Geçti Gâlib Dede candan Yâhû

Katılım
25 Tem 2008
#1
3 Ocak 1799 çarşamba sabahı, kırkiki yaşında, sakalında belki tek ak bile bulunmayan genç bir adam olarak son nefesini verip hâmûşâna karışan Şeyh Gâlib'in cenazesi yıkanırken henüz hayatta olan babası Mustafa Reşid Efendi'nin oğlunu son olarak görmek istediği, teneşirinin başında, yağmur gibi dökülen gözyaşları ak sakalından süzülürken "Ah oğul, bu tahtaya kara sakal yakışmıyor" dediği bilinmektedir. Cenaze ertesi gün Mevlevî geleneklerine göre yapılan, ayrıntılarını ne yazıkki bilmediğimiz büyük bir törenle Galata Mevlevîhanesi'nin avlusunda, girişte hemen soldaki ahşap türbede yatan Şârih-i Mesnevî İsmail Rusûhî Dede'nin ayak ucun gömülmüştür. Günlerden perşembedir ve kandil günüdür.

Ve bu ölüme düşürülen tarihlerin en güzeli, bir zamanlar Gâlib'i hicveden Surûrî'nin imzasını taşır:

Geçti Gâlib Dede candan Yâhû

1213(1799)


Beşir AYVAZOĞLU / Kuğunun Son Şarkısı
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#2
Ynt: Geçti Gâlib Dede candan Yâhû

Doğduğu gün tekrar geldiği aleme geri göçtüğünü biliyor muydunuz?
öyle bir sistematiklik ki sanki belli bir görev verilmiş ve o ifa edilmiş ve ilahi düzenin bir izi olarak gayet düzenli bir vefat ediş gerçekleşmiş; alemin nizamı göstergesi gibi bir simetri içinde doğduğu gün Hakk'ın rahmetine kavuşmuş...
 

Giriş yap