HASRET HASTASI.

Katılım
9 Eyl 2009
#1
Sensizim şimdi;
İçimde terkedilmiş bir çocuk hüznü. Ne desem boş, tarifi yok yüreğimdeki acının. Öyle ki acılar bile acıyor yüreğimin acınası haline. Ne konuşup içimi dökebiliyorum ne de susturabiliyorum içimdeki sensizliği, sensizliğindeki seni...

Hasret hastasıyım şu günlerde, yeyip içemiyorum, boğazımda bir düğüm, yutkunamıyorum. Boğazımdan su bile geçmedi kaç gündür. Sahi sen yoksun, ben sensizim ve hâlâ hayattayım öyle mi? Kaç gündür...

Elim kolum kalkmıyor, bitkinim, yorgunum. Sanki gidişinle kırılan sadece kalbim ya da gururum değil. Bütün kemiklerim sızlıyor ve dahi yüreğim sızlıyor hasretin ayazından. İçim boşaldı, kanım çekildi sanki damarlarımdan. Hani canım dediğim çekildi ya hayatımdan...

Yok, dedim ya tarifi yok bu halimin. Bu yaptığın hiçbir lügate, hiçbir dile, hiçbir dine, hatta HİÇLİĞE bile sığmıyor. Ve artık bu acı içime de sığmıyor.

Bir haykırsam diyorum. Bağırsam, çağırsam, delirsem, çıldırsam. Mademki kaybettim kendimi yitirip seni; yitirsem akılımı diyorum, unutsam seni. Ya da bir off çeksem diyorum. En uzun "off"lara bile sığmıyor sensizliğin acısı.

Bazen tutamıyorum kendimi;
''Allahım, Allahım..." diyorum, susuyorum. Korkuyorum tutar diye ahım. Sana bir şey olur diye korkuyorum hâlâ ben. Ah benim en büyük eyvahım...

En hüzünlü türkülere mübtelayım şimdilerde. Ve seni bırakmak için yeni tiryakilikler edindim. Peşpeşe yakıyorum sigaraları, kim bilir belki içimdeki seni zehirlemek istiyorum, belki de sensizlik zehrinin acısını başka bir zehirle bastırmak. Çünkü sensizlik çok yakıyor canımı. Hasretin acısını unutturacak belki yeni bir acı diye yakıyorum canımı. Canımın taa içi ya senin de canın yanarsa..

Gece bitiyor, öksürük başlıyor sabaha karşı. Aklıma eski türk filmleri geliyor birden. Öksürürken elimi ağzıma kapatıyorum, sesim çıkmasın diye... Avcumun içine bakmaya korkuyorum.

Ya öksürdüğümde gelen kan değil de içimdeki ''SEN''sen diye...


Yine bir gece daha başladı hasretle... Şehir yumdu gözlerini güne, herkes uykuda, herşey uykuda. Bir sensizliğim bir de ben ayaktayım. Sokaklara gecenin sessizliği çöktü, yüreğime sensizliğin sızısı. Nasıl aklımdan çıkarayım, unutayım? Unutmak mümkün mü seni? Geceler böylesine kapkarayken, gözlerin gibi...

Yine uzun bir gece var önümüzde. Yine sensizlikte sana kanayacağım saatler... Bu gönül geçer mi senden, ve dahi senden gelen dertten, sensiz dünyaları verse vaadler...

Ahh, ahh benim gönül sızım, imkansızım ve karayazım, sensizlikte seni sevmekmiş benim alınyazım...

Bak yine bir gece daha tükeniyor lahza lahza. Şarkılar seni söylüyor. Aynalarda görünen senin yüzün. Havada ağır bir duman var ve daha ağır bir hüzün. Paketinde sigaram bitti yine zamansız, zamansız öldü düşlerim, şimdi firarda son gülüşlerim. Ama bitmiyor karanlıklarım, bitmiyor hasretin, dinmiyor içimdeki sızı. İçimi nefes nefes seninle doldurdum. Sonra gözlerimden boşalttım damla damla. Ne gözümde yaş biti ne içimdeki acı eksildi biraz. Ben ağladıkça sana, içim kanadı. İçim kanadıkça gözlerim seni ağladı. İçim tükendi damla damla, senden gayrı bir şey kalmadı.

Bir tek o var diyordum, Allahım bir tek O... Sonra ezan sesi duyuldu

ALLAHU EKBER,ALLAHU EKBER...

Amenna dedim, Rabbim amenna. Sen bu aciz kulunun dışındakini de, içinde olanı da bilensin.

Günün ilk ışıkları süzüldü pencereden. Sabah mı oluyor yine...
Daha kaç gün vardır vuslata, ve ölüme kaç gece....

Yine başladı öksürük. Sanırsın içim sökülüyor. Ağzımı kapatıyorum kimse duymasın diye sesimi. Sanki yüreğim parça parça dudağımdan dökülüyor.

Yok, yok mühim değil, mendildeki sadece birkaç damla gözyaşı, gülün renginden. Şu vakitten sonra ne götürebilir ki birkaç damla kan benden? Ben her gece yüreğimi dökmüşüm damla damla gözümden...

Ey benim gözü karam, kara sevdam, ömrüüüm... İçimizden gelen varsın kan olsun, yar olmasın da. Çok şükür Rabbim'e sen içimdesin hâlâ...


Biliyor musun uzun zaman sonra ilk defa bir geceyi seni düşünmeden geçirdim galiba...Galiba diyorum düşünmediğim anlarda da düşümdesin kimbilir, bilmiyorum...En son hatırladığım şey yine senin gece mührü gözlerindi.Çünkü ben yine gözlerimle gözlerini çizmiştim tavana, sokak lambasından süzülen ışığa inat,kaybolmuştum gözlerinin karanlığında...

Yine iliklerime kadar sızlıyordum hasretinden.Ayaza çalmışken bütün bedenim,yine içim eriyordu kahretsin ! Arka fonda yine aynı şarkı çalıyoru.Zamansız tükenen ümitlerim gibi zamansız bitmişti yine sigaram.Zaten odada göz gözü görmüyordu dumandan.Dumanın ne hükmü var,gözüm başka göz görmüyordu sevdandan...Dedimya odanın havası çok ağırdı,oysa içimde tarifsiz,nedensiz bir hafiflik vardı.Sanki canım yanmıyordu eskisi kadar.Beynim durmuştu sanki yada kısa bir süre hafızam silinmişti.Beynim gözlerime hükmedemiyordu.Göz yaşlarım damlamıyordu da sanki tam kapatılmamış bir musluktan ,su sızıyordu.Niyeydi bu göz yaşı bilmiyorum ve bunca gözyaşı içimde nasıl ve ne vakit birikti...

Dedimya ; içimde anlayamadığın bir hafifleme vardı.Sanki içimi daraltan ne varsa,gözlerimden akıp gidiyordu.Hani bir yerin kesilir kanı görürsünde canının acısını hissetmesin ya onun gibi.İçim boşaldı dedikleri böyle bir şey miydi acaba...ya da ölmek böyle bir şey mi...

Öksürük başlamıştı yine ,ciğerlerim sökülürcesine öksürüyordum.Sesimi duyuyordum ,elimle ağzımı kapatıyordum.elime bulşan kanı görüyordum,ağzımdaki kanı siliyordum fakat içimde ne acı ne korku hiç bir şey hissetmiyordum...Bağırsam sesimin olmadığını anlayayacaktım sanki,çığlık çığlığa susuyordum

Gözlerim gözlerine mıhlanmış gibiydi.Gördüğüm tek şey kapkara gözlerindi, gerisi karanlık...Bakma kara dediğime ben hiç bilemedim gözlerin rengini,çünkü gözlerin,hayalin,hasretin,özlemin,sevmenin rengiydi.Sahi !tüm gecelerime mühür vuran gözlerin, ne renkti...

Bilmem kaç zaman sonra bir hastane odasında araladım ,gözlerinden aralayamadığım gözlerimi...

-Evladım ,yavrum,ne oldu sana...

Kulağımda annemin sesi,ellerimde annemin elleri...

Hemen yüreğimi yokluyorum,ince ince sızlıyor hala,yani sen hala içimdesin çok şükür.Ey benim yürek sızım,olsun sen yine benim imkansızım ol.Yeter ki gitme hiç benden .yeter ki içimde dinmesin sızın...


Gece başladı yine...hasretin ...yok o zaten hiç bitmedi ki bende...

Sensiz gecelerimde içimdeki sensizliği dinlediğim akşamlardan birinde...Ankara radyoda çalan bir şarkının bir kıtası takılı kaldı dilimde...

Yolların sonu yok
Acının rengi yok
Benim de dermanım yok
Sevdiğim...

Sahi acının rengi yok mu be sevdiğim...Öyle ise senin gözlerin ne renk...ya da neyin rengi gözlerinin ki...böyle can alası bir yangına sebeb...çarmıha geren yüreğimi heemde kaç yerinden çivileyip bir bakışıyla...

Yoruldum...çok yoruldum...vurulup defalarca , bir kez bile ölmemek çok zor...

Aklımdan çıkarmalıyım seni yoksa aklım çıktı çıkacak...İçimden sökmeliyim...Bir defa da aklım galip gelmeli , bu her defasında yaralı düştüğüm , kan kaybettiğim , can kaybettiğim , tükendiğim çatışmalardan...beynimden gelen emre uysun bir defa da şu deli yüreğim...yeter artık bitsin içimde ki bu savaş ...Zaten her halukarda kaybeden benim...Yoruldum böyle yaşamaktan ha öldüm ha öleceğim...

Acımdan sorguladım , kaç defa yargıladım bu yüreği , kaç defa...Ve kaç defa kırdım bu aşkın kalemini...Gözlerinin temmizi bozdu her defasın da hükmü...

Aynalarda göremediğim yüzüme tükürdüm kaç kere...başımı vurduğum duvarlarda aşkın izi kaldı...gülden...

Ooyy oy benim içim bilsen ne zormuş denemek vazgeçmeyi senden...anladım vazgeçemem...

Yorgun düşüyor bu harpde bedenim olmasa da yüreğim kadar...Yığılıyorum pencere önündeki yatağa...Unutucaksın diyorum hala kendime saymadım ama bilmem kaçıncı kez...Unutmalısın...unutmalısın...

Perdeyi aralayıp pencerenden dışarı bakıyorum sonra...Sokak lambası hani şu sensizliğime düşen loş ışık , gecelerimin puslu şahidi...hayat akıp gidiyor dışarda...ama bu saatte sadece ben ve yalnızlar ayakta...

Kapatsam mı artık camı , havalar ne zamandan beri bu kadar soğudu...ayaz düşmüş gecelere...üşüdüm biraz çok ellerim buz kesti...Üşümeme doktorlar kansızlıktan diyor ya ben sensizlikten olduğunu biliyorum . Eridi ya içim yine sana , aklım soğuk bir savaş başlattı ...düşlerim buz kesti...düşlerim düşerse içimden tuz buz olacak şimdi...

Sahi yaşadığım her saniye bir ömürlük acıya gebeyken...oysa , zaman nasıl akıp gitti böyle bütün gerçekliğiyle...gözlerinin derinliğine...

Çayım soğumuş yine , sigaram yine bitmiş...ve sensiz bir gecede yine binlerce hayalimin ,hayali yitmiş...

Güneş doğuyor yine..alem ısınacak...Güneşi kıskandıran gülüşün düşücek aklıma , içim ısınacak...

Kızıyorum kendime ...güçsüzlüğüme...Bugün de bitmedi bu savaş ...Aklım yüreğimden püskürtemedi seni...

Niye tutamayacağım sözler veriyor aklım bana...bitecek diyordu bitmedi...Bir gün terkedip içini gidecek diyordu bu sevda ...gitmedi...


Tükenen ömrümün , biten bir gecesinin ardından...İçimdesin hala...ve de İçimsin hala...


devamı gelebılır..
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap