Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?

bluewolf

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hürsünüz.
Katılım
3 Şub 2006
#1
Bilindiği gibi Türk kültürü,dünya kültürünün en eski kültürlerinden biridir.Her ne kadar günümüzde bir kendini beğenmeme ve kendini diğerlerinden aşağıda görme politikası hakim olsa da dimağlarda bunun böyle olmadığını benim gibi sizler de biliyorsunuz.Gelin bu hafta sizlerle bu konuyu konuşalım.Tartışmaya aşağıdaki sorular çerçevesinde başlayabilir,tartışmayı daha da geliştirebiliriz.

1-Okullarda okutulan müfredatta Dede Korkut,Karacaoğlan gibi halk kahramanlarımızın okullurda yeterli miktarda tanıtıldığına inanıyor musunuz?
2-Şahsen kendi eğitimimde masal denilince ilk öğrendiğim "La Fontane"masalları oldu.Neden?
3-Siz öğretmen olsaydınız öğrencilerinize bu konulardaki yaklaşımınız ne olurdu?Milli eğitimin müfredatı böyle,kuralların dışına çıkamam,onlar neyi öğret derse ben de onu öğretirim mi dersiniz?

Bu sorular çoğaltılabilir elbette,konu belli,bu konu çerçevesinde konuşabilir.Daha önceki sistemde buna benzer bir konuyu konuşmuştuk.Bu sefer olaya daha bilimsel ve daha açık şekilde yaklaşalım istiyorum.Buradaki bölümde bu denli önemli bir konunun yer almasını düşündüğüm için konuyu tartışmaya açıyor,siz dostlarımın konu hakkındaki düşünce ve görüşlerini merak ediyorum.

Konuyu okuyan tüm dostlar,lütfen konuya katılmaktan çekinmeyin,yorumlarınızı,görüşlerinizi ve tespitlerini bizimle paylaşmaktan sakınmayın.Aksi görüş sahibi olsanız dahi buradan belirterek bizlerin daha geniş bir perspektiften olaylara bakmamızı sağlayabilirsiniz.

Bol katılımlı bir tartışma olması temennisiyle...
 
Katılım
21 Şub 2007
#2
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?[5.haftanın tartışma konusu]

