Lezzet-i gazel

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

dedeefendi' Alıntı:
Teşekkür ederim .Fatin Tezkiresi elinizde mevcut mu?
Sehî Bey, Lâtîfî, Kınalızâde, Beyânî , Rızâ, Künhü'l- Ahbâr, Sâlim Efendi Tezkireleri kütüphânemde mevcut. Fakat diğer tezkirelere ulaşamadım. En çok isteyip de ulaşamadığım Âşık Çelebi Tezkiresi'dir. Maalesef bu tezkireye sahip olamadım... Riyâzî Tezkiresi ve Fatih Tezkireleri de kütüphânemde yok. Bu eserlerin günümüz Türkçesi var mı bilemiyorum. Eski Türkçesine de razıyım, fakat bulamıyorum. Kütüphâneden dijital kayıtlarını alsam evimin ekonomisi YUNANİSTAN'dan beter olur. Onun için o tarafa yanaşamıyorum...
Elinizdeki eserlerin her biri hakikaten çok kıymetli. Fatin Tezkiresi'nin matbu metni üzerine yapılmış ve basılmış bir çalışma dosyalarım arasında mevcut. 451 sayfalık çalışmada tezkirenin tamamına yer verilmiş bulunmakta.Ama kitabın kendisine sahip olmak daha güzel olurdu tabi.
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Keşke dijital hâline ulaşabilsem. Elimde dijital tezkireler var:
Lâtîfî, Künhü'l- Ahbâr, Sehî Bey, Sâlim, Bünyân... Bunlar sizde vardır tahmin ediyorum. Eğer yoksa ve isterseniz size gönderebilirim...
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Teşekkür ederim, elimdekini en kısa zamanda ulaştırmaya çalışır ihtiyacım olanları da geniş bir zamanda sizden rica ederim.



Dil-i bîmârı suâl itmege cânân geldi
Mürde-i hecr u firâka yeniden cân geldi

Derd-i firkatle zebûn olmuş idi hayli zamân
Bu gün ol âfeti gördüm bana dermân geldi

Yine mehtâb idecek sen dil-i nâlânda bu şeb
Burc-ı hüsnün meh-i tâ-bendesi mihmân geldi

Bâde sun nûş idelim zevk iderek ey sâkî
Ki bu dem meclise cânân yine handân geldi

Kaçan İhyâ gül-i ruhsâre-i yâri gördü
Def‘-i gam eyleyüp âsâyiş ile yan geldi


Şerîf Yahya İhyâ Efendi
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Murassa Gazel

Ey gül-i ra’nâ gonca-i hamrâ hüsn ile yektâ serv-i semen-sâ
Kâmeti bâlâ zülfi şeb-âsâ dilber-i zîbâ yâr-ı dil-ârâ

Görmedi iller bir sana benzer lebleri sükker ol da mükerrer
Mihr-i münevver hûb-ı semen-ber rûh-ı musavver dil-keş ü garrâ

Hüsni müsellem gül gibi hurrem mûnis ü mahrem müşfik (ü) hem-dem
Zübde-i âlem kıdve-i âdem şâh-ı mükerrem gayret-i Dârâ

Nâmı Mehemmed zâtı mümecced hüsni mü’ebbed hulkı mü’eyyed
Şfkaati bî-had lutfı mücedded bendesini redd eylemez aslâ

Ârızı rengîn sözleri şîrîn la’li güher-çîn sâ’îd-i sîmîn
Kâküli müşgîn sînesi pür-kîn gamzesi bî-dîn gözleri şehlâ

Nakd-i revânı ya’nî ki cânı virdi Cinânî gördi çün anı
Tutsa cihânı n’ola figânı itdi çü anı vâlih ü şeydâ CİNÂNÎ

Murassa her kelimenin kâfiyeli olmasıdır. Fakat yine de murassa diye adlandırmayı uygun buldum...
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Mübtelâ olalı dil zülfüne şâhım ezelî

Mübtelâ olalı dil zülfüne şâhım ezelî
Gayra kılmadı heves, gözlemedi her güzeli

Eşiğin yaslanıram her gece tâ subha değin
Sen leb-i goncada bir zerre mahabbet sezeli

