan
Türkçe’si bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...

Necip Fazıl Kısakürek
 
Katılım
26 Kas 2008
Ynt: en sevdiğim şiirler

ne çok şey beklediğini biliyorsun;
gene,bekleyeceksin onları(elinde değil bu);
ama beklentilerinin ne ifade ettiklerini,
ne anlama geldiklerini--beklediğin,beklediklerin de,
bir gün tutup gelirlerse,onların da ne ifade edeceklerini,ne anlama geleceklerini--
bilerek yaşayacaksın.

Ne beklediğini bilerek--ama,beklemeden--
yaşayacaksın : en çok beklediğinin de,gelse bile birgün,
hiçbirzaman beklediğin anlanmda gelmeyeceğini
bilerek..
yaşamın bir bekleme olacak--ama
beklemeden yaşayacaksın.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: en sevdiğim şiirler

"Hayat hep yüzünle sevistik ... Tersinin hatiri kaldi......
Ölürken kahkahami birakacagim" ...................................terkedis.............................

''Ey tiksinç aydinlik! Kusuluyor senin için, bil!''.........................................................yankilar..........................

''Sonra sözcüklerin kumda biraktigi izlerin içine yerlestim'' wwwww ......................cığlıklar...............................


Nilgün Marmara.
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
Ynt: en sevdiğim şiirler

Cinnet Modern

Bir kırlangıcın kanı var ön camımızda
sanayi devrimi çünkü kuşların ölümüdür
picasso ve prezervatif işte tam da bu anda
bu anda bir kız ağzına bir cinneti almaktadır
cinnet modern bizi zihnin müstemlekesi kılan
cinnet modern bizi gümüş kaşıklardan alıkoyan

Kalan yalnızlık vardır artık akşamlardan
televizyon yalnızlığı renk yalnızlığı insan
şiir çekilmektedir köhnemiş rüyalarımızdan
geveze ve umutsuz şizofren ve unutkan

cinnet modern kır kahvelerinde hafta sonu romantizmi
cinnet modern birdenbire bir köprünün tastamam hayali


bir kadın bir çocuğu kucaklayacakken kurcalamıştır
acı doludur o devlet sarısı zevksiz koltuk
dönülmez dünyaya vakit hail olmuştur dönülmez
şuramıza gelip oturmuştur yoksulluk
cinnet modern gloria jeans’te sumatra bilmem ne kahvesi
cinnet modern abdullah gülün ülkemize cumhurbaşkanı seçilmesi

aynalı sözler bulup biçimsel denemelere girişip politikayı keşfedip
ruhlarımızı yağmalamak isteyenler için tekmil verip
kıymetli katkılarımız için cep saati tazminat plaket öpücük alıp
birikmiş paramızla 1.39 la on yıl vadeyle
vadesi dolmuş insanlığın mezarına işeyen o amerikalı pis adamın adını sapıklık gibi sapkınlık gibi rafızilik gibi çift elle çift bıçakla çifte çubukla toprakla irtibat halinde ayakkabilarını çıkarıp ellerine alıp ayaklarını toprağa basıp beşiktaşı semt takımı olduğu için severken kapitalizmi yeniden icad edip alen abi papa olsana diye bağırınca
sanki kazanda bir ayaklanma bastırılıyor kazan türkleri diye birileri var kaplanlı belgeselden hemen sonra çıktı televizyonda çıktı
televizyona baykal da çıktı inanamazsın lafın sözün belini kırıyor
sokakları bar adlarıyla tanıyan yaşı geçkin kızların mutlu evlilik hayalleri bir kez daha eczaneye
eczanelerde ağrı kesici var bepanten var işe yarar nesneler solgun kimesneler var
ihraç fazlası gibi hissediyorum kendimi sypralex iyi geliyor
donuk mat kimsesiz bir cihangir sokağında
zaten o garson çocukta ayrılmış o kafeden
doluşalım kafelere sevişelim ama üremeyelim
dikkat edelim aile planlamasına kardelenler kampanyasına destek verelim
modernleşelim adamın canını sıkmayalım hırt pırt yapmayalım değil mi eren safi
türk şiirine teknik bir arıza nedeniyle ara verelim

suyun akarını bulalım etliye sütlüye karışmayalım
senede iki takım elbise ramazanda erzak alalım patronla yemeğe çıkalım
patronu kafaya alalım şehrimizin düşman işgalinden kurtuluşunu coşkuyla kutlayalım şehrimiz kurtulsun kuran da okuyalım ama ardından yürüyelim o mezara anı defterlerini dolduralım gayrı safi milli hasılamızı

özallı yıllar tabi çok önemli yıllardı
entegrasyon kelimesi amma ritmik ejekilasyon gibi
akar gider durmaz gider sokaklarda liseli kızların aman allah bacakları süt ve bal
bal işine girelim kaçkarlardan bi arkadaş bal yollasın biz istanbulda doğal beslenme meraklısı aptallara satalım selahattin yusufla unisex tişört tasarımı işine de girebilirim her an
her an hatırı sayılır bir cinnet geçirip ot yok mu lan taş yok mu hadi kitabınız yok ulan allahınız da mı yok diyerek nara atarak sonunda paşa olan semtlere iki oda bir salonlara sabahlamalara sarayın tavuklu çorbalarına kadir abimizin lan saray padişahlık geri gelsin
yıkalım değerleri kurumları kurumsal olalım iletişim müdürlüğü ihdas edelim insan hakları şefliği insan hakkını alabilir mi bu dünyadan test edelim
iş başvurusu formu dolduralım kravat takalım siyah takım elbiseyi indirim var daniel lacture’den alalım hasta olalım kusalım tiksinelim bıyıklılardan bıyıklılar tehlike arzetsin terörist olsun bıyıklılar hasta olalım kusalım tiksinelim
cinnet modern

usul usul şehre bir dalgakıran çekiliyor
insan yazdıkça
insan söyledikçe
daha da sakinleşiyor.


İsmail Kılıçarslan
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: en sevdiğim şiirler

ne güzel şiirler varmış burada okumadığım...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: en sevdiğim şiirler

Nilgün Marmara'yı okumayalı ne kadar çok zaman olmuş...bazen zamanın fi tarihin de kaldığımı hissettiriyor.kötü bir duygu değil velakin.Neleri okumamış meğer dimi hocam.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: en sevdiğim şiirler

SEN BENİM SARHOŞLUĞUMSUN


Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.

NAZIM HİKMET
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap