monolog yahut....

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#1
-merhaba bakiciğim
-ooo....merhaba gözüm. nasılsın?
-çok şükür? sen nasılsın?
-iç güveysinden hallice mirim...
-hayırdır baki can. canın sıkkın gibi?
-yok bre...her zaman ki haller işte.
- üstad uzun zamandır halleşemiyoruz ki her zamanki halini bileyim..
-haklısın mirim...
-de hadi..anlat hele.
-nereden başlasam ki?
-elif'den başla ye'ye kadar yolu var..
-mirim yol pek uzun olur. yanımızda katık yok..
-kelimeleri katık ederiz! olmaz mı?
-olur elbet..
-bak mesela benim en sevdiğim kelime keyfiyet.
-bilirim
-bilirsin tabii..senden öğrendik mirim.
-estağfirullah üstad. haddimiz mi sana bir şey öğretmek. belki sen bizde birşeyler görmüşsündür o kadar!
-eyvallah! tatlı kelamını özlemişim vesselam...
-eyvallah üstad! üstad bak ne diyeceğim?
-buyur..
-estağfirullah! sence gitmek nedir?
-gitmek?
-evet gitmek. nedir gitmek?
-zor yerden sual ettin mirim
-hayırdır üstad. sebeb-i hikmeti ne ola ki?
-gitmenin ne olduğu gelmek ile anlaşılır.
-nasıl?
-siyah olmasaydı beyazı bilirmiydin yahut çirkin olmasa idi güzeli?
-hmmm
-hmmm ya....tezatlar birdir ama birleşemez mi demiş bir büyük.
-muhyiddin-i arabi idi değil mi?
-kuvvetle muhtemel.
-gelmek nedir pekiyi?
-gitmenin zıttı :)
-üstad kelimelere takla attırmakta üstüne yok..
-taklacı güvercinleri pek severim...
-bende severim ama mevzua avdet etsek
-mevzua birilerini davet etsek..
-kimi üstad?
-kim olursa...
-nasıl yani...
-gelirlerse gitmenin ne olduğunu anlatacak birileri.
-halen anlamadım..
-tezat işte...anlamaya çalışmak belki de boşuna..hele bir gelsinler.
-kim gelecek üstad...
-gidenler...
-onlar kim...
-biz olmayanlar...
-üstad müphem kelamlar etmektesin..
-şüphem yok mirim...
-neyden ?
-gidip gelmelerden...
-nasıl yani?
-her insan bir kez gelir bir kez gider...hayatında en az bir kez bu iki fiilin faili olur
-doğmak ve ölmek...
-evet mirim...
-ya diğer gidiş gelişler?
-hepsinin gidişi ve gelişi helezoniktir.
-ne zonik...
-helezonik
-üstad böyle kelimeler senin lügatinde yer bulabiliyor mu artık?
-lügati dar tutmamak lazım..
-pekiyi senin lügatinde ne yok?
-yok yok...
-iddialı olmadı mı?
-iddia iyidir mirim. yeter ki isbat edebilesin..
-gitmenin isbatı nedir?
-gelmektir.
-nasıl?
-giden gelir gelen gider...gelişsiz gidiş olmaz?
-iyi de üstad şimdi de sende tezat oldu..
-olsun hatta olması da lazım. ama merak ettim nasıl bir tezatmış olan?
-giden ya gittiği yere gelmezse yani başka bir yere vasıl olmuşşsa?
-tezat değil ki bu?
-üstad basbayağı tezat
-mirim ben dedimmi ki giden terk ettiği yere gelir?
-demedin...
-o halde...
-yani giden gider diyorsun..
-onu da demiyorum...
-ya ne diyorsun üstad?
-bende bilmiyorum...
 
Katılım
27 Mar 2006
#2
Ynt: monolog yahut....


mirim ben dedimmi ki giden terk ettiği yere gelir?
-demedin...
-o halde...
-yani giden gider diyorsun..
-onu da demiyorum...
-ya ne diyorsun üstad?
-bende bilmiyorum...
Geriye dönülmek zorunda olunan başka terkedişler var anlaşılan, gidilsin bakalım. Bu gidişde başka bir gelişin sebebi yani ,"helezonik".. :)
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#3
Ynt: monolog yahut....

