Hangisi İslâm?

Katılım
30 Ocak 2010
Birisi bana bildiklerini anlatsın, hakikî İslâm hangisi?
Ümmet paramparça. Yahut, Abdülhakim Arvasî Efendi Hazretlerinin ifade ettiği gibi, ümmet var mı acaba..
Herkesin kendine göre bi İslâm'ı var. Müslümanın düşmanlarını sıralıyorsak başta galiba başka Müslümanları eklemek gerekiyor! Herkes başkasının Müslümanlığını bid'atle dolu sayıyor(Öyle veya değil.). Birisi kalkıp sünnete bütünüyle riayet ederek namaz kılmaya kalkışınca, cübbesiyle sarığıyla namaza girişince diğer Müslümanlar hortlak görmüş gibi bakınıyor. Felaket bi durum.
Başımdan geçen bi vak'a: Kıyafetine baksan adam ehl-i sünnet dersin. Kitap okuduğum için geldi bana, "Sen bâtıl ehlisin." dedi. Hey Allah'ım..
Bi Müslüman'ın böyle paramparça bi devirde dinini bütün samimiyetiyle, safvetiyle yaşaması için ne yapması lazım? Bi sürü sapık fikir cereyanlarına karşı Müslüman nasıl kendini koruyacak, dinini hakikî manada yaşayacak? Dinini nasıl savunacak, nasıl dik duracak, nasıl birlik olunacak demeye korkuyorum; evvela kendisi yaşaması lazım. Nasıl olacak bu iş?
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Hangisi İslâm?

selamün aleyküm erenler...vallahi hepinizi çok özlemekle beraber ...işde konuyu görünce dayanamadım...müşteri gelmediği ve işim çıkmadığı sürece yazmak için uğraşacağım...ümmed-i muhammed cayır cayır yanıyor..bunun içinde kendimiz de varız...öyle böyle değil...gavs-i sani hazretleri buyuruyor ki gönülleri yapmaya geldik...hoşgeldiniz sefalar getirdiniz de biz işte gönlümüzün bozuk yanlarını yaralarını düzeltecek anlamı taşıdığını anladım...gördük ki ilk önce insan da mübarekler et parçası kalbi gönül haline getirecekmiş.ne yanlış ne doğru inanın artık kestiremiyorum.tek bildiğim şeriatdan kesinlikle zerre miktarı taviz verilmemesi gerektiği...şeriatı öğrenmek ...hadi bir şekilde şeriat hakkın da bilgi sahibi oluyorsun da hayatın da bire bir tatbik etmek...işte gönül de orada başlıyor.hangisi islam bilemem ama kıstas ve ölçü belli.Şahı nakşibend hazretleri buyurduğu kimse kimseye bakmayacak ilerde geride herkes kendi yoluna bakacak diyor.(tabi emin olun bu cümlelerle demiyor aklımda kalan sözler bu şekilde idi)...herkes birbirine yardım edecek velakin ilk önce şeriatı uyguluyarak ilk önce kendimize yardım edeceğiz diye düşünüyorum.ve vallahi kim ne derse desin...nasıl bakarsa baksın...kimsenin sözü umrumda değil....elimden geldiğince şeriatı öğrenmek için uğraşıyorum....velakin her babayiğidin hakkı değil.artık kesin eminim.boşuna demiyorlar.bu demirleblebi yut yuta bilirsen...
 
Katılım
30 Ocak 2010
Ynt: Hangisi İslâm?

Ve aleykümselam.

evla' Alıntı:
ne yanlış ne doğru inanın artık kestiremiyorum.tek bildiğim şeriatdan kesinlikle zerre miktarı taviz verilmemesi gerektiği...şeriatı öğrenmek ...hadi bir şekilde şeriat hakkın da bilgi sahibi oluyorsun da hayatın da bire bir tatbik etmek...
Galiba çoğu kavram ucuzlamış. İnsanlar daha doğru dürüst namaz kılmayı öğrenmeden, hadi ondan da geçtim, kelîme-i tevhidi doğru telaffuz etmekten acizken nelerle nelerle uğraşıyor. Dün mektebe geldi, bugün üstâd olayım der hesabı.
Dediğiniz gibi, şeriatı öğrenmek ve tatbik etmek şart. Bi manada şeriatın kırbacına yatmak. Üstâd, şeriatsız hiçbir oluşa yer yok diyor.
Efendimizin hayatını bilmemek... Bolca şaşalayan, ne yapacağını bilmeyen günümüz insanının en büyük problerinden birisi bu bence. Karşılaştığımız bi durumda ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz, ölçü ne. Efendimizin hayatını elimizden geldiğince öğrenebilsek bu kadar düşmeyiz. Hayatı derken, muhtasar siyerlerle olmamalı. Ömer Tuğrul Efendi anlatıyor, bana soruyorlar Efendimizin hayatını hangi kitaptan okuyabilirim diye, diyor. Verdiği cevapsa şu: Sen önce Efendimizin hayatını tek kitapla öğreneceğin fikrini aklından çıkar!
Asım Köksal Hocaefendinin 18 ciltlik İslâm Tarihi'ni kim biliyor? 500 sayfalık siyerlerle öğrenileceği sanılıyor. Önemli olan, hayatın her safhasında Resûlullah nasıl davranmış, bu değil mi.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Hangisi İslâm?

Bütün kavramların ırzına geçtik velakin pırlanta çamura düşse bile yine de pırlantadır...bizim halimiz odur ki çamurlu pırlantalar ile oyun oynamakdayız.insan oğlunun müthiş korkuları ve ölümü bilmesi ve dünyanın "gününü yaşa veya günününü gün"et kavramları günün hakkı ile yaşama ile nefsi ile yaşama ...vs herşeyi birbirine katmamızdan kaynaklanıyor.Aslında ölümden korkan insan oğlu emaneti yerine teslim etmeden ya Allah'da ölüyor ya da nefsinde ...nefis çok zalim hemi de çok kitaplarda yazılan çizilen zalimlikden bahsetmiyorum birebir hayatımıza da yaşadığımız zalimliklerimizden bahsediyorum...konu uzun konu derin konu bizi aşıyor...adımız hıdır elimizden geleni budur demekden başka bir halimiz yok şu günler de...(dağınık yazdım her zaman ki gibi darmadağınız )
 
Katılım
22 Kas 2006
Ynt: Hangisi İslâm?

Selam.a.
herkese merhaba.

yazılanları, taşınılan ve taşan derdi görünce şehid Hasan El Benna'nın şu ruh halini anımsadım: "Allah bilir nice geceleri ümmetin dertlerine çareler aramak için geçirdik. Ve ümmetin hallerini tahlil etmek, dertlerini ortadan kaldırmak için ne kadar düşündük. Bu hallerin tesirinden bazen ağlama durumuna gelirdik."

El Benna'ya bunu söyleten, 1924 de hilafet kaldırılıp ümmet lidersiz bırakılıp, Batının kültürel ve sosyal insafına terkedilince düştüğümüz haldir.

Bizim ülkemizde sıkıntı biraz daha karışık. Cemaatler, kısmi din baronlarının gölgesi ve otoritesi bazı zamanlarda sünnet ve kitaptan öteye geçebiliyor. Sanki yaşadığımız İslam değilde, romantizm dairesinde dönüp duran, tütsü kokan bir uzakdoğu felsefesi.

ama benim hissiyatım şu ki, soğuk savaş dönemlerinden beridir suyun yönü ağır ağır bize dönmeye başladı.
ümmetin, namus ve özgürlüğünden çok şey kaybettiği aşikar. milyonlarca insanımız dünyasını değiştirdi.
guantanamoda, ebu graibde elimiz bağlandı. g20 lerde hizaya sokulduk. uluslarası tefecilerin kırbacını yedik durduk. sosyal yaşantımız ve alışkanlıklarımız zedelendi. vs vs vs ama bu din Allah'ın. Nurunu tamamlayacaktır.

güzel olacak inş.. Kuran ve Sünnet ile.
 
Katılım
12 Eyl 2012
Ynt: Hangisi İslâm?

haddimiz olmadan söyleyecek olursak; bence en hakiki İslam sende başlar ve sende biter.... Amaç istikamet olmalı... ibadet ve tabiki ihlaslı ibadet... ömrümüzde ihlasımızı artırmak için verdiğimiz çaba bizi hakikate götüreceğinden müsterihim... Şeriat zahirde.... İhlas batında...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Hangisi İslâm?

Huzeyfe' Alıntı:
Selam.a.
herkese merhaba.



Bizim ülkemizde sıkıntı biraz daha karışık. Cemaatler, kısmi din baronlarının gölgesi ve otoritesi bazı zamanlarda sünnet ve kitaptan öteye geçebiliyor. Sanki yaşadığımız İslam değilde, romantizm dairesinde dönüp duran, tütsü kokan bir uzakdoğu felsefesi.



güzel olacak inş.. Kuran ve Sünnet ile.
ve aleyküm selam can kardeş...Cemaatler mühimdir.Yabana atılmaya.Mürşid-i Kamilin eline yapış derim.(tabi nasib meselesi)Bazen sayfalar dolusu yazıyı öğrenmek ve en önemlisi hayata tatbik etmek her nefse kolay değil.Ah ah bir nazar-ı şerif koca bir kitabı ansiklopediyi bir nazar-ı şerif ile senin farkına bile varmadan bünyen de yerleşmesidir.Vakt-i zamanın da çok sohbeti olmuştu.Ebced hocanın ve ( kulakları cın cın cınlasın.Avuçları kaşınsın bizi bulmadan da geçmesin :) baki hocanın sohbeti olmuştu.Kırk satr mı? kırk sadr mı?...
hey gidi günler hey....
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Rahgüzarın yüreği çınlasın şimdi denk geldim açılan başlığa.Basta Rahgüzar olmak üzere diğer divan dostları da çok mühim noktalara değinmiş yüreklerine sağlık.

Bu konuyu divanın tozlu raflarından çıkarıp gündeme taşımak istedim :)

Usulca divanın bir köşesine diz çökmüş muhabbetinizi dinliyorum.
 

Mina

...
Katılım
5 Ağu 2018
Şu an islam gibi görünen çoğu şeyin islamla ilgisi yok,olmayanın zaten yok
Müslümanlık nerde!
Bizden geçmiş insanlık bile
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Yunus Emre'nin ''Bizi bilmeyen ne bilsin ,bilenlere selam olsun'' kelâmıyla divan dostlarını selamlıyorum:)

Divandaki misyonum "râviyân-ı ahbâr,nâkilan-ı âsar'dır.

Malik bin Dinar'ın "Dünya sevgisi, insanın kalbinden iman tadını çıkarır "tezi zamanla doğruluğunu kabul ettirdi bize.Gazalî'nin , ''insanoğlu o kadar dünyevileşir ki ,mezar kazan bile öleceğine inanmaz'' dediği yerdeyiz.Şunu unutuyoruz ama eskiler dünyada yaşamışlar dünyayı değil.Ağrısı dinsin diye namaz kılan ümmetin ,bir yeri ağrıyor diye namazı bırakan takipçileriyiz(!)

İslâmın İslam coğrafyasındaki varlığı paslanmış durumda tıpkı pas tutan kalplerimiz gibi.Ve kimse şu Hadis-i Şerifi hatırlamıyor ;" Paslanan her şeyin bir cilası vardır .Kalbin cilası ise Estağfurullah demektir."

Hz.Ömer 'in Ebu Musay'a yazdığı mektuptan şu satırlar geçiyor hatrımdan;" Uygulanmadıkça hakkın söylenmesi bir işe yaramaz." Bir nevi hâl ehli ,kâl ehlinden yeğdir dercesine.Sonrasinda ise ardiarkası kesilmeyen bir film şeridi misâli Hz.Ali'nin vasiyetnamesinden bir kesit:

"Yetime merhamet edin ,zayıfa yardımcı olun .Ahiretiniz için amelde bulunun .Zalime düşman olun.mazluma yardım edin".

Buna mukabil biz ne yapıyoruz ? diye geçiriyorum içimden.Biz ne mi yapıyoruz?

Fakirleri doyurun diyene fakirleri doyur diye dua ediyoruz.
Yetime bakın diyene yetimleri koru diye dua ediyoruz.
Bizden isteneni biz Allah'a havale ediyoruz.Bir başıboşluk tufanıdır kapılmış gidiyoruz.

Eşhedü (şahidim) diye kurduğum cümle ve gördüğüm ümmet manzaralarından ,Hz.Ömer'in korktuğu başımıza geldi diyorum.Korkusu ne miydi?

"Korkarım ki İnsanlar kendilerini Kur'an ezberleme işine kaptırırlar da onu anlama İşini ihmal ederler."

Yoksa dille okuduğumuz Ayetel Kürsü dilimizde (Farsça dil ,gönül anlamına gelir.)yer edinir kedere mahal vermezdi.
Çünkü Ayetel Kürsü'nün "o hiç uyumaz dediği " Allah var.

M.İkbal'in "Kusur Müslümanlıkta değil ,bizim müslümanlığımızdadır "görüşüne hemfikirim.Eksik İslam'da değil,biz de.

Tüm bu tebliğlerden sonra vardığım kanı şu:
İslam'ın tebliğden ziyade temsile ihtiyacı var.Ve zamanı aramakla geçirmek yerine tez zamanda aranan olmak gayesiyle...

Sürç-i lisan ettiysek affola:)
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Rahgüzarın yüreği çınlasın şimdi denk geldim açılan başlığa.Basta Rahgüzar olmak üzere diğer divan dostları da çok mühim noktalara değinmiş yüreklerine sağlık.

Bu konuyu divanın tozlu raflarından çıkarıp gündeme taşımak istedim :)

Usulca divanın bir köşesine diz çökmüş muhabbetinizi dinliyorum.
Birkaç defa Rahgüzar a dedim divana arada uğra diye. Tamam abi geleceğim dedi. Gelmedi. Bu konuda adı geçince tekrar linki gönderdim bak hani gelmedin dedim. Tamam abi dedi şifremi unutmuşum dedi ben de şifre tanımladım kendisine verdim. Henüz gelmemiş. Ha artık daha da gel demem zaten :) ısrar ile gelen tez sürede geri gidiyor zaten. Gönülden gelen kopamıyor. Bakalım @RahgüzaR gelecek mi , gelirse de duracak mı, zaman gösterecek.

Selamlar
 

Mina

...
Katılım
5 Ağu 2018
KADERMİŞ” Öyle mi? Haşa, Bu Söz Değil Doğru;
Belanı İstedin, Allah da Verdi... Doğrusu Bu.
“Çalış” Dedikçe Şeriat, Çalışmadın, Durdun,
Onun Hesabına Bir Çok HURAFE UYDURDUN!

Sonunda Bir de “TEVEKKÜL” Sokuşturup Araya,
Zavallı DİNİ ÇEVİRDİN Onunla MASKARAYA!
Bırak Çalışmayı, Emret Oturduğun Yerden,
Yorulma, Öyle ya, Mevla Ecir-İ Hâsır İken!


Yazıp Sabahleyin Evden Çıkarken İşlerini;
Birer Birer Oku Tekmil Edince Defterini;
Bütün O İŞLERİ RABBİM GÖRÜR, VAZİFESİDİR...
Yükün Hafifledi... Sen Şimdi Doğru Kahveye Gir!


Çoluk Çocuk Sürünürmüş Sonunda Aç Kalarak...
Hüda Vekil-İ Umurun Değil Mi? Keyfine Bak!
Onun Hazine-İ İn’amı Kendi Veznendir!
Havale Et Ne Kadara Masrafın Olursa... Verir!

Silahı Kullanan Allah, Hududu Bekleyen O;
Levazımın Bitivermiş, Değl Mi? Ekleyen O!
Çekip Kumandası Altına Ordu Ordu Melek,
Senin Hesabına Küffarı Hak-Sar Edecek!

Başın Sıkıldı Mı, Kafi Senin O Nazlı Sesin:
“Yetiş” de, Kendisi Gelsin, Ya Hızr’ı Göndersin!
Evinde Hastalanan Varsa, Borcudur: Bakacak;
Şifa Hazinesi Derhal Oluk Oluk Akacak.

Demek Ki : Her Şeyin Allah... Yanaşman, Irgadın O:
Çoluk Çocuk Ona Ait: Lalan, Bacın, Dadın O;
Vekil-İ Harcın O; Kahyan, Müdür-İ Veznen O;
Alış Seninse De, Mesul Olan Verişten O;

Denizde Cenk Olacakmış.... Gemin O, Kaptanın O;
Ya Ordu Lazım İmiş... Askerin, Kumandanın O;
Köyün Yasakçısı; Şehrin De Baş Muhassılı O;
Tabib-İ Aile, Eczacı... Hepsi Hasılı O.

Ya Sen Nesin?
MÜTEVEKKİL!
Yutulmaz Artık Bu!
Biraz Da Saygı Gerektir...
Ne Saygısızlık Bu!
HUDA’YI KENDİNE KUL YAPTI,
KENDİ OLDU HÜDA;
Utanmadan Da “TEVEKKÜL” diyor bu Cür’ete, Ha?!..


Mehmet Akif Ersoy
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ehli sünnet cemaat'a zarar verecek münkirlik,düşmanlık ve nankörlük etmediği sürece,Ne necidir şu şucudur bu bodurdur filan beni ilgilendirmez.günahlarına şahit oluruz da ederizde tevbelerini kalbimiz duymaz gözümüz görmez şahit olamayız.duam şudur ki Rabbim tüm müslümanları tek sancak altında toplasın.güçlendirsin toplasın.toplasın ki üçyüz bin ordular binleri,bir buçuk milyarları yenelim.tek kalp tek vücud olamadığımızdan dolay ayağımızı kesmeye kollarımızı kırmaya başımızı kesmeye uğraşıyorlar.Rabbim fırsat vermesin bizede basiret ve feraset nasib etsin.tek niyet olalım.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Nasıl?anlamadım.
 
Son düzenleme:
Katılım
26 Nis 2007
Ehl-i sünnet ve’l-cemaat tanımlamasının içeriğini durdukları yere göre kolaylıkla değiştirebiliyor insanlar. Bugün birbiriyle kavga eden, birbirini tekfir eden grupların çoğu bu tanımlamanın içinde mi dışında mı? Radikalleştikçe bu sınırlar daralıyor ve yukarıda bahsettiğin ilke ile insanlar gönül rahatlığıyla birbirine düşman olabiliyor. Şimdi bu söylediğim başka yerlere çekilebilir ama çekmeyin.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Müslümanların bir kuvvete dayanmadan bu düşmanlara karşı gelebilmeleri müşküldür.