Mercan

Katılım
24 Eyl 2007
#1
Mercanla tanışmam orta ikinci sınıfda idim şimdi ki zamana göre 7. sınıf ,sınıfımız yediye vurdu mu yediden bir makas aldın mı bilemem ama boncuk kaçınca evimizden babam ağlamama dayanamayıp bana mercanı almıştı.Mercanı koydular odanın ortasına annem babam kardeşim ve ben hadi dedi babam "ismini söyle" baktım yemyeşil ,okyanusda ki mercanlar gibi.asosyal olduğum için sürekli arkadaşlarımla kavga edeceğime yüzyılın icadı sürekli konuşan ama sürekli dinleyebildiğin ve izleyebildiğin televizyonda belgeselin etkisini yabana atmaman gerekiyor.Su altında kayalar da dans eden mercanlar gibiydi.nasıl bir bilinçse aslında oradan oraya kaçışıyordu dedim "adı mercan olsun"...
Tam bir yobaz çıkmıştı oyun oynamak istediğim de ısırıyor ,konuşmak istediğim de adete tıslıyordu ne desem tersini yapıyor hatta yüzüme bile bakmıyor denilebilirdi.hat da denir yüzüme bakmıyordu :)
Günlerce ellerimle ona yemekler taşıdım,tüm sevebileceği şeyleri denedim,sohbet ettim velakin hiç bir şekil de muzaffer olamıyordum.Tam iki sene boyunca deliler gibi uğraştım biraz benimle ilgilensin mamafi olamıyordum!içten içe çok üzüldüm ve üçüncü sene tamamen ümidimi yitirdim.ilerleye bildiğim sadece temizlik işlemlerini yapmama izin veriyordu.Tabi biz de yuvarlana yuvarlana liseye gelmişiz gözümüz pek mercanı görmüyor.Acelece yemek yiyor,arkadaşlarımla geziyor ders çalışırken beatles dinliyordum.Bir gün metalica dinlerken mercanın kargalara benzeyen hoşnut olmayan sesler çıkartığını keşfettim :) (hoşnut olmadığını ben onunla ilgilendiğim de çıkardığı ses ile aynı olmasından anlıyorum.)gülüp geçtim umrumda değildi.
Mercanla 6. senemize girmişiz artık yemek yediğimi anladığın da kafasını bana doğru uzatmaya başladı.sevdiği şeylerden veriyor yemeğime devam ediyordum.7.Senemiz de sevdiği şeyleri versem de memnun edemiyorum.Artık mercanla da pek ilgilenmiyorum karnı açıktığın da sesleniyor suyu bittiğin de söyleniyordu kafesine de girdiği yoktu sürekli kafesin üstün de beni izliyor.8. senemiz de mercana bir haller oldu.ne yersem yediğim şeyden illa yemek ister hale geldi.Anladım ki damak tadımız aynı en sevdiğim yoğurtlu pilavdan ,kirazdan,karpuz çekirdeğine bayılıyor .Artık bende gelişim var tikilikden vazgeçmişim o zamanlar alternatif ve türk sanat müziği geçiş yapmışım.Tam bir musikinaş oldu mercan Zeki Müren hayranı, sen kimseyi sevemezsin parçasın da çoşuyor.Keman taksimine bayılıyor.Yar saçların lüle parçasın da keyfine diyecek kalmıyor.Ama mercan bunaltıcı bir hale geldi içtiğim çaydan bile istiyor,ekmeğin susamlı tarafından yiyor sadece,tuzlu fıstık yemezse kavga çıkartıyor.Hiç susmadan bütün gün söylenebiliyor.Annem bana söyleniyor hayvanı da kendine benzettin :) Balkona çıkardığım da gece olduğunda yürüyerek yaşlı dedeler gibi eve giriyor.Tek korkusu kediler kaldırımın karşı tarafın da görse ben balkona çıkıncağa kadar hiç susmadan yırtınıyor.Mercan acaib bir hal aldı yıl 2009 fark ettim ki gece uyku tutmayıp yatağın içinde deliler gibi debelendiğim de gece vakti hadi yat uyu der gibi ince ince sesleniyor.eğer gün içersin de sinirli ve asabiysem (çoğunlukla öyledir) mercan da asabi sabah keyfim yerin de ise mercan da keyifli ,mercana ne ettim bilmiyorum ama şöyle geriye baktığım da mercan mı beni eğitti ben mi mercanı eğittim bilemiyorum.Bir gün eve güvercin getirdim.Mercan deliriyor ertesi günü aldım götürdüm ve mercan benim yüzüme bir ay bakmadı.Çok kindar hiç birşeyi unutmuyor bir keresinde zorla yıkadığım da 3 ay benle konuşmadı.ne yazık ki artık ona bir papağan denilemez.O artık başka birşey oldu.İstemeden tüm canlı ve cansız varlıklar öyle bir etki altındalar ki farkındalıkları ne olursa olsun herşey hataları ve güzellikleri ile hayat yaşanılır kalıyor.En basit örneği her gün yattığın yatak bile boynunu tutturabiliyor.Yatağına küs hadi :)Biliyorum ki mercan pire için yorgan yakar ama insan sevdiğinden sevdiklerine ne kadar küs kalabilir ki.Mercan en fazla 3 ay dayanabiliyor.Benimse bir güne tahammülüm yok.Mercan işte bir garip papağan ne edersin.
 
Katılım
3 Ağu 2008
#2
Ynt: Mercan

:)

darwin emmi nazariyesinin ispatı makamındaki mercanı görse idi kuvvetle muhtemel müteessir olurdu. hayvan hayvanlıktan çıkmış... ne diyelim? darısı insanlıktan çıkanların başına.
 
Katılım
24 Eyl 2007
#3
Ynt: Mercan

bilakis darwin mercanı görse idi tüm tezlerini yeniden yazmak zorunda kalır idi :) tüm tezlerini mercan yakıyor :)darwin için mercan büyük bir kayıptır.
 
Katılım
6 Mar 2008
#4
Ynt: Mercan

evla' Alıntı:
bilakis darwin mercanı görse idi tüm tezlerini yeniden yazmak zorunda kalır idi :) tüm tezlerini mercan yakıyor :)darwin için mercan büyük bir kayıptır.
Zavallı darwin :)
 
Katılım
24 Eyl 2007
#5
Mercan canım arkadaşım seni de anlatmışım burada huysuzum.toprak oldu geçen sene mercan ben de çok hakkı olan mercan ...kanadın da kis çıktı kanatlarını kullanmadığı için ,günlerce kendime gelemedim.öpüp sevmek için o kadar uğraştım müsade etmedi hiç bir zaman ancak hastalandığın da bana müsade etti sevip öpmeme.ve hastalandığı zaman babama yine kendini elletmedi. evden bir cenaze çıktı.hayvan insanın yoldaşı oluyor canı oluyor . eve hayvan alıp zulmetmemiz lazım .hoş mercana hayvan denilmez çok hissiyatlı idi.başka idi içimi okurdu ikaz ederdi kıskanırdi...yine de zülüm etmişim.
Mercan binbir çeşit bir âlem.
 
Katılım
29 Tem 2018
#6
Ilkokul dönemlerinde,anne ve babası çalışan,köyden kente yeni göç etmiş ,doğaya dış hayata çok düşkün ,özgürlüğüne bağlı ama evde yalnız kalmak zorunda olan tek çocuk olma durumum bizimkileri bana bir kuş almaya itti.Babam eve getirdiğinde daha birkaç haftalıktı. @evla gibi odaya koyduk adına ne diyelim diye düşündük babamla.Baktık akrobatik hareketler yapıyor çok hiperaktif babam adı "Cambaz" olsun dedi.Benim de çok hoşuma gitti bu isim.Cambaz,isminin hakkını verecek kadar güzel oyunlar hareketler çıkarıyordu doğrusu ben de ona hayran kalıp alkışlıyordum.Ilk kez kafeste bir kuşum olmuştu.Köyde büyüyen bir çocuk olduğum için ilk başta çok yadırgasam da kafesi Cambaz'ı çok sevdiğim için bir süre sonra kabullendim.Çünkü ben de bir nevi kafesteydim.Akşama kadar dışarıda özgürce oyun oynayan sonra birden köy yerden Istanbul gibi kocaman bir şehre göçüp apt.dairesinde dört duvar arasında yalnız kalmak zorunda olan 6 veya 7 yaşlarında bir çocuk olarak. Cambaz neredeyse sadece uyumak için giriyordu kafese.
Gel zaman git zaman Cambaz ile arkadaştan öte bir kardeş gibi olmuştuk yemek saatinde bizimle sofraya dahi oturuyor elimizden yiyordu.Yavaş yavaş bazı kelimeleri çıkarmaya başlamıştı bile.
Ve o kara gün!Ev sahibimizin kızı yani tek arkadaşım kapıyı çaldı.Odada Cambaz ile oynuyorduk yine.Odadan çıkarken "Cambaz şimdi kapıdan kaçar en iyisi kapıyı kapatayım "diye düşündüm.Nereden bilebilirdim ki Cambaz'ın arkamdan geldiğini.Kapıya sıkıştığını hissettim o his hala durur içimde bir yerlerde.Cambaz salona çıktı bir tur uçtu ve koltuğa bıraktı kendini hareket edemiyor.Arkadaşıma kapıyı açtım Cambaz'ı alıp kafesine koydum.Önüne yem,su sevdiği meyvelerden ne varsa koydum.Çünkü annem ve babam bana bir şey olduğunda hasta olduğumda ya da çok üzülürsem sevdiğim meyveleri alırdı.Çocuk aklı işte.Ne yapsam nafile Cambaz hareket etmiyor yatıyordu .Babamı aradım ve durumu anlattım .Babam üzülmememi kaza olduğunu söyledi. Ama ben hayatımın ilk yakın ölümüne şahit oldum. Kendi ellerimle yaptığımı da bildiğim için kendimi asla affetmedim.
Cambaz'ın yasını bir yıl ağlayarak tuttum hala aklıma geldikçe içim sızlar.Masmavi,hayat dolu,enerji dolu,sevgi dolu çok yetenekli bir arkadaştı benim için.O günden sonra da hayvanların bilhassa özgürce yaşamanın en çok kendilerine yakıştığı kuşların bencilce eve hapsedilmesine karşı oldum.
Cennete gidersem görmek istediklerimin baş sıralarında Cambaz var.Ona kocaman bir özür borçluyum.
 
Son düzenleme:

Giriş yap