mergen

Katılım
3 Mar 2009
#1


albay'a mektuplar..

-1-

adı:acı

tutamadığım kalemde,yer eden sözler bana öfkeli..

aynaya yansıyanların gerçeği yokmuş.şöyle bir uzaktan bakınca fark ettim.kurduğum tuzaklardan,acemice işte.yal”an” anlıkta olsa,deşti içimi;tüm benliğimi..habersiz yağmalandım.yerde kırık dökük duran aynadan farksız ruh!keskin virajlar anlamsız kahkahalar içi kof mutluluklar;gerçeği yok.gerçeğin hiç dokunmadığı bir dünya!yazık.

Albayım,şimdi size şikayet etmek isterdim.şu en cahil halimle..öyle ya dünya dönüyor.sersemlik..daha ölmeden çürüyorum.tuzlasalar bari..gözümün ucunda çoktandır,mavilik..kendime içinde yer bulamadığım bir mavilikte..anbean azalan nefeslerde içime sokulan ve alınan tarifsiz duygu adı:acı oldu.

habersiz yağmalandı.esir düştü ruh!çekisi varmış.bir ızdırap ordan oraya savurdu.şimdi rüzgar saçlarımı tutarken ağlamak gerek.ben gidiyorum.hangi yalanına geldin?ne fark eder zaman bizleri an’a kurban etti.eridi;güneş!gözler önünde,maviliğe gömüldü,hamraya yakın rengiyle..dramatik son!hazin..dramatik gül hüzünlü,yaraları sarılır sanarken..belki ona da bir dua iyi gelir.

herkese yazılarda yer var.

Albayım!gül hüzünlüyse,gece hüzünlüyse ben neyleyim.eylemesinler beni de ellemesinler söyle onlara..onlar kimse artık.söylenmemiş sözlere sahip olduklarını sanıyorum.

yazılanların elbet bir hikmeti vardır.hikmet’in hatırına çözelim şu işi..sevgi’ye inancım kalmadı.bilge’lik de bir yere kadar..

Albayım,siz anladınız.en anlaşılmayan noktayı(.)vahim bir durum olduğunu tarifi mümkün olmayan nedenleri,vurgulanmamış;sözde söylentileri,özde yitirilmiş sözlerin olduğunu anladınız.

saygılar..


otuz1 ocak 2bin9
08:57
MergeN..
 
Katılım
3 Mar 2009
#2
Ynt: mergen



-2-

oyun

Albayım;yalan söylediler,anlaşılmayan cüretkar tavırlar vardı.

malum acınası komedi oyuncusuyum.sahne bittikten sonra o boyaları silmek ızdırap!delicesine bir tutku..bitmeyen sahnelerde sahtekarlık, soytarılık ait olunmayan bir düş düş-kırıklıklarından ziyade anlamsız gülümsemeler..tadı olmayan dünyanın havasını soluyorum.onlar hala kahkahadalar,erişemedim o kadarına anlayamadım.

halbuki ürkütücü değil dalgalar ama düşünceler beynimi kemiriyor.

eşlemesiz cümleler baş döndürücü,kelimeler labirentinde kaybolmak o kadar olağan ki sürükleniyorum.
inanın bundan şikayetçi değilim.

Albayım,sebebini bilmediğim dert,dert olmaktan çıktı.
nedenler arıyorum,bir dar da bir ferahta..içimde kayboluyor hava,içinde çözülüyor.

anladım.anladım,gölgesinde yatılmazmış.serinlikler aldatıcı faydası yok ferdaya..

değilmiş işte,değirmende öğütülmeliydi duygular..

cehalet!kaderin oyunu,oyuna karışan her kişi eline almış rolünü..
paylanan paylanmış.satan satmış.dileyen dilenir olmuş.kafam karıştı,ayıklamak icap etti.
sizden rica etsem diyorum.hikmet ben-ol’saydım.kesin düşerdiniz peşime sokak lambalarının sönük olmasına aldırış etmeden aydınlatırdınız yolunuzu,yolumu..zor birşey mi rica ediyorum.ufak bir yardım kime ne gibi zararı olabilir ki..
anlatamadığımdan şüphem,anladığınızdan şüphem yok..

sarınırım takatim kalmadı.şimdilik son veriyorum.
daha aheste bir vakitte tekrar rahatsız ederim.
edebilirim.
edebilir miyim?

hürmetler..


9 şubat 2bin9
02:13
MergeN..
 
Katılım
3 Mar 2009
#3
Ynt: mergen


-3-

merhamet


Albayım,korkarım cehalet her yanı sardı.
gerçekler öylesine perdelenmiş ,öylesine kirletilmiş ki bu korkutucu..halbuki her şey apaçık olmalıydı.melekler yağmurla şehre inerken sokaklar adımlanmalıydı.merhamet esirgenmeksizin avuçlara dokunmalıydı.fütursuz bir dil duaya geldiğinde merhamet gözyaşları avuntusuz kalmamalıydı.

Albayım,yazılanlar kafiyeli olmalı.zaten o vakit anlamlanmalı kağıda düşenler..

insanlık yok oluyor.düzensiz döngüler eşiğinde dünya!bundan şikayetçiyim.şairane bir çözüm talep ediyorum;savcısız sorgular ve yargılar.. ruhlar yalanlarla oynuyor. kör karanlıkta ve bulanıklıkta..

Albayım,oyunlar oynanıyor.

aslında oyunları hikmet daha iyi bilir.neyi kurcalıyorsam,gülünç durumlar..

dil sesini çıkartmadan bir köşede ağlıyor.kelimeler sırt sırta vermiş.adeta küsler;cümlelere,sevgi-ye,bilge-ye ve dünya-ya..bir şeyler daha var.
çözülmeyi bekleyen..karanlık!

Albayım,dünya bu gözden karanlık..ezan sesleri yükselirken,kaçışan kalabalıkta bir ses ;“albayım,beni de unutmayın.”diyor.herkes bu kadar farkında mıydı?

* * *

aklımda bir şiir var.güzel bir kadın için yazılmış.kadın hiçbir vakit bilmemiş.şair sadece bir kez o uyurken sessizce kulağına fısıldamış.

kadın aşk’ın kollarında uyuduğunu hiçbir zaman bilmeyerek dünyayı boşa sanmış.sırf bu yüzden ya,eline aldığı her ipi de boşa sarmış.ruhunu oyalandırmış.oyalanmış.sanmış ki şairin ona merhameti yok.şair de aksine kendini kadına hiçbir vakit liyakat görmemiş.
hayat kuruntularla ziyan olmuş.

Albayım,insanlar fark ettiklerini sandıklarını özünde hiç fark etmemekteler..gözlere perde inmiş.rengi yok.gözle görülmeyen görüntüler gözden uzak..

çoklarını zifiri karanlıktaki ışık kör etmiş.
sokakta karışan konuşmalardan yorgunum..ruh yamalı,yaralı değil ki..beklensin.

sayfaya düşen mürekkep isyankârsa yazan ağlamasında ne yapsın.kelimeler kırgınsa ele ne,bu kalemi tutana ceza..

karşı kıyıdaki sesler,uçuşan martılar huzur verici..zihnimdekilerse aksine delirtici..pervasız olan kelâm,kalem neylesin..sevgi-yi esirgemeselerdi.bilge-ye düşkün olunmazdı.
bir kez daha saygıları mı sunuyorum.

saygılar..


on9 şubat 2bin9
22:28
 
Katılım
27 Ara 2005
#4
Ynt: mergen

hımmm, ' mergen ' bu ismi bir kenara not ediyorum, yazdıklarını dikkatle ve rikkatle takip edeceğim inşaallah tabii zaman buldukça...
 
Katılım
3 Mar 2009
#5
Ynt: mergen



(...)

eski gerçekten eskidi mi?bilinmez.
göz ucunda ; dermanlar,dermansız sancılar eşiğinde..dertler,terk istiyor.zaten ucu ucuna yetmişti.
geciktirilmiş duyguların,duygusuzca aksetti.muhtemelen,hayatlarda sarhoşluk anına dek geldi.
yazık ki kollar sıvanmışken;sözlerle sınandık.kim bilir hangi bilinmez için.
ve inan ki biriken hüzünler,ruhlara deymeden gitmek en iyisi..en doğrusu değil.en iyisi..
hayatlar nasıl da yaprak döküyor.ne zaman ve hangi aralıkta başlamıştı.
şairin dileği susmaktı ya,senin duanda "kaçmak"

kaçmak kafanda yer ettiğinden bu yana..aralık bulupta bir kelam edemedin.kalem elindeydi.
sözlerse dilinde eskidi.kuruyan yapraklara bastıkça,bastırdın/bastırdık.her düşenle,her çıtırtıda..
göz ucuyla baktığın gökyüzü yıldız saklarken kayan bir yıldız aramak ahmaklık..
içi boş hediye paketleri..diline kof,yüreğine hoş.

hoş'u hoşt!mu anladın?hoş zaten mesele de başkaydı.
kimsenin anlamadığı anlayanın umursamadığı bir darda soluk soluğa..
yine bir nefes daha eksildi.görüntüler siliniyor.tutulan defterler boş karakterlerle dolu..
unutulan isimlerse loş ortamlarda kaldı.

ezikti.tüm hayatlar biribirinden aciz,çaresiz çaresizlikler peşinde..bir orada..bir burada..bir de öte tarafta..yazık.
dökülen yapraklarla düşen gözyaşlarına;yazık.zaten bilinseydi.ne neyden daha doğru;en iyisi bu denilmezdi.
densizlik yüzlere oturmuş.ellerde dinsizce gitmişti.şair susmayı başaramadı."kaçmak" sana kaldı.hadi!yol senin..
sağlı sollu uzanan çınarlar senin..

"sen mergen'sin..sinmek yakışmaz."

29.08.2008 / 04:32
mergen...
 
Katılım
3 Mar 2009
#6
Ynt: mergen




ruhumla kavgalıyım..

hayali adımlarla o şehrin sokaklarında dolanıyorum.bilemiyorum.neden bu sorumluluk yüklendi.niye o giden bendim.niye oraya giden bendim.gördüklerimi hiçbir zaman hak edemeyecek miyim?aldığım nefes,soluduğum hava,tattığım su,bastığım toprak,söylenen söz..zemzemle bile yıkanmış olsam.bu neyi değiştirir ki..

sanırım derdim.bedenimin içindekiyle;”ey ruhum!nedir sen de ki bu kırgınlık..” –sıkıştım. “az kaldı.her şey için..” –ne için? “kurtuluş için.hani şu en bilinmeyen..” –ölüm mü? “ya ne sandın.”

o şehirde ölebilmeyi ne çok dilemiştim.(kendim için ettiğim tek duam..)gözümü kapattığımda bir anda orda olabildiğim şehir.bana huzur veren.niye artık gözümü kapattığımda o düşün içine giremiyorum.niye artık gözümü kapattığımda o düşüşü yaşayamıyorum.aaa..evet hak etmiyorum değil mi?ne yapmalı hak etmek için.ne çok şey var aslında.zor gelen,zor olan ne?ne ola ki bu kadar oyalandırıyorum,kendimi..

yıldızları sayamıyorum ya hani,bunu da yediremiyorum.benim için mücadele etmedi ya ona da kızıyorum.kaçıyorum.şehirden şehre göçüyorum.ruhum bazı şeylere daha sadık,ona söz dinletemiyorum.şehirler arasında sıkışıp kalıyor.zavallı ruhum..bedenimin içine sanki zorla tepilmiş.o kadar isteksiz benimle yaşamaktan,oysa ben hayata o bana mecburuz.

vade dolana kadar..şükrüm bitene kadar..duam bitene kadar..ruhum dolana kadar..sevgiye doyduğum zaman çekip gideceğim.ruhum çok sabırsız; “ah!sabırsız ruhum..” –ne oldu yine. “çok mu zor sabretmek?” –anlamak senin için zor anlaşılan. “anlamak değil de zapt etmek zor seni..” –savurma beni oradan oraya.

denizin dalgalanmasını seviyorum.kayalara çarpışını,sessini..rüzgarla saçımın savrulmasını,sağa sola..çimenlere uzanmayı,gökyüzündeki bulut kümelerine isim takmayı,karakterli bulutlarım.annem bilir,gerçek adlarını,takılmamak lazım böyle şeylere..annemin sözlerine takılmamam lazım.babamın da hiçbir sözünü unutmamalıyım.görüntüleri silmeliyim.yanında birkaç duyguyu da silmeliyim.daha fazla yenik düşmeden,üstüme sinmeden kurtulmalı.üstüme düşmesin artık,insanlar..üst üste gelmesin hiçbir hayat/üst üste gelmesin hiçbir hayal/ üst üste gelmesin hiçbir hayalkırıklığı..

110 grubunun bir şarkısı var.”dünya”..der ki bir yerinde:”ruhumu çok geride bıraktım.” ben onu yalnız bırakamam.kavga ederiz.ama bırakamam. –ben bu bedenden çıkmadıkça beraberiz. “beni mi dinliyordun.”
–başka işim var sanki.

05.06.2008 / 15:38
mergen..
 
Katılım
3 Mar 2009
#7
Ynt: mergen




..zaman / ..an

beklemek anlamsızdı.ümit etmek,işte bu hiç yapılmamalıydı.belli ki an yine yanılmıştı ve yanıltmıştı.halbuki beni zamandan bile daha iyi tanıyordu.tanımak da yetersiz demek,eksik tanınmışım an tarafından…ifşa olanları inşa etmek,çok zor.

bir yahudi gibi eski defterleri karıştırmak da,anlamsız…

aslında şu an da geçmiş olmadan;en azından şimdiki an için bir şeyler yapılmalı,bu bile güç istiyor.çok güç…çok şey istiyor.zaman gerek anı toparlamak için.

yaşanılanların bir kısmı kötü,kötünün de daha kötüsü…vasat bile denilebilinir.iyi niyetimizden hep bu hale geldik.niyet?niyetimi bozmak üzereyim.her şeyden çok zaman önce vazgeçtim.on yıl öncesinin hayali;bir hiç uğruna,piç oldu.”piç” diyip hafifçe geçmemek lazım aslında bu konuyu ama geçeceğim.ve yine unutuncaya kadar zihnimi kendimle alakasız şeylerle oyalayacağım.uyuşturmakmış bu benim yaptığım,biri öyle demişti.artık kalemi sadece yazı yazmak için tutuyorum.eskisi kadar idealist değilim.çünkü an’a yenik düştü benim hayallerim…hayallerim,heves oldu.öylece bir dosya da kala kaldılar,yazık.çok yazık…çok geç…(çok geçmiş olsun,bana…)

zaman içinde sıkışmıştı aslında tüm anlar,elleri mahkum…zaman içinde alışır bir şey mi ki bu?son sözü yutmak ve bir daha akla getirmemek gerek.her şeyden ve herkesten arınmak gerek.gerekli gereksiz bazı şeylerden vazgeçmek lazım.sade bir hayat için.sadece bol fedakarlık ve bol sabır gerek,gelecek için.

…ve henüz alınmamış nefesler için de bir plan tablosu yapılmalı.düzensizlere düzen lazım.

hiç bir şeyin kıymeti bilmiyoruz.belki de bir sebepten bilemiyoruz.ya da sebepsizlikten bu hale geldik.bu kıyamete kadar böyle devam edecek.ümit etmenin yersiz olduğunu en başta da söylemiştim.çünkü paylar çoktan paylandı.eşikten eşitsizliğe;bu çok gülünç…büyük bir komedi-dram söz konusu…sanırım yazdıklarımı bu sefer kimse anlamayacak.en başta yazdıklarım neyse de şu son satırlar felaket durumdalar,en iyisi daha fazla uzatmadan kesmek ve zihinleri bulandırmadan susmak…sonsuz bir sukût,kastettiğim.


25.06.2008 / 15:17
mergen..
 
Katılım
3 Mar 2009
#8
Ynt: mergen



(ruhumla kavgalıyım..) (..zaman / …an)
yazılarımın devamıdır.en çok hangisinin devamı gibi ben karar veremedim.
aslında kısacası mergen'den son dökülenler..
*şöyle bir okudum da çok mu karmaşık oldu bu kez..


-2-

her şeyin bir düzeni olsun istiyorum.plan değil.”sonsuz sükûnette” kararlı ve ısrarlıyım.bunun anlamı:ölüm,benim lûgatımda..anlayana amenna,anlamayana ”...” önemi yok.zaten hiç yoklardı.yokladığımda fark ettim yoklardı.zamandan medet umdu çoğu ve sizler hep bir ağızdan,ağız birliği yaptınız.deliklerden bakan delilere imreniyorum.delirmek istiyorum.ya da ölmek.razıyım her ikisine de,ikisinden birine..razıyım,göç etmeye..razıyım sıla’ya kavuşmaya..gayri,amadeyim.
yeter bu kadar soluduğum,duyduğum,uyuduğum..”emaresi kaldı.” demesinler ardımdan diye yok etmek istiyorum her şeyi..bildiklerimi unutup,yeniden doğmaya gücüm yok.olsaydı,kalırdım.orada,şurada ya da bir arada mutlaka kalırdım.bir arada olurduk.bir arada kaybolurduk.
...ve bir de;bulutlardan birinde mesela;yağmur yağarken ilk damlayı ben görmek isterdim.hayallerimde kalırdı.hayallerde kalırdım.dilimde bir kekremsilik..üzgünüm ama görüntüler silik..keskin kokular,sert içkiler..zihnim dumanlı,hayalden ve hayallerden ziyade..bu dünya ziyadesiyle yetti.içimde gezinen duman sana sesleniyorum.hayır ruhum sen değil.karışıklık olmasın.didişmeyin,içimde..


20.07.2008 / 04:21
mergen..
 
Katılım
3 Mar 2009
#9
Ynt: mergen



“o kadar çaresiz ki şehir,
çoban o kadar yabancı olanlara..”


-çoban-

izmaritler çoğalıyor.aitliğini kaybetmiş,şehirlerde..
kaybolan çocuklar ve gözyaşları..
bir düzüne düzenbaz ,baz alınmalı ;mesala masaya yatırılmalı uzunca kısaca bacak arası vs. işte.

bir yalan bir alan’a düştü.
bilinmeyen gerçekte dökülen yapraklar mecaz anlam içinde eziliyor.ve biliyorlar ki birileri bundan mutlu mesut..fırsat kolluyorlar her’an düşman için zafer!

sessizce yazılan her harf seslere şahit!dur durak bilmeyen arabalar,içinde kaybolan şehir..sana bir sözüm yok,insanoğlu piçlik peşinde hem de hiç uğruna beş kuruşa..bedenler masumiyetini kaybetmiş.çoban seyir de..devrik cümleler ve bitmeyen çileler ;sözü bitmiş.efkar-ı keyf eksik hayattan..karman çorman bir seyir;çoban’a..

demini almamış insanlığa bekçi çoban..
zaaflarla kuşatılmış.kendinden haber-siz herkes..herkes kimse kadar değer-siz...


yirmi1 ekim 2bin9
meçhul saat
27:27
MergeN..
 
Katılım
3 Mar 2009
#10
Ynt: mergen



düş-ler, hayal-ler bambaşkaymış.
biz'in için de herkes kendi hayalini canlandırmış.
meğer; sen, ben, ( biz ) hiç yokmuş.
olmamış,
oluşmamış,
oluşamamış,
yazık!..


-düş-

düşler düşkünlükten olsa gerek, sessizce mırıldanan şarkılar gibi..
kimsenin bilmediği sırlar aslında herkesin içinde yaşadığı sırlardan bir kaçı
sadece, umudun aynadaki yüzü ya da hüznün..

demlenmemiş her duygu gibi sahipsiz ve isteksiz satırlar..kırgın ve hoyrat..
rüzgardan ders almış, kendince bir armonide kaybolmuş gibi..

tuhaf renklerden anlam çıkarırcasına..
bilinmeyen bir düş; düş kırıklıklarının yanında biriken başka bir kırgınlık..
sahipsiz ve isteksiz eskiye dem vuran bu güne küsen yarına sarılmadan..
güneşi görmeden solan karman çorman saçma sapan bir düş..
bu yüzden düşüyorum.


sıfır3 aralık 2bin9
11:23
MergeN..
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#11
Ynt: mergen

"düş"lemek ve "düş"mek arasındaki bağlantıya oldum olası hayranlıkla baktım, bu da daha evel dikkatimi çeken yazılarına yorum yaptırtıyor şimdi.kelimelerin yüzüme çarpan şeyler, eksik olmasınlar senden. taze de "düş"müşler "düş"lerinden dumanı üstünde..
hoşça kal
 
Katılım
3 Mar 2009
#12
Ynt: mergen

NuN' Alıntı:
"düş"lemek ve "düş"mek arasındaki bağlantıya oldum olası hayranlıkla baktım, bu da daha evel dikkatimi çeken yazılarına yorum yaptırtıyor şimdi.kelimelerin yüzüme çarpan şeyler, eksik olmasınlar senden. taze de "düş"müşler "düş"lerinden dumanı üstünde..
hoşça kal

yüzlerden düş-en her damla kadar yazabildiğim..kalemi tutamadığım kadar, zam'an içinde biriken anlar kadar, ufak tefek damlacıklardan ibaret kelimeler(im)..teşekkür ederim.
 
Katılım
3 Mar 2009
#13
Ynt: mergen

"gecenin içinde masusdan bir ürküntü.
gündüzün içinde mechul bir ürperti."
(*)insanın kalça kemiği betondan bile daha sağlammış.
muhtemelen kalpler de ondan bu kadar kırılgan..


gayri ciddi yaşamlar (!)

çıkmaz sokak sakinlerinden biri camda diğeri sokağın başında öteki de duvar kenarına sinmiş..son sigarasını içiyor.dillerine dolanan sözlerden ziyade üzerlerinde,yalnızlığın kekremsiliği,koyvermişliği ve kaybolmuşluğu var.şehrin ışıkları,kalabalığın sessizliğinde ve onların derinlerinde sakladıkları gizemle bir kaç şey.bir kaç şey kadar mutlu ve huzursuzlar..

(1) yanaşan her gemi liman bulma sevincindeyken kaptanın gözü hala bir başka limanda,kendi limanını arıyor.haklı haksızlıklarından pay çıkartmadığına pişman olmalı.kaptan,yardımcı kaptana ; "yıl geçti,yar geçip gitti yanımdan..dur!diyemedim.çünkü giden hep ben olacaktım.bu yüzden en baştan izin verdim gitmesine..iyi mi?kötü mü?diye düşünmedim düşünemedim,o vakitler..ama şimdi,evet pişmanım.."

(2) rüzgarlı geceden medet umma,hiç bir yanılgı yarına merhem olamaz.bekleme artık sokağın başında..köşe başında..git evinde uyu.evinde,bahçende otur ve yaslan,yaşlanmış çınarına yaslan..ölü sana ancak bir avuç toprak getirir.bekleme ondan bir yudum su getirmesini,getiremez.ve isteme yanına gitmeyi,sıranı bekle!..

(3) sesi,kokusu duvarlara sindi diye,duvarın kenarına sinmişsin.niye?niye yaktın yine o sigarayı..bu kaçıncı kaçırdığın.göremedin işte sen son sigaranı yakarken o geçti gitti,buralardan..ıskaladın.hayat seni de ciddiye almadı.sen kendini ciddiye almadığından ötürü..gayri ciddiyetsiz hayatlarda gayri bir azabın var.


gece seslerindeki bekleyiş.çıkmaz sokak sakinlerini beklentilerinden alıkoyamıyor.sürgünde gibi özgür ruhları..kendi hükümsüzlüklerinde hayatla dans ediyorlar.üstelik gayri ciddiyetsiz yaşamlarına aldırış etmeden..gayri yangın var.evvelden beri hiç sönmeyen yangınlar,meşale en son kimin elinde görülmüştü.bu yangına sebep olan kim?yüzyılın yalnızlığından,yüzyılın sönmeyen yangına/yangınlarına..gayri ciddi yaşamlara (!)


25.09.2008 / 00:18
mergen...
 
Katılım
3 Mar 2009
#14
Ynt: mergen

"..sakın!
egeli aklı işte.
sakın kendini;
nema lazım."


ileyh*

kimse,kim'se bilmiyorum.öğrendiğim bir kaç kelime var.ötesinde bir şeyin olmadığına inandıramadım.bilmek istedim.
ama yorgunluk herkese bir pay bıraktı.irili ufaklıda olsa bıraktı.ve biri kelimeleri,cümleleri oracıkta bıraktı.sebep oldum.
üzgünüm..bazen diyorum;susmak en iyisi..kelimeleri bozguna uğratmak yersiz.

bazı şeyler var.ve tanımı olmayan kavramlardan da kaçan biri var.ve var olmayan romanların,olmadık yazanları/yazarları var.
yarına çeyrek gün kala uyuyanlar..ben onlardan biriyim.ve tren sesleriyle uyananların o seslerde kaybolan konuşmaları var.
dudaklarımın arasında gezinen kelimeler;onlar..ve yoktu hiç noktanın sonunda boşluk ve ötesi..
geçmişler işte oradan bir aralık bulup geçerken;kimi yaralandı,kimi dert etmedi,kimi anımsayamadı.ve doğrudan yana olmak istenmedi.
sebepler vardı.dilde eskiyen,akılda büyük yığınlar halinde yer eden sebepler vardı.
anlamsız cümlelerdeki harfler bu birleşmeden mutsuzken niye bu diretme!..bu yanlış işte.dille söylemek,yazmak kadar kolay değil.
yazmakta söylemek kadar basit değil.ve elma senin için kesinlikle yazılmalı bir şeyler;


olur olmaz,vakitlerde.
düşen elmayı dert edermişsin.
ve bilmezmiş;kimse,kim'se.. //..şimdi yardım et! //

bir el daha lazım.
bir el daha..
bir el..
bir.. //..elma elma elma elmalar yuvarlanıyor. //
bir elma..
bir elma daha..
bir elma daha lazım.
ve şimdi yardım et!..

el'e "-e" değil.el'e "-ma" lazım.
"elma"diyorum.bilir misin?tadını..
aynı anda ayrılığın tadını..
yakınlar uzakken,
uzaklarda yakınının olmasını..
anlayabiliyor musun?
bilemezsin,ki ben hiç bilemem.
elma'nın dersini,derdini..
kurdunu,sapını,dalını vs..vs..vs..



ve gözyaşlarımız..onlar hiç bir zaman isa'nın gözyaşları kadar anlamlı olamayacak.
ve hiç birimiz de melekler kadar iyi olamayacağız.hiç bir vakitte olamadık.bu kadar iyilik insanlığa ağır gelir.
isa'nın gözyaşları geçmişi yıkarken,temizlenmeyen köşelerde elbet yıkılacak.böylesi uygun görülmüş. //..isa!nerde kaldın. //
merhamet!..illa ki merhamet!..gözyaşları..illa ki gözyaşları..isa bunları hak etmedi.
dilinde söz biterken,yüreğinde sönmeyen ateşlerle gitti,ki gelecek. // ..isa!gelmelisin artık. //



mergen'08

__________
..sakarya!nereye doğru akıyorsun.
şu notlarıda al götür gittiğin yere..
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#15
Ynt: mergen

tekrar merhaba :)
egeli olabilirliğinizi ve mergen'in anlamını merak etmiştim arkadaşım?

kıyamet mitleri araştırıyorum, son yazınızın son satırları dikkatimi çekti..
 
Katılım
3 Mar 2009
#16
Ynt: mergen

nefs-i terbiye ;

umudun kıyısından savrulan sessiz bir rüzgar sadece anlatması zor.


edep ya hû ;

bilemezsin işte bir gece vakti ıssız ve vurdum duymaz.
ve yahut pervasız ruhun çilesi..


İsa ;

süzülen en değerli damlalar,avuçlara dökülen..
oluk oluk çağlayanlar misali..


mergen ;

bilemezsin duymadıkça görmedikçe ve sevmedikçe..
ruhun derdi kalbin acısı oldu.
nefret sevginin can dostu benim düşmanım.
artık yazamıyorum.neyi kime anlatmalı(?)
kimden merhamet dilenmeli(?)
dualar geride kaldı.sözler çoktan uçtu gitti.
geriye bir rüzgar kaldı.
o da gözyaşını kurutmaya yetmedi.yetemezde..
zaman geçsin diye bekliyorum.
karanlık olsun.en azından bir an ve zaman bitmiş olsun.
kanlar çekilsin su misali..hiç kalmasın nefes gibi..hiç kalmasın..



on1 mayıs 2bin9
mechul saat
25:25

MergeN..
 
Katılım
3 Mar 2009
#17
Ynt: mergen

İnsan!

Bazen kimse anlamaz. Anlayanı bulduğunda da sen anlamazsın. Ya da inanmak istemezsin. Ve o gitmek ister, rüzgârına takılı bir kokusu kalır. İçleri paramparça eden. Hüzünler içinde kalakalır, insan!

Şehri aydınlatan ışıklar söndüğündeyse; geceye, evlerinin içinde yapayalnız kalan insanların korkuları kalır. Tuzakları odanın duvarlarını aydınlatır. Korkularının tuzakları olduğunu çok sonraları fark ederler… Kimileri yanar, ateşler içinde denizin ortasında uçurumun kıyısında ve sevgili var olduğu yerden hiçbir zaman çıkıp gelmez. Duvarlardan sızan hüzün damlacıklar halinde sokağa dağılır. Gökyüzünü parçalar çığlıklar, şimşekler çakar yeryüzünü karanlıktan çıkarmak için. Bir anne ellerini uzatır. Çocuk göremez korkuya kapılır. Ağlar, annesini bulur. Gülümser bir müddet sonra bir tekrar daha… Ve bir çocuk için günler biter. İşin içinden çıkamayacağı bir hayatın içine fırlatılmışçasına afallar, insan!


Geçmişten bir parça ararken şarkılardan anlam çıkartmaya çalışır, insan!


Dünya dönerken her seferinde bir şeyi unutur. Üstündekiler onu umursamadığı için yapar bunu haksızda sayılmaz. Dünya algılanmak ister, insan gibi… Dili olmayan duygulu bir insancasına döner durur ama geldiği nokta hep aynıdır. Her defasında sabreder, sinirlendiğinde debelenir. İnsan fırtınalar içinde denizin dibinde yerin altında kalır. Ve yine anlamaz, insan!



Durduğu noktandan gördüklerini bile anlamazken sevginin içinde boğulacak kadar çok vakti nerden buluyor, insan?


Mergen..

9 Mart 2010
21:07
 
Katılım
3 Mar 2009
#18
Ynt: mergen



albay'a mektuplar..

-4-

Tuzak


Albayım, üzerinde düşünmek lazım. Zaman içinde sıkışan anıları hatırlamakta zorlanıyorum. Kafiyesi denk düşmeyen şiirler yazılıyor. Bundan rahatsız oluyorum. Şiir ustalık ister. Gençlik bundan habersiz...

Haberi olmadığı ama içinde yaşadığı daha birçok ayrıntı var. Ayrıntılar içindeki labirentte sıkışıp kaldım. Yardım edin!

Sevgi yüreğimde dolanırken artık yoruluyorum. Geçen akşam bilge'nin yanında uyu kaldım. Uyandığımda hikmet gelmişti. Telefonum çalınca odadan çıktım. Kendi dünyama doğru yürüdüm. Yalnız kalmam gerekiyor. Ayrıntıları irdelemek için. Ancak sizin yanımda olmanızdan mutluluk duyarım.

Albayım, bazı şeylerin hikmetini gerçekten kestiremiyorum. Mutluluk nasıl hüzne dönüşüyor. Ve yahut da huzur huzursuzluk verebiliyor. İnsan paradoksun eşiğinde duruyor. Sanırım baş ağrılarımın bir sebebi bu olmalı.

Albayım, ben hikmeti aramaya gidiyorum. Bu kez bir cevap verin.çabaların boşa çıkar. Sen kendi yolunun sonunu görmeye bak! Fazla düşünme, denizi seyret ve suyun ritmini içinde hisset! Tarihle ilgili bir kitap al. Onu okumaya başla.İşe yarar diyorsunuz, yani..Albayım, bir kez de olsa sizinle tavla oynamalıyız. Zarları tutuşunuzu görmek isterim.6-6,6-5,6-4,6-3,6-2,6-1,5-5,5-4,5-3,5-2,5-1,4-4...Ama dört dört bizim gibilere gelmez. Zarın elimize geçmesiyle yetinmek yeter. Gözlerim ah!

Güneş batarken göçenler şimdi olsaydı. Yastığımın her sabah uyandığımda nemli olmazdı. Korkarım mevsimler de yağmura hayran, benim gibi..Ayrıntılarda bir hikmet gerçekten yokmuş. Ayrıntılar zihnin tuzaklarından ibaretmiş. Sevgi uyurken düşündüm. Bilgelik çoktandır. Boğuluyorum. Şimdi ufukta bir bilinmez tuzak daha var. Yalnızca an zamanı değiştirebilir. Anlar birikip zamana karışsın diye bekliyorum.

Kurmacalardan ve tuzaklardan ibret gelecek, şimdi sessizlikte bir iskelede oturup zihnimi akıtmam lazım. İlerde bir gemi var. Gemi de sahipli sahipsiz haklı haksız mutlu mutsuz tuzaklarla dolu insanlar gemiden sessizce atıklarını akıtıyor. Deniz insanlığa küsmekte maviliğini bulandırmada haklı..Tuzaklarda herkesin az da olsa tuzu ve sus payı var.

Albayım, hikmeti olan tuzak varsa susacağım, sizi de rahatsız etmekten vazgeçeceğim. Suallerimle sizi de boğdum.boğulurken sabrınıza hayran kaldım.


Saygılarımla..


MergeN..
17 nisan 2010
00:19
 
Katılım
3 Mar 2009
#19
Ynt: mergen



kaybolan gölgeler...ışıklar!



düşün'me!


sokak lambaları yolları aydınlatır, sanardık.dua ayakta tutardı.kimin derdine küstüğünde kiminin de düştüğünde bir cesareti olurdu.

hayat zamanla mücadele ederken, insan an'a takıldı.zincirleme hatalar da o vakit baş gösterdi.dil için söylemesi kolaydı.ama çoğu kez düşünceler uçurum kenarında esen rüzgar kadar pervasızdı.çelişki de kumardır.farketmek zor değil.anlamak belki...

düzeni bozulan herkes gibi...
şair, bişeyler yazar birileri okur.şairin anlatmak istediği başkadır.birileri okuduğunu anlamadan kendi dünyasına çeker.harfler bir araya geldiğinde şair mutludur.farklı anlamlar çıkarıldığını görünce şaşırır.ama çoğu kez hoşuna gitmiş gibi davranır.

tuzaklar yaşamı gölgelerken yürek serinlik arar.bir ağacın dibinde yapmak istediklerini düşler yoldan gelip geçenlerden biri gözüne ilişir.kendince tanımadığı birinden ders çıkartır.yargılar, savcıyı beklemeden yargılar insan! kimin ne olduğu önemli değildir.önemli olan kendinin ne olduğudur.yargılanırken doğruluk payı düşünülmez.konuşma hakkı ise hiç verilmez.

ay kendini göstermeden önce güneşle vedalaşmak gerekir.ayrıntıdır.ama insan her ayrıntı gibi bunu da atlar.insan duygularından emin olmadığında hatalar yapar.ayrıntıları görmezden gelip atlamasıda bundandır.ayrıntının vericeği cevapları beklemeden yargılar...savcıyı bekleyemez, sabırsızdır.sözcükleriyle saldırır.düşünmeden ve üşenmeden sözcükleriyle saldırır.


MergeN..
24 nisan 2010
11:51


 
Katılım
3 Mar 2009
#20
Ynt: mergen


“Buzdan duvarların yaklaşmaya çalıştıkça yanıyorum.
Suda dans etmek gibiydi. Gecem gündüze bağlanmıyor.
Bir şeyler eksik meğer dokunmakta kutsalmış.
Kokunu hep yanımda hissetmek anlar geçsin diye bekliyorum
ama zaman hep tuzaklarla dolu korkum sensiz uyumaktı.
Çaresiz uyuyorum.”





Sebep-siz Efendi!


Görmezden geldiklerimiz, gerçeği gölgeliyor. Ufak nüanslar, ufak çatlaklar, ufak uçurumlar! Uyurken izlediğin, nefes alırken içini saran ruh, tuttuğun el, gözlerinde kaybolduğun, sessizliğinde hüzünlendiğin, kendince her şeyin sebebi sevdiğin… Olmayınca olmadığını kabullenemediğin ruh! Çıkmaz sokaktır.

- Anladım.


Ama ruhum anlayamıyorum. Her yanım bu kadar sevgiyken içimdekine bunları nasıl anlatırım. Bu şey başka bir zaman diliminde o/sen olmak gibi. Düşünceler akarken donup kalmak ne demek anladım. Gördüğünde susmak, saklambaç oynamaktan farksız… Dönemeçli iç içe girmiş ayrışmış. Zaman içindeki dönem/ler elçi hepsine… Özürlerden anlaşılan affın tuzağı çoğu zaman, af! Yaramaz çocuk, kucağımda oturan merhametin çeliştiği çoğu an…

- Anlayamadım?


Şimdi ezan okunsa, duyduğun sesler arasından ayırt edersin. Etmezsin. Farklardan farklılaşmalardan boğuluyorum. Susuyorum. Bir kör gibi, görmüyorum. Su içerken, sigara içerken, duman dağılırken oracıkta ben de dağılıyorum. İnsanlar arasından bir gülüş gülüşüne götürürken benliğimden sızan o/sen!

Algıda kilitlenmek sevgi dediğimiz, budalaca saçmalıklar eşiğinde duran… dur’u anlamayan an için koşan zaman da hapis kalan fütursuz kalbin sahibi; belkiler peşinde, keşkeler dilde, yarınlar. Onlar olmaycak sahi, unutmuşum. Unutma! Zihnin oyununa gelme oyunlar oyunculardan daha bedbaht biliyorsun. Hatalar aradım. Geçmişi un ufak ettim. Satırlarda kayboldum. Yaratıcının zulmünden korktum. Damlaları tutmanın imkânı yok. Yalnız kalmaktan korktum. Hayır, asıl sensiz kalmaktan korktum. Üşüdüm. Ağladım. Yoksulluğumdan kapısında sevgi dilendim. Yılmadım. Yıllandım. Harfler yıprandı. Yokluğunda zihnimde duvarlar yıkıldı. Zaman döndüğünde saatler durdu. O vakit duvarlar yeni baştan inşa edildi. Kalifiye elemanlar var. Zihnimde sudan ucuza, ucuz yaşamlar için çalışan kalifiye elemanlar var. Sebep-siz Efendi!

Dilimde bir tat; tatlı-acı ayırt etmek zor. Kokular karıştı. Zihin iflasın eşiğinde, kredilere cevap gelmiyor. Geldi.

Mühürlü dilim, şuan cevap bekleyen en karmaşık oyun içindeyim, düşüncelerim fena kafa buluyor.uyumak isterdim.ancak yastığı kayıp yatağımın, kollarını aç; sevgili, sahnenin perdesi kapanana kadar yanında uyumak rolüm… Uyandırma sakın, huzursuz etme.eyleme, enleme, bozma bu oyunu huzur(m)!



MergeN..
02 mayıs 2010
06:15
 

Giriş yap