Eski Türk Kadınları ve Biz

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
@ferahsan işin aslı çalışan kadın olsun erkek olsun farkında bile olmaksızın evini ihmal ediyor. çalışma hayatı dediğimiz şey -en azından artık- ihmalkarlığa yol veriyor. bakınız: hepimiz! mesai saatleri güya 9-10 saat ama buna yolda geçen vakti de ilave edersek en az 10-11 saat ev harici bir mekanda ev harici işlerle meşgul olunuyor. bu erkek yahut kadın eve geldiğinde yıkanması üst baş değişmesi yemeği felan derken asgari 1 saat daha ilave edersek dışarıdaki işin süprüntülerini temizlemek için geçen vakitle işe harcanan zaman 11- 12 saati buluyor. çalışan herkes cirolu bir şirkette tepe yöneticisi değil. bu gariban nasıl veledinin gönlünü etsin nasıl karısının/kocasının gönlünü etsin. aynı evde oturup ana baba kardeşler bazen birbirinin yüzünü görmüyor. mübalağa değil bu acı bir vakıa.

canına yandığımın yönetim bilimleri bize işbölümü ve uzmanlaşmanın çalışma hayatında nereye denk düştüğünü bir güzel tarif etti ama sanki yuvadaki işbölümü ve uzmanlaşmayı unuttuk gibi. kadının çalışmaması gerektiğine inananlardanım buna mukabil imkan ve şartlar icabı kadın istese de istemese de o girdabın içine düşüyor. yine açıkça söyleyeyim ne kadın eski kadın ne erkek eski erkek. iki gönül bir olunca samanlık seyran olmuyor artık ki olsa bile samanlıktaki seyran yangın oluyor. şahsi kanaatim bu mesele kadın çalışmalı mı çalışmamalı mı meselesi değildir.

çalışmak dediğimiz şey tarlada karı koca yanyana çalışmak değil artık. çalışan münasebetleri içli dışlı senli benli ve neredeyse koyabileceğiniz bir had yok. ne için bir erkek karısı ile aynı iş yerinde çalışmak istemez? aynı iş yerinde çalışanlar ise binbir zorluk çeker? hepimizin bildiği bir gerçek var ki çalışma hayatı yalan, dedikodu, gıybet, iftira, hırs ve sair hastalıklarla malul. işin aslı insan bu hastalıklarla malul. açıkça fikrimi söyleyeyim: ben kadını nazda erkeği niyazda görüyorum. hadi bir cemile yapayım. madem edebiyattürkiye mahfilin adı beyitler ile gidelim. beyitleri modern zamanlara ve dahi kafama göre tevil edeyim. :)

1-

"bir devlet içün çerhe temennadan usandık
bir vasl için ağyara müdaradan usandık"

devlet: menfaat
çerh: makam ve mevki sahibi olduğu zannolunan
temenna: patronum, müdürüm, başkanım yani minnet ile eğilip bükülme
vasl: para, mevki, güç, kariyer,
ağyar: para,mevki,güç,kariyer hevesindeki diğerleri
müdara: gülümsemek

şairimiz diyor ki bize "aman dikkat et iki gözüm bir menfaat için makam ve mevki sahiplerinin önünde eğilip bükülürsün lakin elinde havagazından başka bir şey kalmaz. kariyere paraya güçe felan fıstığa kavuşma arzun istesen de istemesen de seni gavgaya sokar dikkat et ağzın burnun yamulur. gavga etmesen bile adın yalakaya çıkar. biz bunları tecrübe ettik. hem öyle tecrübe ettik ki bu işlerin sonunun olmadığını anladık. usandık. benden sana emmi nasihati yol yakınken dön a iki gözüm."

2-

"gül hara düştü sine-figar oldu andelib
bir hara baktı bir güle zar oldu andelib"

gül: kadın
har: çocuk da yaparım kariyer de, iş yeri
sine-figar: kadınlık yaraları
andelib: erkek
zar: ağlamak

şairimiz diyor ki bize: "aman gözümün nuru gönlümün süruru hatunum. sen sen ol işyerinin albenisine kapılıp da sakın ola diğerlerinin arasına gireyim deme. evet onlar da seni ister amma benim istediğim gibi değil. onlar da seni sever ama benim sevdiğim gibi değil. evet onlar seni öldürmez amma ağır yaralar. ben burdayım yaralarını sararım sarmasına amma gözyaşlarım yarana dökülür canını iyice yakar. etme eyleme nurum."

3-

"uydurmuş kendine üç beş menendin
sanırsın sadrazam tuğunan ile gider. "

menend: team partner,
sadrazam: ceo, genel müdür
tuğ: makam odası, makam arabası

şairimiz diyor ki bize: "aman iki gözüm. bu ne ihtişam?! altına araba elinin altında bir kaç erkek eleman verildi diye kendini bulunmaz hint kumaşı sananlardan olma. sen sen ol kumaşını acemi terzinin eline verme ki zayi olmayasın. hem o elemanlar sana değil belki makamına belki ceblerine girecek paraya hürmet ediyordur. bilemezsin."
 
Son düzenleme:

adlena

 
Katılım
6 Ara 2014
"ey talib" diye mi başlasak yahut "ey talib" diye mi bitirsek dücane beycesine. Sahi dücane bey nerededir aceb? Ankaraya uğruyor mu hiç? Bilen var mı? İsmet amca ve ilberciğim gelmişti yakınlarda ama nasib olmamıştı gidebilmek. @adlena muhterem bu tür etkinliklerden/faaliyetlerden haberdar olduğunuzu zannediyorum. Haberiniz olursa şayet beni de haberdar kılınız lütfen.
Şu an Ankara'da değilim fakat ricanızı emir telakki ederek güncel konferans ve etkinlikler için bir başlık açıp tüm Dîvan ahâlisini ve dahî ziyaretçi dostlarımızı haberdâr kılmayı üzerime bir vazife olarak adlediyorum.
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Şu an Ankara'da değilim fakat ricanızı emir telakki ederek güncel konferans ve etkinlikler için bir başlık açıp tüm Dîvan ahâlisini ve dahî ziyaretçi dostlarımızı haberdâr kılmayı üzerime bir vazife olarak adlediyorum.
haşa. kendimi asosyal dedikleri grubtan gördüğüm için sizi ise bana nisbetle hareketli görmemden ötürü etkinliklerden haberdar olduğunuzu düşünüp rica etmiştim.
 
Katılım
26 Nis 2007
Katılıyorum. Başından beri de meselenin kadının çalışması meselesi olmadığını göstermeye çalışıyorum. Bir de yazılanlar çerçevesinde madalyonun diğer tarafına işaret etmek istiyorum. Eğer burada aman efendim kadın mutlaka çalışmalıdır denilse idi o zaman yukarıdaki kadar afilli olmasa da benzer bir çıkış yapabilirdim. Kadının çalışması gerekir ya da gerekmez konusunda bir taraf değilim. İslami ve insani olanın her iki cins için de inşasına ve korunmasına gereken gayretin mümkün olduğunca gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Çözülmenin kaynağına kadını ve çalışmasını koymak kolaycılıktır, sorumluluktan kaçmaktır. Daha büyük bir taşın altına elini koymak gerekir. Başka şeyler de var aklımda ama yerim dar. Telefondan yazmak sahiden zormuş, Allah kolaylık versin.
 
Katılım
26 Nis 2007
Bu arada az önce okurken buna denk geldim, böyle bir konfor işte.
AC4B9A6A-05B8-45BF-9E32-3C49D1B4B204.jpeg
9B3ABF0D-4BA7-4045-BBD0-881CA1957395.jpeg
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Kimin kitabı ferahsan.kızın anası babası kafirmiymiş.ana babayı nereye koyuyor bu müslüman kızımız .yav oldu mu şimdi?
Bu konforlardan daha çok konforcular .
 
Katılım
26 Nis 2007
Kimin kitabı ferahsan.kızın anası babası kafirmiymiş.ana babayı nereye koyuyor bu müslüman kızımız .yav oldu mu şimdi?
Bu konforlardan daha çok konforcular .
Kadın ve Aile dergisinden bir okuyucu yorumu olarak aktarılmış. O zamanlar mücadele başka türlüydü tabii.
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Kimin kitabı ferahsan.kızın anası babası kafirmiymiş.ana babayı nereye koyuyor bu müslüman kızımız .yav oldu mu şimdi?
Bu konforlardan daha çok konforcular .
@evla olmaz ama benden önce davranmışsın. :)

@ferahsan seninle söylediklerimiz aynı aslında. Lafzen farklılık var. Bir nevi maturidi eşari farkı. :)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Biz o mücadeleyi kaybettik. Baki hocam sayfa önünüzde klavye elinizin altında bizim söyleyeceğimiz bir kaç satır siz tüm ayrıntı ile önümüze serersiniz :)türkçem yetse seni de geçerimde :)
 
Katılım
26 Nis 2007
Biz o mücadeleyi kaybettik. Baki hocam sayfa önünüzde klavye elinizin altında bizim söyleyeceğimiz bir kaç satır siz tüm ayrıntı ile önümüze serersiniz :)türkçem yetse seni de geçerimde :)
28 Şubat gerçekten 1000 yıl sürüyordur belki de.

O değil de şu kelime altına link verme işini bize de öğretseniz, eski insanız anlamıyoruz. (konuyla ilişkimi burdan kotarmış oldum kafam rahat.)
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Öyle göstermeye çalışsalarda gösteremezler.en zor meslek olarak listenin en başında.
Ev hanımının en büyük sıkıntısı, yaptığı üretimin gözükmeyişidir.
Bu durum, ev hanımlığının ağır bir işçilik olduğunu gösterir.

Çünkü evde zaman kavramı yoktur.
Bu hizmet 24 saat süren bir faaliyettir.

Erkekler çoğu zaman bunu anlayamaz ve eşlerine "Ne yapıyorsun ki?...

Bütün gün evdesin!" derler.
Hâlbuki işlerin önemi, yerine getirilmediği zaman anlaşılır.

Bazı görüşler, ev hanımlığınm bir meslek olarak kabul edilip
sigortalanmasını öngörmektedir.

Bunun amacı, evdeki kadının da "çalışıyor" kabul edilmesini sağlamaktır.
Bu tarzdaki görüşler, ideal görüşlerdir. Çünkü ev hanımlığı da bir meslektir;
aynen iş yerinde olduğu gibi ev hanımı da sigortalanmak, onun da sosyal ihtiyaçları karşılanmalıdır.
Bu hususta yasal olarak düşünülmesi gereken pek çok şey vardır.
Ev hanımlığı meslek olarak özendirilmelidir.
Her kadın, evde iyi çocuk yetiştirmenin,
iyi bir sekreter ya da iyi bir iş kadını olmaktan daha basit olmadığını bilmelidir.
İyi ev hanımlığı, asla küçümsenmemesi ve yıpratılmaması gereken bir kavramdır.
Çünkü insanlığın geleceğini, iyi yetiştirilen çocuklar belirleyecektir.
Bu unsuru zayıflatmak, insanlığın geleceğine hiçbir kazanç sağlamaz.


Prof. Dr. Nevzat Tarhan
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Bu düşünce de yanlış bakın her davranışa bir ölçü ,birim, fiyat koyuyorlar.kadın ev işi yapmak zorunda değil ki.eğer eşinin gücü yeter ise yardımcı tutabilir.kadın eşinin gücü yetmese de yetse de kendi yapıyor ise kadının bu ikramıdır.nasıl meslek olabilir ki "ikram" yapıyor ise "Allah rızasıdır"
Sual ederim.Allah rızası kaç para diye? Bana değerini hesaplasınlar.kadın evinde bir çöp kaldırdığın da bir derece yükselir.bütün gününü üstüne çocuğu koyun hayır yani kaç para değeri.Güzel ahlak ile yetiştirdiği çocuk Allah 'ın dinine hizmet ettiği zaman kaç para bana bunların cevabını versinler.