-merhaba üstad
-merhaba mirim..
-nasılsın bakalım?
-şükür mirim..
-çok şükür..hem daha iyi gördüm seni..
-yeni bir güne doğduk ondan zahir
-her yeni gün yepyeni bir tazelik hissi mi derlerdi?
-ona benzer bir şey
-üstad sükut nedir?
-çığlıktır...
-nasıl yani...
-sükut öyle bir çığlıktır ki kuvveti insanın duyma hassasının haddinde değildir
-sükut bu sebebten mi altundur yani..
-belki de...
-ikrar olması ne sebebten pekiyi?
-irade beyanına müteveccih olunca ikrardır
-üstad tezat olmadı mı?
-oldu..
-eeee..
-eee si ne mirim?
-e nasıl oluyor yani?
-ne nasıl oluyor?
-üstad hem diyorsun ki sükut had meselesi hem diyorsun ki irade beyanı..irade beyanı bir insanın azalarının haddi ile münasebetli değil mi?
-anlayamadım mirim...
-anlatamadım ondandır...
-bir kere daha söyle bakalım ama bu sefer misal ver..
-mesela zülme karşı sükut etmek ikrardan mıdır, inkardan mıdır?
-kalblerde olanı Allah bilir
-iyide az önce sen demedin mi "irade beyanına müteveccih olunca.." deyu..
-dedim...
-iyi ya..şimdi bu sükutu nasıl anlamak icab eder..
-şartlara bakmak lazım..
-ne gibi..
-sen hele misali emsale yaklaştır..
-pekiyi o halde...faraza adamın biri yolda bir diğerinin parasını gasb etse ve ben de sükut etsem bu ikrardan mıdır inkardan mıdır?
-pekiyi o halde ben sana sorayım. mütegallibeyi yenecek kuvvet sende var mıdır? ikincisi senin gasb olarak gördüğün şeyin iç yüzüne vakıf mısın? üçüncüsü aceb sükut etmek demek "adam sende. geç git!" demek midir?
-bu sualleri farz et ki ben sana tevcih ettim üstad
-o halde tersten gidelim mirim.. üçüncüsü: hayır; ikincisi: tetkik ; birincisi: eğer kuvvetin var ve müdahale etmiyorsan ikrardandır; eğer kuvvetin kafi değilse inkardandır. kabaca böyle...
-o halde her kuvveti olan müdahil olmak zorunda mıdır?
-bence evet...
-ya müdahil olmazsa..
-şikayete hakkı yoktur...
-kestirip attın üstad
-kumaşı kesmeden libas dikilmez mirim...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#4
Ynt: monolog yahut....

-merhaba üstad
-merhaba mirim
-üstad bugünlerde aklıma takılan bir mesele var.
-hayırdır
-üstad şiir nedir?
-of of of! en zor yerden sual ettin mirim.
-bilmekteyim
-e o zaman cevabının olmadığını da bilirsin zahir
-bir tarifinin olmadığını bilirim
-ha bak bir tarifi var ama "ne" suali sadece şiir ile birlikte iken tarifden aciz kalır
-nasıl yani
-şiiri tarif edeyim: şiir çok su kaldıran bir hamurdur
-yani..
-yanisi şu: tarif ettik ama künhüne vakıf olamadık.
-o halde iyi şiir kötü şiir diye bir tasnif mümkün olmaz mı?
-olur..en azından benin nazarımda olur..
-nasıl?
-şiir o kadar güzeldir ki kötü şiir olmaz. o başka bir şeydir.
-nasıl yani.
-at atdır mirim. kanadı olursa başka bir şey olur. zihinde kanatlı atın tasavvur edilmesi var olduğu manasına mı gelir.
-madde planında hayır...
-madde planında olmayan var mıdır?
-üstad materyalist mi oldun?
-haşa! ama madde nedir? şiir maddeye mi yazılır ruha mı? yahut şöyle mi sual etsem: şiir mücerrete mi nazar eder müşahhasa mı?
-üstad ben cevab istedim sen sual ettin
-bilsem sual etmem zahir
-bilmeyen nasıl sual eder..
-işte böyle...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#5
Ynt: monolog yahut....

-merhaba mirim
-merhaba üstad. hayırdır?
-hayır hayır
-üstad düşünceli gördüm
-düşünce bir yıldızdır ki yere düşünce sönüyor mirim
-hem de epey düşünceli...!
-mirim sadece insanız!
-amenna ve saddakna!
-galu belanın ikrarından geliyoruz ama ne etsek sanki ikrarımızı inkar ediyoruz
-böyle söylemene sebeb ne üstad?
-insan nedir mirim?
-bize öğretilen eşref-i mahlukat olduğu
-eşref ve mahluk...bu ikisi bir arada nasıl oluyor mirim?
-Rabbim dileyince olur üstad
-doğru dersin dilemezse ne olur ki?
-amenna ve saddakna!
-en şerefli olmaktan geçtim şeref sahibi olmak bile zor
-insan dumura uğramaya müsaiddir üstad
-şerefi de buradan gelir zahir
-öyle zahir...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#6
Ynt: monolog yahut....

