makaleler

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: makaleler

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=25533&y=DucaneCundioglu

1 Ocak 2011...

Kafamla gövdemi bitiştirmek için çırpınıyorum.

21. asır. Çağdaş bilim... çağdaş sanat... çağdaş yaşam...

Anlamaya, kavramaya, özümsemeye çalışıyorum. Özümsemeye, yani düşünmenin hakkını vermeye...
İşte burada tıkanıyorum.Özümsemek zorundamıyız bu çağdaşı ?düşünmemin hakkını verememek de üstümüze yok.ama zamanla ilgili sıkıntımız da ki zaman bize mi ait işte orası muamma?
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
"Ehl-i Sünnet kaynaklarında Muaviye’ye zalim, bâğî (meşru devlet başkanına isyan eden) ve fâsık diyen Sünni âlimler vardır. Ben ise yalnızca şunu söyledim: “Muâviye’yi sevmem, ama ona sövmem”.

Bu konuda sağlam kaynaklara dayalı çok şey yazabilirim, ama ümmetin birliğe ekmek ve su kadar muhtaç oldukları bir zamanda bu konuyu uzatmak istemem, aklı az, vicdanı arızalı adamlar bana çamur atmasalar bu kadarını bile yazmaya elim varmaz.

Buhari ve Müslim dâhil sahih hadis kitaplarında yer alan “Peygamberimiz’in (s.a.) ahiretteki havuzu” ile ilgili hadiste, bazı kimselerin havuza gelmelerine engel oluyorlar, Peygamberimiz “Ya Rabbi bunlar benim ashabım!” deyince kendisine şu cevap veriliyor: “Senden sonra ne olmayacak şeyler yaptıklarını sen bilmiyorsun!”.

Muaviye’nin ve Hz. Hasan’a söz verdiği halde cayıp saltanata getirdiği oğlu Yezid’in, Peygamberimiz’in sevgilisi Ehl-i Beyt’e yaptıklarını bilenler bu ikiliyi sevmezlerse “ashabı sevmemekle ve onlara dil uzatmakla” itham edilemezler. Benim Ehl-i Beyt’e ve ashaba saygım ve sevgim tartışma götürmez, ashap hakkındaki övücü sözlerin istisnaları olabileceğini yukarıdaki hadis de gösteriyor. Tekrar edeyim: Ben Hz. Ali’yi, Hz. Talha’yı, Hz. Zübeyr’i, Hz. Aişe’yi, Muhacir ve Ensar bütün ashabı seviyorum; haksız suçlama ve bahanelerle ona savaş açan, yıllarca söven ve sövdüren şahsı sevmiyorum. "


bu laflar kime ait? hocaların hocası(!) hayreddin karamana. bu hocaların hocasının hocası kim acaba?! sevmezmiş ama sövmezmiş güya. havuzun başına gelinmesine engel olunanlardan bahsederek hz.muaviye'yi (r.a) o muameleye tabii kalanlar arasında göstermekte ne oluyor? canına yandığımın yerinde işine gelince hadislere müracaat et -ki tahrif ederek oluyor bu da- işine gelmeyince hadise zayıf de "yok şurası mütevatir" değil diye konuş. Allah'tan kork hayreddin karaman! hadis-i şerifi doğru naklet. kırptığın kısımları da yaz. yaz ki -zımnen- neyi kasd ettiğin belli olsun. cesur ol! "daha çok şey yazarım ama yazmıyorum" diyerek aba altından soba gösterme! hadisin kırpılan kısmındaki havzın başından yüzgeri ettirilenler dinden dönenler mi değil mi onu söyle? behey iftiracı, yalancı. hem öyle yalancı, öyle sinsi ki mezkur hadisi keserek aktarması bir yalan, "muaviyeyi sevmem ama ona sövmem" dedikten sonra birlik dirlik deyip havuzun başından yüzgeri edilenlerin arasına hz. muaviye'yi (r.a) isim dahi zikretmeden dahil etmesi bir yalan. bu uslub sinsi uslub... kendisine kaçacak delik bırakmak için kurgulanmış uslub. her seferinde aynı şey: "ben demiyorum, diyenler var. ben diyenlerin dediklerini naklediyorum"

aklı az, vicdanı az diyor kendisine -güya- çamur atanlara. behey akıl ve vicdandan mahrum! "çamur atmasalar bu kadarını bile yazmaya elim varmaz" demekle kasdının ne olduğu naklettiğin hadisin kırptığın devamından malum. bre kitab yüklü mahluk! bre yürüyen kütübhane! akıl ve vicdan sahibi olmuş olsan şu lafları edebilir miydin? o yüklendiğin kitablardan insaf ve vicdan nedir öğrenemedin mi? sen şimdi hz. muaviye'ye (r.a.) sövmemiş oldun değil mi? ama doğru -aklınca- sövmedin -haşa- zımnen cehenneme soktun zaten! yazıklar olsun!