Demedim mi sana vasl olayım ey gonca-dehen
Ahd ü peymân hani be güzeller güzeli

Beni hecr ateşine yaktınız âh eyledik âh
Şol güzel gözlerini gözlerime karşı süzeli

Unutuldu dökeli şâ'irin eş'ârı kamu
Şimdi ellerde ve dillerde Necâti gazeli


NECATİ BEY
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Bâd-ı cefâ-yı dehre tahammül zamânıdur
Fikr eyle bu kelâmı te’emmül zamânıdur

Uzatma dest-i hâceti zinhâr kimseye
Âb-ı ricâdan el yu tevekkül zamânıdur

Dâg-ı hezâr sînemi zeyn itdi ser-be-ser
Ey gonce seyre gel ki karanfül zamânıdur

Zeyn itdi bâgı ey dil-i şeydâ benefşeler
Nergis göz açdı gülşene sünbül zamânıdur

Ayakda kalma cur‘a gibi Ravziyâ sakın
Gel câm-ı bâde al elüñe gül zamânıdur


Edincikli Ravzî
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

İstanbul`u Fetheden Yeniçeriye Gazel

Vur Pençe-i Âlî`deki şemşîr aşkına
Gülbang-ı âsmânı tutan pîr aşkına

Ey leşker-i müfettihü`l-ebvâb vur bugün
Feth-i mübîni zâmin o tebşîr aşkına

Vur deyr-i küfrün üstüne rekz-i hilâl içün
Gelmiş bu şehsüvâr-i cihângîr aşkına

Düşsün çelengi Rûm`un, eğilsün ser-i Firenk
Vur Türk`ü gönderen yed-i takdîr aşkına

Son savletinle vur ki açılsın bu sûrlar
Fecr-i hücûm içindeki tekbîr aşkına


Yahya Kemal Beyatlı
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Olalı hecr ile ben bir yana cânân bir yana
Cism-i mürde bir yana azm eyledi cân bir yana

Yerde gökde ol meh-i gül-ruh bulunmaz gerçi kim
Âh gitdi bir yana eşk oldu cûyân bir yana

Bir dem içün gamze-i hûn-rîzine ol kâtilün
Bir yana hançer durur şemşîr-i bürrân bir yana

Öykünürdi her biri bir çeşmüme aksa eğer
Bahr-i kulzüm bir yana deryâ-yi ummân bir yana

Ol büt-i tersâdan ala dâdumi ol günde kim
Bir yana saf bağlaya kâfir Müselmâbn bir yana

Kîn ü kibr ile beyân eyler tevâzû hâlini
Kadr-i Âdem bir yana hirmân-ı şeytân bir yana

Fevriyâ kardeşleri fark eyleye zann etmezin
Bir yana dursa o meh-rû Mâh-ı Ken’ân bir yan FEVRÎ
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Ben yitirdim ben ararım yar benimdir kime ne
Gah girerim öz bağıma gül dererim kime ne

Gâh giderim medreseye ders okurum Hak için
Gâh giderim meyhaneye dem çekerim kime ne

Sofular haram demişler bu aşkın şarabına
Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne

Ben melâmet hırkasın kendim giydim eğnime
Ar-u namus şişesini taşa çaldım kime ne

Gâh çıkarım gökyüzüne hükmederim kaf ve kaf
Gâh inerim yeryüzüne yar severim kime ne

Kelp rakip böyle diyormuş'güzel sevmek pek günah'
Ben severim sevdiğimi günah benim kime ne

Sofular secde ederler mescidin mihrabına
Yar eşiği secdeğahım yüz sürerim kime ne

Nesimi'ye sordular ki yarin ile hoş musun
Hoş olayım olmayayım o yar benim kime ne


Nesîmî
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Âşık kaçan ki nâvek-i âh-ı seher çeker
Göklerde mihr ü mâlı yüzine siper çeker

Gâhî kemân-ı mihnet ü gâhî hadeng-i âh
Meydân-ı gamda âşık-ı miskin neler çeker

Bir gün sen âfitâba mukaarin olam diyu
Mâlı-ı felek yıl on iki aydur sefer çeker

As bari dâr-ı zülfüne bir kezden it halâs
Cellâdı gamze bizi nice bir iler çeker

Zülfün ki arifane eğilüb öper lebün
Bir rinddür ki câm-ı şarâbı çöker çeker

Râz-ı lebini mest gözinden sorar gönül
Nâzüglük ile ağzını arar haber çeker

İtme igende dîde vü dilden şikâyeti
Kim cevr-i ışkı pâdişeh-i bahr ü ber çeker

Râgıb görür kaşun ile zülfün kemendini
Ânım içün Necâtî bu denlu gerer çeker


Necâtî
 

heyula

vâizin nâr-ı cehennem dediği firkat imiş...
Katılım
20 Ocak 2008
Ynt: Lezzet-i gazel

Dilşâd' Alıntı:


Demedim mi sana vasl olayım ey gonca-dehen
Ahd ü peymân hani be güzeller güzeli


Demedin mi sana vaslolayım ey gonca-dehen
Ahd ü peyman kanı be güzeller güzeli

şekliyle daha hoş duruyor...
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Kadehden gayrı bir la’lün öper yok
Kemerden gayrı bilüni kucar yok

Pür oldı dîdemüz hâk-i rehünle
Eser yilden velîkin hiç eser yok

Gelürse bir yire nakâkş-ı ‘âlem
Bu resm ile seni tasvîr ider yok

Didüm var mı dehânunla miyânun
Didi kim söyleme ortada var yok

Felek tâkındaki kandîl-i mâhı
Uyarmaz Bâkî âhum giceler yok SULTÂNÜ'Ş-ŞUARÂ BÂKÎ
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

...
Sıkıldı zât-ı şâhâne dedi başka sözüm yoktur
Sürülsün hâsılı az çok kim anlarsa kitâbetten

Nasıl asker verir bilmem ki hâlâ duygusuz millet
Gidenler can verir yollarda açlıktan sefâletten

Yemez içmez melektir sanki askerler çırılçıplak
Şehîd olmak için bîçâreler dönmez azîmetten

Giren taht-ı silâha ekseriyyâ ölmeden çıkmaz
Anınçün kaldı pek çok tarlalar hâli zirâatten

Silâh altında kalmış yirmi beş yıllık nefer vardır
Unutmuşlar zavallı hep sükût etmiş itâatten

Pabuçsuz yüzbaşı çok az mı püskülsüz mülâzımlar
Ayırmaz binbaşı bunlar için bir hisse sirkatten

Neferler bir ağızdan pâdişahım çok yaşa derken
Verâdaan yüzbaşı top patlatır ifrât-ı hiddetten

Etibbâ öldürür kim hastegânı öyle süratle
Ederler çok zaman vâreste Azrâil'i külfetten

Fişeksizdir tüfekler gülle yok toplar muattaldır
İbârettir hükûmet bir heyûlâ-yı siyâsetten

Üvey evlâdı gûyâ başka ordû-yı hümâyunlar
Şehîd olmak ne hâcet can veren çoktur zarûretten

Gelirse sağ selâmet hani bir âdem eve akşam
Ederler hânede şenlik vukû-i hüsn-i avdetten

Latîfe zannedip gülme çekilmez bir belâdır bu
Yazarken ürperir insanda tüyler havf ü haşyetten EŞREF
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Nice tahrîr ideyin vasfını derd ü elemün
Bağrı yufka kâğıduñ gözleri yaşlu kalemün

Nâmenüñ barmağına rîşte-i cân bağladı dil
Ki varup benden elin öpe o şâh-ı keremün

Nâmede nâm-ı humâyûnuñı tahrîr édeli
Yéri baş üzredür ol nâme-i müşgîn-rakamun

Ğam-ı hecrüñle neler çekdügümi yazdum idi
Nâmenüñ kaddini bükdi sanemâ bâr-ı ğamun

Ne bilür hâme ki şerh eyleye hâlüm ÂHÎ
Kar’ elif çıkmaya karnını yararsañ kalemün ÂHÎ
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

PeJMüRDE' Alıntı:
Maşallah ne hoş...
Âhî, adından da belli olduğu gibi hayatı âh çekmekle geçmiş. Çileli bir ömür yaşamış, hayata küsmüş. Tezkirelerden hayatını okurken Âhî'ye çok acıdım.
Makedonya- Bosna Hersek taraflarından. Hatırladığım kadarıyla maddi durumu iyi olan bir kimse. Babası rahatsızlanıp ölmüş. Bir müddet sonra annesi bir adamla evlenmiş. İşte bu onu perişan etmiş. Tezkirler üstüne basarak "Yol azığı bile almadan" İstanbul yollların düşmüş. 40 yaşını aşmışken bile bir medrese de mülazımlık(asistanlık) yapmakta imiş. Hayata küstüğü buradan belli. Şiirlerinde bu acıyı görmek mümkün. Âhî'yi okurken Cem Sultan'da olduğu gibi içim acıdı...
 
Katılım
18 Mar 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Nurettin topçu,mehmet akif için şunu diyordu:''Büyük adam eseriyle kişiliğini bütünleştiren adamdır.''Aynen öyle hocam.Mahlası dahi özetliyor onu.Her şair ve yazar yaşadığı devrin bir semeresidir diyor başka birisi.Her eserde daha doğrusu her samimi eser yaşanmış bir öyküdür.Yaşanmış bir öyküdürki karşıda gerçekmiş gibi bir izlenim uyandırır.Neyse hocam çok değerlisiniz burası için,Allah yar ve yardımcınız olsun.Duanızı esirgemeyin bu yaz biraz sıkıntılı geçecek kendi açımdan, malum önümüz mülakat, dua edin....selametle..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Muradın anlarız ol gamzenin iz'ânımız vardır
Belî söz bilmeziz amma biraz irfânımız vardır

O şuhun sunduğu peymâneyi reddetmeyiz elbet
Anınla böylece ahdetmişiz peymânımız vardır

Münasibdir sana ey tıf l-nâzım hüccetin al gel
Beşiktaş'a yakın bir hâne-i viranımız vardır

Güzel sevmekte zâhid müşkilin var ise bizden sor
Bizim ol fende çok tahkîkımız itkaanımız vardır

Koçub her şey miyânın canına can katmada ağyar
Behey zâlim sen insaf et bizim de canımız vardır

Sıkılma bezme gel bîgâne yok davetlimiz ancak
Nedîmâ bendeniz var bir dahi sultânımız vardır


Nedim
 
Katılım
6 Şub 2009
Ynt: Lezzet-i gazel

Bir yüzi gül gonce-leb dil-dâr dirsen işte sen
Sen güle bülbül gibi kim zâr dirsen işte ben

Zülfi anber boyı ar'ar serv-kadd ü lâle-had
Bir semen-ber gonca-leb dil-dâr dirsen işte sen

Mihnet ü derd ü gam-ı ışkunla olmış haste-dil
Bir belâ-keş âşık-ı dîdâr dirsen işte ben

Hecr ile cân ü gönül mülkini yağmalar kılur
Bir kaşı yâ gözleri mekkâr dirsen işte sen

Her zemânda dir Necati hây ömrüm hâsılı
Zülfümün dânna kim ber-dâr dirsen işte ben


Necatî
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Lezzet-i gazel

Görelden rûyunu yâ hû senin ey gözleri âhû
Geçer arşı sadâ-yı hû gönül bir âh çeker bir hû

Gönül turmaz eder devrân sema vü vecd ider hayrân
Kudûmunla olur şâdân gönül bir âh çeker bir hû
...
Geçer bin nây-ı efgânım amân ey derd-i handânım
Tecelli ile sultânım gönül bir âh çeker bir hû

Müdâm vird-i zebânımsın cilâ-yı cism u cânımsın
Azîzim hüsn ü ânımsın gönül bir âh çeker bir hû

Şarâb-ı sâf-ı sübhânı sakâhüm rabbuhum şânı
Yed-i kudret sunar anı gönül bir âh çeker bir hû


ŞEYH AHMED SAFİ EFENDİ
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 1)

Giriş yap