-üstad aklıma bir husus takıldı...
-buyur mirim..
-üstad şimdi hazreti adem ilk insandı değil mi?
-amenna ve saddakna..
-yahu nasıl oluyor da her insanın kan grubu farklı oluyor?
-Allah'ın hikmeti işte mirim...
-yahu üstad arz cazibesi kanunu da Allah'ın hikmeti ama nasıl işlediğini biliyoruz değil mi?
-doğru dersin mirim..
-ee..yani..
-haydi gidip meseleyi ehlinden dinleyelim
-kimden üstad?
-adem babamızdan..
-tevbe de üstad...nasıl olacak o iş?
-bilmem...az önce nasılına sen cevab verdin değil mi? ben değil...
-üstaaaad...
-buyur...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#7
Ynt: monolog yahut....

-merhaba üstad
-merhaba mirim
-üstad yoğun gördüm seni?
-efendim?
-yoğun gördüm seni?
-yoğun?!
-evet..yoğun.
-mirim o ne demek?
-yoğun işte üstad...
-mirim bu kelimeyi yeni mi öğrendin
-hayırdır üstad..hata mı ettik
-haşa! yalınız garibime gitti bir an. yoğun!
-sebeb?
-mirim yoğun ne demek?
-üstad işe gömülmüş görünce yoğunsun dedim sadece..bu büyütmen nedendir?
-mirim. işe gömülmek ile yoğun aynı manayı mı ihsas eder?
-üstad çok takmıyor musun bu kadar sığ bir şey için...?!!
-yoğun trafik, yoğun çalışma, yoğuşmalı kombi, yoğun kar yağışı, yoğun bir gün, yoğun kalabalık...
-yani...??
-mirim lisanı katletmemek lazım..
-üstad sadece bir kelime bu yahu.. çok taktın ama!
-takarım mirim. zira sistemin "yoğun" baskılarına mukavemet edebiliyorum.
-ağır oldu be üstad...
-yoğun oldu mu?
-eyvallah üstad..
-" en kesif orduların yükleniyor dördü beşi"
"en yoğun orduların yükleniyor dördü beşi "
-üstad çok taktın ve takıldın..
-sistemin kuyruğuna takılmadıktan sonra mesele olmaz..
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#8
Ynt: monolog yahut....

-üstad ne olacak bu memleketin hali sence?
-güzel olacak
-sahiden inanıyor musun buna?
-sahi?
-evet sahiden?
-sahi "sahih"den gelir mirim.
-yani...
-sahiden inanıyorum yani.
-iyi de üstad her gün bir öncekinden beter değil mi?
-güneşin sökün etmesine ramak kala karanlık had safhaya ulaşır
-nasıl yani?
-iki cihan serverini düşün anlarsın.
-hmmm
-hmm ya... mirim! tadı güzel mi bari?
-anlamadım..
-hmmm dedin ya mirim
-hay çok yaşa üstad
-hep beraber mirim hep beraber...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#9
Ynt: monolog yahut....

-merhaba üstad
-merhaba mirim.
-üstad kafama bir sual takıldı.
-buyur mirim..
-kaç çeşit küfür vardır.
-zor sual mirim. pek çok.
-misal?
-Allah bilmez, allah bilir ama peygamber bilmez, peygamber bilir kitab bilmez, kitab bilir amel bilmez, amel bilir ama tatbiki şart görmez, şart görür ama kafasına göre tatbik eder...bu böyle gider mirim
-lain hangi cinsten kafirdir pekiyi?
-hay çok yaşa...
-hayırdır üstad! ne oldu?
-lain adı üstünde bunların hepsini cem ettiği için lain olmaya...
-öyle mi sahiden?
-bilmiyorum mirim.
-iyi ama mirim bunların hepsini cem eden insanlar da var değil mi?
-el hak! doğrudur
-onlara ne demek lazım pekiyi?
-merhamet etmek lazım merhamet..
-yok üstad. o manade ne demek lazım demedim. ismini ne koymak lazım
-gözle görünür şeytan demek lazım.
-diğerine lain dedin ama...?
-lanetlendiği için öyle dedik mirim. insana tevbe kapısı açık değil mi?
-şükürler olsun açık...
-o halde lain denir mi insana?
-denmez..
-dava kapanmıştır.
-kimin için?
-insan için mirim insan için... lainin davası mahkeme-i kübrada kapanacak. biz kul olalım davamız gözümüz kapandığında dahi kapanır. endişe etmeye lüzum yok.
-öyle mi sahiden?
-öyle öyle...denileni yap ötesine karışma.
-ya akıl..
-ya gönül?
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#11
Ynt: monolog yahut....

-merhaba mirim
-merhaba üstad
-hayırdır mirim. sıkıntılı gördüm seni?!
-öyle üstad!
-sebeb?
-bikararım üstad?
-anlamadım
-yahu üstad inat için zehir içilir mi?
-hatır için çiğ tavuk yiyen içer
-ne demek şimdi bu
-hatır için çiğ tavuk yiyen adam başkasının hatırı için kendi bünyesinin hatırasına kıyar değil mi?
-nasıl yani?
-damaktaki hatıranın acılığına inad, yeni olanı yani tadı damağından hiç gitmemişin hatırasını aziz bilip tadacağı acılığa inad tavuğu kemal-i i afiyetle yer.
-o halde inad da izafi..
-her şey izafi.
-benim kararım ne olmalı?
-ne olursa olsun hepsi aynı kapıya çıkar. mesele yolda kalmamak
-yani üstad?
-yani mirim; çok düşünme. cehalet mutluluktur! hatta daha güzeli; ilim nokta idi cahiller onu çoğalttı!
-tezat var üstad
-tezatta izafi mirim!
-sahiden öyle mi üstad?
-yalandan da olsa öyle mirim!
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#12
Ynt: monolog yahut....

-üstad bu işte bir terslik var...
-hangi işte mirim...
-hem her işte hem sadece bu dialogda
-sebeb?
-sebebsiz?
-mirim maturidi idin değil mi?
-evet
-müsebbib-ül esbab ne olaki?
-Allah-u teala!
-sebebsiz ne demek pekiyi..
-anladım üstad
-unutma da mirim. anlamak herkesin harcı değil...
 
Katılım
27 Eki 2007
#13
Ynt: monolog yahut....

-usta birşey sorucam
-sor kardeş
-usta neden belimizde silah biz kelle koltuktayız
-biz haksızları korumak için yapıyoz
-peki usta haksızları biz koruyorsak devlete ne hacet
-devlet yetişemiyor kardeş bir nevi devletin görünmeyen yardımcılarıyız
-peki usta biz devletin yardımcısıyız devlet neden bizi görünce içeri atıyor
-bak kardeş devlet bizi içeri atmıyor bizi dinlendiriyor yoruluyoruz
-zamanı gelince salıyor gene dışarı hem içerisi o kadar da kötü değil
-nasıl usta çok zor dört duvar
-doğru dersin dinle o vakit
mollalar nerde kariyer yapar okuyarak inzivaya çekilerek dinleyerek üstadı el verince
peki biz nasıl kariyer yaparız
????
-nasıl
-içerde tabiki bütün ağır babalar içerden çıkınca gerçek gücüne kavuşur o nemli duvarların insanı çürüten odanın tozlu zeminin bitirdikleri biter kalanlar ise çıkınca baba olur
-peki reis anladım sen içerde yattın mıı
-yatmadım ama yatan çok dostum oldu dinledim az çok kaptık
o da olur inşallah kardeş
-neyse kurt otağında büyüyen kurt aslan otağında büyüyen aslan biz aslanlarla büyüdük ;)
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#14
Ynt: monolog yahut....

-üstad ne ediyorsun?
-ne edeyim mirim?
-canın ne istiyorsa üstad...
-çok yaşa. ya canım boş konuşmak dilerse?
-haşa üstad! boş konuşmak kim sen kim?
-sahiden mirim? ben kimim?
-sen sensin üstad!
-sen kimsin?
-ben de benim üstad?
-o halde ikimizin beni aslında bize yabancı değil mi?
-anlamadım?!
-ben dediğimiz şey nasıl biz oluyor diyorum mirim?
-ben'den geçince mi?
-yok mirim..sanmam
-ya nasıl üstad?
-muhtemelen "ben"i avlayarak. yani avucunun içine mahpus ederek
-ne yani "biz" olmak için beni yakalamak mı lazım?
-öyle zahir...
-neuzubillah! yahu bu nasıl olur?
-hasbünallah dersen olur!
-sen hasbinallah diyorsun yani? öyle mi üstad?!
-hasbünallah diyorum mirim. şimdi olduğu gibi....
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#15
Ynt: monolog yahut....

Bu yazdıklarınız Jüpiter ve uranus için de geçerli midir üstâdım ?
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#16
Ynt: monolog yahut....

-merhaba üstad
-merhaba mirim? nasilsin?
-nasil olalım üstad. ümmetin hali ortada
-boşver şimdi ümmeti. sen şü ümmiye bir bardak su ver hele
-vereyim, vereyim de...
-eyvallah!
-içinin yangını söndümü üstad?
-söndü mirim. su gibi aziz olasın!
-cem-i cümle! lakin aklıma bir husus takıldı?!
-buyur mirim?
-üstad! ümmeti bir bardak suya sattın yahu
-ümmet dinini neye sattı mirim!
-.............
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#17
Ynt: monolog yahut....



ooff oofff ooofff ne dedin hocam içim sızladı!
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#18
Ynt: monolog yahut....

-merhaba mirim!
-merhaba üstad!
-mirim ne düşünmektesin?
-üstad aklımı deşen bir suale cevab aramaktayım. kusura bakmayasın
-haşa! lakin seni böyle düşündürten ne ola ki?
-bayezid-i bistami hazretleri 'sübhanım'' demiş buna mukabil şah-ı nakşibend hazretleri sakallarını çamura batırarak ''ben şu kıtmirden daha adiyim'' buyurmuş.
-evet!
-üstad iste meselem bu!
-asli itibari ile bir mesele yok lakin bu sefer cevab da yok mirim!
-sebeb?
-cevab yok zira akıl bu işi ihata edemez iş bu sebebten her cevab kifayetsiz kalır.
-en azindan ihsas edemez mi
-eder elbet lakin mütehassis kılmak için mütehassıs olmak lazım...
-yani üstad! olmadan olmuyor öyle mi?
-ve dahi olmadan oldurulmuyor mirim!
-............
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#19
Ynt: monolog yahut....

-üstad şah hatayi "eksiklik kendi özümde" demiş
-doğru demiş mirim
-üstad eksiklik kusur mudur?
-değildir
-değil dersin lakin bu dahi bir kusur değil midir?
-değildir mirim
-pek iyi nedir üstad?
-ahenktir mirim, ahenk!
-tezat olmadı mı üstad?
-tezat dahi ahenktir mirim. siyah ve beyaz diye iki şey var mı yok mu mirim?
-hem var hem yok!
-bir şey hem var hem yok nasıl olur?
-varlığı netice itibari ile yokluğu asli itibari ile
-doğru dersin
-e madem doğru derim eksiklik ve kusur hususunda sen ne dersin
-senin dediğinin aynısını derim ama bir farkla
-nedir üstad?
-eksiklik vardır lakin kusur yoktur. eksiklik insana nazar eder kusursuzluk hakka.
-anlamadım
-irade-i cüziye eksiklik ile halk edilmiştir ama irade-i külli bu eksikliği kusur görmez.
-halen anlamadım üstad?
-"duanız olmasa idi ne kıymetiniz olurdu" buyruğundan ne anlamaktasın mirim?
-.....
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#20
Ynt: monolog yahut....

-merhaba üstad
-merhaba mirim. nasılsın inşallah?
-hamd makamındayız üstad. lakin şu sıralar aklıma bir husus takıldı.
-hayırdır?
-türkçe nasıl bir dildir üstad?
-yahu mirim türkçenin sondan eklemeli olduğunu bilmez misin?
-işin o tarafında değilim üstad. yazı lisanı ile konuşma lisanı aynı.....
-aynı mı?
-değil mi?
-değil mirim, değil! yalandır o kelam!
-işin doğrusu nedir pek iyi?
-konuştuğun gibi yazarsan nakıs olur buna mukabil yazdığın gibi konuşursan zahirde haksız olur.
-anlamadım üstad?
-şöyle anlatayım. beşer konuşurken kelimeler bir anda gelir ve zihin kelimeyi fırından taze çıkmış ekmek gibi dumanı tüter vaziyette dünyaya takdim eder. bunu yaparken de kelimelerin vucud dediğimiz şeyin muavenetine ihtiyacı olur. mesela nazarın nazara değmesi sözün samimiyeti ve dahi hedefi için müthiş bir yardımcıdır. iş bu sebebten konuşurken kelimeler hedefi kahir ekseriyatle ıskalamıyorsa vucudun muavenetine istinad ettiğindendir.
-ya yazarken?
-o da tam tersi bir hal!
-nasıl yani?
-şöyle ki bu sefer de vucudun muaveneti olmadığı için kelimeler yalınız başına sefer çıkan leşker gibidir. leşkere düşen tetikte olmak ve mümkün mertebe talim yaparak zaaflarını kuvvete istihale etmek borcudur.
-anlamadım üstad?
-biraz düşün mirim. emin ol anlarsın!
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap