Nabız...

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#2
Ynt: Nabız...

öncelikle nabzımı tuttuğun için teşekkürler mahşer.

kronik tahammülsüzlük hastalığı için ebeveyn eğitim merkezleri kurulması fikrin değişik geldi. yazılarında yer verdiğin pek çok meselede ittifak halindeyiz. ama aklıma takılan bir husus var. o da şu: ebeveyn eğitim merkezlerinde eğitim verecekleri kim eğitecek?

devlet düşmanı isimli filmin bir sahnesinde televizyonda basın açıklaması yapan bir kamu yetkilisi "yasadışı olarak dinleme yapanları takib edecek bir yapılanmaya gidileceğini" söylerken bunu televizyondan izleyen kadın şöyle der:

"iyi ama onları kim takib edecek?"

buradan başlanırsa sanki meselenin temeli sağlam atılır gibi geliyor. emin değilim...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#3
Ynt: Nabız...

öhö öhö... se.. se... see.. ses... deneme bir-ki deneme bir-ki...

:)
 
Katılım
20 Nis 2008
#4
Ynt: Nabız...

Burdayım özürdilerim yahu gözümden kaçmış başlığa iştirakiniz.

aklıma vikinglerin hadissini getirdi
"cumhuriyeti ilan edelim ama cumhuriyetçileri nereden bulacağız"

Evet bu nokta belirttiğiniz gibi can alıcı bir yer.
bahsettiğimiz konuda geçen EEB kurumları acil elfreni olacağı için uzun soluklu olarak varlıklarını sürdürmeyecekler zaten.

Ama devletimizin üniversitelerinde atamasını bekleyenler arasında bu işi layıkı ile yapacak kişilerin varlığına inanıyorum.
üniversiteler üstü kurulacak umumibir kurul bu öğretmenleri seçebilir.

yada öneriniz varsa buyrun...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#5
Ynt: Nabız...

aslında bir önerim yok. :) lakin her meselemizde müesseseleşmek lüzumu hissetmek yahut "bir müessese teşkil edelim" fikri -nedendir bilmem- garib geliyor bana. müessese fikri muhtemelen dünyanın değişmesinden ötürü. emin değilim...

aslında müesseselerimiz var. mesela camii ve seninde, içlerinde bu işi layık-ı vechi ile yapacak kişilerin var olduğunu ifade ettiğin üniversitelerimiz bence iki mühim müessesedir. bence mesele müessesenin varlığından ziyade böyle bir eksikliğin/ihtiyacın bünye tarafından fark edilmesinin şart olduğu. aklıma yeniçeri ocağının lağvedilmesi geldi. yerine yenisi kuruldu ama elin gavuru bile "yeniçeri ocağını kaldırmak hataydı olması lazım gelen ıslah etmekti" diyor. bence yeni müessese yerine mevcut olanlar muhafaza edilmeli ama ıslah edilmeli. nasıl olacak pekiyi? bilmiyorum :) bu işin planlamasını yapmaktan acizim ama şunu rahatlıkla ifade edebilirim: her ferd vahid evvelen nefsinden başlayacak. bu başlama işindeki ilk basamak "acaba" mefhumu... mesela: "böyle yapıyorum ama acaba..." bunu diyor ama acaba..." gibi. basit ama tesirli bir yol bence.

polatı öldürmek kolay lakin polatı öldürenin polat olmayacağından emin miyiz? hayır. "ak sütün içindeki ak kılı görecek" nesil yetiştirmek için her evin bir suffa meclisi olması lazım! ana-babaya suffa ehlini anlatmak ayrı onlardan suffa ehlinin tavrını beklemek ayrı...ve sanırım işin ince noktası şu: muhatab insan olunca ne yaparsan yap "evdeki hesab çarşıya uymuyor!" bir yerlerden muhakkak pot veriyor.

buraya kadar konuşan "ben" mülayim olan ben'di. :) bir yanımda diyor ki bu memlekette düzgün bilinen ne kadar şey varsa hepsi eğri. şu halde "eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz" fehvasınca ne var ne yoksa ilk olarak inkar hatta red edilmeli! hani şair diyor ya: "ana adına anadan, aile adına aileden, vatan adına vatandan hasılı asılları adına bütün taklit oluş ve gidişten tiksiniyorum" o hesab... tiksinmek şart! hem mide hem gönül kaldırmayacak ki adam olalım!
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#6
Ynt: Nabız...

bugün cuma idi malum. kardeşimin abdest almasını beklerken bir amca içtiği sigarayı yanar vaziyette yere attı. gelen giden hep yanından geçti... şöyle bir müddet evvelen sigaraya sonra insanlara baktım. kimse rahatsız olmuyor. sigara yanıyor, sigara yere ait değil, insanlar ise camie ibadete geliyor. "Allah Allah!" dedim kendi kendime ve gittim sigarayı söndürüp bir kenara koydum. sonra yüksek sesle şunu dedim: "hayvanlık parayla mı? hayır! bedava olduğu için herkes üzerine atlıyor eğer parayla olsa idi kimse hayvanlaşmazdı!" suratıma bu adam ne diyor gibisinden bakanlar oldu. kimse de kalkıp "sen ne diyorsun be adam?!" demedi yav!!!

camiin içine girdik. aman yarabbi! içi dışardan beter! hoca her zaman ki gibi ot-böcek muhabbetinde daha doğrusu artık benim nazarımda her vaaz ot-böcek muhabbetine istihale etti. şöyle dişe dokunur bir tek kelime yok! hoca bir ara ne derse beğenirsin: "dünyanıza çalıştığınız ve titizlik gösterdiğiniz kadar öbür dünyanıza da çalışın ve titizlik gösterin" Allah Allah! bu ne menem iş? başladım camide yüksek sesle kendi kendime konuşmaya! "yav hocaefendi! ne zamandan beri din ayrı dünya ayrı telakki edilir oldu?" necip fazılcasına "çüşş" diyesim geldi ama yuttum. gel gör ki telsim çoştu bir kere durur mu ayol? durmaz! bu sefer de merkezi sistem vaaza söylenmeye başladım: "televizyon diye bir şey çıkmış, görüntü insanın ceb telefonuna kadar gelmiş, bilmem kaç km. ötedeki insanın ahvalinden haberdar oluyoruz ama bizim akl-ı evvellerimiz bu oyuncakları güya güzel şekilde kullanıyor ha" dedim. orada da durmadım "ya hu her muhitin adamı farklı farklı. herkese aynı ilaçı içirmenin mantığı ne? ne malum benim hastalığımın senin bahsettiğin şey olduğu? hem nazarın nazara değmesi hakikatini ne zaman çöpe attık yav?" ben konuştukça çevremdekiler gülüşmeye başladı. sanırsın zıpçıktı stand-up'çılardan biri camie gelmiş de "show" yapıyor. la havle çekerken içimden hooop müezzin efendi mikrofona sarıldı ve "aziz cemaat! safları sıklaştıralım! arkada müslüman kardeşlerimiz var!" başımı geriye çevirdim bir de ne görsem: müezzin makamında dilenirse 5 kişi namaz kılar ama ne hikmetse üç kişi var. "Allah Allah" dedim. aklıma bir mesele ile alakalı kendisinden fetva istenende o hali yaşamadan fetva vermeyen alim geldi. başladım söylenmeye. "kendin saf olma milleti saf etmeye çalış. yav o kadar saf mı görünüyoruz oradan bakınca?" tabii etrafımdakiler gülmekte... ben mütebessim eda ile resmen ve alenen hakaret ediyorum ama gülüşmeler....

ebeveyn eğitim merkezlerinda bana ve cemiyetime nasıl bir ahlak telakkisi yahut fikirden bahsedilecek? dahası benimle otçu hoca aynı sınıfa mı dahil olacak?
 
Katılım
20 Nis 2008
#7
Ynt: Nabız...

Genel bektığım zaman haksız değilsin ama ben "bunu yapamamam" demek bana uynuyor ben deneysel bir bilmin içinde değilim ama positif gözlemler yapıp neyin olması lazım geldiği hakkında fikri önerilerde bulunurum yani "işaret ederim"
örneğin
farz etki ben bir araba ile varmek istediğim bir noktya giderken lastiğim patladı aklıma ilk gelen yedek lastik baktımki yok.İkinci alternatif yakın bir yerleşim birimine varıp lastiği yaptırmak.
ben hemen lastiği yanıma alıp yürümeye başlarım şans esri bir araca rastlarsam biner giderim(tamirciye) ve lastiği yaptırıp geri gelirim vs...

Ve olaydan ders çıkarırım
1- ydek lastiksiz yola çıkma
2-mahrumiyetini tartışma(-saydı -seydi) sorunu çöz.
3-Maceraperest olma(menzile yayan yürüme).
4-Madem bir adım geri atacaksın mutlaka telafi et(latiği yaptırıp geri gelmek ama hızlı yol almak)

sonuncu-Yolun doğruluğunu yoldayken tartışma,sen artık o yolun yolcususun(yol bitenekadar)

Yazımı gönderirken yazın gelmişti**
 
Katılım
20 Nis 2008
#8
Ynt: Nabız...

Sayın bakii sizler boş bırakırsanız o Kürsüleri ot böcek çok dinlicez.
gerçi tercihlerin nelerdir bilmem ama İmam çok önemli

Evet cami ve cami imamı olabilmek için bence Türkçedeki "kelimenin anlamı" ve "Paragraf" sorularından (da) en az yüz soru sorulmalı ve az 75'i doğru olmalı.
İmam noktasında ben şanslıyım mahallemin imamına bayılıyorum muazzam bir ilme ve sezgiye sahip (biz yaşlarda 30-35)
Aklıma şu -Kıssası geldi-
Namaz bitmiş(cuma idi yalnış hatırlamıyorsam) benide sever uzaktan bakışıp tebessüm hallerimiz çok meşhurdur :D

caminin tamamen boşalmasını bekledim bizim hoca yerinde şöyle bi bakıştık geldi yanıma doğru hal hatır. derken iki amca geldi yanımıza biri caminin öbür ucundaki bir müslümanı gösterdi ve dediki bizim hocaya
-çok iyi bir müslüman her vakit namzında camide tanırmısınız?
cevaba dikkat buyur..
yaslandığı kolonu göstererek yahu X.. amca bu kolon camiden dışarı bile çıkmıyo hepimizden müminmi?
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#9
Ynt: Nabız...

Mahşer' Alıntı:
yaslandığı kolonu göstererek yahu X.. amca bu kolon camiden dışarı bile çıkmıyo hepimizden müminmi?
:D

harika!

eskiden imam olmak zormuş. türkçe ve arabçaya vakıf olunması yetmedi sair dinlerin mukayesesini yapabilecek çapta olması lazımmış... mış diyorum maalesef. göremedik. işittik...

şimdiki imamefendiler yatsı namazı için fazla mesai istiyor. hey Allah'ım!
 
Katılım
20 Nis 2008
#10
Ynt: Nabız...

:D fazla mesai mi? pesss
yahu her ezana ayrı bir makam yakıştırmış ecdat(caiziyetini tartışmıyorum) ama adamın bağrını yakmalı bence...

Muhterem adamlar mevlüd'ün Kuran dan bir parça olduğunu söyledi Kuranında 6666 ayet olduğunu
söylediğimiz (6236) ya karşın da -sıvama kısmına bak
"Besmelelri saydınız mı?"
hö ???
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap