İran Edebiyatı

Katılım
19 Haz 2009
#21
Ynt: İran Edebiyatı

karanlık geliyor
vadi sakinleşiyor
gündüzün güzel hikayesi
sona ermek üzere...
gidiyor.

dallar solmuş,
taşlar bıkmış,

pınar sızlıyor,
baykuş inliyor

hüzün, akşamın rengiyle birleşmiş
dudaklarımdan hüzün hikayeler süzdürmüş

ah...
canım sıkıldı artık bu akşamda!

SOHRAB
 
Katılım
19 Haz 2009
#22
Ynt: İran Edebiyatı

burada canım sıkıldı artık
burada duyduğum her saz, kötüdür

gel, çantamızı toplayalım
dönülmez yollara adım atalım

görelim,
acaba...
gökyüzü her yerde böyle maviymiş !!??
 
Katılım
19 Haz 2009
#23
Ynt: İran Edebiyatı

bana uğramak isterseniz
yere yumuşak yumuşak basın,
hay...
yalnızlığımın camı çatlamasın diye...

SOHRAB'ın en çok beğenilen şiiri!
bu şiir mezarının üstünde yazılmış!
ne kadar oraya yaraşmış değil mi!?


arkadaşlar eğer sizce şiirde yanlışlık falan olursa tercümesinde lütfen söyleyin.
sevinerim.
 
Katılım
18 Mar 2009
#24
Ynt: İran Edebiyatı

yere yumuşak yumuşak basın,

dersek daha iyi mi olur acep?
 
Katılım
19 Haz 2009
#26
Ynt: İran Edebiyatı

arkadaşın evi nerde!

bunu sordu yolcu,

gökyüzü bir baktı
yolcu bir çiçek, kumların karanlığına sundu
parmağını şimşatlara uzatıp dedi;
ağaca yetişmeden
güzel bir sokak var, allah'ın uykusundan daha yeşil...
orada aşk kanatları, sadakat tüyleri gibi maviymiş,

sonra yanlızlık gülüne doğru döneceksin
iki adım kala
şeffaf bir korku seni sarınca

bir çocuk göreceksin...
ve ondan soracaksın;

arkadaşın evü nerde!?

SOHRAB
 
Katılım
19 Haz 2009
#29
Ynt: İran Edebiyatı

PeJMüRDE' Alıntı:
sanırdım artık Sohrab'ın kalemiyle tanışmışsınız!
bu şaiir kendisi o kadar şeffaf yüreklidir ki her şeyi de öyle görmekte! her şeye renk katıyor, canlandırıyor, sen onu his edebilirsin!
o kadar güzel tasvir ediyor sanki dediklerini elinle his edebilirsin!
şimdi burada söylemiş yolcu, yolcu dan kast ettiği şey adam demek, insanlar!
arkadaşın daevi hemen Allah'a yetişmektir aslında.
ve tam olarak bu şiir şunu söylemekte ki siz her yerde istersiniz Allah'ı bulabilirsiniz ve ne de kolay!

ve size soru haline gelen beytin anlamı;
İran edebiyatında yeşil rengi İlahi bir renktir ve manevi anlam taşıyor.
ve her manevi şeyi allaha bağlamakta özgürlük var demek!
mavi rangi de temiz ve riyasız iki yüzlülükten uzak olma anlamını taşıyor.
sadakat dediğim yani dürüstlük,
ve burada söylemiş de aşk kanatları; yani aşk o kadar özgürdür ki kanatları var ve sadakat tüyü gibi de mavidir ve iki yüzlülükten uzaktır.

umarım asıl konuyu size bildirmiş olmuşum.,
 
Katılım
19 Haz 2009
#30
Ynt: İran Edebiyatı

Denizlerin Ardında​

bir tekne yapıp
suya bırakacağım
uzaklaşacağım bu gurbetten

ki orada hiçkimse destan kahramanlarını
tatlı uykularından uyandırmasın

teknede tor yok
yürekte ise,
inci arzusu

ne mavilere gönül bağlayıp
ne denize
ve ne perilere
ki sudan baş kaldırıp naaz ediyorlar

böyle gideceğim,
böyle okuyacağım;
gitmek gerek, uzaklaşmak gerek...
bu ükede mitler ölmüş,
bu ülkenin kadınlar üzüm gibi şeffaf değil

gitmek gerek, uzaklaşmak gerek
gece şarkısını sundu,
şimdi sıra pencerelerde

denizlerin ardında bir şehir var
ki orada pencereler ışık üzere açılı
damlarda güvercinlervar
insanın aklına baka kalmışlar...

her çocuğun elinde bir marifet çiçeği
toprak, düşüncenin musikisini anlıyor
mit kuşlarının kanatlarının sesi geliyor

denizlerin ardında bir şehir var
ki orada güneşin hişmeti
geceleyin namaz kılan lişilerin gözleri gibidir

denizlerin ardında bir şehir var
bir tekne yapmalıyım

SOHRAB
 
Katılım
18 Mar 2009
#31
Ynt: İran Edebiyatı

pembe kelebek' Alıntı:
Denizlerin Ardında​

bir tekne yapıp
suya bırakacağım
uzaklaşacağım bu gurbetten

ki orada hiçkimse destan kahramanlarını
tatlı uykularından uyandırmasın

teknede tor yok
yürekte ise,
inci arzusu

ne mavilere gönül bağlayıp
ne denize
ve ne perilere
ki sudan baş kaldırıp naaz ediyorlar

böyle gideceğim,
böyle okuyacağım;
gitmek gerek, uzaklaşmak gerek...
bu ükede mitler ölmüş,
bu ülkenin kadınlar üzüm gibi şeffaf değil

gitmek gerek, uzaklaşmak gerek
gece şarkısını sundu,
şimdi sıra pencerelerde

denizlerin ardında bir şehir var
ki orada pencereler ışık üzere açılı
damlarda güvercinlervar
insanın aklına baka kalmışlar...

her çocuğun elinde bir marifet çiçeği
toprak, düşüncenin musikisini anlıyor
mit kuşlarının kanatlarının sesi geliyor

denizlerin ardında bir şehir var
ki orada güneşin hişmeti
geceleyin namaz kılan lişilerin gözleri gibidir

denizlerin ardında bir şehir var
bir tekne yapmalıyım

SOHRAB
Deniz temalı şiirler hoşuma gitmeye başladı.Ne zamandan beri biliyor musun?Yahya kemal'in Açık Deniz şiirini,Deniz türküsü şiirini okuduğumdan beri.

Deniz;sonsuzluğun simgesi,uzakların simgesi,geniş ve kızıl ufukların simgesi.
Denizin çılgın halleri yani dalgalı halleri bize şunun sözylüyor aslında;Zincirlerimi kırmak,sınırlarımı aşmak ve ebedi olmak,sınırsız olmak istiyorum.İnsan nefsinin söylediği gibi.Hani Üstad Bediüzzaman diyor ya;Nefsinizi dinleseniz derinden derine ebed! ebed! dediğini duyarsınız.

Ruhunu özgür bırakmak isteyen insanlar kıyısı olmayan denizleri hayal ederler.Çünkü kıyı demek,liman demek hep bir sınır demek.Öte duygusuyla haşir neşir şairler deniz temalı şiirlerinde liman ve kıyı sözcüklerini ya hiç kullanmaz ya da çok nadir kullanırlar.

Hasılı,çok güzel bir şiirdi.Duygular aynı ancak onu dile getirenler farklı.Deminden beri yazdıkalrım Yahya Kemal'den arta kalanlar,zihnimde olan kırıntılar.Ancak dediklerimiz Sohrab içinde geçerli değil mi?
 
Katılım
19 Haz 2009
#32
Ynt: İran Edebiyatı

evet, tam sözün kökünü yani asıl anlamını söyledin.
güçlü kalemin var maşallah :)

Sohrab doğayı seven bir kimse...
onun gözünde deniz ve ya hemen derya dediğimiz, özgürlük. sonsuzluk, saflık ve şeffaflığı gösteriyor.

mavi kutsal bir renk sayılır.
ve bu da denizin en önemli özelliğidir.
 
Katılım
19 Haz 2009
#33
Ynt: İran Edebiyatı

Yeniden Merhaba Diyeceğim Güneşe
Yeniden merhaba diyeceğim güneşe

Gövdemde akan nehirlere
Bulutlar gibi uzayıp giden düşünceme

Benimle birlikte kuru mevsimlerden gecen
Bahçemdeki ağaçların hüzünlü büyümesine

Gecenin kokusunu hediye eden kargalara
Yaşlılık biçimim olan ve aynada yaşayan anneme

Tekrarlanan şehvetimle döllenen yeryüzüne
Yeniden merhaba diyeceğim

Geliyorum, geliyorum, geliyorum,
Saçlarımla: Yeraltı kokularının devamı

Gözlerimle: Karanlık tecrübesiyle
Duvarların ötesinden kopardım dallarımla,

Geliyorum, geliyorum, geliyorum,
Ve aşkla dolu avluda bekleyen kıza

Yeniden merhaba diyeceğim.


Furuğ Ferruhzad
 
Katılım
19 Haz 2009
#34
Ynt: İran Edebiyatı

İran'lı Kadın Şair Füruğ Ferruhzad
Dünya Sevmek İçin Çok Küçük

Onunla ilgili bilgilere erişmek istediğinizde şunlar karşınıza ilk çıkanlar olacak. İranlı şair, yazar,yönetmen,oyuncu, ressam.Ve aldığı ödüller.
İlk kitabının on altı yaşında yayınlanmış olması belki hayatındaki kısa yolculuğa erken başlamasının bir sebebi olabilir mi, acaba.

Füruğ Ferruhzad , 5 Ocak 1935 tarihinde Tahran’da doğup, 13 Şubat 1967 ‘de bir trafik kazasında hayatını kaybeder.33 yıllık yaşamına bir sürü başarı sığdırır.On altı yaşında İran’ın tanınan simalarından biriyle evlenir.Bir oğlu olur.Oğlunun doğumundan bir sene sonra oğlunu bir daha görememe ihtimaline rağmen eşinden boşanır.Beni en çok etkileyen bu kararına karşın bir film çekimi için gittiği Tebriz Cüzamlılar Evi’nde tanıdığı küçük Hüseyin’i evlat edinir.
Yirmi iki yaşında tanıştığı bir yazar ve yönetmen ile tanışır ve bu alanda çalışmaya başlar. Senaristlik, oyunculuk, yönetmenlik yardımcılığı, kameramanlık yaptığı işlerden bir kaçıdır.1962 ve 1964 yıllarında film festivallerinde ödül alır.

“Dünya Sevmek İçin Çok Küçük” adlı kitapta anıları, mektupları ve söyleşileri ülkemizde yayınlanır.
Duvar, Tutsak, İsyan, Yeniden Doğuş yayınlanan kitapları. Ve “ İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına" adlı kitabı yayınlanmadan Füruğ hayata veda eder.
 
Katılım
20 Haz 2018
#35
Ynt: İran Edebiyatı

İran...
Bagrinda ,cografyalarimiza baharı getiren çiçekler yetiştiren kadim toprak.

Sâdi ,Hâfız-ı Şirâzi , Füruğ Ferruhzad , Firdevsi, Sohrab Spehri , Sadık Hidayet ve nicesi...

Rusya için Dostoyevski ne işe İran için de Firdevsî odur.Bizde Mevlânâ ne ise İranlılarda Hâfız o değerde.

İran şaire şiire meftûn bir ülke.
"İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun kaç para
Hırka ,tesbih , post , seccade güzel
Ama , tanrı hiç kanar mı bunlara" diyen Ömer Hayyam, Eser-i nasihat hükmündeki Mantıku't Tayr'la edebiyat camiasında taht kuran Attar İran'ın bağrında yetişen şahsiyetlerden.

*Sadık Hidayet'in Kör Baykuş adlı eseri tavsiye edilir:)Hatırda kalanlardan küçük bir demet.Kitaba yöneltir gayesi ile...

-Yaralar vardır hayatta , ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnizlikta yiyen kemiren yaralar.

-baziları daha yirmisindeyken can çekişmeye başlar.

-Yalnizlığı yok etmek için gölgemle konuşuyordum belki.
 
Katılım
29 Tem 2018
#36
İran edebiyatı aşkı,aşığı,mâşuğu en güzel anlatan edebiyat sahalarından biridir.
Şâirlerini,aşklarını; çekim kalitesi olarak amatör kalmış fakat muhteva olarak dünya sıralamasında ilk sıralarda gördüğüm filmlerine de yansıtmışlar.Insan Aşk'a tekrar tekrar hayran kalıyor ve dalıyor bizi biz yapan duygunun perde arkasına.
En güzel örneklerinden biri 'Allah Yakındır' Izleyin,izletin.
 

Giriş yap