Kelimelerin Hayat Hikayesi

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#1
Uzzuuun bir aradan sonra merhabalar efendim :) Özlemek fiilini iliklerime kadar yaşamak istedim fakat sonuç biraz acı oldu.Neyse konumuzu harman yapmadan söze başlayalım.Bu bölümü unutulduğu için bir köşeye çekilmiş bizlere küsmüş kelimelerimizin hakkı için açmak istedim umarım yalnız kalmam.

KESTANE KESMEK:Bu deyim bir ele kestaneleri bir ele de kör bıçağı alıp sobanın başına kurulmuş birini canlandırsa da bu fotoğrafla uzaktan yakından alakası yoktur.Bilindiği gibi develer mübarek hayvanlardır.Deve derisinin üstüne oturulmaz mesela.Fakat devenin mübarekliği onun kültürde kin'in sembolü olmasına mani olamamıştır ne yazık ki..Devenin pisliği(afedersiniz) görünüşü itibariyle de kestaneyi andırdığı için,kestane deve pisliği manasına gelir. Devenin pislik yapması,kinin açığa çıkmasıdır.Kestane kesmek,devenin pislemesi yani kinlenmek,kinin açığa çıkması manasındadır.İşte atalarımız böylesine bir ilişki kurmaktan kat'i surette çekinmeyip böyle bir deyim armağan etmişler fakat kadrini kıymetini bilenlere!
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#2
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

DİŞİN ŞEHİT OLMASI:Eskiler dişleri kırıldığında dişim kırıldı demek yerine sözün en lâtif yerinden bir kubleyle dişim şehit oldu derler imiş..Sebebini bilmiyorum :)
 
Katılım
13 Nis 2008
#4
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

Çok ilginçmiş. İkisini de hiç duymadım.
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#5
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

Cumhuriyet kelimesini hiç bu açıdan düşünmemiştim.Tasavvuf anlatan, anlatırken de yaşayan çok değerli hocam cumhuriyete de tasavvuf gözlüğünün arkasından bakınca işte durum :)
Cem+Hû+Ri'yet=CUMHURİYET :) :)
 
Katılım
18 Mar 2009
#6
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

ecrin' Alıntı:
Cumhuriyet kelimesini hiç bu açıdan düşünmemiştim.Tasavvuf anlatan, anlatırken de yaşayan çok değerli hocam cumhuriyete de tasavvuf gözlüğünün arkasından bakınca işte durum :)
Cem+Hû+Ri'yet;=Cumhuriyet :) :)
Bunu nükte bölümüne yazsak iyi olurdu aslında :)
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#7
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

nevakar' Alıntı:
Çok ilginçmiş. İkisini de hiç duymadım.
Mahşer' Alıntı:
harika teşekkürler
PeJMüRDE' Alıntı:
Bunu nükte bölümüne yazsak iyi olurdu aslında :)
Yorumlarınız için teşekkür ederim fakat mutlaka sizin de vardır unutulmaya yüz tutan kelimeleriniz,onların hayat hikayeleri ya da farklı açılardan görünen yanları.. Ben de sizlerden bekliyorum.
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#8
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

MIKRASLA KIRPMAK:Bizim makasın meğersem eski adı mıkrasmış :) makasın yanına yakıştırdıkları eylem de kesmek değil, kırpmakmış.Belkide kesmek fiilini çok vahşice bulmuşlardır kim bilir :) Besbelli kırpmak daha sevimli gelmiş atalarımıza..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#9
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

HERŞEY YAKIŞIĞINAN TARNAŞI KAŞIĞINAN:Yöresel bir deyim olmakla beraber doğruluğuna şüphe yoktur.Herşey yakıştığıyla,tarhana aşı kaşıkla.Ne de güzel söylemiş ninelerimizle dedelerimiz..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#10
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

LAMELİF'İ TERS ÇEVİRMEK:Lam'dan kasıt Mevlevî'lerin sema ayini sırasında giyindikleri tennure'dir.Lam, tennure olduğuna göre harfi ters çevirdiğimizde tam bir dönen semazen görüntüsüyle karşılaşırız.Lamelifi ters çevirmek de anlaşıldığı üzere,Mevlevi dervişi olmak manasındadır.Çok güzel değil mi :)
 
Katılım
18 Mar 2009
#11
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

ecrin' Alıntı:
LAMELİF'İ TERS ÇEVİRMEK:Lam'dan kasıt Mevlevî'lerin sema ayini sırasında giyindikleri tennure'dir.Lam, tennure olduğuna göre harfi ters çevirdiğimizde tam bir dönen semazen görüntüsüyle karşılaşırız.Lamelifi ters çevirmek de anlaşıldığı üzere,Mevlevi dervişi olmak manasındadır.Çok güzel değil mi :)
Mevleviler hurufiliğede mi el attılar yahu :)) şaka tabi ki,çok güzel hakikaten...
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#12
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

ERKEÇ:İlk bakışta ergeç ikilemesinden oluşan birleşik ismi hatırlatsa da hiç alakası yok bu kelimeyle.Sanırım bu kelime de yöresel ağızda kullanılmış daha çok.Türk'ün eli gibi, dili de pratik olsun diye ninelerimiz dedelerimiz erkek keçi'yi kısa yoldan erkeç yapıvermişler. Yani; erkek + keçi = erkeç :) :)
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#13
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

Şurdan burdan duyduğum birkaç kelimeyi şuracıkta yazıyım da hâlâ yaşıyor olduklarını bilsinler istedim ama divân ahâlisi pek beğenmedi sanırım bu konuyu ???
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#14
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

hayıır.. konunuz pek güzel hatta az evel bir şey öğrendim paylaşmak isterim :)

Vermezse Mabud, neylesin Mahmut:


Bir ramazan günüdür. Sultan Mahmut bu kez halkın kendisini tanıyamayacağı bir kıyafetle dolaşmaktadır. Bir ayakkabıcı dükkanından gelen ses dikkatini çeker padişahın. İhtiyar bir adam elindeki çekici boş örse vururken şöyle mırıldanmaktadır.

- Tıkandı da tıkandı, tıkandı da tıkandı…

Sultan Mahmut selam verip içeri girer:

- Hayrola baba, nedir tıkanan?

İhtiyar elindeki çekici boş örse vurmaya devam ederek:

- Sorma be evlat, der, tıkandı da tıkandı. Kırış kırış alnı, bembeyaz sakalıyla nur yüzlü bir ihtiyardır bu. Bundan iki-üç sene önceydi evlat, bir rüya gördüm. Çok büyük bir şadırvan vardı. Her tarafında irili-ufaklı çeşmeler… kiminden oluk oluk su akıyor, kiminden damla damla, kiminden iplik gibi. Nedir bu, diye sordum. Nasip çeşmesi, dediler. Oluk oluk akan padişahın nasibiymiş. Diğeri filan sadrazamın, öteki bilmem kimin… Gözüm bir çeşmeye takıldı o sıra. Arada bir tek-tük damlalar düşen bir çeşmeydi bu. Bu kimin, dedim. Senin çeşmen dediler.

İhtiyarı dinliyor görünse de, gülmesini zor tutuyordu padişah:

- Eee?..

- Oradan bir odun parçası buldum, çeşmenin ağzını açmak için zorlarken, odun kırılıp iyice tıkamasın mı çeşmeyi!.. Damla düşmez oldu. O günden beri böyleyim işte evlat.

Elindeki çekici örse vurmaya devam etti ihtiyar adam:

- Tıkandı da tıkandı…

Padişah sevmiştir bu tuhaf ihtiyarı. Saraya döndüğünde bir hindi dolması hazırlatır. İçinde çil çil altınlar olan bir hindi dolması. Dükkanı tarif edip hindiyi gönderir, neticeyi beklemeye başlar.

Tıkandı baba sevinir hediyeyi görünce. Nihayet nasibim açıldı der. İftara az bir zaman kala bu hindiyle bir iftar etmektense bunu satar, üç günlük yiyecek alırım diye düşünür. Hindiyi üç-beş akçeye satar.

Hadiseyi duyan Sultan Mahmut, gülmeye başlar, adamlarına yeni bir emir verir.

- Hemen bir tepsi baklava hazırlayın, her dilimin altına bir altın koyup götürün ihtiyara…

Tıkandı Baba, hindiyi sattığı komşusuna baklavayı da birkaç akçeye satar. Mutludur artık, nihayet nasibi açılmıştır işte. Padişah ise ihtiyarın saflığına kızmaya başlar:

- Getirin bana o ihtiyarı!

Tıkandı Baba Padişah’ın huzuruna getirilir. Olanı-biteni bir bir anlatır padişah. İhtiyar adam çok üzülür. Ellerini dizlerine vurarak dövünmeye başlar:

- Tıkandı da tıkandı, tıkandı da tıkandı…

Onun bu halini gören Sultan Mahmut bir kez daha merhamete gelir. Vezirine işaret verir. Hazine dairesinden bir altın sandığı, bir de kürek getirilir. İhtiyar küreği sandığa daldırıp çıkartacak, küreğin içindeki altınlar onun olacaktır.

Tıkandı Baba sevinir. Padişah’a dualar ederek heyecanla sandığa daldırır küreği. Sandıktan çıkardığında ise oracığa yığılır, bayılıverir. Zira heyecandan küreği ters daldırmıştır Tıkandı Baba. Ve küreğin sırtında tek bir altın vardır!

Sultan Mahmut nasipsizliğin deyimi olarak kalacak olan sözünü orada söyler işte.

- Vermezse Mabud, neylesin Mahmut…

:D...
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#15
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

Eline sağlık hocam çok güzel bir hikâye :)
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#16
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

eyvallah hocam, başlık güzel ondan içre :)
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#17
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

AY AYDINLIK GECE: Eskiden daha ay kızımıza yeniay,dolunay,hilâl gibi isimler vermediğimiz zamanlardan kalma bir tabîrimizdir kendileri :) Tahmin etmesi hiç de zor değil aslında.Ay'ın en aydınlık zamanını karşılar.Yani dolunay mânâsındadır.Ay'ı yusyavarlak ve apaydınlık gördüklerinde yapıştırıvermişler işte bu deyimi :)
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#18
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

HAYDAN GELEN HUYA GİDER:Bazen kelimelerin çıkış noktasını öyle bir unutuyoruz ki,sadece karşıladığı anlam yetebiliyo bize.Mesela bu deyimi sık sık kullanırız.Ben söylemesi ayıp olacak belki ama bu deyimi hay'dan gelen huy'a gider olarak bilirdim hep.Taa ki Sadık Yalsızuçanlar'dan doğrusunu duyana kadar :) Meğersem bu hay Allah'ın müthiş sıfatlarından biri olan Hayy(diri) demekmiş.Benim huy sandığım galat-ı meşhûr da Hû manasındaymış :) :) Hayy'dan gelen Hû'ya gider.Yani Allah'tan gelen Allah'a gider.Ondan geldik yine O'na döneceğiz :)
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#19
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

işte bunu seviyorum :) eyvallah
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#20
Ynt: KELİMELERİN HAYAT HİKAYESİ

eyvallah ve afiyet bizden olsun :)
 

Giriş yap