Milliyetçilik

Katılım
18 Mar 2009
#1
Lüzumu üzre yazmayı düşündüğüm bir yazının giriş cümleleriyle oyalanmakta olduğum şu dakikalarda , konunun verdiği coşkudan mı yoksa konuyu yeterince aktaramama korkusundan mı ,tarifini yapamadığım bir duygu girdabı içinde sizlere nacizane fikirlerimi sunmaya çalışacağım.Önceleri bana pekte hoş gelmeyen ancak şu son günlerde hatta aylarda aklımı bir karınca yiyenin toprağı eşelemesi gibi beynimi eşelemekte; MİLLİYETÇİLİK.Hatta milliyetçiliğe karşı önyargılarım yüzünden birçok kez bu yazının nüspettelerini yırtmıştım.Baya düşündüm neden bu şekilde bir önyargı dağları oluşturmuşum gözlerimin önüne.Bu dağlar benim gerçeği görmemi engelledi,dağ varsa Ferhat’ta olmalıydı.Ferhat olmayı göze alamadım veya dağların arkasında var olan güzelin değerini bilmiyordum.Bir seçenek daha vardı.O da, bu dağın arkasında var olan güzeli görenlerin onu bana güzel anlatmamaları veya o güzelin gölgesi mahiyetinde olan insanların onu gereği gibi temsil etmeyip birde kendilerini bu güzelin en güzel nümuneleri saymalarıydı.İşte bu yüzden ben veya benim gibi olan birçok insan bu fikre karşı önyargı dağlarının gölgesinde kalmıştır.Üstelik bu dağların malzemeside az önce saydığım sebeblerdir.Yani bu dağlar kendi kendine oluşmadı.Bu dağların oluşmasında onu temsil edenlerin yaptıkları bazı davranışlar vardı.
İnsanın fıtratında her zaman güzeli aramak vardır.Ve insan eğer biraz düşünürse bir şeye bağlı olmak gerektiğinin çıkarımına varır.İnsanın bir inancı,bir yolu,bir hayali,bir fikri,bir ülküsü olmalıdır.Eğer bunlardan birine sahip değilseniz yürüyen bir ölü olmaktan kendinizi kurtaramazsınız.Ölümün tarifi;ruhun bedenden ayrılması demektir değil mi?Yani beden madde, ruh ise manadır.Yani manevidir.Az önce sıraladıklarımız aslında insanın ruhu mahiyetinde olan içerikli hedeflerdir.Çünkü bu hedefler doğrultusunda ruhumuz şekillenir.Bedene herkes sahiptir ancak bu beden içinde var olan manevi niteliklere sahip olan çok kişi yoktur.Yani beden var ama ruh yok.Öyleyse bu kişi ölü değil midir?
Türkiyede bulunan siyasetçiler çok zekidir.Toplumu iyi gözlemlemiş ve toplumun neye değer verdiğini iyi öğrenmişler ve bu ülkede iktidara gelmişler ve yıllarca bu siyaset pazarı içinde geçer akçeyi ellerinde tutmuşlardır.MHP toplumun milliyetçi damarından girmiştir ve yıllarca siyaset meydanında at koşturmuştur.Yıllarca diyorum çünkü Türk milletinin bu duygusu bitmez tükenmez bir duygudur.En hissiyatsızı,en bilinçsizi,en tarihinden haberi olmayanı yeri geldikçe milliyetçiyim deyip sandığa üç hilal damgalı pusulayı koyuverir.Bunu bilir Türk siyasetçisi ve işte tam oradan yakalar ve indirici darbeyi vurur.MSP,REFAH,FAZİLET,SAADET ve AK PARTİ.İşte tüm bu partilerde milletin inanç damarından yakalamış ve bu yolla iktidara gelmişler.Birde şunu unutmamak gerek ki bizim milletimiz ezilene her zaman sahip çıkar.Bu partilerin bazıları kapatılmış hatta bazı vekilleri hapse atılmıştır.Millette görevini yapmıştır tabi hemen zindandan çıkanı baş tacı yapmıştır.DSP,CHP gibi partilere girmek istemiyorum.Çünkü onların hangi damarı yakaladığını tespit edemedim.Bilen varsa bana izah etsin lütfen.
Konuyu fazla dağıtmadan hemen mevzumuza döneyim.İşte bu siyasi partiler sadece kendileri müslümanmış gibi sadece kendileri milliyetçiymiş gibi davrandıkları için temsil ettikleri zihniyetin,fikrin adeta ayrılmaz bir parçası olmuşlar.Bu durum onlar için güzeldir.Ancak şöylede bir durum var ki;yaptıkları her hareket mercek altına alınacak ve onların eleştiri,onların yuhalanması,onların sandığa gömülmesi demek temsil ettiklerininde aynı akıbete uğraması demektir.Ve birçok kişinin onlar yüzünden temsil edilen fikre önyargılı yaklaşması sonucu doğacaktır.Buda bir yapboz oyununa benzer ki aynı fikrin temsilcileri bu defa yıkılan ümitleri onarmaya çalışır.Şöyle bir göz atarsanız siyasi tarihimize bunun ne derece açık olduğunu hemen göreceksiniz.
İşte bende bu mağdur olan kişilerdenim.Benim dağlarımın oluşmasında aslında bu temeller yatıyormuşta benim haberim yokmuş.Ne acı değl mi? Ve ne kadar cahilane.Benim hatam mükemmeli aramak mı yoksa?Bugünlerde şu sözlerin doğruluğuna kanaat getirdim.Birincisi;olması gereken ile olan arasında her zaman bir ayrılık,bir fark olur.İkincisi ise şu;Ağırlığını taşıyabileceğin fikrin adamı ol.İşte bu söz don değiştirir gibi parti değiştiren,çıkarı uğruna yeni ufuklara yelken açtığını ve bunu Türkiye için yaptığını söyleyen,davadan yoksun,ülküden bi-haber, şerefin kendilerine uğramadığı kişilere küpe olarak hediye ediyorum.Beni ve benim gibileri önyargı bataklığına iten bu insanlar bizlerin bir ülkü uğrunda birleşmesine engel oldular.Kavgamız olamadı bunlar yüzünden.Kavga yoksa samimi dostluk,kardeşlik,yoldaşlık yoktur.Dava İslam ve Millet davası olmadıkça biz nasıl karakter sahibi oluruz.Ağaçtan kopan yaprakların akıbetini rüzgar belirliyorsa, bizler rüzgar olup ağaçlarından kopan,ülkülerinden kopan,tarihinden kopan,milletinden kopan en önemlisi inançından kopan yaprakları en doğru istikamete yöneltmek mecburiyetinde olmalıyız.Sertçe esmemeliyiz ki incinmesin kopan yapraklar.Bir sağa bir sola esmemeliyiz ki şaşırmamalı yolunu yapraklar.Sırat-ı müstakim üzere oldukça Allah bu milleti tutup kaldıracak,Rahmetini esirgemeyecektir.Okuyun! Mehmed Akif’ten okuyun Milliyetçiliği.Çanakkaledeki mezar taşlarından okuyun Milliyetçiliği.Milliyetçilik;Polat Alemdarcılık oynamak değil,uzun palto giyip tesbih sallamak değil,sert bakışlı olmak değil,kafatası ırkçılığı,renk ırkçılığı değil!Okumak,okutmak,ülkü sahibi olmaktır.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap