Her güne bir beyit

Katılım
6 Şub 2009
Ynt: Her güne bir beyit

Vermem sana çek benden elin ey melek’ül mevt,
Cânânıma nezreylediğim câna dokunma !
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Her güne bir beyit

Muhammed Doruk' Alıntı:
Esdi nesîm-i nevbahâhar açıldı güller subh-dem
Açsın bizim de gönlümüz sâkî meded sun câm-ı Cem

Nef'î'

Nef'î'nin IV. Murad'a sunmuş olduğu kasîdenin girizgah bölümü...

"Bahar geldi, bahar rüzgârı esince sabah vakti güller açıldı
Ey saki, yetiş Cem’in kadehini sun, bizim de gönlümüz açılsın "

Çavuşoğlu bu beytin farklı bir yorumlamasını yapmıştı. Küçük ama önemli bir yerine dikkat edilmediğini söylüyordu.
Muhammed Doruk' Alıntı:
Esdi nesîm-i nevbahâhar açıldı güller subh-dem
Açsın bizim de gönlümüz sâkî meded sun câm-ı Cem

Nef'î'

Nef'î'nin IV. Murad'a sunmuş olduğu kasîdenin girizgah bölümü...

"Bahar geldi, bahar rüzgârı esince sabah vakti güller açıldı
Ey saki, yetiş Cem’in kadehini sun, bizim de gönlümüz açılsın "

Çavuşoğlu bu beytin farklı bir yorumlamasını yapmıştı. Küçük ama önemli bir yerine dikkat edilmediğini söylüyordu.
Çavuşoğlu kim? Mehmet Çavuşoğlu mu? Açıkçası ne dediğini merak ettim. Rahmetli bu işin üstatlarındandır, onun düşüncelerini paylaşırsanız sevinirim.

Bu arada beyit girizgâh bölümü mü, teşbib bölmü mü?
 

Muhammed Doruk

Bir,Mısraı berceste yeter!
Katılım
15 Kas 2010
Ynt: Her güne bir beyit

Hocam en yakın zamanda makalesini buraya yazacağım. Evet Mehmed Çavuşoğlu.
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Her güne bir beyit

Muhammed Doruk' Alıntı:
Hocam en yakın zamanda makalesini buraya yazacağım. Evet Mehmed Çavuşoğlu.
Teşekkür ederim. Bu arada. Yahya Kemal'e atfedilen bir beyit vardı. Onu bulabildiniz mi? Çok merak etmiştim, hâlâ da merka ediyorum.
 
Katılım
19 Ağu 2007
Ynt: Her güne bir beyit

Der tarîk-i nakşibendi lâzım âmed çârı terk
Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hesti terk-i terk..
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Her güne bir beyit

gece yürüyüşü' Alıntı:
Der tarîk-i nakşibendi lâzım âmed çârı terk
Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hesti terk-i terk..
Bu beyit Türkçe değil, Farsça. Ama yine de anlayabiliyoruz. Şairi kim? Nakşibendî tarîkatinin anlayışını dile getirmiş.
"Nakşibendî tarikatinde dört şeyin terki lâzım gelir: Dünyayı terk etmek, âhireti terk etme, varlığı terk etme ve terki terk etme..."

Ben böyle anladım.
 
Katılım
11 Ara 2010
Ynt: Her güne bir beyit

Sakın terk–i edepten, kuy–i mahbub–ı Huda’dır bu
Nazargâh–ı ilahidir, Makam–ı Mustafa’dır bu.

Nabi
 
Katılım
3 Ağu 2008
Ynt: Her güne bir beyit

gece yürüyüşü' Alıntı:
Der tarîk-i nakşibendi lâzım âmed çârı terk
Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hesti terk-i terk..

terk-i dünya'yı uzlet, halvet veya tecrid gibi anlamamak lazım. tarikat-ı nakşibendiyye'de terk-i dünyadan murad "kalbin" dünyadan alakasını kesmesidir. ne demektir bu? dünya üzerinde olan ne varsa itibar etmemek. kalbi Allah'dan (c.c.) gayrısına kapamaktır. her işte ve amel de Allah rızasını gözetmektir.

tarikat-i nakşibendiyye'nin bidayetinde halvet ve riyazet yoktur. talib günlük işlerini (yeme, içme, uyuma, çalışma, vs.) intisabından evvel ki gibi yerine getirir lakin bir farkla gayenin mahiyeti ve hedefi değişir. gaye Allah rızası hedef ise kulluk olur.

tarikat-ı nakşibendiyye'nin 11 esasından birisi de "halvet der encümen" yani zahiri halk batını Allah (c.c.) ile olmaktır. bu mübarek yolun piri şah-ı nakşibend (k.s.) hazretleri "halvette şöhrette; şöhrette afet vardır" buyurmuştur. ol sebebten bu yolun büyüklerinin zahiri halktan, batını ise Hakk'dan (c.c.) asla ve kat'a kopuk olmamıştır.

"terk-i dünya"nın iyice anlaşılması için nakşibendi yolunun büyüklerinden ubeydullah ahrar taşkendi (k.s.) hazretlerinin bir menkibesini iktibas edelim:


Yaşadığı devirde bir derviş onun namını çok uzak beldelerden duymuş. “Göreyim” diye de memleketinden çıkmış yola koyulmuş. Yol uzun, bitmek bilmiyor. Hem de yaya olarak gidiyor. Bir de yanında bastonu/asası var. Çok güzel, İşlemeli, nakışlı, kıymetli bir şey… Derken derviş, Ubeydullah Ahrar hazretlerinin köyüne yaklaşıyor. İşlenmiş büyük tarlalar görüyor. Her biri özenle bakılmış araziler…

-Bu araziler kimindir, diye sorup soruşturuyor:

-Ubeydullah Ahrar hazretlerinindir, diyorlar.

işte o derviş de mübareğin arazilerini görünce çok şaşırmış, günlerce gitmiş, arazilerin sonu gelmemiş ve şöyle demiş kendi kendine:

- Bu zat, padişah mıdır, yoksa evliya mı? Bir mürşid-i kamil bu kadar zengin olur mu?

Hasılı Ubeydullah Ahrar hazretlerinin dergahına ulaşmış, ama kalbine de nifak ateşi düşmüş bir defa… “Buraya kadar gelmişken bir göreyim bakalım” diyor. ” Böyle evliya olmaz ama bu padişahtır herhalde” diye düşünüyor.

Elinde bastonu ile dergâhtan içeriye giriyor. Ayakkabısını bir yere bırakacak bırakmıyor, yer arıyor. Bastonu da kıymetli… Şuraya mı koyayım, diye yer ararken, dergâhta çalışan işçilerden birine emanet etmeyi daha uygun görüyor. Ancak:

- Bu bastonum kıymetlidir, bunu iyi bir yere saklayıver, kaybolmasın, diye de tembih ediyor.

Ve Ubeydullah Ahrar hazretlerinin huzuruna çıkıyor. Bu arada içinden de merak ediyor,

- Acaba, bizim bastonu teslim ettiğim kişi güvenilir miydi? diye.

Kalbinden de çıkmıyor bu düşünceleri. Ubeydullah Ahrar hazretleri bu gelen dervişe nazar ediyor. Anlıyor ki baston sevgisi onun kalbine yerleşmiş. Mübarek ona merhamet ediyor ve diyor ki:

- Yolda gelirken gördüğün arazilerin sevgisi, şu senin bastonun kalbinde yaptığı tesirin binde birini bize yapmıyor!
evet Allah (c.c.) dostları vaziyet icabı zahirde dünya ile beraberdir. yoksa ki -sümme haşa- Allah'dan (c.c.) gafil oldukları tek an olmadıkları gibi Allah'dan (c.c.) gafil bırakacak dünya sevgisinin zerresi de kalblerinde kendine yer bulamaz. Allah bizleri yollarından ayırmasın.

amin.
 
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Her güne bir beyit

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen,
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

ŞEYH GALİB
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Her güne bir beyit

Masivadan el çekip mahlukattan ümit kes
Virdin olsun her nefes "Allah bes, baki heves"


Lâ-edrî
 
Katılım
30 Ocak 2010
Ynt: Her güne bir beyit

Bismillâh.

Açılmadan incitdi seni zârı hezârın
Ey gonce-i ter, gönlü müsün bülbül-i zârın.

Şeyhülislâm Yahyâ


hezâr: bülbül
gonce-i ter: taze gonca

Ey taze gonca! Sen daha yapraklarını açmadan, en ufak bir hareketin bile bülbülü incitmeye, ağlatmaya yetiyor. (Senin en küçük bir hüznün bile, bülbülün kahrolmasına sebep oluyor. O belki seni görmese bile, en küçük bir incinmenden o derhal haberdâr oluyor ve fedryâd figâna başlıyor. Seni, ona bu kadar yakın kılan nedir Allah aşkına? Seni, onun gönlünün içinde sanırdık. Halbuki sen onun büsbütün gönlüymüşsün, gönlünün cisim bulmuş şekliymişsin, canından can kanından kan imişsin, büsbütün o'ymuşsun. Değilse senin hareketlerin onu bu kadar çabuk dağlamaz, bu kadar çabuk kahretmezdi.
 

*bizarem*

Su uyur düşman uyur haste-i hicrân uyumaz...
Katılım
14 Mar 2010
Ynt: Her güne bir beyit

Yârımin kaddı elif, ben bendesinin lâmelif
Bu mukarrer bir elif, bir lâm olur çün lâmelif

Ey kelimî! Ol elif, kadd-i kametim lâm eyledi
Bir elif lm olur ammâ nice olur lām elif

Kelimi
 

sûz-i dil

"men harabem,huzur nedarem..."
Katılım
31 Ocak 2011
Ynt: Her güne bir beyit

Kalem kec-dil, mürekkeb rû-siyeh, kağıt dü-rû bilmem,
Kimi etsem o şûha arz-ı hâlim yazmada mahrem? (Nâbî)
 
Katılım
6 Şub 2009
Ynt: Her güne bir beyit

"Sabrım inayetin gibi az ise çoğa say
Cevrin gözüm yaşı gibi çok ise aza tut"

Ahmet Paşa
 
Katılım
30 Ocak 2010
Ynt: Her güne bir beyit

Men şehîd-i tîğ-ı aşk oldukda râh-ı yârda
Yumadan defn eyleyin tenden gubârı gitmesin.

Fuzûlî
 
Katılım
30 Ocak 2010
Ynt: Her güne bir beyit

Cismümüz râh-ı vefâda gerçi kim hâk eylerüz
Bâd-ı âh ile reh-i yâri yine pâk eylerüz.

Avnî

Aşka devâm ve sebât yolunda vücûdumuzu ortadan kaldırır, yola toprak ederiz. Sonra, kendi verdiğimiz o toprağın tozunu, yine kendi âhımızın rüzgârıyla temizler, pâk eyleriz.
 
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Her güne bir beyit

Hoşgeldiniz ;
İnşallah biz de size iletileriniz için teşekkür ederiz :)
 

Muhammed Doruk

Bir,Mısraı berceste yeter!
Katılım
15 Kas 2010
Ynt: Her güne bir beyit

Selâm Aleyküm millet. Uzun bir aradan sonra tekrar aranızda olmaktan kıvanç duyuyorum.Müsade ederseniz iki güzel beyitle giriş yapmak istiyorum:

Dilde gam var şimdilik lutfeyle gelme ey sürûr
Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne

Rasih Efendi

"Ey sevinç; gönlümde gam var, şimdilik lutfeyle sen gelme. Çünkü bir evde misafir üstüne misafir uygun düşmez (gam gibi değerli bir misafir var iken sevinci ağırlamak mümkün değildir ki!)."

Gâlib Dede'nin çok sevdiğim bir gazelinin matla' beyti. Çok derin anlamı var.

Aşk âteş-i tecellî-i Mansûrdur bana
Her çûb-ı dâr bir şecer-i Tûrdur bana
 

Muhammed Doruk

Bir,Mısraı berceste yeter!
Katılım
15 Kas 2010
Ynt: Divan şiiri deyince aklımıza ilk gelen beyit nedir?

Esrârını dil zamân zamân söyler imiş
Hengâme-i gamda dâs(i)tân söyler imiş
'Aşk ehli olup da mihnet-i hicrâna
Ben sabr iderim diyen yalan söyler imiş
(Azmizâde Hâletî)

Nesir:

Gönül gizemlerini zaman zaman açığa vururmuş
Gam mertebesinin zirvesine gelince-ki Hayalî Bey, gamı acıların,ıstırapların en son mertebesi olarak değerlendiriyor-destanlar söylermiş
"Ben gerçek aşığım!Aşk işini bilirim!" deyi de, ayrılık mihnetine,acsına
Ben sabır ederim diyen yalan söyler imiş.

Vay be...Vesselam!
 

Giriş yap