Lezzet-i gazel

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Visâl içün sunar ol yâre her fütâde gazel
Dürûg-u maslahat âmiz olur arada gazel

O gül-rûha yürü ahvâli açıcak söyle
Düşerse fursat eğer okı bir küşâde gazel

İzârı vasfını yazdukda hattını yâd it
O yâr-ı ehl-i dile arza kılma sade gazel

Saçun hevâsı ile düşdü özge sevdâya
Bu denlü bağladılar yine ol hevâda gazel

Virür karar dil-i bî-sükûna gayetde
Âtâyi şi'ri gibi bir karar-dâde gazel



Atâyî
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Gamze dil-dûz olıcak nâz ü tegâfül ne belâ
Dilde sabr olmayıcak nâza tahammül ne belâ

Çîn-i ebrûya tahammül edemezken âşık
Girih-i pür-şiken-i turre-i kâkül ne belâ

Turralar gökde hümâ saydına âmâde iken
Dil şikâr etmek için hâke tenezzül ne belâ

Dile her mûyu bir ejder görünür ol zülfün
Nice bin ejderi bir yerde tahayyül ne belâ

Âşıka nâlesi eğlence yeter ey Nef'î
Nağme-i dil-keş için minnet-i bülbül ne belâ


Nef'i
 
Katılım
30 Ocak 2010
Ynt: Lezzet-i gazel

Akl yâr olsaydı terk-i aşk-ı yâr etmez m'idim
İhityâr olsaydı rahat ihtiyâr etmez m'idim

Lâhza lâhza sûretin görseydim ol şîrin-lebin
Sen kimi ey Bîsütûn ben hem karar etmez m'idim

Nişe mahrem eyledin şem'i beni mahrûm edip
Ben senin bezminde can nakdin nisâr etmez m'idim

Derdimi âlemde pinhân tuttuğum nâ-çardır
Uğrasaydım bir tabîbe âşkâr etmez m'idim

Yâr ile ağyârı her-dem görmeğe olsaydı sabr
Terk-i gurbet eyleyip azm-i diyâr etmez m'idim

Vâ'izin küfrün benim rüsvâlığımdan kıl kıyas
Anda sıdk olsaydı ben takvâ şi'âr etmez m'idim

Ol gül-i handânı görmem mümkin olsaydı bana
Sen tek ey bülbül gül-istâna güzâr etmez m'idim

Ey Fuzulî dâğ-ı hicrân ile yanmış gönlümü
Lâle-zâr açsaydı seyr-i lâle-zâr atmez m'idim

Fuzulî
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Bâde gam verir bize biz âşık-ı dîvâneyiz
Gelmeden bu bezme câm-ı aşk ile mestâneyiz

Çekmeziz renc-i humârı ömrümüzde gerçi biz
Gam değil mahmûr olursak sâkî-i meyhâneyiz

Âşık-ı yek-reng ü rindân-güşâde-meşrebiz
Bezm-i hâs-ı vahdete hem bâde hem peymâneyiz

Hem gülüz hem bülbülüz germiyyet-i aşk ile biz
Dâğ-ı derde şu'le vü şem'-i gama pervâneyiz

Rind-i aşkız hâsılı Nef'î-i bî-pervâ gibi
Âşinâya âşinâ bîgâneye bîgâneyiz


Nef'î
 
Katılım
8 May 2007
Ynt: Lezzet-i gazel

Cân cemâlün şem’inün pervânesidür dostum
Dil müselsel zülfünün dîvânesidür dostum

Al emânet gönlümi cevrünle vîrân eyleme
Kim senün hayl-i hayâlün hânesidür dostum

Cân u dil derd ü gamunla âşinâ olalıdan
İki ‘âlem anlarun bîgânesidür dostum

Yoluna cân u cihân virdüğüme budur sebeb
Bana cevr itdügünün şükrânesidür dostum

Kasr-ı cennet bigi ma’mûr olısardur dâyimâ
Ol gönül kim ‘aşkunun vîrânesidür dostum

Kanuma gamzen susamışdı lebünden soraram
Kim kaçan ol teşne kana kanasıdur dostum

Ger terahhum eylemezsen Adnî yüzün şem’ine
Âkıbet pervâne bigi yanasıdur dostum

Adnî
 
Katılım
5 Ara 2008
Ynt: Lezzet-i gazel

ey müezzin gel cenazem üstüne feryad kıl
öldüğümden yarı agah eyle rahm sad kıl

taşlar kim cevr ile kuyunda urmuştun bana
gönlümü yıktın anunla kabrimi abad kıl

yoluma hak oldı bu üftade diyü
gel mezarum taşına yazdır bir eyü ad kıl

firkatinde çünkü can virdüm o serv-kametin
ey yapan mezarımı ya şimşir ya serv ü şimşad kıl

naleler kılsa tenim tabutda kılman aceb
tahtaya bağlansa eyler nale vü feryad kıl

gülsitanı kuyuna şayed ki bir zerre düştü
ey saba billah lütf eyle toprağım berdad kıl

lütf edüp ömrün unutma AŞKİNİN bu şiirini
yaduna gah gah anı anunla yad kıl
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Yârun ayağı tozuna kıymet cihân gerek

Yârun ayağı tozuna kıymet cihân gerek
Belki cihân ne nesne ola baş u cân gerek

Bir yârı kılmışam iki ‘âlemde ihtiyâr
Evvel kişiye cân gerek andan cihân gerek

Vurdukça dil eşiğine cân pîş-keş kılur
Yârı evine varsa kişi armağan gerek

Kanlu yaşum yiterdi yine sevgisiyiçün
Da’vîye ma’nî vü dahı ‘aşka nişân gerek

La’lini dişledükçe gözi kanumı döker
Elbette hükm-i şer’ budur kana kan gerek

Yüzüne karşu göz yaşın akıtduğum bu kim
Gülzârı tâze dutmağa âb-ı revân gerek

Cûşıla ağladuğını ayb itme Adnî’nün
Âşık olanlarun gözi deryâ-feşân gerek


Adnî
 
Katılım
5 Ara 2008
Ynt: Lezzet-i gazel

Ölmek âsân âşıka bir dem firâk-ı yâr güç
Böyle müşkil derd esîri hastaya tîmâr güç

Aşk mühlik yâr gafil mübtelâlar n’eylesin
Birbirine derdini inkâr güç ikrar güç

Gerçi aşk izhârı bîtâb olmayınca cürm olur
Dilber ammâ müdde’â-fehm olıcak inkâr güç


Yâr eğer âşık ne eylerse muhabbet iktizâ
Etmemek olur mahallinde ânı izhâr güç

Olsa Nef’î n’ola ger endîşesiyle hem-zeban
Neylesin yâ sohbet-i yârân-ı nâ-hemvâr güç
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Gamzeler kim cân iline tîr-i müjgân yağdurur

Gamzeler kim cân iline tîr-i müjgân yağdurur
Benzer ol Tâtâra kim sihr ile bârân yağdurur

Fürkatünden gözlerüm geh yaş akıdur gâh kan
Yoluna îsâr içün dürr ile mercan yağdurur

Dûd-ı ahumdan duyar ağladuğum halk-ı cihan
Kara yil esdükce bilürler ki tûfân yağdurur

Ol kadar akdi gözümün yaşları kim geldi kan
Şimdiden gerû akan seyl-âbı kandan yağdurur

Leblerünün sâğarından sâki-i îsî-nefes
Cür'a diyu ehl-i meclis üstine cân yağdurur

İşiğünde âhum işiden döker göz yaşların
Nitekim kıble yili esse firâvân yağdurur

San yağar bârân-ı hışm ile tegerg-i pür-belâ
Ol kemân-ebrû kaçan tir ile peykân yağdurur

Zülfün ucından gönüller düşdüğin gören sanur
Ejdehâdur kim ağızdan nâr-ı sûzan yağdurur

Ey Necati kilk-i gevher-bâruna kıymet mi var
Dürr olur her katre kim ol ebr-i nisan yağdurur


Necâtî
 
Katılım
8 May 2007
Ynt: Lezzet-i gazel

Sözlemez küsmüş bize canane söylen söylesin

Neyledim ol yar-ı alişana söylen söylesin



Naz-ıla güftara gelmezse helak eyler beni

Ol cefa vü cevri bi-payana söylen söylesin



Derd-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen

Anı yine aşık-ı nalana söylen söylesin



Harı zahmından neler çektiğimi gülzarda

Bağban- bülbül-i giryana söylen söylesin



Bakiya dil durmasın güftara takad kalmadı

Vaktidir ol husrev-i devrana söylen söylesin

Bâki
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Senin zencîr-i zülfünden dil-i dîvane bend ister
Usandı hicr ile cândan asılmağa kemend ister

Mey-i la’lin içip vâiz harâb-ı çeşm-i yâr olduk
Ana de va’z ü tefsîri ki senden nush u pend ister

Lebin dârü’ş-şifâsından umar dil derdine dermân
Tabîb-i hasta dillersin devâsın derdmend ister

Gönül günc-i kanâatte otur giy hırka-i hüznü
Çün ol şeh kulların dâim fakîr ü müstemend ister

Hayâl-i sîm ü zer etmen ana benzer senin Adlî
Gedâ hâk üzre yatarken gümüşten tahtabend ister


Adli
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Zülf-i pür-çînün gamından dîde kim pür âb olur
Her ne bahre kim düşerse katresi gird-âb olur

Göz yumup açınca turmaz gelse dil-ber hâneme
Baht-ı bî-dâr olmasa devlet hayâl-i hâb olur

Yâre açsa sîneye dil-ber gelür câna ferâh
Aşık-ı bî-çâreye ol yâre feth-i bâb olur

Eşk-i `âşıkdan hazer kıl ey cevân-ı tünd-hû
Kim niçe ma mûreler vîrân ider seyl-âb olur

Bir dile Yahyâ tokunsa pertev-i feyz-i Hudâ
Zerre-i nâ-çîz iken hurşîd-i âlem-tâb olur


Şeyhülislam Yâhyâ
 
Katılım
21 Şub 2010
Ynt: Lezzet-i gazel

Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı

Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver
Oda yanmış kuru cisminde hevâdan gayrı

Perde çek çehreme hicran günü ey kanlu sirişk
Ki gözüm görmeye ol mâhlikadan gayrı

Yetti bi-kesliğim ol gayete kim çevremde
Kimse yok çizgine gird-âb-ı belâdan gayrı

Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbın ki bu seyl
Komadı hiç imâret bu binadan gayrı

Bezm-i aşk içre Fuzûli nice âh eylemeyem
Ne temettu' bulunur neyde sadâdab gayrı

fuzuli
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel



Rûz u şeb dîdelerim derdin ile kan ağlar
Vâkıf olan benim esrârıma her an ağlar

Kimse fehm itmedi hayfâ ki nedir maksûdum
Gice gündüz ne içün dîde-i giryân ağlar

Dâğ-ı sînem göricek hûn ile âlûde benim
Rahm idip hâlime ezhâr-ı gülistân ağlar

Gördü çün derd-i dil-i zârımı rahm itdi tabîb
Didi ey hasta-i hicrân sana dermân ağlar

Yine rahm eylemez asla bana ol âfet-i cân
Beni bîmârî görüp hâlime yârân ağlar

Gam degil bilmez ise hâl-ı derûnum ol yâr
Fehm ider niyyetimi sâhib-i ‘irfân ağlar

Derd ile rûyuna bakdıkça senin İlhâmî
Gerçi handân olur ammâ cigeri kan ağlar


III.SELİM (İlhâmî)
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Dilşâd' Alıntı:


Rûz u şeb dîdelerim derdin ile kan ağlar
Vâkıf olan benim esrârıma her an ağlar

Kimse fehm itmedi hayfâ ki nedir maksûdum
Gice gündüz ne içün dîde-i giryân ağlar

Dâğ-ı sînem göricek hûn ile âlûde benim
Rahm idip hâlime ezhâr-ı gülistân ağlar

Gördü çün derd-i dil-i zârımı rahm itdi tabîb
Didi ey hasta-i hicrân sana dermân ağlar

Yine rahm eylemez asla bana ol âfet-i cân
Beni bîmârî görüp hâlime yârân ağlar

Gam degil bilmez ise hâl-ı derûnum ol yâr
Fehm ider niyyetimi sâhib-i ‘irfân ağlar

Derd ile rûyuna bakdıkça senin İlhâmî
Gerçi handân olur ammâ cigeri kan ağlar


III.SELİM (İlhâmî)
Acaba koca sultana her şeyi ağlar gösteren dert ne idi? Bayburtlu Zihnî'nin meşhur koşmasının makta dörtlüğünü hatırlattı bana:

Zihnî dehr elinden her dem kan ağlar
Vardım ki bağ ağlar bâğ-bân ağlar
Sünbüller perîşan güller kan ağlar
Şeydâ bülbül terk edeli bu bağı

Sultan Selîm notalara hâkim olduğu gibi kelimelere pek hâkimiyet kuramamış geldi bana . Kelimelerin sahilinde dolaşmmış. Derinlere pek inememiş.
Matladaki "ESRÂR" kelimesi bana bu gazeli "ESRÂR DEDE" nin ölümün üzüntüsü ile mi yazmış?" dedirtti. Acep böyle bir bilgi var mıdır?
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

dedeefendi' Alıntı:
Sultan Selîm notalara hâkim olduğu gibi kelimelere pek hâkimiyet kuramamış geldi bana . Kelimelerin sahilinde dolaşmmış. Derinlere pek inememiş.
Matladaki "ESRÂR" kelimesi bana bu gazeli "ESRÂR DEDE" nin ölümün üzüntüsü ile mi yazmış?" dedirtti. Acep böyle bir bilgi var mıdır?
Aslında III. Selim'in işinin şiir yazmak olmadığı, buna rağmen şairleri teşvik etmek amaçlı bir şeyler karaladığı, bu şiiri de uzun uzun aralar vererek tamamladığı rivayet edilir. Malumunuz işi başından aşkın bir Sultan'dı kendisi. Esrar Dede ile bir ilgisinin olup olmadığını bilemiyorum malesef.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Hatta rivayette kalmasın Hâtimetü'l-eş'âr (Fatin Tezkiresi) 'dan bu gazelle ilgili küçük bir alıntı ekleyeyim:

" ....selâtîn-i izâm tâbe serâh hazerâtı sülâle-i tâhiresinden bin yüz yetmiş beş târîhinde zîbâver-i kehvâre-i vücûd olup bin iki yüz üç târîhinde revnak-dih-i hilâfet ve bin iki yüz yirmi üç senesi hilâlinde şârib-i şehd-i şehâdet olan Sultân Selîm Hân-ı Sâlis hazretlerinin dahi asr-ı maârif-hasr-ı mülûkâneleri şu‘arâsını teşvîk u terğîb niyet-i hâlisesiyle aralık aralık tanzîm-i eş‘âr-ı gevher-ayâr buyurmuş olduklarına gazel:

Rûz u şeb dîdelerim derdin ile kan ağlar
Vâkıf olan benim esrârıma her an ağlar

Kimse fehm itmedi hayfâ ki nedir maksûdum
Gice gündüz ne içün dîde-i giryân ağlar
...................
...................."

şeklinde devam ediyor.
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Dilşâd' Alıntı:
Hatta rivayette kalmasın Hâtimetü'l-eş'âr (Fatin Tezkiresi) 'dan bu gazelle ilgili küçük bir alıntı ekleyeyim:

" ....selâtîn-i izâm tâbe serâh hazerâtı sülâle-i tâhiresinden bin yüz yetmiş beş târîhinde zîbâver-i kehvâre-i vücûd olup bin iki yüz üç târîhinde revnak-dih-i hilâfet ve bin iki yüz yirmi üç senesi hilâlinde şârib-i şehd-i şehâdet olan Sultân Selîm Hân-ı Sâlis hazretlerinin dahi asr-ı maârif-hasr-ı mülûkâneleri şu‘arâsını teşvîk u terğîb niyet-i hâlisesiyle aralık aralık tanzîm-i eş‘âr-ı gevher-ayâr buyurmuş olduklarına gazel:

Rûz u şeb dîdelerim derdin ile kan ağlar
Vâkıf olan benim esrârıma her an ağlar

Kimse fehm itmedi hayfâ ki nedir maksûdum
Gice gündüz ne içün dîde-i giryân ağlar
...................
...................."

şeklinde devam ediyor.
Teşekkür ederim .Fatin Tezkiresi elinizde mevcut mu?
Sehî Bey, Lâtîfî, Kınalızâde, Beyânî , Rızâ, Künhü'l- Ahbâr, Sâlim Efendi Tezkireleri kütüphânemde mevcut. Fakat diğer tezkirelere ulaşamadım. En çok isteyip de ulaşamadığım Âşık Çelebi Tezkiresi'dir. Maalesef bu tezkireye sahip olamadım... Riyâzî Tezkiresi ve Fatih Tezkireleri de kütüphânemde yok. Bu eserlerin günümüz Türkçesi var mı bilemiyorum. Eski Türkçesine de razıyım, fakat bulamıyorum. Kütüphâneden dijital kayıtlarını alsam evimin ekonomisi YUNANİSTAN'dan beter olur. Onun için o tarafa yanaşamıyorum...
 
Katılım
30 Ocak 2010
Ynt: Lezzet-i gazel

Dili şuride hayfa yâre, yâr ağyare maildir
Bilinmez hikmeti bülbül güle, gül hare maildir.

Olursun pür gadab ben arzıhal etdikçe sen emma
Cefakârım, mizacın çare ne ağyare maildir.

Şikâyet sanma rencü zahmi aşk eyler isem izhar
Tabibe haste elbet derdini iş'are maildir.

Kaçınmaz şule-i didarı yâre can atar daim
Benim mürgi dilim pervane âsa nare maildir.

İder tahsin nazmı dilküşasın eylesen tanzir
Şeref tab'ı selisim böyle hoş küftare maildir.

Şeref Hanım
 

Giriş yap