Gündem notları

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#1
Ülkemiz malum çok sık gündem değiştiren bir ülke. Gündem üzerinde düşünmeden yeni bir gündem ile karşılaşıyoruz. Her bir konuya ayrı başlık da olmuyor bazen. Gündem notları konusundan ortaya karışık gündem notları yorumları verelim.​
 
Katılım
5 Ağu 2018
#5
2018 Türkiyesinde 2 Mehmetçiğin donarak şehadete erdiğini de görmek varmış. Yere batsın dağda Mehmetçiği ısıtamayan teknoloji.
Bu da bizim farkımız.
Hemen her konuda,devlet kurumunlarında devletin bir çok organında bi boşvermişlik,lakaytlık
Ölen öldüğüyle kalıyor bu ülkede
Allah ailelerine sabır versin
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#7
Andımız da başka bir gündem. Her meselenin suyunun çıktığı gibi bunun da suyu çıktı. "Andımız okunmalı" diyen ırkçı "okunmamalı" diyen ise hümanist? (tanımlayamadım)

Bu kadar zor kutuplu bir Türkiye'de yaşamak bizim en kötü imtihanımız sanırım . Ben lisedeyken memlekette bu kadar kutuplaşma yoktu.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#8
ruhunu çaldıktan sonra her gün istiklal marşı okutsak ne ki?andımız dan önce her birimizin Türk olduğunu hatırlamamiz icap eder.
Türküm ,doğruyum,çalıskanım.doğruluk beş elin parmağı çalışkan beş elin parmağı.Türklüğün ise elimiz de silueti kaldı.
 
Katılım
28 Ara 2007
#9
Meclistekilerin hepsi okumustur mesela bu arada asgari ucret 350 usd civarinda askerler icin soyleyecek tek seyim donmalarinda kimin ihmali varsa onlarda o kadar yansin insallh
 
Katılım
26 Nis 2007
#10
Bu kadar zor kutuplu bir Türkiye'de yaşamak bizim en kötü imtihanımız sanırım . Ben lisedeyken memlekette bu kadar kutuplaşma yoktu.
Bir tarafın kutuplaşmasına imkan tanınmadığı için olabilir mi? Andımızı savunan herkesin ırkçı sayılmayacağı ya da aksi konusundaki fikrine pek tabii katılıyorum ama o zaman bu kadar kutuplaşma yoktu cümlesi söyleyip bırakılacak bir cümle değil :)
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#11
........... o zaman bu kadar kutuplaşma yoktu cümlesi söyleyip bırakılacak bir cümle değil :)
söyleyip bırakmayayım da ne yapayım :) 80 lerin sonları şöyleydi 90 lar böyleydi diye maziye mi kanatlanalım. ben lisedeyken yani 99-2003 yılları arasını kastettim. elbette 80 darbesi dönemine gidersek söylenilenlere yazılanlara göre bundan daha farklı bir ölçüde kutuplaşma söz konusu imiş.​
diğerine yaşam hakkı tanınan bir ülke istiyorum. içinde şuncu buncu olmayan.​
elinde olmayan değerlidir ya uzaktan bakınca Avrupa gözümde değerli. gidip görmedim yaşamadım orada. ama bizim gündemimizde olan sığ meselelerin adamları gündeminde olmadığını görmek hoşuma gidiyor. Türkiye evin büyük abisi gibi. kardeşlerin sorumluluğu yüklenmiş, ezilmiş bir birey gibi. suriyeliler, bölgesel sorunlar vs. ülkemde resmi kayıtlara göre 3.5 milyon suriyeli var. milli gelirin bilmem kaçta kaçı onlara gidiyor. benim maaşımsa geçen seneye göre en az yüzde yirmi eriyor hayat standartım düşüyor geçim telaşına düşüyorum. ama uzaklardan bir ses geliyor: kardeşlerimize yardım etmeyelim mi? iyi de agalar yakınındaki kardeşlerin yardıma muhtaçken uzak kardeşler seni bu kadar yormamalı. yakından uzağa doğru bir yardım anlayışı olması gerekmez mi?​
bak zülf-i yâre dokundun mesele alakasız bir yere kaydı. gündem notları işte. gündem hakkında duruşumuzu tarihe not düşüyoruz. gün geldiğinde bir zamanlar böyle düşünüyormuşum şu noktada hatalıymışım ya da doğru imişim demek için sesli düşünüyoruz. başka bir niyet yok.​
selamlar !​
 
Katılım
26 Nis 2007
#12
İlk iletide gündem notları ve yorumları dediğin için ben de acizane kendi yorumumu ekledim. Bunun sen niye anlatmadın demekten ziyade, anlattığına ben bu nedenle katılmıyorum demek olduğunun ikimiz de farkındayız zannediyorum. Çarpıtmayalım :)
Suriyeli sığınmacılar konusundaki düşüncelerini ise hayretle ve esefle okudum. Mülteci politikasındaki yanlışlıklardan, kültürel uyumla ilgili yeterince çalışılmadığından vs. bahsetsen anlarım. Ancak benim maaşım onlara giden yardım yüzünden eriyor mantığını anlayamam. Ha sözcü, aydınlık vs. yazar anlarım da sende anlayamam. Bu da belki benim anlayışsızlığımdır. Fakat şurasını söyleyebilirim ki bu mesele salt yardıma değil ulus devlete, rızka, kardeşliğe dair daha genel bir bakışla ilgili. Kardeşin yakını/uzağı varsa muhtemelen ortada kardeşlikten başka bir durum söz konusudur. Ensarlık bir tercih midir, yoksa zorunluluk mudur? Muhacirlik bir tercih midir? Sahi gönül rahatlığıyla kapıları kapatalım diyebiliyor musunuz? Yazılacak çok şey var fakat uzatmıyorum. Bilmukabele selam ederim!
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#13
Kadına, çocuğa, ihtiyara, engelliye yardıma evet diğerlerine hayır. Maaşım bundan eridi evet. Ekonominin çökme nedenlerinden biri de buydu. Harcanan mebla öyle az bir mebla değil. Bakanın biri dedi geçen gün bunlara ayırdığımız harcadığımız rakamın şu anda kasamızda olduğunu düşünsenize dedi. Düşündüm ve "vay be"dedim. Harcanan mebla üretime yatırıma ayrılsaydı çiftçiye verilseydi ihracat artar ithalat iner ve dolar iner maaş erimezdi. Kendi fakirini doyurman gerek önce. Gencine iş bulman gerek. Sokaklarda binlerce genç işsiz. Intihar vakıaları arttı. Senin kendi evladın işsiz gezerken burs bulamazken çıkmazdayken komşunun çocuğunu düşünemezsin. Önce kendi evladının sorunlarına bakman gerek.Bu terazi bu sıkleti çekmiyor. Açsınlar kapıları biraz da Avrupa sırtlansın onları. Elimde yetkim olsa yukarda bahsettiğim grup hariç hepsini sınır dışı ederim. Düşüncem bu. Yalana dolana lüzum yok. Eğer illa bunları sırtlanacaksan ayrı bir yer gösterirsin temizlenmiş bölge. Sonra hepsine iş verirsin tarım yapar hayvancılık yapar üretim yapar ülkeye katkı sunar. Sokaklarda dilenci olmaz. Adım başı ele ayağa dolanmaz. Baba bile evladını besliyor büyütüyor karşılığında okumasını iş sahibi olmasını istiyor beklentileri var yani. Sen aç kapıyı sal ülkeye. Oh sefam olsun.

Asıl ben böyle herkese kucak açanları anlamıyorum.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#14
Ülkemizde suriyeliler ayrı bir konu ama bütünün parçası.dört yada üc sene oldu iki öğrencinin vatandaşlığını suriyeye alıp üniversiteye girdiğini...yakın da mezun olurlar inşallah. yöneticilerin pazarlık eşyası olup karşılığında birşeyler alınca gitsinler düşüncesini yadırgamıyorum.bu ülkeye gelen ilk göçmende değiller.dedem yani annemin babası yunanistan maciri,(işaret etmek isterim ki annanem ise laz )en son bulgarlar geldi .şimdi bulgar asıllı vatandaşlarımızın konuştuklarını duyunca neden geldiler gitsinler diyince bir gülme alıyor beni.suriyelilerin dilenmelerini savunmuyorum.velakin ne yapacaklardı.ferahsanın işaret ettiği muhacirlik bir tercih midir?suali tam isabettir.biz ızdırapsız yaşıyoruz derken bunu kast etmek istiyorum(Rabbim de ağır sınavlara sokmasın)o kadar rahatız ki neden geldiler diye sual edebiliyoruz.Rahatımızın bozulduğunu düşünüyoruz.Hakiketen rahat mıyız?rızkı mutlak kim ise rahatımız odur.nasibi hangi köşeye koyabiliyoruz?nasib köşede mi durmalıdır?Tefekkül nerede devreye girer.zannımca bu suallerde önemli.fikrim gereği sadece suriyelilerin değil sıkıntı çeken tüm kardeşlerimizin rahatlıkla gelmesini canı gönülden arzu ediyorum.Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, müminler, bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır!) [Buhari]

Sonra suriyelilere söz söylemek için gençlere kendimize sual etmemiz gerekir.savaş çıkarsa ne yaparsın.çoğu gencin cevabı şu "kaçarım"(Allah muhafaza)
Bu düşüncelerim etrafımda ki insanların sohbetlerindendir.
 
Son düzenleme:

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#15
ütopik düşünüyorsunuz bence. toprağı işgal altında iken savaşmak varken kaçmayı tercih eden Türk gencini bir Türk olarak hiçbir ülkenin almamasını, sefalet içinde kalmasını arzularım. Toprağım kutsalımdır, ülkemize ne kadar kızsak darılsak yokluk içinde kalsak da toprağında ceddimin kanı vardır. Ben çoğu gencin "kaçarım" cevabı verdiğine inanmıyorum. bu cevabı verse bile asıl savaş esnasında bunu yapmaz. 15 temmuz bunun bir örneği. Türk halkı malum halklara benzemez. Vatanı için ölür, öldürür. Kaçanlar olmayacak mı? Elbette olacak. Dediğim gibi kaçanları umursamam ben. Elbette yukarıda bahsettiğim gibi aciz durumda olanlara kapımız açıktır.(kadın-çocuk-ihtiyar-engelli) Müslüman olmasa bile aciz durumdaysa yardım edilmesi taraftarıyım. Sigortası olmadığı için hastaneye gidemeyen Türk gencine bakmayan doktor,hastane 25 yaşında savaş kaçkını Suriyeli genç için seferber oluyorsa kusura bakmayın ben buna taraf olmam. Bahsi geçen sayı 3 değil 5 değil. Milyonlar. Oturduğumuz yerden konuşmak kolay, sahada durum farklı. Okullarda bile bu noktada bir curcuna var. Gram Türkçe bilmeyen çocuklar sınıflara oturtuluyor. Önüne Türkçe kitaplar koyuluyor, hadi Türkçe öğren ortama uyum sağla deniliyor. Ben ülkede ne kadar Suriyeli var bunun sayısının bilindiğine inanmıyorum. Resmi kayıtlara göre 3.5 milyon deniliyor. Bu süre zarfında kim bilir kaç çocuk doğdu? Neredeler bunlar? Yiyecek ekmek bulmakta zorlanan devletin kendilerine bakmasını arzu eden bu halk çocuk üzerine çocuk yapıp ciğerlerimizi dağlıyorlar. Görüyorum yol kenarında kucağında ufacık çocuklarla sefalet içinde yaşayanları. Bu değil bu çocukların hakettikleri. Agalar kusura bakmayın herkes çapına göre kucak açacak etrafındakilere. Ayrıca bu arkadaşların "misafir" olarak geldiklerine de inanmıyorum. Zira isteseler dönerler geri. Ama dönmeye niyetleri yok. Bayramda eğer gidebiliyorlarsa demekki orada o kadar sıkıntı yok. Ben de duygusal bir insanım. Aylan bebek gibi niceleri can verdi bu uğurda. Ama genel çerçeveyi görmek lazım. Evinde kendi çocuğunu açlığa terk edip onu doktora götüremeyip götürmeyip hiç tanımadığın bir insanı götürüyorsan ona bu hakkı veriyorsan ancak dışarıdan bakan "ne kadar merhametli bir kişi" der sana. Kendi çocuğunun sefalet içinde olduğunu görmez bile.

velhasılı yine de sizin gibi böyle "gel ne olursan gel" anlayışına sahip insanların olması da kötü değil :)

ben onlardan değilim. burada ayrılıyor yolumuz.

selam.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#16
Yeni havalimanının adı " İstanbul " olmuş. Vatana ve millete hayırlı olsun. 29 Ekim e denk getirilmesi de farklı bir gündem oldu :) bence 29 Ekim e getirilmesinde sıkıntı yok. Cumhuriyet e hediye olarak bakıyorum. Bazı cenah ise Cunhuriyet i gölgelemek olarak bakıyor. İlginç. Acaba böyle bir niyet var mı ki ?
 
Katılım
5 Ağu 2018
#17
Yeni havalimanının adı " İstanbul " olmuş. Vatana ve millete hayırlı olsun. 29 Ekim e denk getirilmesi de farklı bir gündem oldu :) bence 29 Ekim e getirilmesinde sıkıntı yok. Cumhuriyet e hediye olarak bakıyorum. Bazı cenah ise Cunhuriyet i gölgelemek olarak bakıyor. İlginç. Acaba böyle bir niyet var mı ki ?
MArmaray da 29 Ekim de açıldı
Sorunun cevabı bence evet
Aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık hesabı şu Suriye ve mülteciler konusunda size de ferahsan’a da katılıyorum. Din kardeşlerimize her türlü kuçak açmamız lazım ama kontrollü şekilde ama maalesef şuan her şey çığırından çıkmış durumda.Yazık biz bu hallere düşmemeliydik ümmet olarak.
 
Katılım
5 Ağu 2018
#18
Güya siyaset konuşmayalım diye oy verdik kaptırdık gidiyoruz bakalım:D:D
 
Katılım
28 Ara 2007
#19
Suriyelilere soylemek istedigim tek cumle lütfen gidersiniz mi iraklilar afganlar ve milletini sayamadigim yabancilar sizde dahilsiniz
Eve lazim olan camiye haramdir
Cin atasozu
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#20
Güya siyaset konuşmayalım diye oy verdik kaptırdık gidiyoruz bakalım:D:D
Siyaset yok. Ben siyaset yapmıyorum. Bana göre siyaset kuru kuruya kişi ya da parti savunuculuğu ya da eleştiriciliği yapmaktır. Bu ülkede yaşıyoruz gündem ile alakalı görüşlerimizi belirtmemiz siyaset olmamalı.

Burda da bir yanlış var. Şimdi ben bazı politikaları eleştirdim diye rengini belli etmiş mi oldum? Bence hayır. Nitekim biz Türkler takım tutar gibi parti tuttuğumuzdan partinin icraatlarını ya hep destekliyoruz ya hiç :) ben öyle değilim. Kendimi hiçbir siyasî kuruluş içinde de görmüyorum.kendimi sadece vatansever olarak görüyorum.

Velhasılı @Mina siyaset yok. Olursa müdahele ederim zaten. Siyaset eş ile dost ile yapılmaz. Dediğim gibi ülke gündemi hakkında dileyen fikrini ifade etsin parti zikretmeden siyasete bulaşmadan.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap