Kime göre berceste?

Katılım
13 Nis 2008
#1
Berceste mısra ya da beyitin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama bunlar nasıl belirlenir, genel kabul nasıl oluşur? Bazı berceste mısraları beğenmeyebiliriz mesela. Bizim zevkimize uygun olmayabilir. Bu konuya hep takılmışımdır.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#2
Ynt: Kime göre berceste?


bir mısranın berceste olması için mutlaka şunları içinde barındırmalıdır diye bir liste olduğunu zannetmiyorum. sadece berceste mısralarda olması gereken ve kişiden kişiye değişebilecek şeyler vardır.

berceste mısralar beğenilecek diye bir kaide yokki. bunlar darb-ı mesel gibi bazan değişerek terennüm edilen mısralardır sonuçta. okunduğu mecliste hoşa giden mısralar ezbere alınır ve sokakta evde her yerde bunlar terennüm edilir. :)


biz bazı atasözlerine de katılmayabiliriz. bize saçma gelen bir sürü atasözü vardır.bir atasözleri neye göre belirlenir? tecrübe ? her tecrübe ifade eden cümle atasözü müdür ?

kişisel değil genel bir beğeni oluşturmuşsa mısralar berceste olmayı hakk etmiştir. bana öyle bir şey gösterin ki herkes onu beğeniyor olsun yani herkesin zevkine hitab etsin ? var mıdır böyle bir şey ? bence yok...

üstelik bildiğiniz gibi bir mısranın berceste olmasını şairi bile belirleyemez, yıllanmış şarab gibi yıllandıkça söylendikçe güzelleşir.anlam zenginliği, sadelik vs...
 
Katılım
13 Nis 2008
#3
Ynt: Kime göre berceste?

uluğbey' Alıntı:
berceste mısralar beğenilecek diye bir kaide yokki. bunlar darb-ı mesel gibi bazan değişerek terennüm edilen mısralardır sonuçta. okunduğu mecliste hoşa giden mısralar ezbere alınır ve sokakta evde her yerde bunlar terennüm edilir. :)
Tahammül mülkünü yıktın Hulagu Han mısın kafir
Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir

Mesala kişisel iletinizde yer aldığına göre bu beyit size göre gazelin içindeki berceste beyittir değil mi? Sonuçta bir eleme ve seçim var ortada.
Topluma mal olmuş bercesteler var bir de artık şairinin olmaktan çıkmış.
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#4
Ynt: Kime göre berceste?

Berceste tam olarak neye deniyor?Bir misal gösterebilirmisiniz berceste olduğunu nasıl anlayacağız?
 
Katılım
13 Nis 2008
#5
Ynt: Kime göre berceste?

Yârdan mechûr iken, düştük diyâr-ı gurbete,
Dehr, gösterdi bize hicrân hicrân üstüne.
Hem mey içmez, hem de güzel sevmez demişler hakkımda,
Eylemişler Râsîh'e bühtân bühtân üstüne.»

Râsîh

«Bende Mecnûn'dan füzûn âşıklık istidâdı var.
Aşık-ı sadık benem, mecnunun ancak adı var.»

Fuzûlî

«Aşıka ta'n olmaz mübteladur n'eylesün!
Ademe mihr ü muhabbet bir beladur n'eylesün!»

Nef'î

«Geh-i vuslâtta âşık, geh mehcûr.
Bu dünyâdır geh-i mâtem, geh-i sûr.»

Bâkî

«Çok da mağrûr olma kim mey-hâne-i ikbâlde,
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz.»

Nâbî

«Sanman ki sef'âdan semâh-ı râh ederim.
Döner döner bakarım, kûy-i yâre âh ederim.»

Esrâr Dede

«Dilberün işi ‘itâb u nâz olur.
Çeşmi câdû gamzesi gammâz olur.
Ey gönül sabr it tahammül kıl ana,
Yâre irişmek işi az az olur.»

Kadı Burhâneddîn

«Ayıttı ol peri, birgün düşüne girüren bir şeb,
Sevincimden nice yıllar geçipdir görmedim onu.»

Zâtî

«Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir;
Müptela-yı gâma sor kim geceler kaç vakit!»

Sâbit

«Tût-i mûcize-i gûyem, ne desem laf değil.
Çerh ile sçyleşemem, ayinesi sâf değil.»

Nef'î

«İlm kesbiyle pâye-i rif’at, arzû-yı muhâl imiş ancak.
Aşk imiş her ne var âlemde; ilm bir kıyl ü kâl imiş ancak.»

Fuzûlî

«Cihânın nimetinden kendi âb u dânemiz yeğdir.
Elin kaşânesinden kûşe-i virânemiz yeğdir.»

Bâkî

«Bağleten olmuş iken tût-i gurâba hem nişn,
Yine şekvâ-yı gûrâb eder, garâbet bundadır.»

Nev'î

«Yine zevrâk-ı derûnum kırılıp kenâre düşdü.
Dayanır mı şîşedir bu reh-i sengsâre düşdü.»

Şeyh Gâlîb

«Ger derse Fuzûlî ki “güzellerde vefâ var”
Aldanma ki şâir sözü elbette yalandır»

Fuzûlî

«Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek
Eşkimi kıldı füzûn giryemi hûn etti felek
Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek»

Yavuz Sultan Selim

«Hâlimi arz etmeye yâri tenhâ bulamam.
Yâri tenhâ bulsam, kendimi aslâ bulamam.»

Lâ-Edrî

«Dilde gam var şimdilik lutfeyle gelme ey sürûr
Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne»

Râsih

«Derdim nice bir sînede pinhân ederim ben
Bir âh ile bu âlemi vîrân ederim ben»

Nef’î

«Cihânda âşık-i mehcûr sanma râhat olur
Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur»

Ş.Yahyâ

«Sînede bir lahza ârâm eyle gel cânım gibi
Geçme ey rûh-i revân ömr-i şitâbânım gibi»

Nedîm

«Göz yaşlı gönül zülf-i perîşânlar içinde
Kaldım karanu gecede bârânlar içinde»

Tâcî Bey

«Anı hoş tut garîbindir efendim işte biz gittik
Gönül derler ser-i kûyunda bir divânemiz kaldı»

Hayâlî

«Suya versün bağbân gülzârı zahmet çekmesün;
Bir gül açılmaz yüzün tek verse min gülzâre su.»

Fuzûlî

«Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge,
Ne açar kimse kapım, bâd-ı sab'âdan gayrı.»

Fuzûlî

«Bu şehr-i Stanbul ki bî-misl ü bahâdır.
Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır.»

Nedîm

«Dil verdiğimiz yâre nigâh-i gazabından
Tasrîhe mecâl olmadı îmâ ile geçtik»

Nâilî

«O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler...»

Hayâlî

«Künc-i mihnetde rakîbâ beni tenhâ sanma
Kâr ger sende yatursa elemi bende yatur.»

Bağdatlı Rûhî

«Ders-i aşkın müşkilin Yahyâ nice halleylesin
Söyleyenler kendini bilmez bilenler söylemez»

Ş.Yahyâ

«Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-i firâkız
Ateş kesilir geçse sabâ gülşenimizden»

Selîmî

«Eczâmızı hep rîk-i beyâbân-i gam itsek
Cânâne giden nâme-i hicrâna dökülsek»

Nâilî

«Karbân-ı râh-ı tecrîdiz hatır havfın çekib
Gâh Mecnûn, gâh ben devr ile nevbet ederiz.»

Fuzûlî

«Kadem kadem gece teşrîfi Nâilî o mehin,
Cihân cihân elem-i intizâra değmez mi?»

Nâilî

«Kal'a-yı maarîf satılık suklarında
Bazâr-ı hüner, mâ'deni ilm ü ulemâdır.»

Nedîm

«Öyle sermestim ki idrâk etmezem dünyâ nedir.
Ben kimim, sâkî olan kimdir, mey-i sahbâ nedir.»

Fuzûlî

«Nesîm âteş çıkardı gonce-i bağ-ı ümidimden;
Bırakdı gülşen-i âmâline berk-i bahâr âteş.»

Şehy Gâlîb

«Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl aşina beni.
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüda beni.»

Fuzûlî

«Ehl-i dîldir diyemem sînesi sâf olmayana;
Ehl-i dîl, birbirini bilmemek insâf değil.»

Nef'î

Bilnen bercestelerden örnek verdim.

Berceste, bir şiirin seçilmiş, çoğunluğun beğendiği en etkileyici mısra ya da beyiti olarak değerlendiriliyor Bir tanımda da anlam derinliğine sahip, kısa olmasına rağmen anlam zenginliği taşıyan mısra yada beyite verilen isim olarak karşımıza çıkıyor.
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#6
Ynt: Kime göre berceste?

Anladım çok teşekkür ederim bilgi için nevakar hocam. :) sağolasın...
 
Katılım
13 Nis 2008
#7
Ynt: Kime göre berceste?

Rica ederim. ;)
 

seb-engiz

- *Tiryandafil -
Katılım
13 Mar 2008
#8
Ynt: Kime göre berceste?

nevakar' Alıntı:
«Ayıttı ol peri, birgün düşüne girüren bir şeb,
Sevincimden nice yıllar geçipdir görmedim onu.»

Zâtî
Çok hoşuma gider bu beyit :). Sevgili bir gün rüyana gireceğim diye aşığa müjde veriyor.O gün bu gündür aşığın gözüne uyku girmiyor :D
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#9
Ynt: Kime göre berceste?

nevakar' Alıntı:
«Ayıttı ol peri, birgün düşüne girüren bir şeb,
Sevincimden nice yıllar geçipdir görmedim onu.»

Zâtî
buradaki "onu" ifadesi "uyku" olacak. sürç-i kalem oldu zannımca...
 
Katılım
13 Nis 2008
#10
Ynt: Kime göre berceste?

Evet öyle olacak.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap