Gündem notları

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#21
Sutiyelilere soylemek istedigim tek cumle lütfen gidersiniz mi iraklilar afganlar ve milletini sayamadigim yabancilar sizde dahilsiniz and
Eve lazim olan camiye haramdir
Cin atasozu
İkinci @evla vakıası :) şair ne demek istemiş burda durumu oluyor bak. Cevap yaz butonuna basmadan bir kez okusan yazdığını can kardeşim şairin ne demek istediğini buldurmaya çalışmazsın :) mesela ifadendeki "and" kelimesinden ne anlamalıyız ? " lütfen gidersiniz mi " ifadesi " lütfen gidiniz ya da gider misiniz " mi demek. Yoksa kasten mi böyle kullanıldı ayrı bir mana mi aramalı :) bizi bu dertten kurtar ne demek istediğini açık olarak yaz. Kafa almıyor abi. Nerde o gençliğim. Artık çoluk çocuğa karıştık.

Selam
 
Katılım
28 Ara 2007
#22
Ben biraz kiloluyum üzerinize afiyet dolayisiyle parmaklarimda ekrana sigmiyor ve nadirde olsa yanlis yapabiliyorum:D And I yanlislikle otomatik klavye yazmis ama siz onu ve olarak anlaya bilirsiniz evet kisaca gitsinler coluk cocuk torun tombalak kim varsa evli evine koylu koyune diyorum
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#23
Ben biraz kiloluyum üzerinize afiyet dolayisiyle parmaklarimda ekrana sigmiyor ve nadirde olsa yanlis yapabiliyorum:D And I yanlislikle otomatik klavye yazmis ama siz onu ve olarak anlaya bilirsiniz evet kisaca gitsinler coluk cocuk torun tombalak kim varsa evli evine koylu koyune diyorum
Kilolu musun :) ben sizi gözümün önünde filinta gibi canlandırıyordum oysa Enes Bey. Orta okulda Enes diye bir arkadaşım vardı baya zayıftı. Başka bir tanıdığım var o da zayıf. Bundan dolayı Enes = Zayıf olarak kodlamışım. Enesler zayıf olmalı
Sen diyete başla mirim. Kilolu ihvan istemezük.

Ya yok ben adamlardaki özgüvene hastayım. Biz çocuk deyince ya bakabilir miyim nasıl olur acaba diye binbir hesap yaparken adamlar sokaklarda yatıyor. Ülkenden ayrısın. Ha bire çocuk. Sefalet içinde kaldırımlarda büyüyorlar. Üstad şimdi yaşasaydı heralde onlara "kaldırımların emzirdikleri çocuklar" derdi. Şimdi bunlarda çoğalıp çoğunluğu ele geçirmek diye bir düşünce mi var acaba ? Komplo teorileri alır başını yürür.
 
Katılım
3 Ağu 2008
#24
Ne suriyelilermiş yav. Tasadduk, infak, isar ahlakı nereye gitti? O suriyelilere kucak açmanın Allah katında kıymeti -haşa- yok mu?

Andımız ise kaldırılsın. Türkmüş doğruymuş çalışkanmış... breh breh. Adının yiğit olması ile yiğit olunmaz. Evvel emirde türk kime denir bunu tespit edelim. Can dündar da türk lisanına kavmine bakılırsa. Canına yandığımın memleketinde her şey bulamaç olmuş vaziyette.

Kaşıkçı meselesinde ise oyun içinde oyun var. O kadar istihbari faaliyete gireceksin dışarıda bekleyen nişanlısını fark etmeyeceksin. Suudiler feci ketenpereye getirildi. Bizi dahi getirmek istediler ama işte Allah korudu. Abd bu cinayetten habersiz ha?! Ya hu azmettiren onlar açık verdirten onlar. Daha 1 ay önce "Kral! Aklını başına devşir. Biz desteklemezsek kral olarak kalamazsın" diyen kimdi? Bu cümleyi ve cinayeti üst üste koyun bakalım bu iş en çok kimi kimin kucağına atıyor.

Havaalanın 29 ekimde açılmasında bit yeniği arayanlar ise zaten karşı çıkanlardı. Baktılar olmuyor bari buradan vuralım diyorlar.

Kutuplaşma meselesi ise dolma yutturmaca. Vakt-i zamanının mahalle baskısı zırvasının türevi alınmış hali. İç savaş tehlikesinden televizyonda ve köşelerinde bahsedenlerin hasreti belki de!...

15 temmuzda adını koyalım yekvücut olmadı bu millet. Kahir ekseriyati ile meydanda idi ama hiçte az kabul edilemeyecek bir güruh alkış tuttu. İstiklal harbinde dahi hainimiz vardı elan dahi vardır. Zannolunan gibi sayıları da az değildir.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#25
Baki ağabeyimden beklenen cevaplar geldi :) okurken tebessüm ettim. yukarılarda gündem hakkında sesli düşünürken bunlara baki ağabey farklı şekillerden bakar demiştim. Yanılmadım :)

1- Allah rızası elbette mühim. Hacc kime farz ? Zengine. Zekatı kim verir? Dinen zengin olan verir. Sual şu : Türkiyemiz bahsi geçen resmî 3.5 ama çoluk çocuk ile gayrı resmî 7-8 milyon sığınmacıya bakabilir mi? Zaten bakıyor diyorsanız acaba nelerden feragat ederek ? Onlara sağladığın hakları kendi halkına sağlamadıkça bu konuda farklı düşünemem. Suudiler olsun dünyanın diğer müslümanları bir fon oluşturup tampon bölge oluştursunlar herkes üstüne düşeni yapsın Türkiye de yapsın. Tek başımıza kaldırabileceğimiz yük değil bu. Allah herkes zekat verecek herkes hacca gidecek oruç tutacak diyebilirdi.

2- Andımız kalksa ne olur kalkmasa ne olur. Doğru olmayan bir nesil dürüst olmayan çalışkan olmayan bir nesil var ortada. Türk kelimesine bu kadar takmak neden? İsteyen okusun istemeyen okumasın. Bırakın okul aile birliğine bu işi. Okul isterse okusun istemezse okumasın. Doğudaki veliler çocuklarının andı okumasını istemiyorsa okutmazlar . Batıdakiler de okuturlar. Yani mesele üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi ? Ben belki çocuğumun bangır bangır andımızı okumasını istiyorum okulda. Yasaklar niye?İçinde Türk geçiyor diye mi ? Bırakın Allah aşkına. Can Dündar ile ne alakası var. Andımızı okuyan doğru çalışkan vatansever olacak diye kaide yok. Her ilaç her bünyeye aynı tesiri vermez.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#26
3- Kaşıkçı işinde oyun var evet . Ama afedersiniz Suudilerin bu kadar salakça bir şey yapabilmesi hiçbir şeyi açıklamaz. Klasik Türk aklı olarak direk ABD yapmıştır diyoruz. Bence bu olayda Türkiye başarılı. İyi kamuoyu yaptı. Meselenin üzerine gidiyor. Kartlar elinde. Ama neden Türkiye? Aciz ülke olduğundan mi? Meselenin sosyolojik boyutu da var stratejik boyutu da var. Tüm veriler açıklanmadan yapılan her yorum bence yanlış.

4- kutuplaşmaya zırva diyen kişi başka bir ülkede yaşıyordur. Bunun olduğunun 10 farklı örneğini verebilirim . Günlük hayatta yaşıyorum ve görüyorum da bunları.

5- Yek vücuttan kasıt topyekün birlik değil. Kurtuluş savaşı döneminde bile Milli Mücadeleye karşı cemiyetler var. Bırakın da şimdi doğal olarak olsun farklı yapılanmalar. Dıştan gelen bir tehdite bile farklı yapılaşmalar olduysa içten gelene elbette olacak. 15 Temmuz da halk bana göre yek vücut olmuştur. Doğru olanı yapmıştır . Elbette banka atm lerine koşan da benzincilere koşan da olacak. Kurtuluş Savaşında sağlayamadığın yek vucutluğu şimdi sağlamak zaten mümkün değildir. Önemli olan batılın karşısında duranların çoğunluğudur. Her zaman alkış tutan olacaktır, zalimin yanında olan olacaktır. Kenetlenmek için tüm halkın istisnasiz birlik olmasına luzum yoktur. Yeteri kadar kişi yeterlidir.
 
Son düzenleme:

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#27
@UluğBey hocam size okulda sıfırcı uluğbey mi diyorlar?nedendir bu kalıp efendi?kırın zincirlerinizi :)kelimeleri kendi haline bırakın zira her birinin yükü ağır.sıraya koymakta nedir? :)
 
Katılım
26 Nis 2007
#28
Kuramsal olarak ekonomiyle ne kadar ilgilisiniz bilmiyorum ama dünyada ve Türkiye'de mültecilerin gittikleri ülkeye yük mü yoksa fırsat/katkı sağlayıcı mı oldukları yönünde koca bir literatür var. Suriyeli sığınmacıların Türk ekonomisine katkıları üzerine hazırlanmış raporlar da var. Buralardan örneğin Gaziantep'te Suriyeliler etkisiyle artan ihracat oranlarını, vasıfsız iş gücü artışı nedeniyle Türkiye'nin bu alandaki açıklarının kapatılmasını yahut kısa vadede ekonomik gerilemeye yol açan fakat orta ve uzun vadede ekonomik canlanmaya neden olan artan kamu yatırımlarını vs. okuyabilirsiniz. Derdiniz sırf ekonomiyse. Ben aksi de olsa kapıları kapatmak söyleminden Allah'a sığınacak taraftayım o ayrı. İslam alimleri tarih boyunca göç etmesi gereken durumlarda müslümanın göç etmesini FARZ olarak görürken ve müslüman olmayanlar da eman isterken, sizin göçü bir tercih gibi ele almanız asıl sorunlu nokta. Meydanlarda kılıç kalkanla, tüfekle savaşılan bir dönemde yaşamıyoruz. İnsanların üzerine varil bombaları yağıyor. Suriye zindanlarında yapılan zulümleri görmezden gelerek vatanlarına dönüp savaşsınlar demek asıl tuzu kuru olmaktır. Bu yoğun göç bizim ilk tarihsel tecrübemiz değil. 1854-64 ylları arasında Osmanlı'ya 600 bin kişi göç ediyor, 1877-78'de bu sayı 1.5 milyona ulaşıyor. Bu gelenlerin bir kısmına toprak veriliyor. Gelene gidecek diye bakılmıyor yani. Uzun vadeli planlar yapılıyor. Bence şu anki sorun niye gitmedikleri değil, kalacaklarını bildiğimiz halde neden buna uygun politikalar üretilmediğidir. Yukarıda saydığınız okullarla ilgili durumlar vs. bu kapsama dahildir. Çocuk meselesine gelince; bari ona karışmayın yahu! Aile planlaması dediğiniz şeyin de şu memlekette daha 30 yıllık geçmişi var. Onu da geçtim bu bir savaş psikolojisidir; her zaman için insanlar savaş tecrübesinden sonra daha çok çocuk yapar. Hepsini geçtim Cahiliye Araplarıyla müslümanları ayıran en önemli noktalardan biri her çocuğun kendi rızkıyla doğduğudur. Rızkı Allah verir. Azı çok yapan odur. Suriyeliler ve dahi bütün mazlumlar bu memleket için berekettir. 15 Temmuz dahil pek çok beladan bu mazlumların dualarıyla kurtulduğumuza imanım tamdır.
 
Katılım
3 Ağu 2008
#29
:)

Hem farklı hem beklenen cevablar tabirini iade edeyim mi sana iki gözüm?

1. Tasadduk infak izhar için lugata muracaat edile.

2. Yazdıklarımın neresinden türk kelimesine takıldığımı çıkardın anlayamadım?! İsteyen sabah akşam okusun. Mektebin besmelesi olacak şeyin keyfiyetinden bahsediyorum iki gözüm. O ant yüzüne bakılacak kitabtan evvel edilen niyet hükmündedir yahut öyle olması iktiza eder. O niyet ister ant ile ister başka bir şey ile zahir olsun bir ruh vermek borcundadır. Siyah önlük beyaz yaka ile biz dahi okuduk. Siyah önlük beyaz yaka en kallavisinden nasıl "üniforma" ise o ant dahi "üniformadır". Ant dediğimiz şeyin can dündar ile alakası yok diyorsan bir şey diyemem.

3. Kaşıkçı hadisesinde senin fetvanca senin yorumun dahi yanlış iki gözüm. Kaldı ki ben türkiye başarısız dedim mi ki sen "türkiye başarılı" diyorsun? Öyle bir şeye ima mı vardı yazdıklarımda? Klasik türk aklı demek de neyin nesi? Ne yani canına yandığımın memleketinde ve havzamızda olanlar da abd seyirci mi? Benim dediğim bir okumadan ibaret. Hatalı olabilir miyim bu okumada? Elbette olabilirim en az senin kadar.

4. Kutuplaşma zırvadır. Bu milletin kutuplaşması için canını dişine takanlar olduğu ise barizdir. kimse kusura bakmasın ama kutuplaşma "kutuplaşmayı bitirmek için şunu şunu yap" diyenlerin yani kendi politikalarının tatbikini isteyenlerin uydurmasıdır. Bu milletin kutuplaşması mermerde tahta kurusunun yuvalanması gibi bir şeydir. Ben milletimin ferasetine inanıyor ve güveniyorum. Başta bahsettiğim tasadduk infak ve isar ahlakından ötürü. Senin göstereceğin misallere mukabil ben de misal gösterebilirim.

5. Eh ben de farklı bir şey demedim zahir.
 
Son düzenleme:
Katılım
3 Ağu 2008
#30
Bilmukabeke @ferahsan o kadar mazlumun hayır duası ile çok belanın savılması bedihi bir hakikattir. Dua ettiklerini ne biliyorsunuz diyeceklere okkalı bir türk atasözünü hatırlatmak lazım ki türkün bu tarz meselelerde tavrı nedir işaret etsin: "iyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir"
 
Son düzenleme:

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#31
@UluğBey hocam size okulda sıfırcı uluğbey mi diyorlar?nedendir bu kalıp efendi?kırın zincirlerinizi :)kelimeleri kendi haline bırakın zira her birinin yükü ağır.sıraya koymakta nedir? :)
Efenim okulda hakkımda sıfırcı deniyor mu bilmiyorum. Öğrencilere sormak lazım. Nottan daha çok umursadığım şeyler var.

Benim zincirlerim mi var :) eyvallah. Bense zincirlerimi kopardığımı düşünürdüm. Demekki karşıya yansıyan daha farklı bir durum.

Kelimler kendi halinde zaten. Bir düzen içinde ama. Sıraya koymamın nedeni okuyanın ilk okuyuşta anlamasını sağlamak. Sanatı toplum için yaparak toplumun diliyle düşünceleri ifade etmek gerektiğine inananlardanım. Yazdıklarımı ve konuştuklarımı bu minval üzerine konumlandırmaya çalışırım. Netekim konuşurken hadi eyvallah ama yazarken belli bir nizamın olması gerektiğini düşünüyorum. Okuyana zahmet vermek oluyor düzensiz yazmak. Tabi bana göre. Girift bir üslubu seçerek insanların kendisini zor anlamasını sevenler de vardır. Ben onlardan değilim. Divanda yazdıklarım -sadece bu konu değil- bir defa okuduktan sonra anlaşılmamışsa ve muhatabım tekrar okuma gereği duyuyorsa demekki bir şeyleri eksik yapmışım derim. Elbette tekrar tekrar okunması gereken yazı türleri vardır. Felsefi metinler gibi şiir gibi. Fakat zaten derinlemesine yazmak için çaba göstermiyorum da zaten ve bu yazı türlerini kullanmıyorum. Ama anlaşılır yazmak için çaba gösteriyorum. Durum bu abla :)

Selamlar

Not : Diğer arkadaşlarıma cevabımı gün içinde zaman buldukça yazarım :) Sizinle birçok konuda aynı fikirde değilim. Kimin düşüncesi doğrudur elbette Allah bilir. Mümkün olduğunca kısa ve net olarak cevap vermeye çalışırım. Zira bu konuyu açma nedenim -gündem notları- herkesin gündemi nasıl yorumladığını ifade edebilmesini sağlamak. Farklı bakış açılarını görmek. Bunu da sağlıyor elhamdülillah. Zira niyetim polemik değil. Polemiği ateşleyen bir ifade kullanmamak için çaba gösteriyorum. Bir konudaki görüşümü bazen çok açık olarak burada ifade etmeyebilirim. Zira dediğim gibi polemiğe gerek yok. Zira hassas mevzular. Herkesin farklı düşünmesi benim daha çok sevdiğim bir şey.

Selamlar
 
Son düzenleme:

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#32
Kuramsal olarak ekonomiyle ne kadar ilgilisiniz bilmiyorum ama dünyada ve Türkiye'de mültecilerin gittikleri ülkeye yük mü yoksa fırsat/katkı sağlayıcı mı oldukları yönünde koca bir literatür var. Suriyeli sığınmacıların Türk ekonomisine katkıları üzerine hazırlanmış raporlar da var. Buralardan örneğin Gaziantep'te Suriyeliler etkisiyle artan ihracat oranlarını, vasıfsız iş gücü artışı nedeniyle Türkiye'nin bu alandaki açıklarının kapatılmasını yahut kısa vadede ekonomik gerilemeye yol açan fakat orta ve uzun vadede ekonomik canlanmaya neden olan artan kamu yatırımlarını vs. okuyabilirsiniz. Derdiniz sırf ekonomiyse. Ben aksi de olsa kapıları kapatmak söyleminden Allah'a sığınacak taraftayım o ayrı. İslam alimleri tarih boyunca göç etmesi gereken durumlarda müslümanın göç etmesini FARZ olarak görürken ve müslüman olmayanlar da eman isterken, sizin göçü bir tercih gibi ele almanız asıl sorunlu nokta. Meydanlarda kılıç kalkanla, tüfekle savaşılan bir dönemde yaşamıyoruz. İnsanların üzerine varil bombaları yağıyor. Suriye zindanlarında yapılan zulümleri görmezden gelerek vatanlarına dönüp savaşsınlar demek asıl tuzu kuru olmaktır. Bu yoğun göç bizim ilk tarihsel tecrübemiz değil. 1854-64 ylları arasında Osmanlı'ya 600 bin kişi göç ediyor, 1877-78'de bu sayı 1.5 milyona ulaşıyor. Bu gelenlerin bir kısmına toprak veriliyor. Gelene gidecek diye bakılmıyor yani. Uzun vadeli planlar yapılıyor. Bence şu anki sorun niye gitmedikleri değil, kalacaklarını bildiğimiz halde neden buna uygun politikalar üretilmediğidir. Yukarıda saydığınız okullarla ilgili durumlar vs. bu kapsama dahildir. Çocuk meselesine gelince; bari ona karışmayın yahu! Aile planlaması dediğiniz şeyin de şu memlekette daha 30 yıllık geçmişi var. Onu da geçtim bu bir savaş psikolojisidir; her zaman için insanlar savaş tecrübesinden sonra daha çok çocuk yapar. Hepsini geçtim Cahiliye Araplarıyla müslümanları ayıran en önemli noktalardan biri her çocuğun kendi rızkıyla doğduğudur. Rızkı Allah verir. Azı çok yapan odur. Suriyeliler ve dahi bütün mazlumlar bu memleket için berekettir. 15 Temmuz dahil pek çok beladan bu mazlumların dualarıyla kurtulduğumuza imanım tamdır.
Ekonomiyle ilgiliyimdir ama ekonomi dersleri almadım. Kuramsal ekonomi hakkında bilgim de yok ilgim de yok :) Bazı mülteciler gittikleri ülkelere fırsat sağlıyorsa bilmiyorum. Beyaz yakalı fırsat sağlayıcı sığınmacıların bizi tercih ettiğini zannetmiyorum. Ediyorsa da bir elin parmaklarını geçmeyecektir. Yanlışsam "müddei iddiasını ispat ile mükelleftir" diyorum. Uzun vadede ekonomik canlanmanın olması için makro ölçüde daha farklı girdiler lazım. Yurt dışından getirdiğin 100 kişiye bir fabrika açıp alın burda çalışın sonra ürettiklerinizi satın demek ne kadar canlanma sağlar? kaldı ki yok böyle bir şey. Suriyeli'nin köşe başında açtığı dönerciyi kastediyorsan o başka. Ayrıca dediğim gibi derin bir ekonomi bilgim yok. Kuramsal ekonomi buna ne der ne demez bunu da çok umursamıyorum. Suriyelilerin olumlu anlamda ekonomiye katkısı olduğu söylemlerine sadece gülüyorum :) harcadığın para ile bu bahsi geçen kaynak eşit olsa bile insani tarafı katarsan ancak bir şey elde edebiliriz. Diğer türlü ekonomiye katkı olması için onlara harcanan 35 milyar doların kasaya girmesi gerekir. siz uzun vade bu para kasaya girecek diyorsanız, inşallah diyorum ama hiç inanmıyorum. insani ve dini boyuttan bakarak bu politikayı savunmanızı anlıyorum ama bu politikaya ekonomik dayanak bulmanızı hiç anlamıyorum mirim.

Hakikaten kaygıyla okudum bazı düşüncelerinizi @ferahsan bey. Aile planlanmasından sizene demişsiniz. zaten gidip karıştığımız yok. cami önlerinde kaldırım kenarlarında yalın ayak aç açıkta dolaşan bu çocuklar vicdanen beni yaraladığı için bu derdim var. çocukları sefalete sürüklemeye kimsenin hakkı yok. bunu da "her çocuk rızkıyla doğar" tarzı bir düşünceye bağlamak benim düşünceme ters. bu konuya çok dalmak istemiyorum. ama hakikaten şaşırdım yani bunu savunmanıza. her çocuğu iyi yetiştirmek anne babanın bir vazifesi. sadece karnını doyurmak değil mesele.çocuğun iyi şartlarda büyümesi.garip yani. bu noktada bunu dahi savunuyorsanız zaten bu konuda daha fazla görüş ifade etmeme gerek yok aslında.

Suriyeliler bu memleket için bence bereket değildir. Suriyeliler denilince sizin gözünüzün önünde canlanan ile benimki farklı. Benim gözümün önünde canlanan plajda Türk kızlarına laf atanlar, kendisini işe alan patronunu öldürenler,sokaklarda terör estirenler, tabelalarına sadece Arapça yazarak memleketi Orta Doğu'ya döndürenler ( tabelalarına ingilizce yazanlara da bakışım aynı ). Şimdi oturup bir araştırma yapsam Suriyelilerin sebep olduğu olumsuzluklara onlarca örnek bulabilirim internetten. Siz de bulabilirsiniz. Sizin tabirinizle siz de bunları "okuyabilirsiniz."

selamlar.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#33
:)

Hem farklı hem beklenen cevablar tabirini iade edeyim mi sana iki gözüm?

1. Tasadduk infak izhar için lugata muracaat edile.

2. Yazdıklarımın neresinden türk kelimesine takıldığımı çıkardın anlayamadım?! İsteyen sabah akşam okusun. Mektebin besmelesi olacak şeyin keyfiyetinden bahsediyorum iki gözüm. O ant yüzüne bakılacak kitabtan evvel edilen niyet hükmündedir yahut öyle olması iktiza eder. O niyet ister ant ile ister başka bir şey ile zahir olsun bir ruh vermek borcundadır. Siyah önlük beyaz yaka ile biz dahi okuduk. Siyah önlük beyaz yaka en kallavisinden nasıl "üniforma" ise o ant dahi "üniformadır". Ant dediğimiz şeyin can dündar ile alakası yok diyorsan bir şey diyemem.

3. Kaşıkçı hadisesinde senin fetvanca senin yorumun dahi yanlış iki gözüm. Kaldı ki ben türkiye başarısız dedim mi ki sen "türkiye başarılı" diyorsun? Öyle bir şeye ima mı vardı yazdıklarımda? Klasik türk aklı demek de neyin nesi? Ne yani canına yandığımın memleketinde ve havzamızda olanlar da abd seyirci mi? Benim dediğim bir okumadan ibaret. Hatalı olabilir miyim bu okumada? Elbette olabilirim en az senin kadar.

4. Kutuplaşma zırvadır. Bu milletin kutuplaşması için canını dişine takanlar olduğu ise barizdir. kimse kusura bakmasın ama kutuplaşma "kutuplaşmayı bitirmek için şunu şunu yap" diyenlerin yani kendi politikalarının tatbikini isteyenlerin uydurmasıdır. Bu milletin kutuplaşması mermerde tahta kurusunun yuvalanması gibi bir şeydir. Ben milletimin ferasetine inanıyor ve güveniyorum. Başta bahsettiğim tasadduk infak ve isar ahlakından ötürü. Senin göstereceğin misallere mukabil ben de misal gösterebilirim.

5. Eh ben de farklı bir şey demedim zahir.
anlatmak istediğim şey düşüncelerime aksi yönde görüş belirteceğinizi ifade etmekti. yani az çok divanda herkes diğerinin çizgisini tahmin edebiliyor yılların vermiş olduğu tecrübe ile ağabey. ben de buna dayanarak bahsi geçen görüşlere katılmayacağınızı tahmin ettiğimi ifade ettim.yanılmadım bunda da.




Andımız konusunda benim sunduğum şey "dayatma" seçeneğinin olmaması. okutulması da okutulmaması da dayatılmamalı dedim. okul kendisi karar verebilir buna dedim. Andımıza karşı olanlar acaba "Türk" kelimesine mi takılıyor demek istedim yani. Fevri olarak mehmet baki ağabeyimin Türk'e takıldığını karşı olduğunu ifade etmedim.

Kaşıkçı hadisesinde evet ben kendi dediğim şeylerden bile emin değilim nitekim tüm veriler elimizde yok diyorum. ben benim dediklerim doğru sizinkiler yanlış mı dedim. tüm doneler olmadığından herkesin yorumu eksik yanlış dedim. bundan kendimi soyutlamadım :)

kutuplaşma zırva ise kendi adamını işe yerleştirme, senin gibi düşünmeyene yaşama hakkı vermeme, düşüncesini ifade etti diye cezalandırma, memlekette basına baktığımızda belli bir siyasi taraftan olanlar ve olmayanlar olarak zıtlaşma olduğunu görmüyor muyuz? eskiden de "mahalle baskısı"altında kutuplaşma vardı elbette. memleket tarihinde hep kutuplaşmalar oldu. ama katlanabilir seviye var katlanılmayacak seviye var. Allah aşkında şu anda ya benden değilsen teröristsin anlayışı yok mu? meydanlarda liderler muhataplarını sırf kendileri gibi düşünmüyor diye mesnedi olmadan terörist ilan etmiyor mu? kutuplaşmayı bitirmek için şu yap bunu yap olayı değil bu. sadece karşı tarafın görüşüne saygı göster.liyakati hakim kıl yeterli. bu da evrensel değerler. senin gibi düşünmüyorsam beni terörist ilan etme. en az senin kadar bu vatanı ben de seviyorum. en az senin kadar bu vatan benim. illa birine terörist denilecekse bu ben değilim yani. ( senden kasıt mehmet baki ağabeyim değil bu zihniyet ) söylediğimin arkasındayım çok geçmişi bilmiyorum ama benim ortaokul ve lise yıllarımda şahit olduğum kadarıyla memlekette bu kadar zıtlaşma yok idi. hatırlamıyorum. elbette cımbızlanabilir farklı olaylar. bir dönem uğur dündarların cumaya giden çocukları terörist gibi gösterildiğini de gördü bu ülke. bu da bir kutuplaştırma. benden olmayan kötüdür anlayışı. sizin kutuplaşma yoktur düşüncenizin dayanağını merak ediyorum.neden kutuplaşma zırvadır yazın bakalım üstadım. okuyalım. fetöcüler sadece kendilerinden olanı mevki makama getirdiklerinde soruları çaldıklarında etrafında bu abilerimiz ! kol gezerken memleketin tüm kuruluşlarında cirit atarken ferasetine güvendiğiniz kutuplaşmasız halkımız neredeydi? elbette milletime güvenim tamdır benim de. burada kastedilen şey sokakta gezenler değildir.


hiçbiriniz Suriyelilere sağlanan kolaylıkların, imtiyazların Türk vatandaşına neden uygulanmadığı konusuna girmemişsiniz. 25 yaşında iş bulamamış genç hastaysa hastaneye gidememesine girmemişsiniz. kendisine temel ihtiyaçları için para verilmemesine girmemişsiniz. kira yardımı yapılmamasına girmemişsiniz. burada ki anahtar nokta gücünün yettiğince yardım etmektir. eğer süper zenginsen 5 milyona bak. yukarıda söyledim zekatı bile malın miktarınca verirsin.

velhasılı çok uzatmak istemiyorum. şahsi görüşümdür. ülkemde başı boş Suriyeli istemiyorum. Kadın çocuk ihtiyar engelli olanların muhafaza edilmesini diğerlerinin sınır dışı edilmesini isterdim. ya da tampon bölge oluşturulup ülkemden ayrı olarak bunlara bakım sağlanmasını arzulardım. orada tarım üretim vs ne yapabilirlerse istihdam sağlansın ve tehlike bittiğinde dönsünler geldikleri yerlere.

efenim amacım polemik değildir. görüşlerinize saygı duyuyorum.aynı şeyi sizden de bekliyorum .

@evla abla bak numara koymadım :)

3 koldan cevap yazıyorum 1 Allah'ın kulu yok ki benimle aynı safta olup cevap verebilecek yiğit. tek benim sanırım aykırı düşünce :)

selamlar.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#34
anlıyorum ne demek istediğini. Numaralandırmak iyidir.(sözlerim de takılma vardı.sırf senin için kurallı cümleler ile yazı yazacağım:))
1.hayat şartlarında ki uçurumlar.
2.yetersiz eğitim(bunun yerine eğitim yok diyebiliriz)
3.gereksiz politikalar
4.rant
5.yandaş
6.basiretsiz davranışlar
Bu maddeleri istemediğimiz halde uzatabiliriz.Öyle bir konumdayız ki hangi kanalı ,mevzuyu vs neyi masaya yatırsak bir yerde bozukluk var.
Fırsat buldukça yazalım.
 
Katılım
26 Nis 2007
#35
Uluğbey seninle ayrı dünyaların insanıyız kardeşim, ikimizin de gömleği Rinso beyazı değil :) bu yüzden uzatmıyorum.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#37
anlıyorum ne demek istediğini. Numaralandırmak iyidir.(sözlerim de takılma vardı.sırf senin için kurallı cümleler ile yazı yazacağım:))
1.hayat şartlarında ki uçurumlar.
2.yetersiz eğitim(bunun yerine eğitim yok diyebiliriz)
3.gereksiz politikalar
4.rant
5.yandaş
6.basiretsiz davranışlar
Bu maddeleri istemediğimiz halde uzatabiliriz.Öyle bir konumdayız ki hangi kanalı ,mevzuyu vs neyi masaya yatırsak bir yerde bozukluk var.
Fırsat buldukça yazalım.
Beni düşündüğün için teşekkür ederim :)

En iyisi bırakalım akışına. Hayat bırakınca daha güzel.
 
Katılım
3 Ağu 2008
#40
Tevbe de. Ne ezmesi?... bilgisayardan uzağım epeydir. Telefonlar da iyi ama yazma işi olunca saç baş yoldurtuyor bana. Benim ne diyeceğimi tahmine çabalıyor hayta. Bazen telefona bakıp şöyle diyorum: "Tamam anladık akıllı diyorlar sana ama ukalalıka gelemem. Haddini bil!" Ol sebebten tahmin hakkını elinden aldım haytanın. Yazarkenki yanlışları düzeltmekten iflahım kesiliyor.

Bu da benim gündemim işte. :)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 1)

Giriş yap