devlet reisi "güncelleme" desin, danışmanı olan güya hocaların hocası sahabeye sövsün, vaktinde içişlerinin başına getirileni "peygamber -haşa- kibir yapmıştı ama biz yapmayacağız" desin, bir başkası "bakara makara" desin, diyanet mutezileden geçilmesin, ilahiyatçı ayeti atalım desin, diğer ilahiyatçı islam ötekileştirir desin, bir diğeri kader yok desin, biri cart desin öbürü curt desin.... nedir bu kepazelik ayol?!! çıkın ve adam gibi ben mutezileyim, ben şiayım, ben mezhepsizim, ben şuyum, ben buyum deyin! ehl-i sünnetim deyipte ehl-i sünnetin yoluna diken serpmekte ne oluyor?! müslümanların itikadı ile oynamak cüretini nasıl gösterebiliyor bu densizler?! bunlara kim yol veriyor?! bu vicdan ve insaf fukarasına yeni şafakta nasıl senelerdir yazı yazdırılıyor?! düşünce özgürlüğüyse şayet alınız bir muhalifi bünyenize de samimiyetinizi görelim?! devlet reisine "gık" demenin yasak olduğu ama sahabeye sövmenin düşünce özgürlüğü, ilim diye yaftalandığı bir mahfil midir yeni şafak? yeni şafak'ın mukaddesaddan anladığı nedir acaba? "ehl-i sünnet itidalli olmaktır" diyen ismail kılıçarslan ne diyecek acaba? ya yusuf kaplan, ömer lekesiz, hasan öztürk, salih tuna, kemal öztürk ve diğerleri. hz. muaviye (r.a.) meselesi turnosol kağıdı hükmündedir. bakalım yeni şafakta kimler ses çıkaracak.

bu yazı yeni şafakı yakar! orada yazıp ses etmeyenleri de yakar! hayır cehennemi kasd etmiyorum. açık ve net diyorum gayretullaha dokunana dokunmayanlar belaya müptela olur. ama er ama geç.

vesselam!
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ayrık otu gibiler bitmediler bir türlü.resi cumhurun "yenileme"(girişimi kimsenin unutmaması gerekir) çalışmasının başka versiyonları.Lağım ağızlılar gül kokusundan ne anlarlar.
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Haydi Bismillah deyip ilk makaleyi Klasik edebiyattan bırakayım.Mütalaadan sonra her hafta muhtelif konularda makaleler paylaşalım:)

En kötü ihtimalle günlük 2 sayfadan haftalık bir makale bitirebilir istişarede bulunabiliriz.
 

Ekli dosyalar

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Hoca diyecek söz bırakmamış Dilhun. Detaylı olarak altını çize çize okumasam da makaleyi okudum. Fakat ne yazsam bilemedim. Divan edebiyatı şairlerinin hayal dünyaları zirve noktada. Yer yüzünde bu kadar geniş bir hayal alemi sunan başka bir şiir alemi var mıdır bilmiyorum.

Gözyaşı denilince Fuzuli nin su kasidesindeki

"kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çare su" deyişi aklıma geldi. Bir de kanlı göz yaşı durumu var. Bununla ilgili de birçok şair düşüncelerini ifade etmiş.

Günümüzde insanlar ekonomik sıkıntılar içinde iken - iş ararken - bu şekilde hayal kuralabilir mi? Maslow un ihtiyaçlar hiyerarşisinde henüz ilk basamakta insanlar. Eski dönem şairleri birkaç basamak yukarıda olduklarından olsa gerek sanat ile hem hal olmuşlar.

Selamlar.
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Hoca diyecek söz bırakmamış Dilhun. Detaylı olarak altını çize çize okumasam da makaleyi okudum. Fakat ne yazsam bilemedim. Divan edebiyatı şairlerinin hayal dünyaları zirve noktada. Yer yüzünde bu kadar geniş bir hayal alemi sunan başka bir şiir alemi var mıdır bilmiyorum.

Gözyaşı denilince Fuzuli nin su kasidesindeki

"kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çare su" deyişi aklıma geldi. Bir de kanlı göz yaşı durumu var. Bununla ilgili de birçok şair düşüncelerini ifade etmiş.

Günümüzde insanlar ekonomik sıkıntılar içinde iken - iş ararken - bu şekilde hayal kuralabilir mi? Maslow un ihtiyaçlar hiyerarşisinde henüz ilk basamakta insanlar. Eski dönem şairleri birkaç basamak yukarıda olduklarından olsa gerek sanat ile hem hal olmuşlar.

Selamlar.
ve aleyküm selam.

maslowun tasnifi üzerine düşünüyordum bende. tevafuk oldu senin dediklerin. sahici bir tasnif mi acaba maslowun tasnifi? nabi mesela görmüşüz redifli gazelinde (gazel oluyor değil mi?) maslowun tasnifince ilk basamakları idrak ediyordu ama hasıl olana bak. makalede dahi var mezkur gazelin makale ile alakalı beyiti. tabii divan edebiyatını ladini edebiyat kabul etmiyorsak şayet (ki ben etmiyorum) şu halde o edebiyatın hasılasını "el karda gönül yarda" fehvasından beri düşünmemek lazım geliyor galiba.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
ve aleyküm selam.

maslowun tasnifi üzerine düşünüyordum bende. tevafuk oldu senin dediklerin. sahici bir tasnif mi acaba maslowun tasnifi? nabi mesela görmüşüz redifli gazelinde (gazel oluyor değil mi?) maslowun tasnifince ilk basamakları idrak ediyordu ama hasıl olana bak. makalede dahi var mezkur gazelin makale ile alakalı beyiti. tabii divan edebiyatını ladini edebiyat kabul etmiyorsak şayet (ki ben etmiyorum) şu halde o edebiyatın hasılasını "el karda gönül yarda" fehvasından beri düşünmemek lazım geliyor galiba.

Divan edebiyatı bize öğretilirken hatta gazel in tanımı yapılırken "din dışı" ifadesi genelde eklenir. Hatta Hoca Dehhani yi divan edebiyatının ilk şairi yapan şey din dışı şiirler yazması diye yazılır kitaplarda. Açıkçası okulda iken insan kendisine sunulanla yetiniyor. Fazlasına gerek görmüyor. Divan edebiyatı din dışı mıdır? Belki burda karıştırılan şey gazel. Divan edebiyatının en fazla eser verilen nazım türüdür gazel. 5-15 beyit arasında değişen bu türde genellikle beşeri aşk konu edilir. Aşk kadın şarap gibi klasik bir üçlü var mesela tanımlarda. Belki bundan dolayı divan edebiyatını din dışı olarak adlandırıyorlar. Fakat kasideler böyle değil. Kaside övgü şiiri. Peygambere, Allah'a ya da devlet büyüklerine övgü.

Maslow un hiyerarşik sınıflandırması bana saçma gelmiyor. Olaya tasavvufu katarsak tabi Maslow u yorumlayamayız. İlahi aşka ulaşmayı şiar edinen kişi temel ihtiyaçlarının eksikliğini fark etmiyor olsa gerek. Fakat beşeri aşk ile hem dem olan abimiz ya da ablamız karnı aç iken temel ihtiyaçları yerinde değilken sevgilisinin gözünün yaşına nazireler yazamaz sanırım.

Bilal vardı abi bilirsin nam ı diğer Pejmürde. Edebiyat mezunu. Edebiyatı benden çok sevdiği aşikar idi. Yazdıkları çizdikleri divanda halen duruyor. Yeniden toparlama durumu olur gibi olmuştu bir ara biliyorsunuz. Ben de Bilal e ısrar etmiştim hadi gel diye. Bir yerde güvenlik görevlisi olduğunu artık edebiyat ile pek de alakası kalmadığını ifade etti. Yani ben ekmek derdindeyim şu an a getirdi. Soru şu : Edebiyat karın doyurur mu? Divan edebiyatının ya da edebiyatın ummanında kulaç atmak isteyenler olsa illa ki burayı bulurdu diyorum. Demekki yok bunlar. İnsanlar edebiyat fakültelerine edebiyatı sevdiğinden değil işleri olsun diye gidiyor ama işsiz kalınca da edebiyata da küsüyor.

Elbette ağabey lokman hekimi değil yari isteyen ondan medet umanlar da vardır. Ama nerdedirler ne yaparlar bilmiyorum. Maslowun bin bir türlü kelime ile ifade ettiğini atalarımız : Aç ayı oynamaz. İle basite indirgenmiş :)
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
maslowcuğum mezkur ihtiyaçlar için ilki tamam olmadan ikinciye geçilmez der yanlış bilmiyorsam. maslowun insan tarifi ne idi aceb yahut bir insan tarifine malik miydi? daha garibi şu ki: maslow bu hiyerarşi ile bir tarif mi getirdi ki riyazi bir katiyet ile "tamam budur" denile?
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Kim demiş Divan edebiyatı dindışıdır.


Okyanus da damla olamayacak bir demet şiire buyrun.


Ne ten lâzım ne can lâzım ne nâm ü ne nişan lâzım

Olaydım hakine medfun kefensiz yâ Resûlallah


Ve yine çoğumuzun ezberinde olduğunu düşündüğüm bir naat örneği daha.

Canım kurban olsun senin yoluna
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Şefaat eyle bu kemter kuluna
Adı güzel kendi güzel Muhammed



Mü'min olanların çoktur cefâsı
Âhirette olur zevk ü safâsı
On sekiz bin âlemin Mustafa'sı

Niyâzi Mısrî'nin naatında olsa gerek şöyleydi:

"Tecellî eyler ol dâim celâl ü geh cemâlinden
Birînün hâsılî Cennet birinden nâr olur peydâ"

(Şu mübarek günde celal sıfatına değil de Cemal sıfatına denk gelebilmek umuduyla diyelim)


Ümmü Sinan yakarır:
"

"Da'im sen ol dilde sözüm seni fikr eylesün özüm
Gâyrıya bakmasun gözüm al gönlümi senden yana"


İktibas sanatina atfen;

Geh namaz geh tasadduk geh dua
Leyselil insani illa ma se'a

(Necm süresi -Ve gerçek şu ki, insan için çalışmasından başka bir şey yoktur manasına gelen âyet.)
Hatta ben bir çok ayeti şiir şeklinde ezberlemeye çalışıyorum daha çabuk hıfzediliyor.

Fuzûlî'nin ;
Vaslun bana hayat verir firkâtin memât
Subhâne hâliki halaka’l-mevti ve’l-hayât

Sevgiliye (Hz. Muhammed’e) kavuşmayı
hayat, ondan ayrılığı ise ölüm olarak nitelendiren Fuzûlî, bu düşüncesini desteklemek için Mülk Sûresi 2. ayetinde geçen “halaka’l-mevti ve’l-hayât” ifadesini kullanmıştır.

Halil-nâme'den:

Mancınıkdan atılan nûr-ı Halîlullâh benem
Nâr-ı Nemrûdun içinde gülsitânem ya kimem
Karamanlı Aynî


Divan edebiyatındaki tevhid,münâcaat,miraciye,naat...

Peygamber kıssaları,Kur'an ayetleri,Maktel-i Hüseyinler ,Halil-nâmeler,Süleyman-nâmeler...
Divan edebiyatının geniş yelpazesinde' Din' zenginliğini idrâk ediyoruz

Bir Muallim Naci -Recaizade Ekrem tarafı seçip eski -yenj tartışmasına girmeden kendim kendime "asıl sanat ,Divan edebiyatında mevcuttur "derim.

Ve sanatın gâyesini Üstâd'ın dizeleriyle izâh edip bayram ziyaretlerime devam etmek için anlık vedâ ederim:)

Asıl sanat Allah'ı aramak imiş
Gerisi yalnız çelik çomak imiş
:)
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
maslowcuğum mezkur ihtiyaçlar için ilki tamam olmadan ikinciye geçilmez der yanlış bilmiyorsam. maslowun insan tarifi ne idi aceb yahut bir insan tarifine malik miydi? daha garibi şu ki: maslow bu hiyerarşi ile bir tarif mi getirdi ki riyazi bir katiyet ile "tamam budur" denile?

Maslow'a temam budur demiyorum. Zorunlu ihtiyaçtan kasıt ya da ölçü zaten kişiden kişiye değişir. Yaşayacak kadar doymak da anlaşılabilir sofradan etin eksik olmaması durumu da olabilir.

Aç ayı oynamaz diyorum ben maslowu bir kenara bırakarak. Oynarsa da gönülsüz oynar :)
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
ayıyı meseleye illa müdahil edeceksin değil mi? ben de şimdi ayıdır ne yapsa yeridir diyeceğim olmayacak. :) latife bir yana marifet iltifat irtibatı aslında mesele.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
ayıyı meseleye illa müdahil edeceksin değil mi? ben de şimdi ayıdır ne yapsa yeridir diyeceğim olmayacak. :) latife bir yana marifet iltifat irtibatı aslında mesele.
Ne yapayım abi. Maslow desem tabiri caizse o da kim oluyor ki diyorsun haklı olarak. Ben de meseleye afedersin anonim bir ayıyı dahil ettim.:)

Marifet elbette iltifata tabidir. Bahsi geçen şairler de marifetlidir.
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
marifet iltifat irtibatı çift başlı bence. birincisi: marifetli isen iltifat görürsün. ikincisi: iltifat edersen marifet bulursun. istisnaı yok mudur? vardır zahir. kimine sütlaç kimine kırbaç tatar ramazan hesabı. :)
 
Son düzenleme:

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
"İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur"İ lafzıyla" insan kimdir?" sorusuna yanıt veren ibn-i Haldun üzerine konuşalım bu hafta.

İbn-i Haldun’un Medeniyet Tasarımı ve İnsan
 

Ekli dosyalar

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
İlk emir "ikra" ise:)