MANİLER

Katılım
12 Şub 2009
Dersine girdiğim öğrencilerime, askerde iken beraber küfür yediğimiz, beraber süründüğümüz askerlere ve bazı durumlarla ilgili yazdığım ufak tefek manilerimi paylaşayım.
Askerde iken bazı arkadaşlar ya da bazı kardeşler kendi adlarına mani yazmamı ısrarla istemişlerdi. Yazdıklarımın büyük bir kısmını maalesef kaybetmişim. Basit de olsa işte manilerim.

Yatağımı düzledim,
Mektup yolu gözledim,
Doğrusunu diyeyim
Hepinizi özledim.

Tüfeğimi çatarım,
Güneş olup batarım,
Geçmek bilmiyor günler
Derdime dert katarım.

Çatalkaya dağında,
Duman olur bağında
Askerliğe gelmişsin
Delikanlı çağında.

Askere "yat" dediler.
Uyku azalt dediler
Güneş doğsun doğmasın
"Koğuş boşalt!" dediler.


Gece bakarım aya,
Gidiyor kaya kaya
Dostlar bir çâre bulun
Bitmeyen içtimâya. (İçtima,toplanma anlamına gelen bu kelime askerlikte sayım ,yoklama anlamına gelir.Bizim askerliğimizin en büyük sıkıntısı bu içtimalardı.Bitmek bilmeyen uzun uzun içtimalar bizi canımızdan bezdirirdi.Akşam yedide başlayıp gece 24.30'da biten içtimalar bilirim ki bizi perişan ederdi.)

Çömezler önde dursun;
Çöksün rahat otursun,
Neden diye sorarsan,
Kardeş henüz torunsun.

(İçtimalarda alt tertipleri ön sırada çökertirlerdi.Üst tertipler ise arka tarafta ayakta durulardı.Ayakta duran askerlerin yüzlerindeki gururu 100 kilometreden görmek mümkündür...)

Bölük önü düz olur;
Bir yaz geçer güz olur;
Seni ıslatırlarsa,
Anla şafak yüz olur. (Yüzü bozmak ,bir başka deyimdir.Şafak sayan askerin 100.şafağı bittiği akşam ıslatılması gerekir.Ellerine sıvı ne geçerse o kişiyi ıslatırlardı.Bazen bu ıslatma merasimleri öyle abartılırdı ki .Kovaya idrarlarını yapıp yüzü bozanın üstüne dökmeye çalışırlardı.Bunu fark eden asker kaçmaya çalışsa da kurtulamazdı.)

Tam teçhizat koşarım,
Yokuşlardan aşarım,
Sekiz kilo vermişim,
Ben bu işe şaşarım. (Tam teçhizat koşmak,bir başka deyim.Kafada miğfer,sırtta çanta,elde tüfek olacak şekilde koşturuluyorsun.Kaç kilometre olduğunu unuttum.Hatırlamak bile istemiyorum.Perişan olmuştum...

Girdim nizâmiyeden;
Hesapsız gelen giden;
Ben dünyamı kaybettim;
Ağlarım hep gizliden...

Yemek yiyip şişerim;
Eğitimde pişerim;
Ben üst tertip olunca
Mıntıkadan düşerim... (Mıntıka temizliğini acemi askerlere yaptırırlar.Biz de acemiyken dedelerimiz bize mıntıka temizliği yaptırırdı.Ancak bazı askerler : "Abi,siz bırakın,biz yaparız." diyorlardı.Ama ben yine de mıntıka temizliği yapardım.Anca beraber,kanca beraber.)

Bölük dizi dizidir.
Her yer postal izidir.
Asker tam siper yatmıŞ;
Gölgede arazidir... (Arazi olmak ,asker deyimlerinden birisidir.İşten kaçmak,kaytarmak anlamına gelir.Arazi olmayı beceren çok kişi gördüm...Kıdemli Arazi Binbaşı)


Çatalkaya dağınız!
Narlıdere bağınız!
Konuşmayın askerler!!!
İstikâmet sağınız!!! (İstikamet vermek,askerlik deyimlerindendir.Bir tür cezadır. Komutan ,hoşuna gitmeyen bir durum olduğunda bölüğe ya da tabura istikamet verir:"İstikâmet sağınız,marş ,marş!"diye bağırınca ne kadar asker varsa o yöne doğru koşar. "Yat!" diye bir komut geldiğinde herkes yatar.Daha sonra başka yönlere bu devam eder.İşte buna istikamet denir.)


Yandım Allah yaz gelir!
Bir değil bin kız gelir;
Çırılçıplak gezerler
Bir gün çarşı az gelir! (Askerlerin en büyük zevki çarşıdır.Bu sözler böyle düşünenlerin ağzından yazılmıştır.Kötü kötü yerlere giden çok asker bilirim.Evli olduğu hâlde ...Neyse...

Koğuşta yata yata;
Şafağım bata bata;
Teskereye gidecem(asker ağzı)
Göbekler ata ata...

Selam söyle güneşe.
Sağlık en büyük neşe.
Asker gitmek istiyor
Hasta olup kırk beşe... (Kırk beşe gitmek,askerlik deyimlerinden birisidir.En uzun istirahat kırk beş gündür.Bunun için kırk beş günlük istirahat almak hayâllerde hep birinci sırayı almıştır.Bizim tertip Mehmet Gül, kırk beşe gidince herkesin ağzı açıkta kalmıştı...Kolum kırılsa da kırk beşe gitsem diyen çok kişi bilirim.)



Çivi çiviyi söker...
Gözünü yere diker.
Bir mânâ veremedim;
Asker askeri (asker deyimi) (Askerlikte askere en büyük sıkıntıyı askerlerin kendileri verir.)

Düne kadar hürdüler...
Her an keyif sürdüler.
Acemi askerlerin
Defterini dürdüler...

Önce seyi soyarlar,
Kalbe acı koyarlar,
Üst tertipler adamın
Ciğerini oyarlar... (Tertipçilik,askerlikte bir uygulama.Önce gelen her türlü haka sahiptir.Alt tertipler onların her dediğini yapmaya mecburdur.Bu sisteme karşı gelindiğinde çok kanlı kavgalar olur ki ne meydan muharebeleri görmüşümdür.Çoğu zaman bu kavgalar yüzünden uykularımız kaçmıştır.)

Tertibinin dostudur,
Toruna kan kusturur,
"Alo beyler!" deyince
Askerleri susturur...

Hayatım serap oldu.
Yüreğim harap oldu.
Şu dedeler bizlere
Her an ızdırap oldu....

Soğuk yemek yiyorlar.
Helaya ediyorlar.
Aslanların hepsine
K(ı)ral tertip diyorlar.

Türkiye'nin gururu,
Muhabere Taburu,
Allah deyip haykırsak
Korkar Yunan gâvuru...

Toruna bak toruna.
Cevap verdim soruna
Şafağım doğan güneş
Hiç gitmesin zoruna... (Zoruna gitmek,deyimi askerlik boyunca en çok duyduğum sözlerden birisidir.Şafağı az olan kişiler bunu göğsünü gere gere söyler ve "Zoruna gitmesin" diye sözünü tamamlar.Hatta bazı akşam içtimalarında "plakaya düşen" askerleri omuzlarda taşırlar.Plakaya düşen asker şafağını yüksek sesle haykırır "Zoruna gidenin ............ .... yım!" diyerek havasını basar.)


Kötü huyları ölü,
"Ege Ordu" bülbülü
Şeker dostum Bilici
Fikri'min ince gülü. (Fikri Bilici Dede)

Gediz'in pideleri,
Şişirdik mideleri
Temmuz iki bin iki
Gönderdik dedeleri.

Türkiye'nin gururu
Muhabere Taburu
Allah diye haykırsa
Korkar Yunan gâvuru...

Günler geçti saya saya
Selam olsun Malatya'ya
Deli dolu bir dedem var
Uğurlar olsun Alpay'a (Alpay,Dedelerimizden)

Erciyes'tir Kayseri,
Hazır kıta askeri,
Dedem Cem Polat girer
Gönüllerden içeri. (Cem Polat,DEDE)

Bu asker duruşudur!
Bu silah tutuşudur!
Bizim Tokatlı Coşkun
Eğitim çavuşudur! (Sağlık lisesi mezunu Coşkun Dede,eğitim çavuşumuzdu.)

Bu dünya fânî dede,
Gidişin âni dede,
Önder Küçük dedeye
Deriz Nûrânî Dede!

(Önder Küçük,dedelerimizdendi.Bizim tertip Kuyumcu Mehmet Gül bu ismi vermişti kendilerine.)

Gece gündüz an beni,
Üzer kötü zan beni
Güler yüzle karşılar
Halil Akdoğan beni.
(Kışladan içeri adım attığımda beni karşılayan dedemiz Halil Akdoğan.Eğitim çavuşlarımızdan birisiydi...)

Beyaz saç ona uyar
Ona derler ihtiyar
Ahmet abimiz olsun
Ömür boyu bahtiyar.

(İhtiyar Dede Ahmet Abi.Bursa'dan gelmiş bir abimizdi.Saçları ağardığı için kendisne "İhtiyar Dede" derdik...)

Hayatım serap oldu.
Yüreğim harap oldu
Şu dedeler bizlere
Her an "IZDIRAP" oldu. (Eğitim çavuşları bize bir şeyler öğretirken ister istemez bizlere çektirmişlerdi.Izdırap olmak askeri bir deyimdir.Aşırı sıkıntı çektirmek anlamında kullanılır.)

Bire bir tertip Ferdi
Muhabbeti severd
Kızlar onun aşkından
Öldü öldü geberdi.( Uzun dönem askerlik yapan 81'e 1 tertip askerlerden Karslı bir çocuktu.)

Dişleri inci inci
Ne düşmandır ne kinci
Benim Murat Çavuşum
Atışlarda birinci (Mersinli Murat Çavuş ,Eğitim Çavuşu dedelerimizden birisiydi.Atış birincisidir.)

Benim dostum çavuştur,
Belalası savuştur,
Rabbim Fuat Sancak'ı
Sevdiğine kavuştur.

(Fuat Sancak bizim tertip Makine mühendisi kibar bir arkadaştı.Nişanlısı vardı.Ziyaretinde çok ağladığını söylemişti...)

Çavuşum verdi emir,
Selam çakarak gelir
Şimdi asker aslında
Öğretmen Zafer Demir
(Eğitim çavuşlarımızdan dedemiz Zafer Demir sınıf öğretmenidir.Askerliği çok iyi yapan ,tekmilleriyle taburu ayağa kaldıran birisiydi.Muhabbetimiz iyiydi.)

Üstündeki renk midir
Boyu bana denk midir
Askerlik arkadaşım
İstanbullu Cenk midir (Bizim tertiplerden Cenk,magazin dünyasını çok iyi bilirdi.)

Tertibinin dostudur,
Toruna kan kusturur
"Alo beyler!" deyince
Askerleri susturur. (Kim için yazdığımı unutmuşum.)

Saat gelince beşe
Bir şey olur Abeş'e
Feryat edip bağırır

Sanki düşmüş ateşe! (Eyüp Abeş, 82/2 tertip Güneydoğulu bir çavuş kardeşimizdi.Bağırmasıyla meşhurdu.Sabah içtiması için bir bağırıdı ki herkes yataklarından fırlardı...)

Asker gönlü hastadır
İstediği pastadır.
Bir bir tertip Adem
Üsteğmene postadır.

Düne kadar hürdüler,
Her an keyif sürdüler
Acemi askerlerin
Defterini dürdüler.


Uzundur pek şanlıdır,
Güçlüdür heycanlıdır
Memleketi Kırşehir
Osman delikanlıdır. ( Osman Akça 81/2 tertiplerden uzun boylu bir gençti.İyi bir çocuktu.)

Hayâllerde kaldı kot
Kâbusumuz oldu bot
Yemek vaktine kadar
Akşam yolacağız ot.( Bir uzman çavuşun gözetiminde papatya ve ot yolmuştuk.Parmaklarımda derin çatlaklar meydana gelmişti.Çok acı veriyordu...)

Parçalandı şu gönlüm
Bu dağıtım bir ölüm
Kaybetmişim dostumu
Nerdesin Mehmet Gül'üm
(Mehmet Gül bizim tertiplerden çok hoş bir insandı.Acemilik döneminin sonunda dağıtımlar yapılırken o tek başına Telsiz Bölüğü'ne düşmüştü.Bunun için çok ağlamıştı.)
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: MANİLER

Öylesine yazdığım manilerden bazıları:

Dertleneyim,dolayım;
Güller gibi solayım;
Bana bir harf sorana
Kırk yıl köle olayım.


Dağ başında kar olur,
Ağaçlarda nar olur,
İyi olan insanda
Edep olur, ar olur.


Bayram ya da seyrandır,
Herkes ona hayrandır
İçecek en güzel şey
Ben diyorum ayrandır.


Meşveret nedir bilmez,
Danışmadan iş olmaz;
Bir bilene sor,öğren,
İşlerin yarım kalmaz.


Bin bir sual sorulur,
Cevap verir,yorulur;
Gevezelik edersin
Hoca sana kırılır.

Çare yoktur ölüme,
Gurbet dedim gülüme;
Gülbahçemden koparken
Diken battı gönlüme.

Dizi dizi sayılar,
Yoldan geçer dayılar;
Oturmayı kalkmayı
Bilmez bizim ayılar!

Aşk olur yaka yaka,
Güneşe baka baka;
Dediler yârin gitti
Gözyaşı aka aka.

Yüzü,gözü kapkapara
Kalbinde açar yara
Dünyada en plislik şey
Sigaradır,sigara...


Sözlerim keskincedir;
Bunlar bir düşüncedir;
Sigaranın dumanı
Bizlere işkencedir...

Ağzı istir,yüzü is...
Gözler görmez duman,sis...
Sigara içenlerin
Nefesi pis,kendi pis...
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: MANİLER

Buradaki manileri 31.05 2000 yılında Kütahya'nın Bahçelievler İlköğretim okulunda 5-A sınıfı öğrencilerine yazmıştım. 5-A sınıfında staj yaparken benden onlara bir hatıra kalsın diye bu minik manileri yazdım...Bu arada 5-A sınıfının öğretmeni ve benim staj danışmanın Mevlüde Yılmaz Hanımefendiye teşekkür ederim...



Bir bahçedir bu sîne,
En güzel gül Emine;
Şarkıclar,mankenler;
Su dökemez eline. Emine


Çiçeklerin canıdır;
Güzeller sultanıdır,
Bir anneyle babanın
Allah'a Şükrân'ıdır. Şükran



Gönül saray,sen sultan;
Sırma saçlı gül Vildan;
Bunu herkes işitsin
Değerlisin altından.. Vildan



Gül uzanır ,bir Elif;
Pek incedir,pek zarif;
Bâdem gözlü,nur yüzlü;
Güzelliği muhtelif... Elif


Mini mini kanarya,
Çayırlarda papatya;
Sevdiğimi söyleyin
Minik serçem Fatma'ya Fatma

Senin yanında ceylan
Bakmayı bilmez inan;
Sen ki minik bir çiçek,
Misler kokarsın Reyhan. Reyhan


Gece mi , gündüz müsün?
Lâle mi , gül yüz müsün?
Söyle ey cânım Fatma
Yoksa ceylan göz müsün? Fatma

Mustafa'nın gözleri,
Çok tatlıdır sözleri,
Güzel insanlığıyla
Sevindirdi bizleri. Mustafa Çakır

Adına canlar feda,
Akıllı ve hoş edâ;
Mustafa İsmail'im
Hadi sana elveda... Mustafa İsmail

İşte sana uzun yok,
Oku,bilgi ile dol;
Sesin güzel,çok çalış;
Ömrün boyunca Şenol... Şenol


Dağ başında gelincik,
Kuşlar öter hep cik cik;
Yüzün dâima gülsün,
Mini mini Elifçik... Elif


Baharın sümbülüsün,
Gönüllerin gülüsün;
Sesi güzel Sâliha
Nerenin bülbülüsün? Saliha


Yiğit şanlı olacak,
Yiyen canlı olacak;
Fatih büyüdüğünde
Delikanlı olacak... Fatih

Yavuz Sultan Selim Han,
Bir zaferi Çaldıran;
Yavuz onu bilmezsen
Beni üzersin inan... Yavuz


Durmaz ayağı eli,
Bir adı da Ciguli;
Allah hiç ağlatmasın
Güler yüzlü Adil'i Adil


Bir çiçekte kelebek,
Güzelliği bir bebek;
O kim diye sorarsan
O melektir,o melek... Melek


Ay ışığı yüzünde,
Güzellikler gözünde;
Derya gibi derindir,
İnci vardır sözünde... Derya


Fatih Sultan Mehmet Han,
Bir çağ açıp kapayan;
Tarih okuyup Fatih
Olacak ona hayran... Fatih

"Biri" gece gidecek,
Yanındaki bir melek;
Esra bunu bir düşün,
Bil bakalım ne demek? Esra

Gözleri karalıdır,
Yüreği yaralıdır,
Tuğçe bu gülistanın
En güzel maralıdır. Tuğçe


O bu akşam ölmesin,
O bir güldür,solmasın,
Emre gibi bir yiğit
Yarı yolda kalmasın. Emre


Oku ölene rahmet,
Çekme dünyada zahmet,
Adı çok güzel olan
Kendi çok güzel Ahmet.. Ahmet


Yüzü beyazdan aktır,
Durmaz,çalışacaktır;
İnşallah Kadir'imin
Geleceği parlaktır. Kadir


Gül bakmak zahmetlidir,
Ümran pek kıymetlidir,
Dua et kabul olsun;
Allah merhametlidir. Ümran

Yağmur yağar,rahmettir;
Rahmetlik ne hikmettir?
Allah hiç düşürmesin,
Özlem demek hasrettir. Özlem

Elleri hep gül dersin,
Garibe gülüversin;
Zeynep'i gören kızlar
Hep ona selam versin. Zeynep

Sular durmaz,akışır,
Güvercinler bakışır;
Benim can Mustafa'ma
Yiğitlik pek yakışır. Mustafa


Geceleri bak aya,
Ne acaip bir rüyâ?
Güzel yorarsan Zeynep
O zaman güzel dünya... Zeynep


Ela ela gözlüdür,
Hanife nur yüzlüdür;
Öyle saygılıdır ki
Her an sizli bizlidir. Hanife
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: MANİLER

Yıl sonunda öğrencilerin gömleklerine yazdığım maniler.

Gömleklere Yazılan Maniler 11 YD MAT 2007-2008

İnce, zarif boyludur,
Asildir pek soyludur,
Güzel Sabiha Arda,
Hoştur güzel huyludur. (Sabiha Arda) (04.06.2008)

Cam dibinde o turur,
Arada bir konuşur,
Gözde bir konuştu mu
Tam on ikiden vurur. (Gözde Kadak) (05.05.2008)

Dönmez o dünya gibi,
Gül yüzü rüya gibi;
İnsanlıkta bir melek
Var mıdır Hülya gibi? (Hülya Yamak) (05.05.2008)

Karşımız hastanedir,
Okulum bir tanedir;
En iyi dost,arkadaş
Nuri'dir,Nurdane'dir. (Nurdane Maden) (05.05.2008)

Tiren* çıkmasın raydan,
Keyif alırım çaydan;
Nuru göz kamaştırır,
Daha nurludur AYDAN (Aydan Şahin) (05.05.2008)

*Tiren kelimesini TDK'ya rağmen böyle yazıyorum.Böyle yazılması taraftarıyım.Çünkü Türkçe'de böyle söyleniyor.

Ötmektedir bülbülüm,
Kırmızı beyaz gülüm;
Sordular en güzel kim?
Yer gök inledi: Begüm! (Begüm İnan) (05.05.2008)

Dünya bir yalancıdır,
Ayrılık bir sancıdır;
İyilik meleğimiz
Bizim Merve Balcı'dır. (Merve Balcı) (05.05.2008)

Şimdi herkes yastadır,
Bu gönüller hastadır;
İyilik ve güzellik
Hep Burcu Arasta'dır. (Burcu Aras) (05.05.2008)

Derslerde birincidir,
Gönlümde bir incidir;
"Kimdir?" diye sorarsan:
"Merve Değirmenci'dir" (Merve Değirmenci) (05.05.2008)

O solmayan çiçektir,
Her zaman gülecektir;
Gönüller sultanıdır,
Firdevs güldür,çiçektir. (Firdevs Çiçek) (05.05.2008)

Bir yıl geçti büsbütün,
Söyle sen kime küstün?
İyilik yarışında
Elif herkesten ÜSTÜN (Elif Üstün) (05.05.2008)

Sözleri hep özlüdür,
Her an doğru sözlüdür,
Bu dünya bahçesinde
Çiçek Özge Özlü'dür. (Özge Özlü) (05.05.2008)


Sessiz sakin birisi,
Güzel,hoş içerisi;
Gülçin'in yüzü gülsün,
Hikâyedir gerisi... (Gülçin Demir ( 06.05.2008)

Yiğittir,pek şanlıdır;
Duramaz capcanlıdır;
Davutpaşa ağası
Orhan delikanlıdır. (Orhan Köse) ( 06.05.2008)

Gitti okul zamanın,
Üstündedir dumanın;
Dinlemedik bir kere,
Özge nerde kemanın? (Özge Güngörür) ( 06.05.2008)

Sınıfta bir an durur,
Hep ışıl ışıl olur;
Geceyi aydınlatır,
Bir değil çünkü BİNNUR. (Binnur Yaman) ( 06.05.2008)

Gülün işleri nazdır,
Konuşması pek azdır;
Elif'i herkes sever,
Yüzü kardan beyazdır. (Elif Yağız) ( 06.05.2008)

Gelir Beylikdüzü'nden,
Kaçmaz bir şey gözünden;
Gülücük eksik olmaz
Zehra'nın gül yüzünden... (Zehra Kübra Gündüz) ( 06.05.2008)

Konuştuk sinemadan,
Bilmedik geçmiş zaman;
Seviyeli,kültürlü
Rıdvan okur her zaman. (Rıdvan İlçi) ( 06.05.2008)

Aylar geçti an gibi,
Kıymetlidir can gibi,
Keşke öğrencilerim
Hep olsa Rıdvan gibi... (Rıdvan İlçi) ( 06.05.2008)

On sekizden gün aldı,
O haberi dün aldı,
Ayrılığa üzülen
Bizim Nazan Ünal'dı...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: MANİLER

Hocam maaşallah diyorum :) Yüreğinize sağlık :) Uygun bir zamanınızda da divan sakinleri için ufak ufak maniler istemek farz oldu :)
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: MANİLER

UluğBey' Alıntı:
Hocam maaşallah diyorum :) Yüreğinize sağlık :) Uygun bir zamanınızda da divan sakinleri için ufak ufak maniler istemek farz oldu :)
İnşallah! Ama önce estağfirullah!
Üzüldüğüm şu ki 2008'den önce gömleklere yazdığım manileri bir yer kaydetmedim. Bilmiyorum kaç mani yazdım. Çok dağınık bir insanım. Yazdıklarımı hep kaybediyorum.
Bu arada halk şiiri kültürüyle büyüdüm. Annemin dedesi ve halk şairi kâtibi . Babannem halk şiiri deryası idi.
 
Katılım
18 Mar 2009
Ynt: MANİLER

:D Dehşet verici hocam :D
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: MANİLER

Hocam mani yazmayı bırakmış olamazsınız değil mi ?
 
Katılım
12 Şub 2009
Ynt: MANİLER

Her yıl mezuniyet törenlerinde öğrencilerimin gömleklerine hatıra olarak maniler yazıyorum. İlk dönem birkaç öğrencim için de yazmıştım. Hâlâ da yazmaya çalışıyorum.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: MANİLER

İstediğim cevap geldi...burada ki divan azalarına da mani bekliyorum :)