Etimolojik Tahliller

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
"hanım"

Kelimenin geldiği kaynak şöyle olsa gerek: Bir gün Cengiz Han eşini yanına alarak sarayına tüm hanlarını toplamış ve herkese şöyle seslenmiş :"ben hanlar hanı Cengiz Han hepinizin hanıyım" der. Ve eşini göstererek ekler : Bu da benim "han'ım"
:)
(@UluğBey hocam bir de mina tarafından açılan etimolojik tahliller başlığı vardı.Birleştirebilmemiz mümkün mu acep.Daha derli toplu olur.)
 
Son düzenleme:

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Ekli dosyayı görüntüle 608

Okurken çok ama çok keyif aldığım bu kitabı herkese tavsiye etmek istiyorum...
Kelimelerin kökenine çok keyifli bir yolculuk yapacaksınız:)
Bu kitaptan bazı alıntılar paylaşacağım inşallah

Sabırsızlıkla bekliyorum.

Ben de kaynağını belirtmeden şöyle bir not almisim ne zaman olduğunu hatırlamıyorum ama şöyle:
"Başın sağ olsun ifadesi hep ilginç gelmiştir giden gitti ama sen sağsın diyen, acıyı hafifletmeyen bir ifade. Bugün öğrendim ki; baş kelimesi Anadolu Türkçesinde “ yara ” demekmiş, sağ olsun da sağalsın’ın dönüşmüş hali yani yaran iyileşsin demekmiş"
"
 

UluğBey

türbedar
Katılım
27 Ara 2005
“ Merdivenin aslı Farsça nardüban'dır. Nard "tahta" ve ban "dam" sözcüklerinden oluşmuştur. Köyde yaşayanlar dama yükselen tahta merdivenleri bilir. Hatta Anadolu insanının bir kısmı hâlâ nerdivan der. “
 

UluğBey

türbedar
Katılım
27 Ara 2005
Baldız baldan tatlıdır atasözünün aslı “Daldız, baldan tatlıdır” zaman içerisinde bu şekli almıştır. Daldız ise petekten bal almak için kullanılan demir bir gereçtir.

Öğrendiğimde “daldız”ı , şaşırmıştım :)
 

UluğBey

türbedar
Katılım
27 Ara 2005
Sağır, aslında sañar “çiftin bir teki” sözcüğünden geliyor. Sözcük zamanla sañır’a ve sonrasında sağıra dönüşmüş. Yani sağır, tek kulaklı demektir.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Arapça nzl kökünden gelen nuzlat نزلة "dört unsurdan birinin azalmasından doğan herhangi hastalık, inme, keyifsizlik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nazala نزل "indi" fiilinin ismi merresidir. Daha fazla bilgi için nüzul maddesine bakınız.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
"yü-" fiil kökünden türeyen "yü-k" kelimesi Eski Türkçe bir kelimedir. Yü-k+sek kelimesi de buradan türemiştir. Babaannemlerin evinde yatak yorganların oluşturduğu bölüm: "yü-k+lük"
#Türkçeyikeşfediyorum #keşfettikçehayretediyorum :)
"En ağır yükü istiyordun kendin için ve sonunda kendini buldun." demiş Nietzche.
 

UluğBey

türbedar
Katılım
27 Ara 2005
Konu @Dilhun un haklı isteğine göre birleşti. Dikkat için teşekkür ederim. @dedeefendi hocam Ömer hocam yani divandan rüzgar gibi geçen sonra kendisine ulaşıp defalarca davet ettiğim sonra artık kendisine de ulaşamadığım bir edebiyat öğretmeniydi.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Günümüzde kullandığımız "tezgâh" sözcüğü, Farsça "dest" ve "gâh" sözcüklerinin birleşimiyle oluşmuş bir sözcük olup ses değişimine uğramış ve Türkçeleşmiştir. Kaynak: Kâmus-ı Türkî
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Sûz-ı dil:

Farsca sûz( yanık ) ve dil (gönül ,yürek) kelimelerinin birleşiminden meydana gelen, yürek yanığı anlamına gelen bir kelime .

Bir de sûz-i dilârâ var. Eskiler, kalpteki ateşe bile zarifâne yaklaşarak sûz-i dilârâ “gönlü süsleyen ateş” demişlerdir.

Hayati İnanç hocamızın eski-yeni mukayesesini gözler önüne seren emsali.

Mecnûn Leyla için çöllere düştü,
Ferhat Şirin için dağları deldi,
bugün ise artik Berk ,Tuğçe için kontör yüklüyor.
...
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Mâlâyâni,mânâsız,faydasız söz veya iş anlamına geliyor.Bu kelime Arapça;
"mâ" şey
"lâ" değil
"yâni" anlamlı
sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur.
Yahyâ Bey:"Söyleme cehl ile malâyâni."der.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
"Uhde" sözcüğü Arapça ˁuhda ͭ عهدةüstlenme, sorumluluk alma < Arapça ˁahada عهد tanıdı, kabul etti, üstlendi → ahit

"Ukde" sözcüğü Arapça ˁuḳda ͭ عقدة
düğüm < Arapça ˁaḳada düğümledi → akit


"İçimde uhde kaldı."değil,
" İçimde ukde kaldı." demek lazım.:)
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Kalem
Eski Yunancadaki "kálamos" sözcüğü hem bitki olan kamış hem de kamış veya saptan yapılan kalem demektir. Arapçadaki "klm" kökü de bununla bağlantılıdır. Kamıştan yapılan yazı aracı "kalam" kelimesi dilimize "kalem" olarak geçmiştir.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Şeb-i yeldâ
Dilimize Farsça'dan geçen bu terkibde şeb(gece) yeldâ(doğum) demektir. İran inancına göre kutlu güneşin karşılandığı bugüne doğum gecesi denmektedir.Bu yüzden 21 Aralık kışa girilen ilk gecedir.
Bu terkib Divân şiirinde sevgilinin saçını sembolize eder aynı zamanda.
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Şeb-i yeldâ
Dilimize Farsça'dan geçen bu terkibde şeb(gece) yeldâ(doğum) demektir. İran inancına göre kutlu güneşin karşılandığı bugüne doğum gecesi denmektedir.Bu yüzden 21 Aralık kışa girilen ilk gecedir.
Bu terkib Divân şiirinde sevgilinin saçını sembolize eder aynı zamanda.
Yeldâ'nın bir de uzun anlamı var.Şeb-i Yeldâ ,en uzun gece demektir bu da 21 Aralık a tesâdüf eder.21 Aralık şâirin "Yâ Rab bu uğursuz gecenin yok mu sabahı" dediği gece olmalı İranlılar için. İranlılar bu geceyi uğursuz kabul ederlermiş.Gecenin uzun sürmesinden dolayı kötülükler tanrısı Ehrimen'in kötülüklerine aralıksız devam etmesiymiş.Kışın şiddetli soğuğu da Ehrimen'in kötülüğünün bir parçası sayılırmış.

Şeb-i Yeldâ(21 Aralık) Müptelâ-yı gama sorulan gece.
" Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir
Müptela-i gama sor kim geceler kaç saat"

En uzun geceyi müneccim(yıldız ilmiyle uğraşan)muvakkit(zamanı ta'yin eden)ne bilsin.Gecelerin kaç saat olduğunu aşığa sor.

Muvakkitler,eskiden namaz vakitlerini hesaplayan,bununla ilgili aletleri(usturlap,güneş saati,kıblenüma,saat)kullanıp ta'miratını yapan kimselerdir.Muvakkitler,camilerin yaninda bulunan muvakkithane denilen mekânlarda kalırlarmış.
Şeb-i yeldâ denilince Sâbit'in bu beyiti kadar Behiştî'nin ,
"Yılda bir olur şeb-i yeldâ veli subh ruh
Âlem-i hecrîn inen çokdur şeb-i yeldâları"

Ey Sevgili, yılda bir kezdir en uzun gece ama ayrılık âleminin şeb-i yeldâları (en uzun geceleri)çoktur.
beyiti de zikredilmeye değer.

Duayla hatmedelim muhabbetimizi:)

"Matla-ı nûr-ı muhabbet kıl ilâhî gönlümü
Serd ü târîk olmasın ya Râb şeb-i yeldâ gibi"

Allahım ,gönlüm uzun kış geceleri gibi karanlık olmasın.Muhabbet nurunun doğduğu yer kıl gönlümü.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Yeldâ'nın bir de uzun anlamı var.Şeb-i Yeldâ ,en uzun gece demektir bu da 21 Aralık a tesâdüf eder.21 Aralık şâirin "Yâ Rab bu uğursuz gecenin yok mu sabahı" dediği gece olmalı İranlılar için. İranlılar bu geceyi uğursuz kabul ederlermiş.Gecenin uzun sürmesinden dolayı kötülükler tanrısı Ehrimen'in kötülüklerine aralıksız devam etmesiymiş.Kışın şiddetli soğuğu da Ehrimen'in kötülüğünün bir parçası sayılırmış.

Şeb-i Yeldâ(21 Aralık) Müptelâ-yı gama sorulan gece.
" Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir
Müptela-i gama sor kim geceler kaç saat"

En uzun geceyi müneccim(yıldız ilmiyle uğraşan)muvakkit(zamanı ta'yin eden)ne bilsin.Gecelerin kaç saat olduğunu aşığa sor.

Muvakkitler,eskiden namaz vakitlerini hesaplayan,bununla ilgili aletleri(usturlap,güneş saati,kıblenüma,saat)kullanıp ta'miratını yapan kimselerdir.Muvakkitler,camilerin yaninda bulunan muvakkithane denilen mekânlarda kalırlarmış.
Şeb-i yeldâ denilince Sâbit'in bu beyiti kadar Behiştî'nin ,
"Yılda bir olur şeb-i yeldâ veli subh ruh
Âlem-i hecrîn inen çokdur şeb-i yeldâları"

Ey Sevgili, yılda bir kezdir en uzun gece ama ayrılık âleminin şeb-i yeldâları (en uzun geceleri)çoktur.
beyiti de zikredilmeye değer.

Duayla hatmedelim muhabbetimizi:)

"Matla-ı nûr-ı muhabbet kıl ilâhî gönlümü
Serd ü târîk olmasın ya Râb şeb-i yeldâ gibi"

Allahım ,gönlüm uzun kış geceleri gibi karanlık olmasın.Muhabbet nurunun doğduğu yer kıl gönlümü.
Divan şiirinde epey yeri vardır bu ibârenin lakin etimoloji bölümü olduğundan öz bilgi vermeyi tercih ettim sevgili @Dilhun
"Tesâdüf etmek" ibâresi ise tercih etmediğim bir ibâredir zîrâ tesadüf diye bir şey yoktur. Bunun yerine "tevâfuk" kelimesini kullanmak daha yerinde olacaktır. Muhabbetle:)
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Divan şiirinde epey yeri vardır bu ibârenin lakin etimoloji bölümü olduğundan öz bilgi vermeyi tercih ettim sevgili @Dilhun
"Tesâdüf etmek" ibâresi ise tercih etmediğim bir ibâredir zîrâ tesadüf diye bir şey yoktur. Bunun yerine "tevâfuk" kelimesini kullanmak daha yerinde olacaktır. Muhabbetle:)
Âh...Elbette kâinatta tesadüf yoktur, tevâfuk vardır.Kelimelerin ruhu olduğundan galiba her kelime ,her yere yakışmıyor sanki.Mesela bi insanin bi insanı bulması tevâfuk:)

Konunun etimoloji olduğunu bilip de yazdıklarınıza ,kendimi tutumayışimın tek açıklaması şu galiba"Birbiriyle ünsiyet eden ruhlar biraraya gelince muhabbet ziyâdeleşir":)
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
Âh...Elbette kâinatta tesadüf yoktur, tevâfuk vardır.Kelimelerin ruhu olduğundan galiba her kelime ,her yere yakışmıyor sanki.Mesela bi insanin bi insanı bulması tevâfuk:)

Konunun etimoloji olduğunu bilip de yazdıklarınıza ,kendimi tutumayışimın tek açıklaması şu galiba"Birbiriyle ünsiyet eden ruhlar biraraya gelince muhabbet ziyâdeleşir":)
Bâkî muhabbetle sevgili @Dilhun iyi ki varsın :)