Mimar Sinan'ın Ay ile Güneş'e emanet ettiği sır

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#1
Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister. Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır.
Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.

Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır! Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir. Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.

Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a. Cami küçücüktür. Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır. İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana. İşte, aşka adanmış iki eser.

Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin. Ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin. Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür.
Göreceğiniz manzaraysa şudur mirim:

Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar! Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay.


Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır ....


Alıntı
 
Katılım
3 Ağu 2008
#2
Ynt: Mimar Sinan'ın Ay ile Güneş'e emanet ettiği sır

sultan, kızı mihrimah'ı o demlerde diyarbakır valisi olan rüstem paşa ile evlendirmek istemekdedir. rüstem paşa'da tabii bir heyecan bir heyecan.hem nasıl heyecanlı olmasın saraya damad olacaktır.gel gör ki çekemeyenleri paşa hakkında "cüzzamlıdır" şayiası çıkartır ve bu saraya kadar gider.bunu duyan kanuni işin aslını öğrenmek için hekimleri huzura çağırır ve sorar: cüzzamlının emaresi ne olaki? hekimlerin cevabı "cüzzamlıda bit hayat bulamaz" olur. kanuni bu cevab üzerine işin tetkik edilmesini buyurur ve adamlarını hemen diyarbakıra gönderir.adamları gizlice rüstem paşanın elbiselerini inceler ve bir tane bite denk gelirler.haber sultana uçurulur. tabii düğün edilir vali rüstem olur paşa rüstem... heskes mesut ve bahtiyar.

bu hikaye üzerine bir de beyit vardır:

Olacak bir kimsenin bahtı kavi talihi yar
Kehlesi dahi mahallinde onun işe yarar

bakın siz şu bite ki ne işlere medarmış.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#3
Ynt: Mimar Sinan'ın Ay ile Güneş'e emanet ettiği sır

Bir kimsenin talihi iyi gittiği zaman ufacık bir bit bile onun işine yarar. :)
 
Katılım
6 Şub 2009
#4
Ynt: Mimar Sinan'ın Ay ile Güneş'e emanet ettiği sır

teşekkürler arkadaşlar çok güzeldi
 
Katılım
29 Ağu 2010
#5
Ynt: Mimar Sinan'ın Ay ile Güneş'e emanet ettiği sır

Üstün bir zekanın yürekle birleşmesi böyle bir şaheseri meydana getiriyor olsa gerek.
 

Giriş yap