Kültürel benlik...Günümüzde ne yazık ki her ağzına alanın farklı bir yöne çektiği , bazılarının bilinçli olarak esnetip içini boşalttığı bir kavram...Oysa , bizi biz yapan , şu koskoca alemde hem birey olarak hem de gerektiğinde sımsıkı bir yumruk gibi bir bütün olarak var olmamızı ,ayakta kalmamızı sağlayan tüm değerlerdir kültürel benlik..
Okullarımız açısından bakarsak , bence müfredatta bu açıdan bir eksiklik yok. Göktürk Abideleri , Dedem Korkut , Kaşgarlı Mahmut ile başlayan , Dadaloğlu , Gevheri , Karacaoğlan , Yunus Emre ile devam edip , Fuzuli , Şeyh Galiplerle süren bir müfredatımız var hali hazırda. Ama asıl sorun bu şahsiyetleri doğum ölüm tarihleri gibi iki parantez arasından çıkarıp birer değer olarak verebiliyor muyuz çocuklara? Çünkü Göktürk Abideleri’nde Bilge Kağan milletine seslenirken ,Yunus Emre “Yardılmışı severim yaradandan ötürü” derken aslında bizi anlatıyor. Halk edebiyatı biziz ;türküler , ninniler , maniler biziz , gazeldeki aşık , Fuzuli’deki Mecnun , Mesnevi’deki ney biziz...
Bazen ders esnasında Divan ed. anlatırken çocuklara derim ki “Şimdi bana bir cümle yazacaksınız ama ilk hecesi ünsüz , ikinci hecesi ünsüz , 3. Hecesi ünlü...... diye bu sırayla biten hecelerden oluşacak .” Uğraşırlar on on beş dakika:) Yapamayınca bir gazel okurum , “Süzme çeşmin gelmesin müjgan müjgan üstüne //Urma zahm-ı sineme peykan peykan üstüne.” Başlarız hece sonlarındaki uyuma bakmaya. ..Çocuk böylece aruzun nasıl bir şey olduğunu ,bununla 27 500 beyitlik bir şiir yazabilen adamın nasıl eli öpülecek bir şair olduğunu düşünmeye başlar Halk edebiyatında dakikalarca türkü dinleriz , Haluk Levent’in Çemberimde Gül Oya’sını , Mihriban’ı, Ela Gözlü Benli Dilber’i...Ondan sonra başlarız heceye , kafiyeye , nazım birimine. Masallar anlatırım –ki en güzel dinledikleri dersler bu masal saatleridir:)-İyinin her zaman kazandığı , dürüstlüğün sadakatin bir erdem olduğu zamanlara gideriz özlem içinde..Günümüzde eksik olan nedir , biz neden onlar gibi değiliz sorusuna yanıt ararken , ninelerin dedelerin baş köşede oturup ellerinin öpüldüğü bir hanede yetişen çocuklar ile play station başında kafa keserek büyüyen çocuklar arasındaki farka gelir mevzumuz.
Fakat eminim ki gündüz bunları konuştuktan sonra çocuklar akşam evde televizyonun karşısına geçtiklerinde bambaşka bir dünya ile karşılaşıyorlar. Biz ne kadar anlatsak da birileri hep tersini fısıldıyor kulaklarına...”Sen” diyor ; “Neşet Ertaş’ın adını bilme , Aşık Veysel’i tanıma ama bilmem ne grubundaki şu şarkıcı kızların ayakkabı numarasını dahi öğrenmelisin , Dadaizmin ilkelerini öğren hatta bu ilkelerle resim sergilerinde kızlara çamur güreşi yaptıran sanatçıları (!) takip et ama “Benzemez kimse sana hüsnüne hayran olayım” şarkısındaki hüsn kelimesini hala hüsniye diye bir kızın isminin kısaltılmışı sanmaya devam et” Birileri böyle nesiller istiyor!Çünkü onlar Mankurtlar istiyorlar !
Aslında o kadar çok şey var ki yazılacak ; fakat baş ağrıtmak istemem. Velhasılı , sen , ben , o , biz bunlarla yoğrulmuş hamurdanız (Sağolasın Necip Fazıl , ruhun şad olsun ) Bugün bir insan yoldaki yaşlı kadının çantasını gasp edip de gece yatağında rahat uyuyorsa, uyuşturucu satıcıları ilköğretim önlerine indiyse,bir cani onlarca insanın hayatını karartıp da iki yıl sonra yeni canlar yakmaya çıkıyorsa içimizden , hala Bağdat caddesinde Amerikan bayraklı tişört giymeyi marifet sayıyorsa birileri ....Tüm bunlar artık masal çocuklarının pokemon canavarlarına dönmesi yüzündendir.! Artık sonunda kötülerin cezasını bulduğu destanların unutulup herkesin yolunu bulduğu hikayeler uydurulmasındandır! Kültürel benliğimizi kaybetmek , bizi biz yapan her şeyi kaybetmektir.
NOT:İlmi boyutta bir değerlendirme yapmak niyetiyle başladığım bir yazı farklı bir boyutta sona erdi. İnşallah başka bir vakitte de konunu o yönüne değinirim.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#3
Hüseyin Çelik! üzerine {Bence bu bakan sınıfta kaldı}

Her konu hep aynı noktaya çıkıyor bir şekilde.Aklımda Cem Yılmaz'ın " Eğitim Şart" sözleri yankılanıyor.İyi de nasıl bir eğitim şart?Bu seferki yazımda birazcık sert üslub kullanacağım.Buradaki tespitlerim ,ahkamlarım kesinlikle kuruma özgü değildir,siyasi değildir,kişiye politikaya özgüdür.Aslında bu haftanın konusuna pek uygun kaçacak mı bilmiyorum ama zaten değerli hocam genel olarak belirtmiş belirtilmesi gerekenleri.Yara derin,oynattıkça sızlıyor ve biraz daha derinleşiyor.Hani hocamın verdiği gazelin diğer mısralarında Rasih:

Rize-i elmas eker açdığu her zahme o şuh
Lütfu var olsun ki eder ihsan ihsan üstüne

diyor ya,aynı onun dediği gibi,yaraya tuz basmaktan başka bir çaremiz yok.

Yazımda Meb bakanı sayın Hüseyin Çelik'i eleştireceğim.Zât-âli'leri yeni türk edebiyatı alanında çalışan ve doç. kimliği olan bir edebiyatçı.Gelgelim koltuğuna oturduktan sonra bu ilmi vasfını bırakıp popülist çabalar içinde sürünüp gitmekte.Diğer açılardan değerlendirmeyeceğim,konumuz siyaset değil,ama eğitim olarak da bu hükümet de sınıfta kaldı.Şimdi demeyin içinizden" ama kaç yıllık virane olan durum birkaç sene de mi düzelecek?" bu millet birkaç sene içinde vatanını kurtarmış bir millettir.Gönülden istedikten sonra her şey mümkündür.

Sayın Hüseyin Çelik'in edebiyatçı kimliğini bilerek ön plana çıkardım.Ki haftanın konusuyla anlatacaklarımı ilişkilendireyim.Kültürel benlik denilince aklıma edebiyat geliyor benim,bu tabiri ağzımıza aldığımızda benim aklıma matematiksel ilimler değil edebi ilimler geliyor.Nitekim verilen örnekler de edebiyat sahasında incelenmektedir.Makam koltuğuna geçmeden önce üniversitelerde eğitim sistemini eleştiren bir kişi nasıl olur da ilgili koltuğa geçince kendinden öncekilerden farkı olmuyor aklım almıyor.Hatırımda kalan-faydalı-denilebilecek bir yenilik göremedim ben!Lütfen varsa buradan bana hatırlatın.Kitapların ücretisiz dağıtılmasını felan demeyin de...

Edebiyat alanında çalışmış olan bir milli eğitim bakanının başında olduğu okulların durumu içler acısı.Değerli hocam yazısında ,öğrencilerine kültürel benliğimizi tanıtmak için üzerine düşeni yaptığını söylemiş.Kendisine buradan teşekkür ediyorum.Nitekim güzel ülkemin böylesine bilinçli eğitimcilere ihtiyacı var.

Konuya Hüseyin Çelik odaklı yaklaşınca aklıma gelenlerin hangi birini söyleyeceğim diye şaşırıyorum.Sırf trübünlere oynamak için habire üniversite açılması mı dersin,hala eğitimde fırsat eşitliği olduğunu savunduklarını mı dersin bilmiyorum.Konu aşırı şekilde dağıldı farkındayım.Umarım sayın başbakanda olanlardan haberdardır ve gelecek seçimde bu adamı yerinden alır öyle çıkar halkın karşısına.Nitekim vermiş olduğu hiçbir sözü tutamayan bir bakan!dan "bakın eğer biz seçilirsek eğitim bakanımız yine bu adam! olacak "diye çıkması halkın huzuna derin oy kaybına neden olacaktır.

Müstakil olarak bu yeni üniversitelerin mantar gibi çoğalması olayını bir haftanın konusu olarak konuşabilir ya da bu hafta buradan da devam edebiliriz.Masumane bir anlayışla açılan bu okulların yetiştirdiği öğrenciden ne denli hayır çıkacaktır merak ediyorum.Halen dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında giremeyen 1 üniversitesi yokken,hali hazırda olan üniversitelerinde müthiş bir kadro açığı ve kalitesizlik varken,siz açın yeni yeni okullar....

Fen-Edebiyat fakülterinin yaşadığı sorunlar,diğer fakültelerin sorunlar vs vs hangi birinden başlasak bilmiyorum ???

Böyle şeylerin yaşandığı bir ülkede kültürel benlikten,bilinçli olmaktan bahsedilebilir mi?
 
Katılım
21 Şub 2007
#4
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Hüseyin Çelik'le ilgili bir bilgi de benden olsun : Kendisi Üniversiteden hocamdır. Dersinin ismi ise "Batıtılaşma Dönemi Fikir Hareketleri" idi. Ya dersin etkisiyle ya da gerçekten öyleydi , bilmiyorum , kültürel benlikle ilgili konuşmalarıyla değil de gezdiği Avrupa ülkelerinin ne kadar ileri , medeni , gelişmiş ; bizim ise ne kadar geri olduğumuzdan bahsetmesiyle hatırlıyorum onu. Diyeceğim o ki , günahını almak istemem ama bakanlığının öncesinde de pek Türk kültürü hayranı bir insan değildi bana kalırsa ! Eğitim politikalarına gelince , bence bu iktidarın eğitim politikası "bu ülkeye çöpçü de lazım!" stratejisi üzerine kurulu. İkide bir "nitelikli ara eleman" sözleri , "herkes beyaz yakalı mı olacak" soruları , meslek liselerine ağırlık vermesi ve güzelim süper liseleri kapatmalarının sebebi de bu bence. Doğru olup olmadığı tartışılır? Birçok Batı ülkesinde uygulanan sistemdir fakat ben pek eşitlikçi bulmuyorum , yani bu ülkeden illa ki marangozlar , çaycılar , eğitimli işçiler çıkacak (ve çıkmalıdır da tabi ki , asla küçümsemiyorum) ama bunlar biliyoruz k i Robert Koleji'nden çıkmayacak! Hiç unutmam birgün okulumuza gelen müfettiş bey (!)okuldan doktorlar , mühendisler çıkacağı yorumumuz üzerine (düz lisede öğretmenlik yapıyorum) "onlar buralardan çıkmaz! deme cüretini göstermişti. Eğitimimimiz başındakiler de bu görüşte sanırım!!!Hadi hepsini anladım da tüm bunların üzerine "fırsat eşitliği"nden bahsetmeleri neyin nesi orasını anlayamıyorum !
 
Katılım
27 Ocak 2007
#5
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Batı ülkelerinin temizlik anlayışını bizden öğrendiğini biliyor muydunuz ? İspanya'ya giden bir arkadaşım anlattı:Çöplerini evlerinin önüne öylece bırakırlarmış,tuvalet giderini bile bizden öğrenmişler.Türklerden öğrenmişler sokaklarını,evlerinin önünü temiz tutmayı.İtalyanların tuvaletlerinde su bulundurmadıklarını biliyor muydunuz?Açıkçası ben bunu düşünemiyorum bile.Evlerinde sokakta yürüdükleri ve her türlü necis yerlere bastıkları ayakkabı ile dolaşan insanlar...Başka bir konu daha :Hristiyanlığın merkezi olan İtalya 68,000 nüfusuyla her yıl azalma gösteren bir ülke.Nüfusun %65 i kadın ,%35 i erkek (gerçekten erkek olduğu da belirsiz)Devlet 600 Euro veriyor çocuk başına. İnsanları evliliğe teşvik için her şey yapılıyor anlayacağınız.Ama evlenen yok!
Bizim toplumumuzun şöyle bir sirkelenip kendine gelmeye ihtiyacı var.Kültürü ve geleneği mükemmel bir milletiz aslında.Ama yanlışlıklar çook.Eğitim ,yönetim vs.Batının teknolojisiyle beraber değerlerine de sarılıyoruz ve yanlış yapıyoruz.Özümüzden kopmadan gelişmeyi başaramıyoruz.Okullarımızda müfredat eksiksiz,ama birşeyler eksik.Bir öğretmen önce kendi örf ve adetlerini esas alarak aydın bir toplum yetiştirme çabasına girmelidir.Sıralarda oturan her çocuğu kendi kanından yavrusu olarak görmeli ve özveriyle bu meşakkatli mesleği icra etmelidir.Böyle insanlar yok değil.Onların yetiştirdiği pırlantalar göz alıyor.Olumsuzluklarda çok.Gerçi benim olumsuzluk diye nitelendirdiğim değerler başkalarına göre olumsuz olmayabilir.Ama burda kastım 'görevimi yaptım ,müfredatı işledim'demek olmasın.Çocuğa ne verilirse onu alır:Eğitim ve öğretim birbirini tamamlamalı.İkisi bir arada yoğrulmalı.Değerlerimizi ve benliğimizi verebilmeli bir öğretmen yavrusuna...
Avrupa ülkelerinin ne kadar medeni ve ileri olduğunu söylemek yerine,milli değerlerimizi insanlara hatırlatmanın daha faydalı olacağını düşünüyorum.Helede toplum önündeki şahsiyetlerin örnek olması gerekirken...
 
Katılım
21 Şub 2007
#6
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

SEVGİLİ ŞEHRAZAT , yazının altına imzamı atarım ; ekleyecek bir şey bırakmamışsın. Kalemine sağlık!
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#8
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}


Kültürel benliğimizle ilgili hassasiyetimi çocuk edebiyatı başlığı altında fazlasıyla ifade etmiştim. Aynı şeyleri tekrar buraya taşımanın anlamı olmaz diye düşünmüştüm. Ama ŞEHRAZAT'ın yazısını okuyunca "bunları unutmuşum" dedim kendi kendime.
Eklenecek en güzel şeyleri eklemişsin sen, bu defa gerçekten yazacak bir şey kalmamış.(benim adıma)

Bu arada
Her satırında yavrucuğun konusundaki hassasiyetini hissedebiliyorum.
İnşallah her şey gönlünce olur.
O yaramazın yanaklarını ısırabilirim de mi?
 
Katılım
27 Ocak 2007
#9
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Sevgili Dil-Şad benim dileğim (ben dahil hepimiz)hiç bir zaman unutmayalım benliğimizi.Türklüğümüzle , milletimizle , dinimizle biz çok nezih bir toplumuz.Ama demiştim ya sirkelenmeliyiz diye.Tazelenmemiz gerekiyor.Bunuda bizler yapacağız yine. Birbirimize destek olarak.

Senin gibi kıymetli birinin hasasiyetimi anlamasına çok sevindim.
Dilediğin zaman ISIRABİLİRSİN:)
 
L

Lamia

#10
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Kültürel benliğimize sahip çıkamıyoruz. Bir çocuk ilk eğitimini ailesinden alır. Annesi babası çocuğa masal anlatsa neyi anlatacak. Pamuk Prenses, Kül Kedisi vs. Bunlar yeni yeni öğrenme çabası içinde olan çocuğa ilk yabancı kültür aşılamaları. Ama hiçbirimiz çocuğa bunları okurken, anlatırken bizim kültürümüze ait masallar mı diye bakmıyoruz. Çocuğa ne katar onu da düşünmüyoruz. Adet yerini bulsun diye okuyoruz. Anasınıfı çağında yabancı kültüre ait kitaplar gören çocuk okul yıllarında da buna devam ediyor. Yabancı kültürle besleniyor. Bu konuda bilinçli olmayan ya da bu konuyu önemsemeyen hocalarımız, çocuğa bu konuda bir şey verme zahmetinde de bulunmuyor. Dersler olması gerektiği gibi işleniyor. Olması gerekenin dışında hocalarımız bir tane fazla bilgi vermeye katlanamıyor. Çocukların bizim geleceğimiz olduğu unutuluyor, milli benlikten uzak yetişen çocuk büyüdüğünde kendi toplumuna sahip çıkamıyor, yabancı etkisi burada da peşimizi bırakmıyor. Çocuklarımız bizim benliğimize uzak yetiştiriliyor. Batıya özenerek kendi benliğini bir türlü bulamıyor.Her şey nasıl düzensiz başladıysa öyle gidiyor. Bizim ülkemiz bir türlü gelişemiyor. Dahası bunu kimse de önemsemiyor. Kişisel menfaatler ön plana çıkarılıyor. Benliğimiz yavaş yavaş ölüyor. Bilinçli toplum aranıyor. (Her konuda)
 
L

Lamia

#11
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Şehrazat Batı temizliği bizden öğrendi demiş. Bunda yadırganacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bizde birçok şeyi Batı'dan öğrenmedik mi? Batı ülkeleri temizliği bizden öğrenmiş ama bizden güzel oturtmuş düzenini. Bizden öğrenilen temzilik anlayışı Batı ülkelerinde düzene kavuşturuluyor da, bizim ülkemiz de neden hala yerinde sayıyor. İpin ucu yine bize dokunuyor. Buradaki ayıp yine bize kalmıyor mu?
 
L

Lamia

#12
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Bir de dikkatimi çeken bir konudda yabancı ülkelere giden insanlar, döndükleri zaman neden hep oraları anlatıyor. Belki herkes için geçerli değildir, ama benim karşılaştığım ve gördüğüm tüm insanlar bunu yapıyor. Biz nasıl düzeliriz, nasıl düzene gireriz diye kendine, topluma sormak yerine başka ülkeleri övüyor. Türkiye de çark böyle mi dönüyor. İnsanlar bunu düşünmekle yetiniyor, o nedenle de Türkiye yerinde sayıyor.
 
Katılım
27 Ocak 2007
#13
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Sevgili Lamia
Kültürel benliğimize sahip çıkamadığımızın bilincinde olan biri olarak yazınızı cevaplamak istedim:Bizler yeterli eğitim ve öğretimi alamamış olabiliriz.Hala sistemde çok eksiklikler var , bu bir gerçek.Ama şu da bir gerçek ki benliğimizi tamammen kaybetmedik. Bu ülkede kültürel benliğine sahip çıkan zehir gibi insanlar var.Batının temizliği bizden öğrenmesi konusunda ben bir örnek vermiştim.Yadırgamak gibi bir kastım olmadı ,kaldıki toplumlar birbirinden etkilenir.Burada dikkat çekmek istediğim konu körü körüne Batı bizden çok iyi , Batı çok medeni diye düşünmememizdir.Buna başka örnekler vermek te mümkün:Akşemsettin 40 sene önce ilk kez mikrobu bulan Türk bilginidir.Piri Reis ilk kez dünya haritasını çizen Türk Coğrafyacısıdır.İbni Sina Batı filozoflarının çoğunu etkilemiştir.Tıpta Kanun adlı eseri 4 yüzyıl boyunca Ortaçağ'da ders kitabı olarak okutulmuştur.Ayrıca Musiki ve Hitabet düşüncesiyle örnek bir filozof olmuştur.Farabi ilimleri olarak adlandırılan Fizik ,Kimya,Metafizik ilimleri Avrupalı bilginler tarafından kabul edilmiştir.Farabi Türk kimliğini ve Türk törelerini ölünceye kadar bırakmamıştır.Şanlı tarihimizi ve Türk bilginlerini unutmamız bizim eksikliğimizi gösteriyor.Millet olarak elbette çağdaş uygarlık seiyesine ulaşmalıyız.Ama bunu özümüzü koruyarak yapmalıyız.Kişisel çaba göstermekten kaçınmamalıyız.'Ne yapabiliriz , adam sende' dememeliyiz.
Çocuklarımıza Pamuk Prenses veya Kül Kedisi nin yanı sıra Keloğlan,Karacaoğlan,Nasrettin Hoca,Ali Baba ve Kırk Haramiler ide okuyabilirz.Aşık Veysel,Yunus Emre,Mevlana,Mehmet Akif Ersoy'dan şiirler okuyabiliriz.Onların seviyesine uygun şekilde kültürümüzü,adetlerimizi,gelenek ve göreneklerimizi anlatabiliriz.Bu konuda bilgimiz yetersizse kitaplardan faydalanabiliriz.İstediğimiz her şeyi önümüze sergileyen internet dünyasından faydalanabiliriz.Yeter ki bir şeyler yapmak isteyelim.Günümüz anne ve babaları gerçekten çok bilinçli ,ben hiç umutsuz değilim ,olumsuz düşünmek olumsuz sonuç verir.Daima pozitif olmalıyız ki çocuklarımıza ve çevremize faydamız olsun.Şuda var bir kaç tanıdığınız Avrupa'ya gidip gördüklerini gıptayla anlattı diye bu bizim yerimizde saydığımızı göstermez.Nasıl ki bizim Batı dan üstün yanlarımız varsa onlarında bizden üstün yanları vardır.Ekonomik sıkıntısı olan insanlar orda para kazanıyor ve rahatlıyor,orda insan sağlığına daha fazla değer verildiğini görüyor ve bizim sağlık kuruluşlarımızı da eleştiriyor.Hepimizin tanıdıkları vardır bu konuda.Ama önemli olan eksiklerimiz için çözümler getirmeye çalışmaktır diye düşünüyorum.Bugün başka ülkeleri öven kişi yarın kendi kültürünü yitirir Allah korusun.Milletimize sahip çıkalım ,kültürel benliğimize sıkı sıkı sarılalım ,herşey senin ,benim , bizlerin elinde...
 
L

Lamia

#14
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Cevabınıza teşekkür ederim. Gerçekten bu konuya çok pozitif bakıyorsunuz. Sizin bu konuda bilinçsiz bir insan olduğunuzu da asla düşünmüyorum. Sizin çocuk yetiştirme konusunda da bilinçli olduğunuzu görüyor, sizi bu konuda da tebrik ediyorum. Sizi eleştirmek gibi niyetim de yoktu. Kendi düşüncemi belirttim sadece.
SEVGİ İLE KALIN...
 
Katılım
28 Mar 2007
#15
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

MERHABA...ÖNCELİKLE EKSİKLİĞİ HİSSEDİLEN BİR ALANA İŞARET BUYURULMASI ZİYADESİYLE MEMNUN EDİCİ..OKULLARIMIZDA DEDE KORKUT ,KARACOĞLAN KÖROĞLU GİBİ BİZE BİZİ ANLATAN DEĞERLERİMİZDEN BAHSEDİLMİYOR..BEN ÜNİVERSİTEYE GELENE DEK DERİNLEMESİNE İŞLEMNMESİNDEN GEÇTİM YÜZEYSEL OARAK BİLE BU KONULARA DEĞİNİLDİĞİNİ ANIMSAMIYORUM...
ÖĞRETMEN ADAYI BİRİSİ OLARAK ÖĞRENCİLERİME BU VE BENZERİ KONULARI GEREKTİĞİ KADAR VERECEĞİM GÜNLERİN HAYALİYLE YANIP DURUYORUM...
Varlığı insanlık tarihiyle eş zamanlı olan Türk milletinin de büyük destanları vardır. Bu destanlar içerisinde şüphesiz en görkemlisi, en önemlisi Kitâb-ı Dede Korkut’tur. FUAD KÖPRÜLÜ ’nün de belirttiği gibi bütün Türk edebiyatı terazinin bir gözüne, Kitâb-ı Dede Korkut öbür gözüne konsa Kitâb-ı Dede Korkut yine ağır basacaktır
 
F

Feraye

#16
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz sorusu için okullardaki ders müfredatının nasıl işlediğine bakmak yeterli. Kültürel benliğimizin bilinci bize okul sıralarında verilmektedir. Okul sıralarında da buna önem verilmediğini hepimiz biliyoruz. Demek ki biz milli, değerlerimize sahip çıkabilecek alt yapıyı oluşturamamışız. Tabi ki bu konuda duyarsız insanların çokluğu yanında duyarlı insanlar da var. Duyarlı insanların çoğunlukta olması tek dileğimiz.
 
Katılım
8 Şub 2007
#17
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Türk'ün kültürel bir varlığından söz etmek nerdeyse mümkün değil.
Artık sadece batı kültürü var.Önce dilimizi kaybettik , çok yakında da topraklarımızı kaybedeceğiz.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#18
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

AzerRail' Alıntı:
Önce dilimizi kaybettik , çok yakında da topraklarımızı kaybedeceğiz.
Aman ağzını hayra aç. Bu topraklar kolay kazanılmadı, kolay da kaybedilemez.
 
Katılım
8 Şub 2007
#19
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?{Aktif Konu}

Yıllar evvel atalarımız canını çekinmeden verdi ama şimdi torunları , çarpıştıkları insanları örnek alıyor.
o zaman Çanakkale geçilmedi ama şimdi çoktan geçildi.Aşağıdaki sunumu izlemenizi istiyorum

İndir
http://uploaded.to/?id=9n4mlp
 
Katılım
5 Ağu 2007
#20
Ynt: Kültürel benliğimize sahip çıkıyor muyuz?

kültürümüze sahip çıkmıyoruz malesef bu gün gibi aşikar. bize ait olan eserler nedense avrupa müzelerinde sergileniyor yabancı arkeologlar karış karış incelemekte topraklarımızı ama biz kılımızı kıpırdatmıyoruz..
bi öğretmen adayı olarak yeni müfredatı pek bilmiyorum ama fena sayılmaz eskiye göre edebiyat ders kitapları doyurucu olmaya yakın.ben bu konuda en fazla öğretmenlere iş düştüğünü düşünüyorum onlar sevdirmeli dersleri şairleri kitapları...
ben şahsen müfredat falan dinlemem yaaa.. müfredatta neymiş dört yıl boyunca kimler tarafından hazırlandığı belli olmayan bişeyi öğrencilerime öğretmek için okumadım.öğretmem gerkenleri. onların ihtiyacı olan şeyi öğretirim tamam ama bunun dışında onlara kitap okumayı öğretmektir benim görevim bence hangi tür olursa olsun okumayı öğrenmeliler en büyük ihtiyacımız bu..
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap