Korku/korkmak nedir?

Katılım
3 Ağu 2008
#1
Uzun zamandır konuşmaktan ve yazmaktan korkuyorum. Evet şu sualin nas içinde dillendirilmesi korkma meselesi için bir tenakuz ama... Sahiden nedir korku?
 
Katılım
24 Eyl 2007
#3
Okkalı sormuşsun.
Tam bir cevap yok bol bol Allah'a sığınmalıyız. Otururken konuşurken yemek yerken her adımda her nefes de çünkü sınav çeşitleri aklımızın alamayacağından çok.korku dehşet verici olsa da elzemdir.
Allah korkularımızdan emin kılsın bizleri.amin
 
Katılım
27 Ara 2005
#4
söyleyeceğin tükenmişse konuşmaktan yazmaktan korkar sanırım insan. ya da söyleyeceği çok şey varsa ve bunu ifade edemeyebilme ihtimalinden dolayı riske girmeyip kendini sağlama almasıdır kişinin burada tarif edilen.

söyleyince, yazınca da sonuç aynı ise kendini yormanın ne anlamı var ki? yazıyoruz çiziyoruz düşünüyoruz, dert ediniyoruz. yazdıkça dertleniyoruz. okudukça farkına varıyoruz benliğimizin, nokta kadar oluşumuzun.

@evla Allah korkusundan bahsetmiş. @mehmet baki şayet yanlış bir söz ederim de kul hakkına girerim en iyisi susup kendimi sağlama alayım diyorsa başka. şayet böyle bir korku varsa bildiğini nakletme konusunda cimri davranman da bilgi saklaman da günah olurdu bence.

Din ve korku kelimelerinin yan yana getirilmesi de sıkıntılı aslında. Allah'tan korktuğun için ibadet yapman ile Allah rızası için ibadet yapman farklı olmalı. Yunus'un ifade ettiği üzere

Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni


yazmak ve konuşmak bir nevi iç dökmedir. rahatlamayı sağlamalı normal şartlarda. böyle olmuyorsa - ki bu durum bende de oluyor- yazmamayı konuşmamayı seçersin. bu durumda olan kişilerin okuyacağı neredeyse her şey duyacağı her yorum sığ gelebilir. bu tarz kişilerin önce kendi benliklerini dinlemesi gerekir sanırım.


-bu hal içinde olanlar neylesin?
-varsın yatağa uyku eylesin

-uyuyamazsa neylesin?
-açsın televizyon izlesin.

bu arada

nedense aklıma kaldırımlar şiiri geldi...
 
Katılım
24 Eyl 2007
#5
Ağzımızdan çıkan her söz bize sınav olarak geri gelmek de bu yüzden Allah korkusundan Allah'a sığınmalıyız.dedim.Tabi ki Allah rızası icin hareket edeceğiz.mesela @UluğBey in (senin misal için kullandığını biliyorum)yunus emre ks.sözleri senin benim gibi kişilerin ağzımıza alabileceğimiz sözler değil.çünkü o makam da değiliz.hatta üftâde hazretleri hal dışında bunu söyleyen kişinin küfre gireceğini buyurmaktadır.şimdi hassasiyet bu kadar ince iken konu da okkalıdır sual de okkalıdır.
 
Katılım
27 Ara 2005
#6
Ağzımızdan çıkan her söz bize sınav olarak geri gelmek de bu yüzden Allah korkusundan Allah'a sığınmalıyız.dedim.Tabi ki Allah rızası icin hareket edeceğiz.mesela @UluğBey in (senin misal için kullandığını biliyorum)yunus emre ks.sözleri senin benim gibi kişilerin ağzımıza alabileceğimiz sözler değil.çünkü o makam da değiliz.hatta üftâde hazretleri hal dışında bunu söyleyen kişinin küfre gireceğini buyurmaktadır.şimdi hassasiyet bu kadar ince iken konu da okkalıdır sual de okkalıdır.
Allah'ın ayetleri bile insan için inmiş iken, onu okumak terennüm etmek sevap olarak kabul edilirken kul Yunus Emre'nin sözlerini "hal"dışında söylemek"küfre girermiş öyle mi? @evla

Biri bana bunu anlatsın, mantığım bunu almaz.
 
Katılım
24 Eyl 2007
#7
Uzun uzun yazamıyorum anlam kaybı oluyor.o haĺ ile söylemezler ise küfür olur
Bak ehli konu hakkın da ne diyor daha anlaşılır olacak.nasib ise akşam yazarım
 
Katılım
24 Eyl 2007
#9
Bu videoyu vakti olan aşk sohbetlerinden hoşlananlar ne demek istemiş acaba evla bir türlü anlatamadı diye merak eden izlesin.
Konuyu da burada ilk kez öğrenmiş ve bir kez daha inceliklerine hayran kalmıştım.Rabbim bizi şefaatlerine nail eylesin.amin
Üftâde hz. Onun gibi zamanın gavslarının her hareketleri zaten bizi uyarıcı ve nasihat edicidir.Allah hepsinden razı olsun.Biz onların sırlarını baş gözümüzle anlayamayız nasib olmaz ise gönül gözümüzlede göremeyiz.:
Kaynak kitabımıza başvurulım bakalım ne diyor :
Üftâde hz.manevi sarhoşlukları sebebiyle zaman zaman bu çizginin dışına taşan sûfileri de hafif yollu eleştirmekten geri kalmamıştır.Beyazid-i Bistâmi Hazretleri'nin şatahatlarından dolayı "ifrat ve tefrit arasında "kaldığını Hz.Mevlânâ'nin ise şeyhi Şems-i Tebrizi (k.s.)yanında olmadığı için bazı "çukurlara düştüğünü"söylemiştir.Yunus Emre'nin de birtakım geniş ve serbest telakkilerine muarız olan Üftâde Hz. Onun
Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşk ile birkaç hûri
İsteyene versin ânı
Bana seni gerek seni

Şeklindeki manzumesini;cennet ve içindekilerini basit görme ,hafife alma gibi bir hava hissettiği için hoş görmemiş ve "bu gibi sözler bize gerekmez"demiştir.Üftâde Hz.yukarıdaki sözleri söyleyen Yunus Emre hz.manevi halinin galebesinden dolayı şevk esnasında söylediği için mâzur görmekle birlikte,istihkâr yoluyla söylenmesinin küfür olacağını da beyan etmiştir.(Vâkıat-Üftade Tercümesi)

Şimdi ne demek istedik anladığımızı düşünüyorum. peki korkmak
Tecrübe ile korkarsın en şiddetli korku şu an da benim için bu.Tarikat ehli bilir ki her hal ile sınav ve terbiye sisteminden geçersin baki hocanın korkuları bu sebebe dayanmak da ve kesinlikle korkmak gerekiyor.Himmet istersin, Rabbine sığınırsın konu netameli olduğu için yazmakdan çekiniyor insan.

En basiti dün @mehmetbaki hocaya yazması için rica ettim.O da ricamızı kırmadı yazdı ama ne yazacağını da bilemedi içindekini döktü...dedim evla iyi ettin haydi yaz şimdi o kadar yazıp yazıp sildim en son paylaştığım iletiyi yazdım.ne oldu susmam daha evla imiş silip bırakmam gerekli imiş.hiç ısrar etmemem gerekli imiş bu kadar uğraşmaz :) Allah'ım inşaallah yanlış bir şey yazmadım diye korku yaşamazdım :)korku elzem vesselâm...
 
Katılım
27 Ara 2005
#10
:) meselenin arka planında neler varmış. @mehmet baki ağabey rica ile konu açmış.sanırım bunu ona yaptırtacak tek beşer @evla'dır. belki bahsettiğiniz hal içerisinde olmadığımdan bahsi geçen dörtlüğü terennüm etmenin sakıncalı olmadığını düşünmekteyim. Bu mesele şuna benzer:

meczubun biri yolda bir arapça ifade görür, orada "namaza yaklaşma"yazar. meczup bırakır, onun bu değişimini gören arkadaşları "neden"diye sorduklarında bu kağıt parçasını görür. arkadaşları da ona o ifadenin öncesini de gösterir "içkili iken namaza yaklaşma"

Derviş Yunus Emre'nin bu dörtlüğünü de sadece "Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri " ifadesiyle yorumlarsanız sonuç "basite alma"olarak yorumlanır. Fakat devamında cennet ve cennette yer alanları istediği için ibadet içinde olmadığı tamamen "O"na teslim olmak için "O"nun kendisinden razı olmasını sağlamanın asıl amacı olduğunu ifade eder. Terazinin bir tarafına "cennet" diğer tarafına da Allah'ın rızası koyulduğunda "cennet" tarafı mı ağır basar "Allah'ın rızası"mı ? Kul Allah rızası için ibadet yapar. Tasavvufta "hal"lerin sonucunda hem "O"na duyulan aşk vardır. Leyla'dan geçen Mecnun "Mevla'ya döner. Zaten Allah'ın rızasını edinemeyen kişinin cennete de girmesi mümkün değildir. Yani burada "bana seni gerek seni" ifadesindeki anlamı anladıktan sonra ilgili ifadenin söylenmesinde bir sakınca görmüyorum. Niyet "cenneti basite almak"değil. Ortada apaçık bir mukayese var.

Yine Yunus Emre:

Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil

diye ifade eder asırlar önce. Burada "gönül yıktıysan bu namaz değildir" demesinin nedeni nedir? Gönül Allah'a aittir. Kudsi Hadiste “Ben yerlere ve göklere sığmadım, ancak mü’min kulumun kalbine sığdım. diye ifade edilir. İşte bu noktadan nazar edince Yunus'un ifadeleri anlam kazanır.

Söylediğim gibi mevzu bahis olan "hal"içinde olmadığımdan cühelanın teki olduğumdandır belki bahsi geçen konuya böyle yaklaşıyorum.


@mehmet baki ağabey rica ile lütfen yazmayınız, gönülden yazmak istersenizde bizler okuyucularınız olarak yazdıklarınızdan sonuna kadar faydalanırız. Farz-ı mahal teşbihte hata olmaz, ilmi bir deniz olarak düşünürsek, ilimden nasiplenecek kişinin talebine kapasitesine göre bundan faydalanır. herkes kovasının büyüklüğü kadarıyla denizden faydalanabilir.elbette ki nasipten ötesi olmaz :)

sükût ile kişi nereye ulaşabilir bilmiyorum. halbûki "tebliğ"diyen bir peygamberin ümmetiyiz. "tebliğ"den kasıt bence sadece "din tebliği"değildir. bilimde irfanda düşüncede "tebliğ".

hürmetler efenim.
 
Katılım
24 Eyl 2007
#11
@UluğBey hocam aşk olsun (amin)
Geri plan ve yazılmamak istememe değil ya da rica ile yazma işi hic değil sebebini bilmem kaynaklı haydi yaz dememdir.kim olur ise olsun @mehmet baki ye istemediği bir şey yaptırmak muhaldir.cani gönülden yazmıştır.yoksa @mehmet baki baki hocam 'ın bu konuyu açacağını düşünmedim.mevzu uzun konumuz korkuya geri dönelim.
 
Katılım
24 Eyl 2007
#12
Aslında yukarıda işaretler dolu.şimdi @mehmet baki öyle bir konu açtı ki çık bakalım çıkabilir isek.
Hz.Yunus emre'nin mübarek sözünden devam edelim.
Cennet cennet dedikleri .
(Tamamen kıt aklımla açıklamaya çalışayım)Biz cennet ve cemal arzulayan insanların.ümit ve korku arasında yaşar kah ibadetlerimizi yapar kah şaşar tam bir beşeriz.bizim haddimiz değil
Birkaç köşk birkac hûri
demek çünkü biz onlar gibi ibadet edemeyiz kulluğumuz onlar gibi değil.Abdülhakim El hüseyni hazretleri bir sohbetin de şöyle buyurmuş.
Bir kişi Şah-ı Nakşibend hazretleri gibi ibadet yapsa o kişi de Şah-ı Nakşibend hazretleri gibi olur.Eeee bakalım kendimize O'nun gibi olabilirmiyiz?Nefsimize baktığım da şu halde olmaz.Belki büyükleri sevmek nasib olur ise dünya da ve ahiret defaydalanırız.Çünkü kişi sevdiği ile beraberdir Hadis-i Şerifi umudumuzdur.
İsteyene versin ânı
Bana seni gerek seni


Şimdi Yunus Emre hazretleri gibi büyükler mürşid terbiyesinden geçmiş fenâ fillah olmuş kişiler benliklerinden geçmişlerdir.Her an Allah ile beraber olup emir ve yasakların da kaybolmuşlardır.eee yine bakalım kendimize biz kendimiz de kaybolduk.Nasıl deriz ki bi sözü.Nefsi.emmare da debelenip dururuz.

Şimdi derdimizin fenâ makamına geçmek değil.Allah rızasi için yaşamaya çalışmak.misallendireyim.rivayet odur ki
Abdülbaki Gavs-i Sâni hazretlerine bir müridi demiş ki
-Gavsım ben bu sofiliği yapamıyorum
Gavs-ı Sâni hazretleri
Namazını kılıyor musun?
He demiş sofi
Virdini çekiyor musun?
He demiş sofi
-hatmeni yapıyor musun?
He demiş sofi
Gavs-ı Sani hazretleri
-Allah razı olsun sofi daha ne olsun Rabbani alim mi olacaksin demiş.
Şimdi bizimki de bu hesap nasibimiz kadar olacağız.
Allah rızası için yaşamaya çalışırken.her kul gibi deneneceğiz.imtihanlardan geçeceğiz.kah söylediğimiz bir söz olacak .işte bu sınav için nasıl konuşmali korkusu bu.şahsi fikrim korkulmalı elimizden geldiğince gönlümüzün yettiğince dikkatli yazılmalıdır konuşulmaĺıdır.
 
Katılım
5 Ağu 2018
#13
“Evet, tam münevverü'l-kalb bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa, ihtimâldir ki, onu korkutmaz”

Korku, altını çizdiğim yerdeki gibi olamadığımızdan kaynaklı başımıza gelen her şeyde hissettiklerimiz...
 
Katılım
3 Ağu 2008
#14
Selamün aleyküm cümleten.

Evvelen rica üzere yazma demeyelim de hatırlatma var diyelim. Şunca senenin üzerine yazıyorum iki gözüm rica üzerine değil.

Saniyen meramını yanlış ifade meselesi çok ciddi şekilde endişelendiriyor beni. İşte bu endişe de korkutuyor. Korkuyorum zira çam devirme rizikosu çok yüksek. Hata ile olsa telafisi mümkün lakin bazı meseleler var ki o meselede konuşmak kılıç üzerinde yürümek gibi bir şey (miş).

Mesuliyetimiz var. Din günü var. Mizan var. Terazi var. Bu sözlerin hepsinden hesaba çekileceğim. En incesinden hem de... şu halde "benim bildiğim bu. Bunu bilir bunu söylerim" nasıl derim? Korkmaktan kastım bu. Yoksa haşa minel huzur kuduz köpekten korkmak gibi değil mevzu.

Kelimelerin bir efsunu var. Farkına varalım yahut varmayalım kelimelerle dünyamızı tarif ederken bir yandan da o dünyaya hapis oluyoruz. Girift bir vaziyet. İnsanın kendine mahsus bir şey bu. Mesela yunus emre hazretlerinin cennet üzerinden nazara verdiği şeyi sahiden korkmadan istimal edebilir miyim? O yunus emre hazretlerine mahsus bir şey. Isterseniz o şeye hal diyebilirsiniz. O onun dünyası. Onun ruh iklimi. Onun irtibatı. Ya benim irtibatım?

Bu meseleye devam edelim inşallah.
 
Katılım
24 Eyl 2007
#15
“Evet, tam münevverü'l-kalb bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa, ihtimâldir ki, onu korkutmaz”

Korku, altını çizdiğim yerdeki gibi olamadığımızdan kaynaklı başımıza gelen her şeyde hissettiklerimiz...
Doğru dersin.
Kalpleri evirip çeviren Allah'ım kalbimizi dinin üzerin de sabit kıl.amin
 
Katılım
5 Ağu 2018
#16
şu halde "benim bildiğim bu. Bunu bilir bunu söylerim" nasıl derim? Korkmaktan kastım bu. Yoksa haşa minel huzur kuduz köpekten korkmak gibi değil mevzu.
Şimdi netleştirelim,siz insanlara doğru bildiklerimi nasıl anlatırım mı demek istiyorsunuz ? Çekinmeden korkmadan...
 

Giriş yap